VİYANA - SNmedia.at/Der Standard’ın aktardığı değerlendirmeye göre, aile içinde ağırlıklı olarak Almanca dışında bir dil konuşan öğrenciler, Almanca konuşulan ailelerden gelen öğrencilere kıyasla belirgin şekilde geride.
Fark matematikte 60, okumada 69, fen bilimlerinde ise 79 puana kadar çıkıyor. Bu farkın yaklaşık üç ila dört yıllık öğrenme süresine karşılık geldiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu açığın yaklaşık yüzde 40’ı öğrencilerin sosyoekonomik durumuyla açıklanabiliyor. Ailenin eğitim seviyesi, mesleki konumu, gelir düzeyi ve evdeki eğitim imkânları sonuçlar üzerinde önemli rol oynuyor.
Son düşüşün nedeni göç değil
Buna karşın 2022 ile 2025 arasındaki son gerilemeye bakıldığında tablo değişiyor. Almanca dışında bir aile dili kullanan öğrencilerin matematik ve okuma puanlarında da düşüş yaşandı ancak bu gerilemenin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirtiliyor.
Almanca konuşulan ailelerden gelen öğrencilerde ise düşüş daha belirgin gerçekleşti.
Bu nedenle son PISA gerilemesinin doğrudan göçmen öğrencilerle açıklanamayacağı ifade ediliyor.
Göçmen öğrenci oranı yüzde 26
PISA’ya katılan öğrenciler arasında göçmen kökenli veya evinde Almanca dışında bir dil konuşanların oranı yaklaşık yüzde 26 seviyesinde bulunuyor.
Bu oranın 2022’den bu yana belirgin biçimde artmaması da son gerilemeyi artan göçmen öğrenci sayısıyla açıklama ihtimalini zayıflatıyor.
Gözler akıllı telefon ve sosyal medyada
Sonuçların ardından tartışmaların odağında öğrencilerin dijital alışkanlıkları yer alıyor. Akıllı telefonların yoğun kullanımı, sosyal medya, kısa içerik tüketimi ve yapay zekâ araçlarının temel okuma ve problem çözme becerilerini olumsuz etkileyip etkilemediği sorgulanıyor.
Araştırmada, göçmen kökenli öğrenciler ile diğer öğrenciler arasındaki farkın bir miktar kapanmasının da doğrudan eğitim politikalarındaki başarıdan kaynaklanmadığına dikkat çekiliyor.
Bunun yerine Almanca dışında aile dili kullanan öğrencilerin sosyoekonomik yapısındaki iyileşmenin sonuçlara olumlu yansımış olabileceği değerlendiriliyor.
Öğrenci profili de değişmiş olabilir
Analizde dikkat çekilen bir başka nokta ise göçmen öğrenci profilindeki değişim. Geçmiş yıllarda Suriye ve Afganistan’dan gelen öğrencilerin ağırlığı daha yüksekken, 2022 sonrasında Ukrayna’dan gelen öğrencilerin sayısının artmasının sonuçlar üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
Bununla birlikte bu etkinin kesin olarak kanıtlanamadığının da altı çiziliyor.





