VİYANA - SNmedia.at/Stocker, CSU’nun Bavyera’da yaklaşık yüzde 40, AfD’nin ise yüzde 20 seviyesinde desteğe sahip olduğuna dikkat çekti. Avusturya’daki tablonun ise ÖVP açısından tersine döndüğünü belirten Stocker, “Ne yazık ki bizim için durum tam tersi. Bu nedenle açıkçası onlardan bir şeyler öğrenebilirim” dedi.
Stocker ve Söder, radikal sağ partilerin yükselişine karşı yalnızca siyasi bir “güvenlik duvarı” oluşturmanın yeterli olmayacağı görüşünde birleşti.
Stocker, “Alev çok büyürse en iyi güvenlik duvarı bile sizi koruyamaz” ifadelerini kullandı.
“FPÖ ve AfD yan yana yürüyor”
Söder ise AfD ile FPÖ arasında paralellik kurarak, “FPÖ ve AfD yan yana yürüyor” değerlendirmesinde bulundu. AfD’nin CDU ve CSU gibi muhafazakâr partileri siyasi olarak “yok etmek” istediğini savundu.
Stocker’a FPÖ’nün de ÖVP’ye karşı benzer bir hedef taşıyıp taşımadığı soruldu. Başbakan, bir FPÖ yetkilisine atfedilen “FPÖ’nün başarısı Halk Partisi’nin ölü bedeni üzerinden gelir” şeklindeki ifadeyi hatırlatarak, “Federal düzeyde FPÖ’nün ruhu buysa, cevabım evet” dedi.
Kickl’e “Kimlikçiler” eleştirisi
Stocker’ın en sert açıklaması ise FPÖ ile aşırı sağcı Kimlikçi Hareket arasındaki ilişkiler konusunda geldi.
Başbakan, “Herbert Kickl liderliğindeki Özgürlük Partisi’nin Kimlikçilerle daha yakın ilişkiler kurmaya çalışmasını bir skandal olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.
Söder de AfD’nin yasaklanması tartışmalarına değinerek böyle bir sürecin yıllarca devam edebileceğini ve sonuçta partiye zarar vermek yerine siyasi açıdan fayda sağlayabileceğini savundu.
Söder’den Avusturya’ya övgü
Görüşmenin sonunda Söder, Avusturya siyasetinin ve müzakere kültürünün esnekliğini övdü. Almanya’da süreçlerin çok ayrıntılı biçimde düzenlendiğini belirten Söder, Avusturyalıların sorunların çözümü için her zaman “küçük ve esnek bir koridor” bırakmaya çalıştığını söyledi.
Söder, Almanya’da da işlerin bu kadar “rahat ve sorunsuz” yürütülebilmesi halinde birçok alanda daha ileri bir noktada olunabileceğini savundu.
İki muhafazakâr liderin Münih buluşması, Almanya’da Şansölye Friedrich Merz’in siyasi geleceğinin ve AfD’nin yükselişinin tartışıldığı bir dönemde gerçekleşti.





