VİYANA - SNmedia.at/Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un daveti üzerine Seul'e yaptığı ziyaret öncesinde Yonhap'a verdiği mülakatta Türkiye-Güney Kore ilişkilerini değerlendirdi.
Ziyaretin amacının iki ülke arasındaki siyasi diyaloğu güçlendirmek ve ekonomik ilişkileri canlandırmak olduğunu belirten Erdoğan, Güney Kore ile nükleer enerji, savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanlarında iş birliğini geliştirmek istediklerini söyledi.
Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki Sinop'ta ikinci nükleer santralini kurma planına değinen Erdoğan, Güney Kore'yi bu projede önemli bir potansiyel ortak olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
Ankara ve Seul, Lee Jae Myung'un geçen yıl Türkiye'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında nükleer enerji alanında işbirliği mutabakatı imzalamıştı. Mutabakat; reaktör teknolojisi, saha değerlendirmesi, lisanslama, finansman ve iş modelleri gibi başlıklarda işbirliğini kapsıyor.
Erdoğan, anlaşmanın ardından Güney Kore'nin devlete ait Korea Electric Power Corporation (KEPCO) şirketiyle kapsamlı ön fizibilite çalışmaları yürütüldüğünü ve projenin teknik ve ekonomik koşullarının değerlendirilmeye devam ettiğini belirtti.
Güney Kore ile bu konudaki müzakerelere büyük önem verdiklerini söyleyen Erdoğan, "Koreli dostlarımızın nükleer enerji alanındaki tecrübesini biliyoruz. Geçtiğimiz yıl imzaladığımız mutabakat zaptının ardından KEPCO ile ön fizibilite kapsamında önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Projenin teknik ve ekonomik şartları ile yatırım modeli üzerinde değerlendirmelerimizi sürdürüyoruz. Elektriğin hangi maliyetle üretileceği, yatırımın nasıl finanse edileceği ve projenin Türkiye ekonomisine kazandıracakları nihai kararda belirleyici olacaktır," ifadelerini kullandı.
Erdoğan, diğer ülkelerle yürütülen temasların da değerlendirildiğini söyleyerek, bütün seçeneklerin Türkiye'nin ulusal çıkarları doğrultusunda ele alındığını ifade etti.
Savunma sanayii ve ileri teknolojide işbirliği hedefi
Nükleer enerjinin yanı sıra savunma sanayii, yarı iletkenler, robotik sistemler, yapay zeka ve diğer ileri teknoloji alanlarında da ikili işbirliğini genişletmek istediklerini belirten Erdoğan, mevcut fırsatları somut girişimlere dönüştürmeyi ve karşılıklı yatırımları artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Güney Kore'nin Türkiye'de geliştirilen PD170 turbo dizel uçak motoruna gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, iki ülkenin insansız hava araçları, motor teknolojileri ve elektronik sistemler gibi alanlarda savunma sanayii işbirliğini geliştirebileceğini ifade etti.
Güney Koreli şirketlere Türkiye'deki yatırımlarını artırma ve Türk firmalarıyla ortaklıklarını derinleştirme çağrısı yapan Erdoğan, özellikle ortak üretim ve teknoloji geliştirme alanlarında daha fazla işbirliği istediklerini kaydetti.
Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve stratejik konumunun Güney Koreli yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu söyleyen Erdoğan, Güney Kore'nin teknoloji ve inovasyon alanındaki birikimiyle Türkiye'nin üretim gücünün bir araya getirilmesinin daha büyük başarılara imkan sağlayabileceğini dile getirdi.
Mevcut işbirliğine örnek olarak Hyundai Motor Group'un Türkiye'deki uzun yıllara dayanan otomotiv üretim faaliyetlerini ve POSCO'nun çelik sektöründeki yatırımlarını gösteren Erdoğan, Hyundai'nin İzmit'teki fabrikasında elektrikli araç üretimine başlamasını da memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Türkiye-Güney Kore ticaretinde dengesizlik
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere de değinen Erdoğan, Türkiye ile Güney Kore arasında ikili ticaret hacminin dağılımında ciddi bir dengesizlik görüldüğüne dikkati çekti.
"2025 yılında Kore'ye ihracatımız yaklaşık 1,14 milyar dolar olurken ithalatımız 10,26 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Biz, bu farkın azaltılmasını, ticaretimizin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını istiyoruz," diyen Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Erdoğan ayrıca, bu hedef doğrultusunda ticaretin daha dengeli bir yapıya kavuşturulmasını, yatırımların artırılmasını ve üretim alanında daha yakın işbirliği kurulmasını önemsediklerini söyledi.
Hürmüz Boğazı krizi ve alternatif ticaret güzergahları
Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki ciddi güvenlik risklerinin küresel enerji piyasalarını ve ticaret güzergahlarını etkilediğini belirterek, uluslararası ticaret için güvenilir alternatif rotalar geliştirmenin önemine işaret etti.
Yaşanan krizin bu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasındaki ulaştırma ve lojistik bağlantılarını geliştirmeye çalıştığını ifade etti. Bu kapsamda tarihi Hicaz Demiryolu'nu yeniden canlandırmaya yönelik planlara da değindi.