Birkaç haftalık ateşkesin ardından 5 Mayıs Salı günü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Destansı Öfke Operasyonu'nun fiilen sona erdiğini söyledi. Fakat bu açıklama, çok daha uzun bir konuşmanın içinde neredeyse gizlenmişti.
Akla gelen soru şu: Kim kazandı? Cevap, hikayeyi kimin anlattığına bağlı.
İran'da devlet medyası, savaşı ülkenin dünyanın en güçlü askeri ittifakına karşı durduğuna ve yendiğine kanıt olarak sunuyor.
Washington'da Başkan Donald Trump ve yönetimi de zafer ilan ediyor ve hedeflerine ulaştıklarını sık sık dile getiriyor.
Ancak kamuoyu önündeki açıklamaların ötesinde, gerçek zaferin nerede olduğunu belirlemekte müzakereler artık savaşın kendisinden daha önemli hale geliyor.
Axios, Reuters ve diğer Amerikan medya kuruluşlarının haberlerine göre, Beyaz Saray, İran ile 14 maddelik bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya yakın olduğuna inanıyor. Bu belge, İran'ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı ve bölgesel gerilimler konusunda daha kapsamlı müzakereler için bir çerçeve oluşturacak.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ülkenin teklifi incelediğini ve yanıtını Pakistanlı arabulucular aracılığıyla paylaşacağını söyledi. Ancak bazı üst düzey İranlı siyasetçiler teklifi kamuoyu önünde reddetti.
İran parlamentosunun Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu sözcüsü X'te yaptığı bir açıklamada teklifi "Amerikan istek listesi" olarak nitelendirdi ve "Amerikalılar kaybettikleri bir savaşta hiçbir şey kazanmayacaklar" dedi.
Şimdiye kadar yayımlanan ayrıntılara göre, İran'ın nükleer faaliyetlerinin büyük bir bölümünü 20 yıl süreyle askıya alması, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu teslim etmesi ve kapsamlı uluslararası denetimlere izin vermesi gerekecek.