VİYANA - SNmedia.at/ Ankara, "bölgesel sahiplenme" adını verdiği dış politika anlayışı kapsamında Ortadoğu'da güvenlik işbirliğini güçlendirme amaçlı kurumsal adımlar attı.
Türkiye önce Suudi Arabistan ve Pakistan ile Mekke, sonra da Katar, Pakistan ve Endonezya ile Bedir İttifakı'nın kurulmasında aktif rol oynadı.
Ankara, son girişimlerle hem Ortadoğu'da yeni bir güvenlik mimarisinin oluşmasını hem de büyüyen savunma sanayisi için yeni pazarlar bulmayı hedefliyor.
'Bölgesel sahiplenme' politikası nedir?
Türkiye, "bölgesel sahiplenme" olarak tanımladığı yeni politikasını, özellikle Hakan Fidan'ın Haziran 2023'te dışişleri bakanlığı görevine getirilmesinin ardından uygulamaya başladı.
Bakan Fidan, bu yaklaşıma ilişkin açıklamalarında, bölgesel sorunların en iyi çözüm yolunun bölge ülkelerinin oluşturacakları işbirliği mekanizmaları ve ittifaklar olduğunu söylüyor.
Fidan'a göre dışarıdan büyük güçlerin devreye girdiği durumlarda istikrarsızlık derinleşiyor.
Türkiye'nin "bölgesel sahiplenmeye dayalı bölgesel güvenlik mimarisi" üzerinde çalıştığını kaydeden Fidan, ağustos ayında yaptığı bir açıklamada, "Her zaman söylüyoruz: Bölgesel sahiplenmemizin arttırılması önemli. Çünkü dışarıdan gelen hegemonlar bölgedeki sorunları çözmüyorlar, daha da akut hale getiriyorlar, maliyeti çok yüksek oluyor" demiş ve sözlerini şöyle sürdürmüştü:
"Bölge ülkelerinin kendi güvenlikleri, ekonomik istikrarları, kalkınmaları, refahlarını garanti altına almaları için daha kurumsal noktalara gitmeleri gerekiyor."
2023'ten bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderler, Fidan'ın dışişleri bakanları düzeyinde yaptığı temaslar sonucunda bu yıl üç önemli mekanizma kuruldu:
İlk mekanizma R4
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarının verdiği bilgiye göre R4 mekanizması, bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde "kalıcı istikrarı desteklemek ve bölgesel meselelerde diyaloğu güçlendirmek" amacıyla oluşturuldu.
Önce 18 Mart 2026'da Riyad'da buluşan R4 dışişleri bakanları, bugüne kadar altı kez biraraya geldiler.
En son Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında 21 Eylül'de New York'ta görüşen R4 bakanları, 23 Ekim Cuma günü İstanbul'da Almanya, Fransa ve İngiltere'nin oluşturduğu E3 dışişleri bakanları ile biraraya gelecek.
R4 ve E3 mekanizmasında yer alan ülkeleri ilk kez bu formatta biraraya getirecek toplantıda, Ortadoğu ve Avrupa'yı ilgilendiren birçok konunun ele alınması ve taraflar arasında koordinasyon sağlanması amaçlanıyor.
İstanbul toplantısının sonuçlarına göre R4 + E3 formatının ileriki dönemlerde de düzenli olarak toplanması öngörülüyor.
Dışişleri Bakanı Fidan son dönemde Avrupalı meslektaşları ile yaptığı görüşmelerde bölgesel sahiplenme anlayışının Avrupa kıtasını ilgilendiren konularda da devreye sokulmasına ilişkin görüş alışverişinde bulunuyor.
Mısır, Mekke İttifakı'na katılmadı
Siyasi görüş alışverişi ve istişare yoğunluklu R4 mekanizmasını oluşturan üç ülke Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, 7 Ağustos'ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladılar ve kamuoyunda Mekke İttifakı adıyla bilinen paktı kurduklarını ilan ettiler.
Mısır ise Mekke İttifakı'na katılmadı.
Aralarında Katar, Kuveyt ve Bangladeş'in de bulunduğu bazı ülkelerin Mekke İttifakı'na katılmak istedikleri de uluslararası basına yansıdı.
Dışişleri Bakanı Fidan, yeni katılımlarla ilgili bir soruya yanıt verirken, "İttifak zaten genişlemek için kurulmuş bir ittifaktır" ifadelerini kullandı.
Onaylanmak üzere TBMM'ye gönderilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na göre, ittifakın hangi ülkelere genişleyeceğine ilişkin karar "çekirdek taraflar" olarak tanımlanan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan tarafından verilecek.
On altı maddeden oluşan anlaşma metninin en önemli unsuru, müttefiklerden herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm müttefiklere karşı yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesi olarak görülüyor.
Türkiye'nin 1952'den beri üyesi olduğu NATO'nun 5. Maddesi'ne benzeyen bu madde, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan arasındaki güvenlik ve savunma ilişkilerinin yeni bir aşamaya çıktığını göstermesi ve Fidan'ın ifade ettiği yeni güvenlik mimarisinin somutlaşması açısından büyük önem taşıyor.





