VİYANA - SNmedia.at/Stocker, İran’daki savaşın ve bunun küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin belirsizlik yarattığını belirterek, mevcut koşullarda “ancak doğaçlama hareket edilebileceğini” söyledi. Dünyadaki gelişmelerin öngörülemez hale geldiğini vurgulayan Stocker, “Trump’ın etkisi her şeyi sorgulanır hale getirdi” değerlendirmesinde bulundu.

“Devlet krizden kazanç sağlamamalı”

Yakıt fiyat tavanının temel mantığının, devletin kriz döneminde ek gelir elde etmemesi olduğunu ifade eden Stocker, fiyat artışına bağlı olarak vergi gelirleri yükselirse bunun da vatandaşa geri döndürülmesi gerektiğini savundu. Şu anki uygulamanın litre başına 10 sentlik bir geri dönüş anlamına geldiğini belirten Stocker, gerektiğinde daha fazlasının da iade edilebileceğini söyledi.

Zillertal’da kayak faciası: Çarpışmada 1 ölü, 1 ağır yaralı
Zillertal’da kayak faciası: Çarpışmada 1 ölü, 1 ağır yaralı
İçeriği Görüntüle

Bakan, önlemin asıl hedefinin enflasyonu aşağı çekmek olduğunu belirterek, fiyat baskısının azaltılmasının hükümet açısından öncelikli olduğunu dile getirdi.

Ek müdahale için erken mesajı

Stocker, hükümetin şimdilik daha kapsamlı müdahalelere ihtiyaç duymadığını söyledi. Elektrik ve gıda fiyatlarında yeni artışlara karşı hangi adımların atılabileceği sorusuna ise net yanıt vermekten kaçındı. Gelecekteki gelişmelerin tahmin edilemediğini belirten Stocker, “Durum her gün değişiyor. Şu anda ek müdahaleler gerekli değil” dedi.

Olası petrol ve doğalgaz arzı darboğazlarına ilişkin sorulara da değinen Stocker, Avusturya’nın rezervlerine işaret ederek yakın vadede ciddi bir tehlike görmediklerini söyledi. Yine de uzmanlarla sürekli temas halinde olduklarını belirtti.

Zorunlu tasarruf yerine gönüllü uyum

Uluslararası Enerji Ajansı’nın petrol tüketiminin azaltılmasına yönelik tavsiyelerine rağmen Stocker, otoyollarda 100 km/saat hız sınırı gibi zorunlu önlemler yerine gönüllü tasarrufu tercih ettiklerini vurguladı. Mevcut tablonun bir “arz krizi” değil, bir “fiyat sorunu” olduğunu savunan Stocker, vatandaşların bireysel olarak enerji tasarrufuna katkı sağlayabileceğini söyledi.

Ekonomiden Sorumlu Devlet Sekreteri Elisabeth Zehetner de benzer bir çizgide açıklama yaparak, şu aşamada yeni bir zorunlu tasarruf kampanyasına gerek olmadığını belirtti. Zehetner, ülkede yakıt kıtlığı yaşanmadığını ve böyle bir riskin şu an görünmediğini ifade etti.

Muhalefetten farklı tepkiler

Hükümetin adımı muhalefet partilerinden ise farklı tepkiler aldı. Yeşiller, uygulamanın sorunun yalnızca belirtilerini hafifçe hedef aldığını savunarak, halkın yakıt tasarrufu konusunda bilinçlendirilmesi için kampanya başlatılması çağrısında bulundu.

FPÖ ise yakıt fiyat tavanını bir dikkat dağıtma hamlesi olarak nitelendirdi ve hükümeti fiyatların başlıca sorumlusu olmakla suçladı. Parti, yakıt vergilerinde çok daha kapsamlı bir indirimin gerekli olduğunu savundu.

NEOS cephesi ise ek önlemlere karşı çıkarak, kamuoyu bilgilendirme kampanyalarının da gereksiz olduğunu açıkladı.