VİYANA - SNmedia.at/ Olası nedenlerden birinin iklim değişikliği olduğu görülüyor.
Küresel ısınmanın, sıcak hava dalgaları ve nem artışı gibi aşırı hava olaylarını artırdığına dair çok sayıda kanıt var.
ABD'deki California Üniversitesi'nden bilim insanlarının yeni bir araştırması, bu koşulların, çocuklar henüz doğmadan önce bile, gelişimlerini engelleyebileceğini ortaya koydu.
Araştırmacıların hesaplamaları henüz daha anne karnındayken, gebeliğin her trimesterinde (üç aylık dönem) 35°C'nin üzerindeki sıcaklıklara ve yüksek neme maruz kalan çocukların, yaşlarına göre beklenenden %13 daha kısa olabileceğini gösterdi.
Doğumdan beş yaşına kadar olan süreçteki boy uzaması, çocuğun genel sağlığı ve gelişimi açısından kilit bir gösterge olarak kabul ediliyor.
Boyumuzun uzunluğu her ne kadar genetik ile beslenme ve sağlık gibi diğer faktörlere bağlı olsa da, araştırmanın baş yazarı Katie McMahon, "Çalışma, iklim değişikliğiyle artan sıcaklık ve nemin, Güney Asya'da beş yaşına kadar olan çocukların ortalama boyunu düşürme riski oluşturduğunu gösteriyor" diyor.
"Küresel tablo belirsizliğini koruyor ancak önümüzdeki on yıllarda bu durum büyük ölçüde küresel ısınmayı azaltma ve uyum sağlamaya bağlı olacak" diye ekliyor.
"Zaten yüksek sıcaklık ve nem seviyeleriyle karşı karşıya olan diğer düşük ve orta gelirli ülkelerde de makul bir şekilde benzer sonuçları bekliyoruz."
Dünya Bankası sınıflandırmasına göre, 120 ülke düşük ya da orta gelirli ülke kategorisinde.
İnsan boyunda "akordeon etkisi"
İnsanların çağlar boyunca, özellikle de büyük değişim dönemlerinde boy uzunluğunda büyük dalgalanmalar yaşadığı bilim insanlarınca bilinen bir gerçek.
Örneğin 10 bin yıl önce avcılık toplayıcılıktan tarıma geçiş, birden fazla araştırmanın da gösterdiği gibi, başlangıçta ortalama uzunluğa olumsuz etki yaptı.
Daha yakın dönemde, 2004'te ABD'deki Ohio State Üniversitesi'nden iktisat Profesörü Richard Steckel, çığır açıcı bir çalışma yayınladı.
Kuzey Avrupa'daki mezar alanlarından 9. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan binlerce iskeletin boy verilerini inceledi ve ortalama boyun bu süreçte uzayıp kısaldığını, en kısa boyunsa 17. yüzyılda görüldüğünü ortaya koydu.
O dönemde Avrupa'da bir dizi değişiklik yaşanmış; şehirleşme artarak bulaşıcı hastalıklar yayılmış, tarımsal üretimde değişimler olmuş ve hatta "Küçük Buz Devri" diye anılan, 16. ve 19. yüzyıl arası süren bir soğuma dönemi yaşanmıştı.
Prof. Steckel çalışmasında, "Kuzey Avrupalı insanlar 1700'lerde yaklaşık 6,4 cm kısaldı ve 20. yüzyılın ilk yarısına kadar bu kayıp tam olarak telafi edilemedi" diyor.
Londra'daki Imperial College'da nüfus sağlığı alanında araştırmacı olan ve insan boyundaki eğilimleri inceleyen birçok makalenin yazarı Dr. Andrea Rodriguez Martinez, günümüzde de iklim değişikliğinin nüfus üzerinde benzer bir etki yaratabileceğinden endişe ediyor.
Dr. Martinez, "Birleşmiş Milletler'in (BM) tahminlerinde göre dünya genelinde yaklaşık bir milyar çocuk, iklim değişikliği nedeniyle 'son derece yüksek risk' altında. İklim değişikliğinin çocukların gelişimi ve genel sağlıklarına çeşitli şekillerde ciddi tehdit oluşturabileceğini söylemek haksızlık olmaz" diyor.





