AVRUPA

AB, çevresel kaygılara rağmen Türkiye'ye plastik atık göndermeye devam mı edecek?

Akdeniz'de biriken plastik parçacıklar tartışma yaratırken, Adana'daki sulama kanallarından denizlere saatte 5,3 milyardan fazla mikroplastik parçacığı taşındığı hesaplanıyor. Ancak bu tabloya rağmen AB, Türkiye'ye her yıl yüz binlerce ton plastik atık göndermeye devam etme kararı aldı.

Bu yaz Türkiye'de Akdeniz Bölgesi'nin en önemli gündemlerinden biri mikroplastik kirliliğiydi. Turizm sektöründen itirazlarla gündeme gelen kirlilik tartışması, Adana ve Mersin'deki atıkların etkisiyle başlayarak, Alanya, Kemer, Fethiye ve Antalya sahillerine kadar yayılmıştı.

Sahillerde ve suda biriken plastik parçacıkların görüntüleri sosyal medyada tartışma yaratırken, Adana'daki sulama kanallarından denizlere saatte 5,3 milyardan fazla mikroplastik parçacığı taşındığı hesaplanmıştı.

Peki Adana'daki bu plastik kirliliğinin kaynağı neydi?

Haziran 2020'de BBC'nin gerçekleştirdiği bir araştırma, Avrupa'nın plastik atıklarının Türkiye'de geri dönüşüm tesislerinin yoğun olduğu Adana'ya gönderdiğini ilk kez belgelemişti. Gazeteciler, Londra'da üç çöp poşetine GPS izleyiciler yerleştirerek İngiltere'deki bir süpermarketteki plastik atıkları takip etmiş, böylece atıkların yolculuğunun Adana'da son bulduğu gün yüzüne çıkmıştı.

Üstelik haberde, büyük miktarda plastik atığın geri dönüştürülmek yerine yol kenarlarına döküldüğü ve yakıldığı ifade ediliyordu. Greenpeace Almanya, Greenpeace Akdeniz ve İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün sonraki raporları, Türkiye'de ithal atıkların yasadışı yakılmasının zararlı sonuçlarını daha sonra birçok kez gündeme getirmişti.

Ancak bu tabloya rağmen, Avrupa Birliği (AB), Türkiye'ye her yıl yüz binlerce ton plastik atık göndermeye devam etme kararı aldı.

Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'deki atık yönetimine ilişkin 1 Eylül tarihli değerlendirmesinde ciddi sorunlara dikkat çekilmesine karşın, AB'den Türkiye'ye yapılan plastik atık sevkiyatlarının durdurulmasına gerek olmadığı sonucuna varıldı. Yani Türkiye'ye plastik çöp sevkiyatı devam edecek.

AB, atık sevkiyatının devam etmesine karar verdi
İlk olarak POLITICO'nun ulaştığı Avrupa Komisyonu değerlendirmesinde, Türkiye'nin AB'den gelen atıkları nasıl işlediğine dair endişelerin yer aldığı uzun bir listeye yer veriliyor.

Raporda özellikle plastik atıkların nasıl yönetildiğine ilişkin bilgilerin "sınırlı" olduğu, AB düzenlemelerinin Türkiye'de nasıl uygulandığı ve denetlendiği konusunda belirsizlik bulunduğu ve ilgili paydaşların politika uygulama süreçlerine katılımının yetersiz kaldığı belirtiliyor.

Komisyonun görüştüğü bazı paydaşlar, Türkiye'deki plastik atıkların yalnızca yaklaşık yüzde 10'unun geri dönüştürüldüğünü tahmin ediyor. Buna göre, atıkların büyük bölümü hâlâ depolama sahalarına gönderiliyor, uygun olmayan yöntemlerle bertaraf ediliyor veya çevreye karışıyor.

Raporda bu sorunların, AB'nin Atık Sevkiyatı Tüzüğü'nün 45. maddesi kapsamında Türkiye'ye yönelik atık ihracatının askıya alınması için potansiyel gerekçeler arasında değerlendirilebileceğine dikkat çekiliyor.

Buna rağmen AB'nin yürütme organı Avrupa Komisyonu, atık sevkiyatlarının devam etmesine karar verdi.

Türkiye geçen yıl AB'den 510 bin ton plastik atık aldı
Uzun yıllar boyunca AB'nin plastik atıklarının ana hedefi Çin'di. Ancak, 2018'de Çin, plastikler de dahil olmak üzere çeşitli atık türlerinin ithalatını yasaklayan "Ulusal Kılıç" politikasını uygulamaya koydu. Bu da ülkenin çöp ithalatında keskin bir düşüşü beraberinde getirdi.

Böylece ana hedef de Türkiye haline geldi. Komisyonun değerlendirmesine göre Türkiye, 2025'te AB'den 510 bin ton plastik atık ithal etti. Bu miktar, yaklaşık 25 milyar adet meşrubat şişesine eşdeğer.

Türkiye'ye gönderilen plastik atıklar, AB'nin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine yaptığı toplam plastik atık ihracatının yüzde 70'ini oluşturuyor. AB'nin dünyaya ihraç ettiği tüm plastik atıkların yüzde 36'sı Türkiye'ye gönderildi.

Kararın gerekçesi ne?
Oysa AB'nin Atık Sevkiyatı Tüzüğü, belirli atık türlerinin üçüncü ülkelere ihracatını sınırlandırıyor. Düzenleme kapsamında Avrupa Komisyonu'nun, büyük miktarda plastik atık ithal eden OECD ülkelerinde bu atıkların ciddi çevresel zarara veya sağlık sorunlarına yol açıp açmadığını 21 Mayıs'a kadar değerlendirmesi gerekiyordu.

Ancak değerlendirme gecikmeli tamamlandı ve 1 Eylül tarihli raporda, hem Türkiye'nin kendi plastik atıklarından hem de ithal edilen plastik atıklardan kaynaklanan "ciddi sorunlara" dikkat çekildi.

Buna rağmen Komisyon, Türkiye'ye yönelik ihracatın devam edebileceği sonucuna vardı.

Komisyona göre Türkiye, plastik atık yönetimine ilişkin yasal çerçevesini güçlendirdi ve mevcut mevzuat "genel olarak" uluslararası kurallar ve AB düzenlemeleriyle uyumlu hale geldi. Raporda ayrıca Türkiye'nin çevre mevzuatının uygulanması ve denetlenmesi konusunda ilerleme kaydettiği belirtildi.

Bu arada Türkiye'nin Çevre Kanunu, "tehlikeli, geri kazanımı mümkün olmayan ve bertaraf amaçlı" atıkların ithalatını yasaklıyor.

Diğer yandan, Türk yetkililer, Avrupa'dan gelen tehlikeli atıkların yakıldığı veya biriktirildiği yönündeki haberleri de yalanlıyor. İlgili makamlar, genellikle bu ithalatlardan "atık" olarak bahsetmekten kaçınıyor, bunun yerine bunları yerli üretim için gerekli olan "nitelikli hammaddeler" olarak tanımlıyor.

Çevre örgütleri ve uzmanlardan tepki
Avrupa Komisyonu'nun çöp ihracatına devam etme kararı çevre örgütleri ve uzmanların tepkisini çekiyor.

Çukurova Üniversitesi'nden çevre araştırmacısı ve Mikroplastik Araştırma Grubu Başkanı Dr. Sedat Gündoğdu, raporda değerlendirilen sorunlara rağmen atık ihraç etmeyi sürdürme kararının alınmasını bir çelişki olarak değerlendiriyor.

Euronews Türkçe'ye konuşan Gündoğdu, "Burada bir değerlendirme hatası var. Ben bunun Avrupa Birliği'nin çöp ihraç etmeye devam etmek istemesiyle ilişkili olduğunu düşünüyorum," dedi:

"Komisyon, Türkiye'nin atık yönetim yaklaşımına dair yasal düzenlemeleri Avrupa seviyesine çektiğini iddia ediyor. Avrupa Birliği'ndeki standartlar Türkiye'de olsaydı, zaten bu atıklar Türkiye'ye gelmezdi."