AVUSTURYA

Avusturya’dan dizel skandalında rekor dava: Yüzlerce dosya Avrupa Adalet Divanı’nda

Dizel emisyon skandalının hukuki yankıları Avusturya’da sürüyor. Araçlarının emisyon değerleri konusunda yanıltıldıklarını öne süren yüzlerce araç sahibinin açtığı davalar nedeniyle Avrupa Birliği Adalet Divanı’na (ABAD) Avusturya’dan rekor sayıda ön karar talebi gönderildi. Eylül başı itibarıyla mahkemedeki yaklaşık 960 dosyanın 400’den fazlasının dizel araçlarla ilgili olduğu belirtildi.

VİYANA - SNmedia.at/Avusturyalı avukat Michael Poduschka, APA’ya yaptığı açıklamada Avrupa Birliği Adalet Divanı’na taşınan dava sayısını “emsalsiz” olarak nitelendirdi.

Poduschka’nın hukuk bürosu, araçlarının gerçek emisyon değerleri konusunda yanıltıldıklarını savunan ve otomobil üreticilerinden tazminat isteyen yüzlerce araç sahibini temsil ediyor.

Eylül ayının başında ABAD’a yaklaşık 960 ön karar dosyasının kaydedildiği, bunların 400’den fazlasının dizel araçlarla ilgili olduğu bildirildi. Dizel dosyalarının neredeyse tamamının Avusturya’dan geldiği belirtildi.

2024’te Avusturya’dan yalnızca 39 dosya vardı

Rakamların büyüklüğü geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında daha net ortaya çıkıyor. Avukat Poduschka’nın verdiği bilgilere göre 2024 yılında 27 AB üyesinin tamamından ABAD’a toplam 573 ön karar dosyası gönderilmişti.

Bunların yalnızca 39’u Avusturya kaynaklıydı. Günümüzde dizel araçlarla bağlantılı yüzlerce Avusturya dosyasının mahkemeye ulaşması, hukuki sürecin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.

Ön karar başvurusu ne anlama geliyor?

Ön karar mekanizması, ulusal mahkemelerin baktıkları davalarda Avrupa Birliği hukukunun nasıl yorumlanması gerektiği konusunda ABAD’dan görüş istemesine olanak sağlıyor.

Böylece ulusal mahkeme nihai kararını vermeden önce ilgili AB hukukunun nasıl uygulanması gerektiği açıklığa kavuşturuluyor. Son derece mahkemelerinin belirli durumlarda bu soruları ABAD’a yöneltmesi gerekirken, alt derece mahkemeleri de gerekli gördüklerinde başvuruda bulunabiliyor.

Skandal 2015’te patlak vermişti

Dizel emisyon skandalı 2015 yılında, başta Volkswagen Grubu olmak üzere bazı otomobil üreticilerinin dizel motorlarında kullanılan sistemlerin incelenmesiyle gündeme gelmişti.

Araçların gerçek sürüş koşullarında egzoz gazı arıtma sistemlerini belirli durumlarda devre dışı bıraktığı ve bunun sonucunda laboratuvar testlerinde ortaya konulan düşük emisyon değerlerinin gerçek kullanım koşullarını yansıtmadığı anlaşılmıştı.

Skandalın üzerinden yaklaşık 11 yıl geçmesine rağmen tazminat ve tüketici haklarına ilişkin hukuki süreçler Avrupa genelinde devam ediyor. Avusturya’dan ABAD’a gönderilen yüzlerce dosya ise dizel skandalının ülkedeki yargı sürecinde yeniden önemli bir gündem maddesi haline geldiğini gösteriyor.