VİYANA - SNmedia.at/Yüksek sıcaklıklarda vücut, ısıyı dengelemek için daha fazla terliyor. Bu durum sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi önemli minerallerin de kaybına yol açıyor.
Feldkirch Bölge Hastanesi'nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Alexander Vonbank, yetişkinlerin normal günlerde en az 1,5-2 litre su tüketmesi gerektiğini, sıcak havalarda ise bu miktarın artırılmasını öneriyor. Uzmanlar, susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini vurguluyor.
Susuzluğun İlk Belirtilerini Göz Ardı Etmeyin
Yoğun susama hissi, ağız kuruluğu, koyu renkli idrar, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik ve dikkat dağınıklığı susuzluğun ilk işaretleri arasında yer alıyor.
Şiddetli baş dönmesi, bilinç bulanıklığı veya dolaşım bozukluğu gelişmesi halinde ise vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerektiği belirtiliyor.
Kalp ve Dolaşım Sistemi Risk Altında
Uzmanlara göre sıvı kaybı kanın yoğunlaşmasına neden olarak kalbin daha fazla çalışmasına yol açıyor. Bu durum özellikle kalp ve tansiyon hastaları için ciddi risk oluşturabiliyor.
Baş dönmesi, mide bulantısı, tansiyon düşmesi, yorgunluk ve ileri vakalarda bilinç kaybı görülebiliyor.
Güneşten Korunun, Hafif Beslenin
Doktorlar, günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneş altında kalınmamasını, spor ve ağır fiziksel aktivitelerin sabah erken ya da akşam saatlerine bırakılmasını tavsiye ediyor.
Ayrıca hafif yemeklerin tercih edilmesi, alkol tüketiminden kaçınılması ve kavun, salatalık ile domates gibi su oranı yüksek gıdaların tüketilmesi öneriliyor.
Soğuk Suya Aniden Atlamayın
Uzmanlar, aşırı ısınmış vücutla aniden soğuk suya girmenin kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Risk grubundaki kişilerde bu durum ciddi ritim bozukluklarına, hatta kalp krizine kadar uzanan sonuçlar doğurabiliyor. Çocukların ise yüzme sırasında mutlaka gözetim altında tutulması gerektiği vurgulanıyor.