BİLİM

Dünya'nın iç çekirdeği dönmeyi bıraktı iddiası: Günlerin uzamasına mı neden oldu?

Gezegenimiz Dünya birçok farklı katmandan oluşuyor. Gezegenin merkezinde iç çekirdek olarak adlandırılan devasa bir top olunduğu biliniyor. Bu devasa top Dünya'nın ekseniyle aynı yönde dönüyordu. Yapılan yeni bir çalışmaya göre iç çekirdekteki hareketlilik durdu. Bilim dünyasını ikiye bölen çalışmaya göre iç çekirdek tam tersi bir yönde dönmeye başlayabilir. Ayrıca dönüş hızındaki bu yavaşlıkla Dünya'daki günlerin uzaması arasında bir bağlantı tespit edildiği de öne sürüldü.

Ayağımızın çok altında bir dev ateş topu bize karşı hareket etmeye başlamış olabilir.

Pazartesi günü yayımlanan bir araştırmaya göre, Plüton büyüklüğünde sıcak bir demir top olan Dünya'nın iç çekirdeğinden elde edilen veriler ilginç bir sonuca işaret ediyor. İç çekirdek normalde yaptığı gibi gezegenin geri kalanıyla aynı yönde dönmeyi bıraktı ve hatta başka yöne dönüyor olabilir.

Üzerinde yaşadığımız yüzeyin yaklaşık 5.000 kilometre altında bulunan "gezegen içindeki gezegen" sıvı metal dış çekirdekte yüzdüğü için bağımsız olarak dönebilir.

Loading...

İç çekirdeğin tam olarak nasıl döndüğü, bilim insanları arasında süregelen bir tartışma konusu. Son araştırmalarla bu tartışmaların daha da alevlenmesi bekleniyor.

Depremler veya bazen nükleer patlamalar tarafından yaratılan- sismik dalgalardaki küçük farklılıkları ölçerken toplanılan veriler insanlığın iç çekirdek hakkındaki az miktarda bilgisini oluşturuyor.

Nature Geoscience dergisinde yayımlanan ve iç çekirdeğin hareketlerini takip etmek isteyen yeni araştırma, son altmış yılda tekrarlayan depremlerden sismik dalgaları analiz etti.

Çalışmanın yazarları, Çin Pekin Üniversitesi'nden Xiaodong Song ve Yi Yang, iç çekirdeğin dönüşünün "2009 civarında neredeyse durma noktasına geldiğini ve ardından ters yöne döndüğünü" tespit ettiklerini öne sürdü.

İki araştırmacı "İç çekirdeğin Dünya yüzeyine göre bir salıncak gibi ileri geri döndüğüne inanıyoruz." dediler.

Song ve Yang, "Salınımın bir döngüsü yaklaşık yetmiş yıldır, yani kabaca her 35 yılda bir yön değiştiriyor." diye eklediler.

Daha önce 1970'lerin başında yön değiştirdiğini ve bir sonraki dönüşün 2040'ların ortalarında olacağını tahmin ettiklerini söylediler.

Araştırmacılar, Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönmesi için geçen süredeki küçük farklılıkları "günün uzunluğu" olarak adlandırılan değişikliklerle aynı çizgide olduğunu belirtti. Yani iç çekirdekteki dönme yavaşlayınca günler de uzamaya başlıyor.

İç çekirdekteki hareketlerin biz yüzey sakinleri üzerinde çok fazla etkisi olduğunu gösteren çok az şey var.

Ancak araştırmacılar, iç çekirdekten yüzeye kadar Dünya'nın tüm katmanları arasında fiziksel bağlantılar olduğuna inandıklarını söylüyor.

İki bilim insanı "Çalışmamızın bazı araştırmacıları tüm Dünya'yı entegre bir dinamik sistem olarak ele alan modeller inşa etmeye ve test etmeye motive edeceğini umuyoruz" diye konuştu.

İTİRAZLAR DA VAR

Çalışmada yer almayan uzmanlar, bulguları hakkında temkinli davrandıklarını ifade ederek, diğer birkaç teoriye işaret etti ve Dünya'nın merkezi hakkında birçok gizemin kaldığı konusunda uyarıda bulundu.

Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden bir sismolog olan John Vidale çalışmanın dikkatlice yapıldığını belirtesede "Modellerin hiçbiri bence tüm verileri çok iyi açıklamıyor." yorumunu yaptı.

Vidale, geçen yıl iç çekirdeğin çok daha hızlı salındığını ve altı yılda bir yön değiştirdiğini öne süren bir araştırma yayımladı. Çalışmaları, 1960'ların sonlarında ve 1970'lerin başlarında meydana gelen iki nükleer patlamadan kaynaklanan sismik dalgalara dayanıyordu.

Bu zaman çerçevesi, Pazartesi günkü araştırmanın iç çekirdeğin en son yön değiştirdiğini söylediği döneme denk geliyor ve Vidale'ye göre bu bir tesadüf.

JEOFİZİKÇİLER 'BÖLÜNDÜ'

Vidale'in bazı iyi kanıtlara sahip olduğunu söylediği başka bir teori, iç çekirdeğin yalnızca 2001'den 2013'e kadar önemli ölçüde hareket ettiği ve o zamandan beri olduğu yerde kaldığıdır.

Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde jeofizikçi olan Hrvoje Tkalciç, iç çekirdeğin döngüsünün son çalışmada önerilen 70 yılda bir değil, her 20 ila 30 yılda bir olduğunu öne süren bir araştırma yayımladı.

Tkalciç, "Bu matematiksel modellerin tümü büyük olasılıkla yanlış çünkü gözlemlenen verileri açıklıyorlar" dedi.

Araştırmacı Tkalciç, sismologları "hastaların vücutlarının iç organlarını kusurlu veya sınırlı ekipman kullanarak inceleyen" doktorlarla karşılaştırdı.

Tomografi gibi bir şey olmadığı için, "Dünyanın iç kısmına ilişkin görüntümüz hâlâ bulanık," dedi ve ileride daha fazla sürpriz olacağını tahmin etti.

Kaynak: NTV