İran son iki yılda “Sınırların değişmesine izin vermeyeceğiz” diyerek Aras Nehri hattında 4 askeri tatbikat yaptı. Azerbaycan da karşı tatbikatlarla “Korkmuyoruz” mesajı verdi.

Yetkililerin karşılıklı suçlamaları medya savaşlarıyla tehlikeli boyutlara taşındı. İki ülkenin dışişleri bakanlıkları karşılıklı olarak, saldırgan yayınları protesto eden notalar verdi.

Durup durup alevlenen gerilimde son perde 29 Mart’ta Azerbaycan’ın Tel Aviv Büyükelçiliği'nin açılışıyla sahnelendi.

İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile ortak basın toplantısında, “Azerbaycan ve İsrail, İran tehdidiyle karşı karşıya. İran’a birlikte karşı koymalıyız. İran’ın nükleer kapasitesini artırmasını önlemeliyiz” diyerek iki sınır komşusunun arasına mayın attı.

Avusturya'da 23 Nisan coşkusu! Avusturya'da 23 Nisan coşkusu!

Bayramov ise 30 yılı geride bırakan ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını söyledi. Bayramov’a göre 2022’de iki ülke arasındaki ticaret hacmi yüzde 85 arttı. Azerbaycan'da faaliyet gösteren İsrailli şirket sayısı 140’ı buldu.

İsrail’in Bakü’deki büyükelçiliği 1993’te açılmıştı. İran, Azerbaycan’ın elçiliği açmasıyla Türkiye’nin İsrail ile normalleşmesi arasında bir bağ kurarak kendisine karşı Kafkasya’dan “Siyonist bir kuşatmanın şekillendiği” tezini işliyor. Ayrıca uzun zamandır İsrail’in "terör ve sabotaj eylemleri için" Azerbaycan’ı üs olarak kullandığını düşünüyor.

Haaretz gazetesi 6 Mart’ta İsrail’in İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırısı için bir havaalanı hazırladığını ve Mossad’a İran'ı izlemek üzere bir merkez açmasına izin verdiğini yazmıştı.

Gazeteye göre 2016’dan itibaren İsrail’den 92 uçak seferiyle milyarlarca dolar değerinde silah alan Azerbaycan bunun karşılığını petrol ve İran'a erişim sağlayarak veriyor.

Haaretz, Mossad’ın İran’da ele geçirdiği nükleer arşivi Azerbaycan üzerinden İsrail’e götürdüğünü de iddia etmişti.

Times of Israel ise 18 Ocak’ta Bakü'nün, İsrail'in İran üzerinde keşif uçuşları başlatmak için topraklarındaki üsleri kullanmasına ve nükleer programını bozmak üzere ülkeye ajanlar göndermesine izin verebileceğini ileri sürmüştü.