VİYANA - SNmedia.at/BBC'nin haberine göre; Ancak bu yeni "fitness" ortamı lüks bir spa ya da dinlenme merkezi değil. Çin'deki askeri disiplinle işleyen kilo verme kampları. Bazılarının "yağ hapishaneleri" olarak tanımladığı bu kamplarda atıştırmalıklar kesin olarak yasak ve katılımcılar günde iki kez tartılıyor.
Çin medyasına göre, obezite krizinin yaşandığı ülkede bine yakın böyle kamp var. Aylık yaklaşık 600 dolar karşılığında konaklama, yemek ve günlük egzersiz programlarını içeren paketler sunuluyor.
Instagram'da "eggeats" adıyla deneyimlerini paylaşan içerik üreticisi TL Huang, BBC Dünya Servisi'nin "What in the World" podcastine yaptığı değerlendirmede kampın "kesinlikle bir hapishane gibi hissettirdiğini" söylüyor.
Antrenörlerinin sürekli kendilerini takip ettiğini kaydeden Huang, "Abur cubur yemediğimizden, tüm derslere katıldığımızdan emin olmak için bizi izliyorlardı. Ders atlamak ya da geçerli bir sebep olmadan kampı terk etmek yasaktı" diyor.
Huang, kampın etkili olduğunu söylese de beslenme uzmanları bu tür aşırı yöntemlerin ciddi fiziksel ve psikolojik riskler taşıdığı uyarısında bulunuyor.
Kişisel antrenör ve beslenme uzmanı Luke Hanna, "Bazı kampların günde bir kilo vermeyi hedeflediği bildiriliyor. Bu, tıbbi gözetim altındaki yetişkinler için bile güvenli kabul edilen sınırların çok üzerinde" diyor.
Huang, kampları ilk kez Çinli annesi aracılığıyla duyduğunu söylüyor. Çin'de tek başına seyahat ettiği dönemde düzeninin bozulduğunu ve sık sık yemek siparişi verdiğini belirten Huang, kendini "çok sağlıksız" hissettiğini anlatıyor.
Üç yıl içinde yaklaşık 20 kilo aldığını söyleyen Huang, akrabalarının yaptığı yorumların kendisine "değişim zamanının geldiğini" hissettirdiğini ifade ediyor.
"Bedenim üzerinden biraz yargılandığımı hissettim. Ama bir yandan da bu biraz sertçe gösterilen bir sevgi gibiydi de" diyor.
Kampa katılmanın "büyük bir kültür şoku" olduğunu söyleyen Huang, katılımcılar arasında birlikte kilo verme sürecinin güçlü bir dayanışma duygusu yarattığını belirtiyor.
Kampta gün sabah 07.30'da tartılarak başlıyor. Gün içinde spinning, trambolin, yüksek yoğunluklu interval antrenmanı (HIIT), tabata ve ağırlık çalışmaları dahil olmak üzere toplam dört saat egzersiz yapılıyor.
Kahvaltı genellikle dört haşlanmış yumurta, yarım domates ve iki parça salatalıktan oluşuyor. Huang, videolarından birinde öğle yemeklerinde karides, buharda pişmiş sebzeler, tofu; ya da buharda balık, Çin kerevizi, yapraklı sebzeler ve karnabahar olduğunu anlatıyor.
Yemeklerin "iyi dengelenmiş ve günlük Çin mutfağını taklit edecek şekilde tasarlanmış" olduğunu söylüyor.
Katılımcılar akşam yemeğinden sonra bir saatlik son spinning dersine katılıyor, ardından saat 19.30'da ikinci kez tartılıyor. Sonrasında duş alıp dinlenmelerine izin veriliyor.
Huang, ilk hafta bu düzenin "çok farklı ve yeni" geldiğini ancak sonraki üç haftayı da aynı tempoda geçirmek zorunda olduğunu fark ettiğinde zorlandığını söylüyor.
Arkadaşlarıyla mesajlaşmanın kendisini motive ettiğini ekliyor.
Kampı "hapishane gibi" olarak tanımlasa da Huang deneyimin buna değdiğini düşünüyor. 28 günde yaklaşık 6 kilo verdiğini söylüyor.
"Bana yeni bir başlangıç sağladı ve ihtiyacım olan disiplini verdi" diyor.
Ancak uzmanlar temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.
Luke Hanna'ya göre bu kampların yaklaşımı özellikle endişe verici; çünkü kilo verirken sadece yağ değil kas dokusu da kaybediliyor. Aşırı egzersiz gibi yöntemler bu kas kaybı riskini artırıyor.
Bu durum özellikle çocuklar ve gençler için daha büyük bir sorun.
Hanna, "Normal gelişimi de olumsuz etkileyebilirsiniz. Bu, ulaşabileceğiniz boyu ve kemik sağlığınızı etkileyebilir" diyor.
Ayrıca bu tür yöntemlerin yeme bozuklukları riskini ciddi şekilde artırabileceğini belirtiyor.




