VİYANA - SNmedia.at/Araştırmalar, FPÖ gençlik yapılanması ile Kimlikçi Hareket çevresindeki bazı isimler arasında personel ve ideolojik bağlantılar bulunduğunu öne sürüyor. Haberde özellikle Kimlikçi çevrelerle bağlantılı “Aktion 451” adlı yapılanmaya dikkat çekiliyor.

Gazetenin görüştüğü kaynakların iddialarına göre bu çevrede şiddet fantezileri, gerçek şiddet vakaları, ırkçı söylemler ve Nazi ideolojisini yücelten davranışlar görüldü.

Gazetecilere yönelik saldırı iddiaları

Araştırmada gazetecilere yönelik bazı olaylara da yer verildi. 2024 yılında Viyana’nın Favoriten bölgesindeki bir FPÖ mitingini görüntüleyen Puls4 kamera ekibinin saldırıya uğradığı belirtildi.

Görüntülerde Viyana FPÖ eyalet gençlik sekreteri Jan Staudigl’in bir kameramanla fiziksel temas yaşadığı, ardından Kimlikçi Hareket üyesi olduğu belirtilen başka bir kişinin de olaya dahil olduğu aktarılıyor.

Der Standard ayrıca Haziran ayında Leoben’de bir taksi şoförüne yönelik saldırıyla bağlantılı olarak bazı Kimlikçi Hareket mensupları hakkında soruşturma yürütüldüğünü aktarıyor. Haberde adı geçen şüpheliler açısından masumiyet karinesinin geçerli olduğu özellikle belirtiliyor.

“Aryan kemiği” ölçümü iddiası

Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise “Aktion 451” çevresindeki etkinliklerde kafatası ölçümleri yapıldığı iddiası oldu.

Der Standard’ın kaynaklarına göre bazı etkinliklerde kişilerin kafataslarında sözde “Aryan kemiği” arandı. Haberde, organizasyonda önemli rol oynadığı belirtilen Christoph Albert’in sosyal medyada “Beyaz homojenliği harika” şeklinde paylaşım yaptığı da aktarılıyor.

FPÖ gençlik lideri Maximilian Weinzierl ise söz konusu kafatası ölçümlerinden haberdar olduğunu kesin şekilde reddetti ve Der Standard’ın araştırmalarına sert tepki gösterdi. Gazete buna karşılık başka kaynakların, Weinzierl’in yakın çevresindeki kişilerin FJ etkinliklerinde benzer uygulamalarda bulunduğunu öne sürdüğünü aktardı.

Aşırı sağcı isimlerin konferansları da tartışılıyor

Habere göre FJ Wien etkinliklerine daha önce Kimlikçi Hareket çevrelerinde yer alan aşırı sağcı konuşmacılar da davet edildi.

Bunlar arasında Götz Kubitschek, Nils Wegner ve Alman makamlarının aşırı sağ çevrelerle ilişkilendirdiği “Wilhelm Kachel” adıyla bilinen içerik üreticisi bulunuyor.

Araştırmada ayrıca bazı FPÖ milletvekillerinin Kimlikçi Hareket mensuplarını veya bu çevrelere yakın kişileri parlamentoda çalıştırdığı ileri sürülüyor. FPÖ lideri Herbert Kickl dahil bazı parti isimlerinin Kimlikçi Hareket'in “remigration” kampanyalarına destek verdiği de aktarılıyor.

Devlet yardımları incelemeye alınabilir

İddiaların ardından Avusturya siyasetinden tepkiler geldi. Başbakan Yardımcısı Andreas Babler (SPÖ), gelişmeler karşısında “tüm alarm zillerinin çalması gerektiğini” belirtirken, NEOS Genel Sekreteri Douglas Hoyos parlamentonun “aşırı sağcılar için iş bulma kurumu” olmadığını söyledi.

ÖVP’li Başbakanlık Bakanı Claudia Bauer’in ise FPÖ gençlik yapılanmasına sağlanan devlet desteklerini incelemeye hazırlandığı belirtildi. FJ’nin yaklaşık 360 bin euroluk devlet yardımının Kimlikçi Hareket bağlantılı faaliyetlerde kullanıldığının tespit edilmesi halinde paranın geri alınabileceği ifade ediliyor.

Kimlikçi Hareket için yasak çağrısı

Yeşiller Milletvekili Lukas Hammer, İçişleri Bakanı Gerhard Karner’e Kimlikçi Hareket’in yasaklanması çağrısında bulundu. Benzer talepler Mauthausen Komitesi ve Avusturya Direnişi Dokümantasyon Arşivi (DÖW) çevresinden de geldi.

Avusturya’da Kimlikçi Hareket’in bazı sembolleri ve bunların grafiksel varyasyonları halihazırda yasak kapsamında bulunuyor. Tartışmalar ise örgütün kendisinin yasaklanıp yasaklanamayacağı üzerinde yoğunlaşıyor.

Yeşiller ayrıca FPÖ gençlik örgütünün de olası bir yasak açısından incelenmesini istedi. Gerekçe olarak FJ ile Kimlikçi Hareket arasındaki personel ve ideolojik bağların iki yapıyı birbirinden ayırmayı güçleştirdiği iddiası gösterildi.

Yasak mı, daha sıkı takip mi?

Güvenlik çevrelerinde ise farklı yaklaşımların bulunduğu aktarılıyor. Der Standard’a konuşan bazı devlet güvenliği kaynakları Kimlikçi Hareket’in yasaklanması ve FPÖ gençlik yapılanmasının daha yakından izlenmesi gerektiğini savunuyor.

Buna karşılık güvenlik açısından farklı bir görüş de bulunuyor: Mevcut örgütlerin tamamen yasaklanması halinde üyelerin yeni ve daha küçük yapılara dağılabileceği, bunun da güvenlik birimlerinin ağı yeniden takip etmesini zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

“Aktion 451” ise iddiaları reddetti. Yapılan açıklamada suçlamalar “karalama kampanyası” olarak nitelendirilirken, FJ ile aralarında herhangi bir mali işlem bulunmadığı savunuldu.

Attersee Gölü’ne Düşen Uçağın Enkazı 163 Metre Derinlikte Bulundu
Attersee Gölü’ne Düşen Uçağın Enkazı 163 Metre Derinlikte Bulundu
İçeriği Görüntüle