AVUSTURYA

AB’den Yeni Geri Gönderme Planı: Üçüncü Ülkelerde Sınır Dışı Merkezlerinin Önü Açılıyor

Avrupa Birliği, iltica ve sınır dışı politikalarında tartışma yaratacak yeni bir adım attı. Avrupa Parlamentosu ile AB üyesi ülkeler, uzun süren müzakerelerin ardından üçüncü ülkelerde “geri gönderme merkezleri” kurulmasını ve sınır dışı süreçlerinin sertleştirilmesini öngören düzenleme üzerinde anlaşmaya vardı.

VİYANA - SNmedia.at/Yeni düzenleme, sığınma başvurusu reddedilen kişilerin AB dışındaki merkezlerde tutulmasının önünü açarken, gözaltı sürelerinin uzatılması ve sınır dışı süreçlerinde daha sıkı uygulamaların hayata geçirilmesini de içeriyor.

Amaç Daha Fazla Sınır Dışı

AB Komisyonu’nun verilerine göre Avrupa’da sınır dışı kararı verilen kişilerin yalnızca yaklaşık yüzde 28’i geri gönderilebiliyor. Yeni sistemle birlikte bu oranın artırılması hedefleniyor.

Kurulması planlanan geri gönderme merkezleri, özellikle kendi ülkeleri tarafından kabul edilmeyen veya AB ülkeleriyle diplomatik sorunlar yaşayan düzensiz göçmenler için kullanılacak.

AB Göç Komiseri Magnus Brunner, yeni kurallar sayesinde geri gönderme süreçlerinde “daha fazla kontrol” sağlanacağını söyledi.

Uganda, Ruanda ve Kazakistan Gündemde

Merkezlerin hangi ülkelerde kurulacağı henüz netleşmedi. Ancak Avrupa basınında Uganda, Ruanda ve Kazakistan’ın olası seçenekler arasında yer aldığı belirtiliyor.

Plan kapsamında üçüncü ülkelerle özel anlaşmalar yapılacak. Bu ülkelerin, geri gönderilecek kişilere barınma sağlaması karşılığında mali destek veya vize kolaylığı gibi ayrıcalıklar elde edebileceği ifade ediliyor.

Çocuklu Aileler de Kapsamda

Yeni kurallarda refakatsiz çocukların sistem dışında tutulacağı belirtilse de çocuklu ailelerin sınır dışı süreçlerine dahil edilebileceği kaydedildi.

Düzenleme ayrıca, sığınma başvurusu reddedilen kişilerin kendi sınır dışı süreçlerinde iş birliği yapmasını zorunlu hale getiriyor. İş birliği yapmayan kişiler için sosyal yardımların azaltılması, seyahat belgelerine el konulması ve daha uzun süreli gözaltı gibi yaptırımlar uygulanabilecek.

Gözaltı Süresi 30 Aya Çıkabilir

AB kaynaklarına göre mevcut düzenleme kapsamında geri gönderme öncesi gözaltı süresi 24 aya kadar uzatılabilecek. Bazı durumlarda buna altı aylık ek süre de eklenebilecek.

Ayrıca güvenlik tehdidi oluşturduğu değerlendirilen kişilerin gözaltında tutulmasının da önü açılıyor.

Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner, anlaşmayı “önemli ve doğru bir karar” olarak değerlendirdi ve tutarlı sınır dışı uygulamalarının gerekli olduğunu savundu.

İnsan Hakları Örgütlerinden Sert Tepki

Yeni düzenleme, insan hakları kuruluşlarının tepkisini çekti. Yardım kuruluşu PICUM’dan Silvia Carta, sistemin “acımasız bir sınır dışı ve gözaltı mekanizması” oluşturacağını söyledi.

Uluslararası Kurtarma Komitesi’nden Marta Welander ise hükümetlerin göçmenleri gözaltına alma ve sınır dışı etme konusunda çok daha geniş yetkilere sahip olacağını belirterek uygulamanın ciddi insan hakları riskleri taşıdığı uyarısında bulundu.

Eleştiriler arasında ailelerin parçalanması, insanların hiç bulunmadıkları ülkelere gönderilmesi ve uzun süreli göçmen gözaltıları da yer alıyor.

Ruanda Modeli Daha Önce Başarısız Olmuştu

İngiltere’nin geçmişte Ruanda modeliyle iltica başvurularını üçüncü ülkeye taşıma girişimi büyük tartışma yaratmış ve mahkeme kararları nedeniyle tam anlamıyla uygulanamamıştı.

Yaklaşık 830 milyon avroya mal olan plan, hukuki engeller nedeniyle başarısız olmuştu. Buna rağmen AB’nin benzer bir sistemi yeniden gündeme taşıması dikkat çekti.

Nihai Onay Bekleniyor

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin resmi onayı gerekiyor. Ancak AB kaynakları bunun büyük ölçüde formalite olduğunu belirtiyor.

Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde Avrupa’nın göç ve iltica politikalarında son yılların en sert uygulamalarından biri hayata geçmiş olacak.