VİYANA - SNmedia.at/Söz konusu sığınaklar, İkinci Dünya Savaşı sonrası artan nükleer tehditlere karşı özel olarak tasarlandı. Ancak bu tesisler herkese açık değildi; yalnızca devlet çalışanlarının kullanımına ayrılmıştı. Bu nedenle uzun yıllar boyunca kamuoyunda neredeyse hiç bilinmedi ve internette de sınırlı bilgi yer aldı.
1200 kişilik dev sığınak dikkat çekiyor
“K Turu” kapsamında ziyaret edilen sığınaklardan biri yaklaşık 1200 kişilik kapasiteye sahip. Tur, bir otoparktan başlayarak bu büyük yeraltı kompleksine iniliyor. Ayrıca turda 240 kişilik daha küçük bir sığınak da bulunuyor.
Nükleer duşlar ve 14 günlük yaşam planı
Sığınaklara girişte “dekontaminasyon duşları” yani nükleer duşlar bulunuyor. Ziyaretçilere aktarılan bilgilere göre, sığınağa giren herkesin bir dakika boyunca bu duşlarda temizlenmesi gerekiyordu. Çünkü dışarıdan gelenlerin kimyasal ya da radyolojik olarak kirlenmiş olduğu varsayılıyordu.
Sığınaklar, içeride en az 14 gün kalınacak şekilde planlandı. Bu süre boyunca dış dünyaya çıkış öngörülmüyordu.
Minimum yaşam koşulları sağlanıyordu
Yeraltındaki yaşam oldukça sınırlı imkanlarla tasarlanmıştı. Her birey için yalnızca temel ihtiyaçlar düşünülmüştü: bir eşofman, bir battaniye, bir çarşaf ve sadece bir rulo tuvalet kağıdı. Yemekler için plastik kaplar tercih edilirken, bunun nedeni olası hasarlarda yaralanma riskini azaltmaktı.
Sığınaklarda tam donanımlı yaşam alanları
Turlar sırasında ziyaretçiler; tıbbi müdahale odaları, mutfaklar, su ve gıda depoları ile ranza yatakların bulunduğu uyku alanlarını görebiliyor. Ortak alanlarda ise oldukça basit ahşap banklar dikkat çekiyor.
Viyana’nın bilinmeyen yüzü
Uzmanlara göre bu sığınaklar, yalnızca bir savunma yapısı değil, aynı zamanda dönemin korkularını ve hazırlıklarını yansıtan tarihi belgeler niteliğinde. Günümüzde düzenlenen turlar ise Viyana’nın yer üstünde görünmeyen, ancak geçmişte hayati öneme sahip olan bu gizli dünyasını keşfetme fırsatı sunuyor.




