AVUSTURYA

Avusturya’da işyerinde şiddet vakaları dört yılda yaklaşık yüzde 65 arttı

Avusturya’da işyerlerinde çalışanlara yönelik şiddet vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Avusturya İşçi Tazminat Kurumu’nun (AUVA) verilerine göre, 2025 yılında yaklaşık 1.750 şiddet kaynaklı iş kazası kayıtlara geçti. Bu rakam, 2021’den bu yana vakaların neredeyse üçte iki oranında arttığını ortaya koyuyor. Yetkililer ise resmi istatistiklerin sorunun yalnızca görünen kısmını yansıttığına dikkat çekiyor.

VİYANA - SNmedia.at/AUVA’nın istatistiklerine yalnızca fiziksel şiddet sonucunda çalışanın iş göremez hale geldiği ve hastalık izni aldığı olaylar dahil ediliyor. Psikolojik şiddet, sözlü taciz ve cinsel taciz gibi vakalar ise bu rakamlarda yer almıyor.

Ayrıca polis ve memurlar gibi farklı sigorta sistemlerine bağlı çalışanların karşılaştığı olaylar da AUVA verilerinin dışında kalıyor.

AUVA Önleme Direktörü Caroline Krammer, bu nedenle gerçek vaka sayısının açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceğine işaret ederek, “İşyerinde şiddet artık marjinal bir olay değil” değerlendirmesinde bulundu.

Saldırıların üçte ikisi müşteriler ve dışarıdan kişilerden

Verilere göre şiddet kaynaklı iş kazalarının yaklaşık üçte ikisinde saldırganlar şirket dışından geliyor. Müşteriler, yolcular, hastalar veya hizmet alan diğer kişiler çalışanlara yönelik saldırıların önemli bölümünden sorumlu.

Ancak işyerinin içerisindeki şiddet de yükselişte. Vakaların yaklaşık üçte birinde saldırganın bir meslektaş veya yönetici olduğu belirtiliyor.

Krammer, rakamların arkasında “yumruklanan, itilen, tekmelenen ve ısırılan” çalışanların bulunduğunu vurguladı.

Sağlık, bakım ve toplu taşıma çalışanları risk altında

Şiddetin en yoğun görüldüğü alanların başında sağlık ve sosyal bakım sektörleri geliyor. Bakım çalışanlarının hakaret, sözlü saldırı, saç çekme ve ısırma gibi olaylarla karşılaşabildiği belirtiliyor.

Perakende, otelcilik ve toplu taşıma da yüksek riskli sektörler arasında gösteriliyor. Özellikle trenlerde bilet kontrolü yapan personelin biletsiz yolcular tarafından hakarete uğraması, tehdit edilmesi veya üzerlerine tükürülmesi örnekler arasında yer alıyor.

Otelcilik ve turizm sektöründe ise özellikle kadın çalışanların karşılaştığı cinsel taciz önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.

Kadın çalışanlar daha fazla etkileniyor

AUVA’ya göre kadınlar işyerindeki şiddetten orantısız biçimde etkileniyor. Bunun önemli nedenlerinden biri, kadınların sağlık, bakım, sosyal hizmetler ve hizmet sektörlerinde yoğun şekilde çalışması.

Ayrıca istatistiklerde yeterince görünmeyen sözlü ve cinsel taciz vakalarında da kadınların daha sık mağdur olduğu belirtiliyor.

Şiddetin sonuçları yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmıyor. Uzmanlara göre mağdurlarda stres, kaygı ve psikolojik travmanın yanı sıra uzun süreli sağlık problemleri gelişebiliyor. Uzayan hastalık izinleri de işletmeler açısından ekonomik kayıplara yol açıyor.

Sendikalardan şirketlere “net kurallar” çağrısı

Avusturya Sendikalar Federasyonu (ÖGB), birçok işyerinde şiddet veya taciz yaşandığında çalışanların nasıl hareket edeceğine ilişkin yeterince açık prosedür bulunmadığını belirtiyor.

Çalışanların kimi zaman olayı kime bildireceklerini dahi bilmediğine dikkat çekilirken, şirketlerde açık davranış kurallarının oluşturulması ve mağdurların başvurabileceği sorumlu kişilerin belirlenmesi öneriliyor.

ÖGB işçi koruma uzmanı Dinah Djalinous-Glatz da mevcut iş güvenliği yükümlülüklerinin işyerlerindeki yeni riskler dikkate alınarak daha açık şekilde tanımlanmasını istedi.

“Şiddet işin bir parçası değildir”

Vida Sendikası ise birçok olayın korku nedeniyle veya çalışanların şiddeti mesleğin doğal bir parçası olarak görmesi yüzünden bildirilmediğine dikkat çekiyor.

Vida Federal Kadın Başkan Yardımcısı Yvonne Rychly, çalışanlara yönelik şiddete karşı sıfır tolerans politikası uygulanması gerektiğini belirterek, “İşyerinde şiddet mesleki bir risk değildir ve asla işin bir parçası olarak kabul edilmemelidir” mesajını verdi.

Uzmanlar, çalışanların karşılaştıkları şiddet ve tacizi bildirmeleri, şirketlerin ise failleri korumayan açık mekanizmalar oluşturması gerektiğini vurguluyor. Mağdurlara işçi temsilcilikleri, sendikalar veya AUVA’dan destek almaları tavsiye ediliyor.