Türk Dışişleri'nden de "Kuran-ı Kerim'e ve ibadethanelere yönelik saldırıları en güçlü şekilde lanetlediklerini" açıklaması geldi.

Pazar günü Müslümanların yoğun yaşadığı Norrkoping'deki protestolarda polisle göstericiler karşı karşıya geldi.

Kentte emniyete ait araçlar yakıldı. Polis, kızgın protestocuları dağıtmak için havaya uyarı ateşi açtı.

Olaylarda 3 kişinin yaralandığı, 17 kişinin gözaltına alındığı bildiriliyor.

İsveç Emniyet Genel Müdürü, ülkede bu denli şiddet içeren gösterilerle daha önce karşılaşmadıklarını söyledi.

Olaylar nasıl başladı?

Aşırı sağcı siyasi örgütlenme "Stram Kurs" (Sıkı Yön) Partisi taraftarları, özellikle ülkede Müslümanların yoğun olarak yaşadığı yerlerde toplantılar düzenliyordu.

Perşembe günü bir mitingde Kuran yakılması ve başka mitinglerde de bu eylemin tekrarının planlanması üzerine, grubun eylemlerine yönelik öfke birçok noktada patlak verdi.

Aşırı sağcı grubun, başkent Stockholm'ün banliyöleri ile Linköping ve Norrköping kentlerinde düzenlediği mitinglerin ardından olaylar çıktı.

Karşıt gösterilerde en az 16 polis yaralandı, çok sayıda polis aracı kullanılamaz hale geldi.

Rasmus Paludan kim?

Kuran yakma eyleminin arkasında, aşırı sağcı görüşleriyle bilinen Danimarka-İsveç vatandaşı Rasmus Paludan var.

Rasmus Paludan, daha önce Danimarka'da ırkçılık da dahil birçok suçtan 2020'de bir ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Paludan, Fransa ve Belçika'nın yanı sıra diğer bazı Avrupa ülkelerinde de benzer Kuran yakma eylemleri planlamaya çalıştı.

Danimarka'da son genel seçimde partisi oyların yüzde 1,8'ini alabildi. Parti milletvekili çıkaramadı.

Müslüman nüfusu yoğun ülkelerden tepkiler

Türkiye dahil birçok ülkeden yaşananlara karşı kınama mesajları geliyor.

Türk Dışişleri mesajında, "Ramazan ayında dünyanın farklı yerlerinde meydana gelen İslam'a, Müslümanlara, Kuran-ı Kerim'e ve ibadethanelere yönelik saldırıları en güçlü şekilde lanetledikleri" ifadesi yer aldı.

Irak ve İran da İsveç'in ülkelerindeki büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı ve kınama mesajı yayımladı.

Katar Dışişleri Bakanlığı da "tüm dünyadaki Müslümanlara karşı bir provokasyon" olarak nitelendirdiği gelişmelerle ilgili uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.

Doha yönetimi, ayrımcılık ve nefreti körükleyecek eylemlere karşı çözüm bulunmasını istedi.

Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır'dan da benzer açıklamalar yapıldı.