☰
✕
AVUSTURYA

Avusturya’da Aile Birleşimi Kotası Krizi: Hukuk Uzmanından Hükümete AB Hukuku Uyarısı!

Avusturya hükümetinin mülteciler için aile birleşimini yıllık 314 kişiyle sınırlandırmayı öngören düzenlemesi tartışma yarattı. Avrupa hukuku uzmanı Prof. Franz Leidenmühler, uygulamanın Avrupa Birliği hukukuna aykırı olduğunu savunarak Avusturya hakkında AB tarafından ihlal prosedürü başlatılabileceği uyarısında bulundu.

VİYANA - SNmedia.at/Avusturya'da hükümetin mülteci statüsü tanınan kişiler ve ikincil koruma sahiplerinin aile üyelerini ülkeye getirmesine yönelik hazırladığı yeni düzenleme, hukuki tartışmaların merkezine yerleşti.

Der Standard'ın 3 Kasım 2026 tarihli haberine göre, İçişleri Bakanlığının planı kapsamında 2026 ve 2027 yıllarında aile birleşimi için 314'er kişilik kontenjan ayrılması öngörülüyor.

Ancak Johannes Kepler Üniversitesi Linz Avrupa Hukuku Enstitüsü Başkanı Franz Leidenmühler, hazırladığı hukuki değerlendirmede kotanın büyüklüğünden bağımsız olarak böyle bir sınırlamanın AB hukukuyla bağdaşmadığını ileri sürdü.

Hükümet Sosyal ve Eğitim Sistemindeki Yükü Gerekçe Gösteriyor

Avusturya hükümeti, Mart 2025'ten itibaren aile birleşimini istisnai durumlar dışında askıya almıştı.

Kararın gerekçesi olarak ülkenin sosyal yardım ve eğitim sistemlerinin aşırı yük altında olması gösterilmişti.

Söz konusu askıya alma uygulamasının süresi dolarken hükümet, aile birleşimini gelecekte belirli kontenjanlar üzerinden düzenlemeyi amaçlayan yeni bir sistem üzerinde çalışmaya başladı.

Ekim ayında kamuoyunun görüşüne sunulan düzenleme taslağı, koruma statüsüne sahip kişilerin çekirdek aile üyelerinin Avusturya'ya kabul edilmesini sayısal sınırlamalara bağlamayı hedefliyor.

Hukuk Uzmanı: AB Hukuku Bireysel Hak Tanıyor

Avrupa hukuku uzmanı Leidenmühler'e göre, AB mevzuatı aile birleşimi konusunda bireylere belirli koşullar altında doğrudan haklar tanıyor.

Bu nedenle aile birleşiminin genel bir kota uygulamasıyla sınırlandırılması hukuki sorunlar doğurabilir.

Leidenmühler, AB hukukunda kamu düzeninin korunmasına ilişkin istisnai hükümlerin üye devletler tarafından genel bir sınırlama gerekçesi olarak kullanılamayacağını belirtti.

Avrupa Birliği Adalet Divanının geçmiş kararlarına dikkat çeken uzman, söz konusu istisnaların yalnızca özel durumlarda uygulanabileceğini savundu.

Avusturya Hakkında AB İhlal Süreci Başlatılabilir

Leidenmühler, aile birleşimine getirilen kotanın yürürlüğe girmesi halinde Avusturya'nın Avrupa Birliği düzeyinde bir ihlal prosedürüyle karşı karşıya kalabileceğini öngörüyor.

Uzman, ulusal mahkemelerin de AB hukukunun ilgili hükümlerini doğrudan uygulayabileceğini ifade etti.

Bu süreçte Avrupa Birliği Adalet Divanından ön karar talep edilmesi ve ardından aile birleşimi başvurularının AB hukukuna uygun şekilde değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Aile Birleşimi Başvurularında Belirsizlik

Yeni kota düzenlemesi, Avusturya'da koruma statüsüne sahip olup eşlerini ve çocuklarını yanlarına getirmek isteyen kişiler açısından önem taşıyor.

Hukuki tartışmanın merkezinde, devletin göç yönetimi ve kamu hizmetlerinin kapasitesini koruma hedefi ile AB hukukundan kaynaklanan aile birleşimi hakları arasındaki denge bulunuyor.

Hükümetin planladığı 314 kişilik kontenjanın hukuken uygulanabilir olup olmadığı ise henüz kesinleşmiş değil.

Uzmanın değerlendirmesi, mahkemeler tarafından verilmiş bağlayıcı bir karar niteliği taşımıyor. Ancak düzenlemenin kabul edilmesi halinde yeni hukuki itirazların gündeme gelmesi bekleniyor.