VİYANA - SNmedia.at/Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) Genel Başkanı Herbert Kickl, ORF’de Simone Stribl’in sorularını yanıtladı. Röportajın öne çıkan başlıklarından biri, Avusturya’da artan emeklilik maliyetleri ve emeklilik yaşının geleceği oldu.
Kickl, “baby boomer” kuşağından çok sayıda kişinin önümüzdeki yıllarda emekliye ayrılmasının sistem açısından sorun oluşturduğunu kabul etti. Ancak FPÖ liderine göre bu sorun emeklilik yaşını yükseltmek yerine ekonomik büyüme, istihdam artışı ve aile politikalarıyla çözülebilir.
“Emekliler ülkenin ATM’si olmamalı”
Kickl, emeklilik sistemindeki mali sorunların faturasının emeklilere çıkarılmasına karşı olduğunu belirterek, emeklilerin “ülkenin ATM’si” haline getirilmemesi gerektiğini savundu.
Demografik baskının 2035’e doğru zirve noktasını geride bırakacağını öne süren Kickl, büyümeyi destekleyen ekonomi politikalarıyla daha fazla kişinin istihdama katılabileceğini söyledi.
Ailelerin daha fazla çocuk sahibi olmasını teşvik edecek politikaların da uzun vadede sosyal güvenlik sistemine katkı sağlayacağını savundu.
45 yıllık çalışma modelini de reddetti
FPÖ lideri, Tirol Eyalet Başkanı Anton Mattle’nin (ÖVP) gündeme getirdiği emeklilik öncesinde 45 yıl çalışma esasına dayanan modele de karşı çıktı.
Kickl, özellikle fiziksel güç gerektiren mesleklerde çalışanların durumuna dikkat çekerek zemin döşemecileri, tesisatçılar ve bakım çalışanlarının 40 yıllık meslek hayatından sonra fiziksel ve zihinsel açıdan tükenebileceğini söyledi.
Buna karşılık 65 yaşından sonra çalışmak isteyen ve sağlık durumu buna uygun olan kişilere bu imkanın verilmesini desteklediğini belirtti. Kickl, ileri yaşta çalışmayı sürdürenlere vergi teşvikleri sağlanmasını önerdi.
İklim politikalarında “alarmcılık” eleştirisi
Röportajın tartışmalı bölümlerinden biri iklim değişikliği oldu. Kickl, iklim konusunda “alarmcılığa” karşı olduğunu belirterek daha sakin bir yaklaşım çağrısında bulundu.
İnsan kaynaklı karbondioksitin küresel ısınmadaki rolüne ilişkin bilimsel çoğunluğun yaklaşımını sorgulayan Kickl, Avusturya’nın küresel CO2 emisyonlarındaki payının yalnızca yüzde 0,17 olduğunu vurguladı.
Avusturya’nın 2040 yılında iklim nötr olma hedefini de eleştiren Kickl, bu politikanın milyarlarca avroya mal olacağını ve ülkenin rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini savundu.
Askerlik reformuna kapıyı tamamen kapatmadı
Kickl, hükümetin üzerinde çalıştığı askerlik hizmeti reformuna FPÖ’nün destek verip vermeyeceği konusunda net bir yanıt vermedi.
Mevcut öneriyi “tembelce yapılmış bir uzlaşma” olarak nitelendiren FPÖ lideri, hükümetin kendi içinde dahi henüz anlaşamadığını söyledi. Bununla birlikte “mantıklı bir çözüm” ortaya konulması halinde FPÖ’nün pakete destek verebileceğini ifade etti.
AfD’nin seçim başarısını övdü
Kickl, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD’nin elde ettiği seçim başarısını ise “demokratik bir yıldız anı” olarak nitelendirdi ve sonucu Almanya’daki demokrasi açısından güçlü bir işaret olarak değerlendirdi.
FPÖ ile AfD arasında özellikle sığınma, göç, iklim ve enerji politikalarında ortak noktalar bulunduğunu söyleyen Kickl, iki partinin tamamen aynı görülmesine ise karşı çıktı.
Nükleer enerji gibi konularda farklı görüşlere sahip olduklarını belirten Kickl, FPÖ’nün AfD’den bağımsız bir siyasi çizgi izlediğini vurguladı.
Identitären bağlantısı iddialarını reddetti
FPÖ gençlik yapılanmasının aşırı sağcı Identitären hareketiyle bağlantıları bulunduğuna ilişkin haberleri de reddeden Kickl, iddiaları “iftira” ve FPÖ’ye yönelik bir “çerçeveleme” girişimi olarak nitelendirdi.
Kickl, kendi kırmızı çizgilerini ise demokrasinin reddedilmesi, otoriter devlet kurulmasının amaçlanması ve şiddetin meşru bir siyasi araç olarak kabul edilmesi şeklinde sıraladı.
Parti içinde Identitären üyelerini belirlemek amacıyla insanları takip edecek bir yapılanma oluşturmayacaklarını da söyledi.
Sonbaharda “remigrasyon yasası” hazırlığı
Kickl, Avrupa’da tartışmalara neden olan “remigrasyon” kavramını kullanmayı sürdüreceğini açıkladı. FPÖ lideri, sonbaharda Avusturya Ulusal Konseyi’ne bir “Remigrasyon Yasası” sunmayı planladıklarını duyurdu.
Düzenlemenin anayasal düzeyde hazırlanabileceğini belirten Kickl, partisinin göç ve sığınma politikalarındaki taleplerinin zaman içinde diğer siyasi partiler tarafından da benimsendiğini savundu.
FPÖ lideri, kamuoyu araştırmalarındaki durumlarından da memnun olduğunu belirterek bir sonraki genel seçim sonrasındaki hükümet seçeneklerine ilişkin iddialı mesajlar verdi.
Uzmanlardan Kickl’ın açıklamalarına değerlendirme
ORF röportajının ardından siyaset bilimci Peter Filzmaier ve “profil” Genel Yayın Yönetmeni Anna Thalhammer, Kickl’ın açıklamalarını değerlendirdi.
Filzmaier, Kickl’ın emeklilik yaşının yükseltilmesine karşı çıkmasında emeklilerin FPÖ açısından önemli ve büyüme potansiyeli bulunan bir seçmen grubu olmasının etkili olabileceğini belirtti.
Thalhammer ise Kickl’ın özellikle iklim değişikliğine ilişkin yaklaşımını dikkat çekici buldu. Uzmanların değerlendirmelerinde, Kickl’ın AfD ile ortak noktaları vurgularken aynı zamanda iki parti arasına mesafe koymaya çalışması da röportajın öne çıkan siyasi mesajlarından biri olarak değerlendirildi.