VİYANA - SNmedia.at/Planlanan modele göre, Nisan ayından itibaren benzin ve dizel fiyatlarında litre başına yaklaşık 10 sentlik bir indirim hedefleniyor. Bunun yarısının petrol şirketlerinin marjlarına müdahale edilerek, diğer yarısının ise maden yağı vergisinin geçici olarak düşürülmesiyle sağlanması öngörülüyor.
Hükümetin amacı, Ukrayna savaşı sonrasında hızla yükselen fiyatların tüketici üzerindeki baskısını hafifletmek. Dizel fiyatlarının savaş öncesine göre yaklaşık 70 sent, benzinin ise 45 sent daha pahalı olduğu belirtiliyor.
Müdahale nasıl işleyecek?
Düzenleme iki ayrı yasal değişikliğe dayanıyor. Bunlardan biri maden yağı vergisinde indirime izin verirken, diğeri petrol şirketlerinin toptan satış marjlarına sınırlama getiriyor. Sistemin temelinde, Avrupa’daki rafineri ve toptan satış fiyatlarını belirlemede kullanılan günlük referans fiyatlar bulunuyor.
2 Nisan’dan itibaren, önceki günlerin ortalama referans fiyatlarından 5 sent düşülmesi zorunlu olacak. Rafineriler, büyük toptancılar ve akaryakıt istasyonları bu indirimi zincir boyunca tüketiciye yansıtmakla yükümlü tutulacak. Şirketlerin, bu indirimi gerçekten pompaya yansıttıklarını E-Control’e belgelemeleri gerekecek.
Ayrıca düzenleme süresince fiyatlar, yalnızca uluslararası referans fiyatlar yükseldiği ölçüde artırılabilecek. Böylece şirketlerin devlet müdahalesini daha sonra telafi etmek için fiyatları aşırı artırmasının önüne geçilmek isteniyor.
Her şirket kapsama girmeyecek
Yeni sistem tüm akaryakıt satıcılarını kapsamıyor. Düzenleme daha çok rafineri, büyük dağıtıcı ve dikey entegre enerji şirketlerini hedef alıyor. Yani hem rafineri hem de akaryakıt istasyonu ağı işleten büyük gruplar bu kurallara tabi olacak.
OMV’nin yanı sıra Shell, BP, Jet, Eni ve Avanti gibi büyük oyuncuların da uygulama kapsamında olacağı belirtiliyor. Ancak Avusturya genelinde 30’dan az istasyona sahip küçük işletmeler bu zorunluluktan muaf tutulacak. Aynı şekilde, Avusturya’ya akaryakıt sağlayan ancak büyük bir petrol grubunun parçası olmayan bazı yabancı toptancılar da kapsam dışında kalacak.
Uzmanlar temkinli, etki sınırlı olabilir
Ekonomi çevrelerinde düzenlemeye dair tartışmalar sürüyor. Hükümet bunun fiyatlarda rahatlama sağlayacağını savunsa da birçok uzman, önlemin etkisinin sınırlı kalabileceğini düşünüyor. Çünkü müdahale kalıcı bir tavan fiyat değil, daha çok geçici bir “fren” niteliği taşıyor.
Eğer Nisan ayında uluslararası petrol fiyatları yeniden yükselirse, bu artış Avusturya’daki pompa fiyatlarına da yansıyabilecek. Bu nedenle açıklanan modelin marjları yüzde 50 oranında sınırlayacağı yönündeki siyasi söylemlerin kesin olmadığı ifade ediliyor.
İndirim pompaya hemen yansımayabilir
Planlanan 10 sentlik indirimin tüm tüketicilere aynı anda ve eksiksiz şekilde ulaşması da garanti değil. Çünkü birçok akaryakıt istasyonu benzin ve dizeli önceden toplu olarak satın alıyor. Düzenleme yürürlüğe girmeden önce alınmış stokların daha pahalı maliyetle satılmaya devam etmesi halinde indirimin pompaya tam yansıması iki haftayı bulabilir.
Bu nedenle vergi indirimi ve marj freni teorik olarak toplam 10 sentlik bir rahatlama sunsa da, uygulamadaki gerçek etkinin ilk günlerde daha düşük kalabileceği belirtiliyor.
Gözler şimdi Yeşiller’de
Düzenlemenin hayata geçebilmesi için Ulusal Konsey’de üçte iki çoğunluk gerekiyor. Bu nedenle Yeşiller Partisi’nin desteği kritik önem taşıyor. Muhalefetteki Yeşiller’in, uzun süredir teknik çerçevenin netleşmesini beklediği ve şimdi öneriyi değerlendirmeye aldığı bildirildi.
Siyasi kulislerde, Yeşiller’in bazı ek koşullar karşılığında düzenlemeye destek verme ihtimalinin arttığı konuşuluyor. Bugünkü parlamento oturumu, Avusturya’nın akaryakıt piyasasına ilk kez bu ölçekte müdahale edip etmeyeceğini belirleyecek.
Enerji tartışması yeniden alevlendi
Akaryakıta getirilecek geçici fiyat freni, yalnızca pompa fiyatlarını değil, Avusturya’nın enerji politikası yönelimini de yeniden gündeme taşıdı. Bir kesim, petrol şirketlerinin aşırı kârlarının daha sert biçimde sınırlandırılması gerektiğini savunurken, diğer kesim yakıtın ucuzlatılmasının fosil yakıta bağımlılığı daha da uzatacağı görüşünü dile getiriyor.
Bu nedenle düzenleme, kısa vadede sürücülere nefes aldıracak bir adım olarak görülse de, uzun vadede ülkenin enerji dönüşümü ve ulaşım politikaları üzerindeki tartışmaları daha da derinleştirecek gibi görünüyor.