AVUSTURYA

AB Komiseri Brunner Taliban Görüşmelerini Savundu: “Bu Bir Tanıma Değil”

AB İçişleri Komiseri Magnus Brunner, Brüksel’de Taliban temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelere yönelik eleştirilere yanıt verdi. Brunner, görüşmelerin siyasi değil teknik düzeyde yapıldığını ve Afganistan’daki Taliban yönetiminin tanınması anlamına gelmediğini söyledi.

VİYANA - SNmedia.at/Avusturyalı siyasetçi, toplantılara 15 Avrupa Birliği ülkesinden uzmanların katıldığını, ancak siyasi temsilcilerin yer almadığını belirterek, “Taliban’a hiçbir taviz verilmiyor” ifadelerini kullandı.

Amaç Suçluların Geri Kabulü

Görüşmelerin temel amacının, Avrupa’da suç işleyen ve oturma hakkı bulunmayan Afgan vatandaşlarının ülkelerine geri gönderilebilmesi için gerekli teknik zemini oluşturmak olduğu açıklandı.

Brunner, Taliban yetkililerine uluslararası yükümlülüklerini hatırlattıklarını ve özellikle hüküm giymiş suçluların geri kabul edilmesi konusunda sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini vurguladı.

Avusturya da Talepte Bulunan Ülkeler Arasında

Geçtiğimiz yıl 20 AB üyesi ülke, Avrupa Komisyonu’na gönderdiği mektupla Afganistan’a sınır dışı süreçlerinin kolaylaştırılması için Taliban ile teknik görüşmeler başlatılmasını istemişti. Bu girişimi destekleyen ülkeler arasında Austria da yer aldı.

AB ülkeleri, önceliğin kamu düzeni ve ulusal güvenlik açısından tehdit oluşturduğu değerlendirilen kişilere verilmesini talep ediyor.

Vize Kararı Tepki Çekti

Taliban temsilcileriyle yapılan görüşmeler ve beş Taliban yetkilisine Belçika vizesi verilmesi, Avrupa genelinde tartışmalara neden oldu. İnsan hakları örgütleri ve bazı siyasi çevreler, bunun Taliban yönetimine dolaylı meşruiyet sağlayabileceği eleştirisinde bulundu.

AB Komisyonu ise görüşmelerin yalnızca teknik konularla sınırlı olduğunu ve Afganistan’daki mevcut yönetimin diplomatik olarak tanınması anlamına gelmediğini savunuyor.

Göç Baskısı ve Güvenlik Kaygıları

Afganistan’dan Avrupa’ya yönelik düzensiz göçün sürmesi ve bazı ülkelerde sınır dışı kararlarının uygulanamaması, AB’yi yeni çözümler aramaya yöneltiyor. Brüksel yönetimi, bir yandan insan hakları standartlarını korumaya çalışırken diğer yandan kamu güvenliği gerekçesiyle geri gönderme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.