VİYANA - SNmedia.at/Avusturya Başbakanı Christian Stocker’in makam aracına Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki caddede süvariler eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Stocker’i Külliye’nin ana girişinde karşıladı.
İki ülkenin milli marşlarının çalındığı törende 21 pare top atışı yapıldı. Stocker, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “Merhaba asker” sözleriyle selamladı. Erdoğan ve Stocker daha sonra heyetlerini birbirlerine takdim etti ve Türk ile Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz verdi.
Erdoğan: Avusturya Türk toplumu ortak değerimiz
Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Stocker’in şansölye sıfatıyla Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Erdoğan, nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumunun iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olduğunu belirterek, Avusturya’daki Türk toplumunun huzur ve refahına verilen önemin görüşmelerde özellikle vurgulandığını söyledi.
Ticarette hedef 5 milyar dolar
Ekonomik ilişkiler görüşmelerin önemli başlıklarından biri oldu. Erdoğan, Türkiye ile Avusturya arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 4,5 milyar dolara ulaştığını belirterek, 2026 yılı için hedefin 5 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Türkiye’de binden fazla Avusturyalı firmanın faaliyet gösterdiğini ifade eden Erdoğan, Avusturya kaynaklı doğrudan yatırımların 11 milyar doları aştığını, Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımlarının ise 1 milyar dolara yaklaştığını kaydetti.
Yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisinin yeni işbirliği alanları arasında bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Orta Koridor’u güçlendirecek stratejik projelere dikkat çekti.
Gümrük Birliği ve vize serbestisi gündemde
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye-AB ilişkilerinin de kapsamlı şekilde ele alındığını açıkladı.
Erdoğan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğunda ilerleme sağlanmasının hem Türkiye’nin hem de Avrupa Birliği’nin menfaatine olduğunu Stocker’e ilettiğini söyledi.
Suriye, Gazze ve Ukrayna ele alındı
Görüşmelerde bölgesel gelişmeler de masadaydı. Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasının Türkiye açısından öncelikli olduğunu belirterek Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkı sağlamasının önem taşıdığını ifade etti.
Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Orta Doğu’da kalıcı barış için iki devletli çözüme bağlılıklarını yineledi. Balkanlar’daki istikrarın korunmasının da Türkiye ve Avusturya açısından ortak öneme sahip olduğu belirtildi.
Stocker: Türkiye kilit bir ülke
Avusturya Başbakanı Christian Stocker ise Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası meselelerde önemli bir aktör olduğunu vurguladı.
Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi gerektiğini belirten Stocker, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yöndeki diplomatik çabalarını takdir ettiklerini söyledi.
Stocker, Orta Doğu konusunda da Türkiye’nin güçlü bir siyasi ağırlığa sahip olduğunu ifade ederek, bölgede şiddet sarmalından çıkışın diplomasi ve diyalog yoluyla mümkün olabileceğini kaydetti.
Avusturya’daki Türklerin katkısına vurgu
Stocker, 1960’lı yıllardan itibaren Avusturya’ya giden Türk vatandaşlarının ülkenin ekonomik ve toplumsal gelişimine önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Avusturya’da Türkiye kökenli 300 binden fazla kişinin yaşadığını belirten Stocker, bu nüfusun ülkenin ekonomisine, kültürüne ve toplumuna önemli katkılar sağladığını ifade etti.
Göç konusunda Türkiye ile işbirliği mesajı
Avusturya Başbakanı Stocker’in öne çıkardığı konulardan biri de göç oldu. Türkiye’nin hem Avusturya hem de Avrupa Birliği açısından güvenlik ve göç konusunda kilit ülke olduğunu belirten Stocker, yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suçla mücadelede Ankara ile yakın işbirliğinin devam etmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapmasını “takdire şayan” olarak değerlendiren Stocker, üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulü konusunda da Türkiye ile işbirliğinin önemine işaret etti.
Stocker, Avrupa’nın yeni bir göç kriziyle karşılaşmasının ancak ortak hareket edilerek önlenebileceğini belirterek, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini söyledi.





