Washington yönetimi, İsrail'in Gazze'de ABD tarafından sağlanan silahları kullanmasının uluslararası hukuku ihlal etmiş olabileceğini duyurdu. 

ABD'nin müttefikinin Hamas'a karşı yürüttüğü savaşta sivilleri koruyan uluslararası hukuku ihlal ettiği sonucuna varmak için "makul" kanıtlar bulunması, Biden yönetiminin bu konuda şimdiye kadar yaptığı en güçlü açıklama oldu. Bu açıklama Kongre'ye sunulacak bir raporun özeti olarak yayınlandı.

Raporda İsrail'in ABD yapımı silahlara "önemli ölçüde güvendiği" göz önüne alındığında, bu silahların İsrail güvenlik güçleri tarafından uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle "tutarsız" durumlarda veya "sivillerin zararını azaltmaya yönelik en iyi uygulamalarla" kullanıldığını değerlendirmenin "makul" olduğu belirtildi.

Başkan Joe Biden'ın Kongre'deki Demokrat arkadaşları tarafından zorlanan ve türünün ilk örneği olan değerlendirme, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 35,000 Filistinlinin hayatına mal olan yedi aylık hava saldırıları, kara çatışmaları ve yardım kısıtlamalarının ardından geldi.

Raporda, İsrail ordusunun sivillere verilen zararı en aza indirecek deneyim, teknoloji ve bilgi birikimine sahip olduğu, ancak "yüksek düzeydeki sivil kayıplar da dahil olmak üzere sahadaki sonuçların, IDF'nin bunları her durumda etkili bir şekilde kullanıp kullanmadığı konusunda önemli sorular ortaya çıkardığı" belirtildi.

İsrail'den eleştiri

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu en yakın müttefiki ABD'den gelen ve giderek artan eleştirilere meydan okudu. 

Sözcülerinden biri, İsrail'in "yaklaşık 14,000 sivili" öldürdüğünü söyledi ancak bunun Hamas'ın suçu olduğunu çünkü sivillerin canlı kalkan olarak kullanıldığını iddia etti.

Uluslararası insan hakları grupları ve eski Dışişleri ve askeri yetkililer, akademik uzmanlar ve diğerlerinden oluşan gayri resmi bir panel tarafından yapılan bir inceleme, savaş kanunları ve insancıl hukukun ihlal edildiğine dair güvenilir kanıtlar olduğunu söyledikleri bir düzineden fazla İsrail hava saldırısına işaret etmişti. 

Hedefler arasında yardım konvoyları, sağlık çalışanları, hastaneler, gazeteciler, okullar, mülteci merkezleri ve uluslararası hukuk kapsamında geniş korumaya sahip diğer yerler vardı.

Gazze'de 31 Ekim'de bir apartmana düzenlenen ve 106 sivilin ölümüne yol açtığı bildirilen saldırı gibi pek çok saldırıda ölen sivillerin sayısının, herhangi bir askeri hedefin değeriyle orantısız olduğunu savundular.

İsrail ordusu, Gazze'nin dünyaya açılan sınır kapısı Refah'ta kontrolü ele geçirdi İsrail ordusu, Gazze'nin dünyaya açılan sınır kapısı Refah'ta kontrolü ele geçirdi

İsrail ise tüm ABD hukuku ve uluslararası hukuka uyduğunu, güvenlik güçlerinin suiistimal iddialarını soruşturduğunu ve Gazze'deki operasyonunun Hamas'tan kaynaklandığını söylediği varoluşsal tehditle orantılı olduğunu savunuyor. 

Büyük ölçüde İsrail'in Gazze'ye gıda ve yardım erişimine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle artan Filistinli kayıpları ve kıtlığın başlaması, iç ve dış eleştirilerin artmasına neden oldu. Netanyahu, Biden'ın sert muhalefetine rağmen Refah'taki askeri saldırıyı yoğunlaştırma sözü verince gerilim daha da tırmandı.

Donald Trump'a karşı zorlu bir seçim yarışının ortasında olan Biden, Demokratların İsrail'e saldırı amaçlı silah sevkiyatını durdurması yönündeki baskısıyla karşı karşıya kalırken Cumhuriyetçiler de onu İsrail'e verdiği destekte tereddüt etmekle suçluyor.

Geçtiğimiz günlerde Demokrat yönetim, İsrail'in bir milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı Refah kentine yönelik saldırı tehdidine ilişkin endişeler nedeniyle 3.500 bombalık bir sevkiyatı durdurarak İsrail'e askeri yardımın şartlandırılmasına yönelik ilk adımı attı.

Şubat ayında yayınlanan bir başkanlık direktifi, Savunma ve Dışişleri Bakanlıklarının, ABD tarafından sağlanan askeri teçhizatın İsrail tarafından uygunsuz bir şekilde kullanıldığına dair her türlü güvenilir rapor ya da iddiayı değerlendirmelerini ve bu doğrultuda Kongre'ye rapor vermelerini gerektiriyordu.

Direktif ayrıca İsrail'in Gazze'de açlık çeken sivillere insani yardım ulaştırılmasını engelleyip engellemediğine ilişkin raporlama yapılmasını da zorunlu kıldı. 

Muhalifler, ABD'nin İsrail aleyhine bir karar almasının Hamas ve İran destekli diğer gruplara karşı çabalarını baltalayacağını iddia ettiler. İsrail'e yönelik eleştiriler Biden üzerindeki askeri yardımları kısıtlama baskısını arttırarak Netanyahu hükümeti ile ilişkileri gerginleştirebilir ve yaklaşan seçimlerde İsrail yanlısı seçmenlerin desteğini tehlikeye atabilir.

Beyaz Saray söz konusu incelemeyi Demokrat milletvekillerinin ve Senatör Bernie Sanders'ın İsrail'e silah sevkiyatının kısıtlanması yönündeki çağrılarına yanıt verirken başlattı.

ABD ve BM yetkilileri İsrail'in 7 Ekim'den bu yana uyguladığı gıda kısıtlamalarının Gazze'nin kuzeyinde ciddi bir kıtlığa yol açtığını belirtiyor.