VİYANA - SNmedia.at/ABD Başkanı Donald Trump, görüşmelere dolaylı yoldan dahil olacağını söyledi.
Anlaşma olasılığı sorulan Trump, İran'ın sert müzakereler istediğini ancak geçen yaz ABD'nin İran nükleer tesislerini bombalamasıyla bu sert tavrın sonuçlarını öğrendiklerini söyledi.
İranlıların bu kez müzakere etmeye motive olduklarını ima eden ABD Başkanı, "Anlaşma yapmamanın sonuçlarını görmek istemediklerini düşünüyorum" dedi.
MASADA NELER VAR?
Masadaki başlıca konulardan bir İran'ın nükleer programını kısıtlaması.
Müzakereler öncesi Tahran'ın masaya oturmak için öne sürdüğü şartlardan biri de sadece nükleer konuların konuşulmasıydı. Ancak Amerikan tarafının ele almak istediği konular arasında Tahran balistik füze üretimini kısıtlaması da bulunuyor.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkilinin ifadesine göre ise olası anlaşmanın sürdürülebilir olması için Amerikan tarafının da ekonomik çıkar sağlaması gerekiyor.
Tahran'ın Washington'a petrol ve doğalgaz sahalarında ortaklık, madencilik yatırımları ve sivil uçak alımları gibi önerilerinin olduğu belirtiliyor.
Görüşmeler, dolaylı olarak Umman aracılığıyla ilerliyor.
HAMANEY'DEN ABD'YE MESAJ
İran Dini Lideri Ali Hamaney, görüşmelerin gerçekleştiği Salı günü ABD Başkanı Donald Trump'a seslendi. Hamaney, “İran İslam Cumhuriyeti'ni yıkmayı sen de başaramayacaksın” dedi.
Hamaney, “ABD Başkanı ordularının dünyanın en güçlüsü olduğunu söylüyor ama dünyanın en güçlü ordusu bazen öyle sert bir tokat yer ki, kalkamaz” ifadelerini kullandı. İran Dini Lideri “Bir ABD savaş gemisinden daha tehlikeli olacak şey o gemiyi denizin dibine gönderebilen silahtır.” dedi.
BURAYA NASIL GELİNDİ?
İran ile ABD arasında, Haziran 2025'te İsrail ve ABD'nin İran'a saldırıları sonrasında kesintiye uğrayan nükleer görüşmeler, Umman'da 6 Şubat'ta yeniden yapılmıştı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile yapılan görüşmeler için "İran ile ABD arasında Maskat'taki müzakereler, tarafların görüşmeleri sürdürme yönünde mutabakata varmasıyla sona erdi." demişti.
Müzakereler, Tahran-Washington arasında tansiyonun yeniden yükseldiği, Washington'un Tahran'a karşı bölgede askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşmişti.