VİYANA - SNmedia.at/Açıklama, İsrail'in Suriye'nin kuzeyinde ve Türkiye sınırına yaklaşık 70 km. uzaklıkta bir hava üssünü "Türkiye'nin askeri yığınak yapacağı" iddiasıyla vurmasından üç gün sonra geldi.
İsrail Başbakanlığı'nın sosyal medya hesabından 21 Ağustos'ta yapılan yazılı açıklamada "Erdoğan Kürtleri katletmiş, Hamas teröristlerine ev sahipliği yapan, Kıbrıs'ın yarısını işgal eden, kendisine karşı çıkan gazeteci siyasetçileri daha önce görülmemiş çapta hapseden bir antisemitik diktatördür" ifadeleri yer aldı.
İsrail'in Ortadoğu'daki tek gerçek demokrasi olduğunu iddia eden İsrail Başbakanlığı, "Erdoğan'ın İsrail liderlerini ve askerlerini korkutmaya yönelik acınası girişimleri bir sonuç vermeyecek" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Netanyahu'nun açıklaması, "tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesi" olarak değerlendirildi.
"İsrail'de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir" denildi.
"İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 21 Ağustos'ta Netanyahu hakkında "soykırım" suçundan yürütülen kovuşturma kapsamında Interpol tarafından kırmızı bülten yayımlanmasının talep edildiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce İsrail hükümeti için "radikal görüşlerini faşist bir ideolojiye dönüştürmüş bir katil şebekesi" demiş, İsrail başbakanı için de "Netanyahu ideolojik olarak Hitler'e bağlıdır. Hitler, yenilgisini öngöremediği gibi Netanyahu da sonunda aynı kaderi paylaşacaktır" ifadelerini kullanmıştı.
Netanyahu'dan bir gün önce de İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımda "Erdoğan Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklüyor" ifadelerini kullandı.
İsrail'de sağ çizgideki medya, İsrail'in Türkiye sınırına yakın bir Suriye hava üssünü vurmasının ardından Ankara ile gerilimin tırmanma ihtimaline işaret eden değerlendirmeler yayımladı.
İsrail medyası Ebu Zuhur Hava Üssü saldırısını nasıl yorumladı?
Öte yandan Türk Milli Savunma Bakanlığı da bölgede Türk askeri olmadığını söyledi ve İsrail'in iddialarını yalanladı.
MSB'nin haftalık basın toplantısındaki değerlendirmede İsrail'e "pervasız saldırılarına son vermesi" çağrısı da yapıldı.
MSB: Ebu Zuhur Hava Üssü'nde Türk askeri yoktu
Suriye de İsrail'in iddialarını yalanladı; İsrail'in vurduğu üste Türk askeri varlığına dair bir plan olmadığını vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'deki hava üssüne saldıran İsrail'e "Türkiye'nin sabrını sınamaktan vazgeçin" çağrısı yaptı.
"Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur" dedi.
Bahçeli olası bir saldırıya karşı Ankara'nın, "asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye'nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir" dedi.
Bahçeli'den İsrail'e uyarı: Türkiye doğacak sonuçlardan sorumlu olmayacağını ilan etmeli
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye hava üssüne saldırısını gereksiz bir gerginlik olarak nitelendirdi.
ABD'nin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışma önleme mekanizması kurmak için çalıştığını söyledi.
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Huckabee de 19 Ağustos'taki röportajında "Gergin bir bölge, herkes oldukça gergin var, birisi tehdit hissettiğinde tepkiler oluyor" dedi.
Huckabee, hava üssü saldırısıyla ilgili İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesini tehdit olarak değerlendirdiğini söyledi.