AVUSTURYA

Avusturya'da Uzaklaştırma Kararlarının İhlali Endişe Yarattı: 2025'te 2.222 Vaka

Avusturya'da aile içi şiddet ve kadınlara yönelik şiddetle mücadelede önemli bir koruma aracı olan uzaklaştırma ve yaklaşmama kararlarının ihlal edilme oranı dikkat çekti. İçişleri Bakanı Gerhard Karner'in parlamentoya sunduğu verilere göre, 2025 yılında ülke genelinde toplam 14 bin 101 uzaklaştırma ve sınır dışı etme kararı verildi. Ancak bu kararların 2 bin 222'si ihlal edildi.

VİYANA - SNmedia.at/Veriler, yaklaşık her altı vakadan birinde şiddeti önlemeye yönelik tedbirlerin dikkate alınmadığını ortaya koydu. Yeşiller Partisi Kadın Sözcüsü Meri Disoski, açıklanan rakamların endişe verici olduğunu belirterek mevcut sistemin yetersizliklerine dikkat çekti.

Disoski, uzaklaştırma kararlarının uygulanmasının yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, şiddet mağdurlarının daha etkin korunması için yeni önlemler alınmasını talep etti.

“Şiddet Riski Bilimsel Olarak Değerlendirilmeli”

Disoski'ye göre Avusturya'da aile içi şiddet vakalarında risk değerlendirmesi için ülke genelinde kullanılan standart ve bilimsel bir sistem bulunmuyor.

Yeşiller Partili siyasetçi, yüksek risk taşıyan faillerin tespit edilmesini sağlayacak ortak bir değerlendirme mekanizmasının acilen oluşturulması gerektiğini söyledi.

Elektronik Takip Sistemi Talebi

Tartışmaların merkezinde ise elektronik izleme uygulaması yer alıyor. Disoski, yüksek riskli şiddet faillerinin elektronik olarak takip edilmesini sağlayacak sistemlerin hâlâ devreye alınmadığını belirterek hükümeti eleştirdi.

Yeşiller Partisi, elektronik tehdit izleme sistemlerinin bir an önce uygulanmasını ve uzaklaştırma kararlarını ihlal eden kişiler için daha sert ve zorunlu yaptırımlar getirilmesini istiyor.

“Koruma Şansa Bağlı Olmamalı”

Meri Disoski açıklamasında, “Şiddetten korunma, insanların yaşadığı bölgeye veya şansa bağlı olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Kadın hakları savunucuları da uzaklaştırma kararlarının etkili şekilde denetlenmemesi halinde mağdurların yeniden risk altında kalabileceğine dikkat çekiyor.

Uzmanlar, aile içi şiddetle mücadelede yalnızca uzaklaştırma kararlarının yeterli olmadığını, etkin takip, risk analizi ve elektronik gözetim gibi uygulamaların da sistemin bir parçası olması gerektiğini belirtiyor.