<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avusturya ve Avrupa Gündemine dair Son Dakika Haberleri snmedia.com'da!</title>
    <link>https://www.snmedia.at</link>
    <description>Avusturya ve Avrupa'ya dair Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik snmedia.com'da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.snmedia.at/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 12:10:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Simülasyon teorisinin mucidinden insanlığa uyarı: 'Dört büyük sorun var']]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/simulasyon-teorisinin-mucidinden-insanliga-uyari-dort-buyuk-sorun-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/simulasyon-teorisinin-mucidinden-insanliga-uyari-dort-buyuk-sorun-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Simülasyon tartışmalarının yanı sıra, yapay zeka tartışmalarının en etkili isimlerinden biri haline gelen Nick Bostrom, bugün bu konuda daha karmaşık ve kısmen daha iyimser bir tablo çiziyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Oxford Üniversitesi'ndeki çalışmalarıyla tanınan filozof Nick Bostrom, 2003 yılında ortaya attığı “simülasyonda yaşıyor olabileceğimiz” teorisiyle büyük yankı uyandırmıştı. Aradan geçen 20 yılda yapay zekâ tartışmalarının en etkili isimlerinden biri haline gelen Bostrom, bugün bu konuda daha karmaşık ve kısmen daha iyimser bir tablo çiziyor.</p>

<p>Bostrom, özellikle son birkaç yıldaki gelişmelerin hızından etkilendiğini açıkça ifade ediyor. “Her şey şu anda oluyor,” diyen filozof, yapay zekâdaki ilerlemenin beklediğinden daha hızlı gerçekleştiğini söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'AGI artık uzak bir ihtimal değil'</h2>

<p>Bostrom’a göre yapay genel zekâ (insan seviyesinde yapay zekâ / AGI), artık teorik bir ihtimal olmaktan çıkıp somut bir hedef haline geldi. İlginç olan ise filozofun bu gelişmeye bakışının zamanla değişmesi.</p>

<p>Geçmişte yapay zekâyı insanlık için büyük bir tehdit olarak tanımlayan Bostrom, bugün daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.</p>

<p></p>

<p>“İnsan uygarlığı başka yollarla da kendini yok edebilir. Bu durumda süper zekâyı deneme şansımız bile olmayabilir,” diyerek risk perspektifini genişletiyor.</p>

<p>Futurism'e göre, Bostrom’un en dikkat çekici değişimi ise yapay zekânın toplumsal etkilerine bakışında görülüyor. Filozof, ileri düzey yapay zekânın toplum yapısını kökten değiştirebileceğini ve bunun olumlu sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.</p>

<p>“Toplumun tamamen yeniden düzenlenmesi olumlu bir şey olabilir,” diyen Bostrom, teknolojinin yalnızca risk değil, aynı zamanda büyük bir fırsat sunduğunu da düşünüyor.</p>

<h2>Dört büyük sorun: İnsanlık ne yapacak?</h2>

<p>Bostrom’a göre insanlık, süper zekâya yaklaşırken dört temel sorunla yüzleşmek zorunda:</p>

<p>İlki, yapay zekânın insan değerleriyle uyumlu hale getirilmesi. İkincisi ise bu teknolojinin kötüye kullanılmasını önleyecek yönetim mekanizmalarının kurulması.</p>

<p>Ancak Bostrom’un dikkat çektiği diğer iki konu daha alışılmadık: “dijital zihinlerin” ahlaki statüsü ve gelecekte süper zekâların birbirleriyle çatışma ihtimali.</p>

<p>Bostrom, giderek daha karmaşık hale gelen yapay zekâ sistemlerinin bir noktada ahlaki statüye sahip olabileceğini öne sürüyor. Yani gelecekte bazı yapay zekâ sistemlerinin “hakları” olup olmayacağı tartışması gündeme gelebilir.</p>

<p>Bu fikir, bugün için spekülatif görünse de, yapay zekâ sistemlerinin giderek daha otonom hale gelmesiyle birlikte etik tartışmalarının merkezine yerleşebilir.</p>

<h2>Süper zekâlar arası 'barış' ihtimali</h2>

<p>Bostrom’un en sıra dışı senaryolarından biri ise farklı süper zekâların karşı karşıya gelmesi. Filozofa göre, eğer dünya dışı varlıklar ve onların gelişmiş yapay zekâ sistemleriyle karşılaşılırsa, insanlık bu sistemler arasında “arabulucu” rolü bile üstlenebilir.</p>

<p>Bu nedenle, geliştirilecek süper zekâların diğer olası “üst varlıklarla” uyumlu olacak şekilde tasarlanması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Bostrom’un en çarpıcı önerilerinden biri de ekonomi ve çalışma hayatına dair. Filozof, yapay zekâ sayesinde insanların çalışmak zorunda kalmadığı bir dünyayı hedef olarak görüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/simulasyon-teorisinin-mucidinden-insanliga-uyari-dort-buyuk-sorun-var</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/04/simulasyon-robot.png" type="image/jpeg" length="30987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Bilim kurgu gibi': Yeni bağışıklık sistemi tedavileri kanserle nasıl savaşıyor?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/bilim-kurgu-gibi-yeni-bagisiklik-sistemi-tedavileri-kanserle-nasil-savasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/bilim-kurgu-gibi-yeni-bagisiklik-sistemi-tedavileri-kanserle-nasil-savasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[71 yaşındaki Maureen Sideris, 2008 yılında kalın bağırsak kanseri tedavisi görürken ameliyat olmak zorunda kaldı. Tedavisi başarılı oldu ama ameliyat sonrası iyileşme süreci oldukça zorlu geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>New York'ta yaşayan Sideris'e 14 yıl sonra da yemek borusu kanseri teşhisi kondu. Bu kez klinik bir deney yoluyla gördüğü tedavisi çok farklıydı. Her üç haftada bir, New York'taki Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi'ne gidiyor, dostarlimab adlı bir ilaç enjekte ediliyordu.</p>

<p>Sadece dört aylık tedaviden sonra, Sideris'in tümörü ameliyat, kemoterapi veya radyasyon olmadan ortadan kayboldu ve tek büyük yan etkisi de yorgunluğa yol açan böbrek üstü bezi yetmezliğiydi. Sideris tedavi için "İnanılmaz, sanki bilim kurgu gibi" diyor.</p>

<p>Ama bu gerçekti. Sideris, bir asırdan fazla süren geliştirme sürecinin ardından ivme kazanan bir tedavi yöntemi olan ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini amaçlayan immünoterapiden faydalanan ve sayıları giderek artan kanser hastasından biriydi.</p>

<p>Teksas'taki MD Anderson Kanser Merkezi'nden cerrahi onkoloji profesörü ve immünoterapi araştırmacısı Jennifer Wargo "Duygulanıyorum, tüylerim diken diken oluyor" diyor.</p>

<p>"İnsanlar bu tedaviyle yaşıyor ve kaliteli bir yaşam sürüyorlar."</p>

<p>ABD'de immünoterapi gelişimini destekleyen kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Parker Kanser İmmünoterapi Enstitüsü'nün baş yöneticisi Karen Knudsen de, vücudun "kendisine benzemeyen hücreleri tespit etme ve ortadan kaldırma" konusunda doğal bir yeteneğe sahip olduğunu söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her şey yolunda giderse bu yetenek kanserli hale gelen hücreleri hedef alıyor. Ancak bazen kanser hücreleri bu savunma sistemini atlatıyor ve tehlikeli, kontrolsüz bir büyümeye yol açıyor. Saklanıyorlar ve çevrelerindeki sağlıklı hücrelerden ayırt edilemez durumdalar.</p>

<p>Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin</p>

<p>İmmünoterapinin amacı da bağışıklık sisteminin durumu görebilmesi için bu kanser hücrelerinin maskesini kaldırmak. Bağışıklık sisteminin savunmasını güçlendirerek kanserli hücreleri bulup, yok etmesini sağlıyor ve inanılmaz potansiyel sonuçları beraberinde getirebilir.</p>

<p>İmmünoterapi günümüzde kanserle nasıl savaşıyor?<br />
En bilinen immünoterapi yöntemlerinden ikisi CAR T-hücre tedavisi ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri.</p>

<p>CAR T-hücre tedavilerinde hastanın kanından T hücreleri (belirli yabancı istilacıları avlayıp, öldüren son derece müstesna bağışıklık hücreleri) alınıyor, laboratuvarda kanser hücrelerini bulup saldırabilecek şekilde modifiye ediliyor ve ardından güçlendirilmiş T hücreleri vücuda veriliyor. Bu tedavi şu anda kan kanserlerinin tedavisinde kullanılıyor.</p>

<p>Bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri ise bağışıklık sistemindeki bir "kapatma" düğmesini devre dışı bırakan ilaçlar.</p>

<p>Aslında bu koruma mekanizmasının önemli bir amacı var. Sağlıklı hücrelere de zarar veren aşırı agresif bağışıklık tepkilerini önlüyor. Fakat bazı kanser hücreleri bu kapatma düğmesini çevirerek T hücrelerinin geri çekilmesine ve tespit edilmekten kaçmasına neden olabiliyor.</p>

<p>İmmün kontrol noktası inhibitörleri ise bunun olmasını engelliyor. Yani T hücreleri kanser hücrelerini bir tehdit olarak tanımlıyor ve bir saldırı başlatıyor. Bu buluşa öncülük eden bilim insanları 2018 yılında Nobel Ödülü kazandı ve bu ilaçlar bugün birçok kanser türünde kullanılıyor.</p>

<p>Yine de her iki yöntemin de sınırları var. Araştırmalar devam etse de, bilim insanları CAR T-hücre tedavilerini yeni teşhislerin %90'ından fazlasını oluşturan katı tümörlere karşı etkili hale getirmekte zorlanıyor. Ayrıca tedavi pahalı ve uygulanması emek yoğun.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/bilim-kurgu-gibi-yeni-bagisiklik-sistemi-tedavileri-kanserle-nasil-savasiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/04/kanser-bilim-kurgu.png" type="image/jpeg" length="73850"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kablolu kulaklıklar neden tekrar bu kadar popüler oldu?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/kablolu-kulakliklar-neden-tekrar-bu-kadar-populer-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/kablolu-kulakliklar-neden-tekrar-bu-kadar-populer-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple 2016'da iPhone'lardan kulaklık girişini kaldırdığında, beni de tabiri caizse sürgüne yollamış gibi oldu. Dev bir şirketin dinleme alışkanlıklarımı belirlemesine izin vermeye niyetim yoktu. Tam da bu yüzden bir Android telefon aldım ve kablolu kulaklıklarıma sıkı sıkıya sarıldım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ama sonunda telefonum, bu uğurda direnen son şirketlerden biri olan Google'ın da kulaklık girişini kaldırdığını açıkladığı ay son nefesini verdi.</p>

<p>Bunun kozmik bir yenilgi işareti olduğunu düşündüm. iPhone'a geri döndüm, kablolu kulaklıklarımı bir çekmeceye attım ve Bluetooth kalabalığına katıldım.</p>

<p>Galiba çok kolay pes etmişim. Son zamanlarda gölgelerde sessizce büyüyen bir hareket var ve bu hareket tartışmalı bir gerçeğe dayanıyor: Kablolu kulaklıklar Bluetooth'tan daha iyi.</p>

<p>Son aylarda satışlar adeta tavan yaptı. Çoğu zaman aynı paraya daha iyi ses kalitesini kablolu bir modelde bulabiliyorsunuz. Ama mesele yalnızca ses kalitesi düşkünlüğü değil.</p>

<p>Google 40 dilde simultane tercüme yapabilen yeni kulaklıkları tanıttı<br />
Kablolu kulaklıklar artık tam anlamıyla kültürel bir trend; bazıları bunu daha geniş bir "teknoloji karşıtı" tepkinin parçası olarak görüyor.</p>

<p>Bunun nedeni pratik olabilir, politik olabilir ya da sadece estetik bir tercih olabilir. Ama iyi bildiğimiz bir şey var ki o da kablolu kulaklıklar geri döndü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Satışlar patladı<br />
ABD'nin Oregon eyaletindeki Portland kentinde yaşayan sosyal hizmet uzmanı ve kablolu kulaklık hayranı Aryn Grusin, "Ben tamamen buna geçtim" diyor.</p>

<p>Birkaç ay önce nişanlısının eski usul kablolu kulaklıklarını ödünç aldığını ve bir daha geri vermediğini anlatıyor:</p>

<p>"Bana huzur veriyor gibi geliyor. Ayrıca dünyaya bir şey dinlediğimi göstermesini seviyorum."</p>

<p>Grusin yalnız değil. Analitik şirketi Circana'ya göre, beş yıl boyunca sürekli düşen kablolu kulaklık satışları 2025'in ikinci yarısında patladı. 2026'nın ilk altı haftasında ise kablolu kulaklıklardan elde edilen gelir yüzde 20 arttı.</p>

<p>Grusin'e göre bu durumun arkasında teknolojiye karşı genel bir tepki var:</p>

<p>"Teknoloji o kadar gelişmiş hale geldi ki insanlar adeta ona sırtını dönmeye başlıyor gibi hissediyorum. Sanki hepimiz 'Bu his hoşuma gitmiyor' diye düşünüp kendimizi en rahat hissettiğimiz son noktaya geri dönüyoruz."</p>

<p>'Sınıfsal bir meseleye dönüşüyor'<br />
SoundGuys adlı kulaklık inceleme sitesinin genel editörü Chris Thomas'a göre kablolu kulaklıkların en büyük avantajlarından biri ses kalitesi.</p>

<p>Thomas, "Yıllardır söylediğim şey tam olarak bu" diyor.</p>

<p>Thomas'a göre kablosuz kulaklıklar dramatik biçimde gelişti, ancak en iyileri genellikle audiofil kişiler (müziği mümkün olan en yüksek ses kalitesinde dinlemeyi amaçlayan, bu nedenle özel kulaklıklar, hoparlörler ve ses ekipmanları kullanan kişiler olarak bilinir) için üretilmiş niş markalardan geliyor.</p>

<p>Bir elektronik mağazasında bulacağınız ana akım ürünlere bakıldığında ise en iyi kablolu seçenek çoğu zaman paranızın karşılığında daha iyi ses sunuyor.</p>

<p>Üstelik en iyi Bluetooth kulaklıklar bile bazen cihazla uyumsuzluk ya da bağlantı sorunları nedeniyle en iyi performansını veremeyebiliyor.</p>

<p>"Kablolu olanları ise takarsınız ve çalışır" diyor Thomas.</p>

<p>Ama bu trendi açıklamak için ses kalitesi tek başına yeterli değil. Bir şekilde Bluetooth artık ciddi biçimde "çekiciliğini" kaybetmiş gibi görünüyor.</p>

<p>Bunu bana değil, oyuncu Zoë Kravitz'e sorun.</p>

<p>Yakın bir zamanda verdiği ropörtajda "Bluetooth çalışmıyor" diyen Kravitz, bunun sadece kulaklıklarla ilgili olmadığını, genel olarak Bluetooth bağlantılarının sorunlu olduğunu söyledi.</p>

<p>"Bazen çok mühim anları mahvediyor. Bir düşünün. Birisiyle randevulaşmışsınız, ortamın havasını oluşturmaya çalışıyorsunuz ve sonra bir anda ağı unutmanız icap ediyor. Hem de romantik bir buluşmada!"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/kablolu-kulakliklar-neden-tekrar-bu-kadar-populer-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/03/kulaklik-otobus-kadin.png" type="image/jpeg" length="66995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Google telefonları yasa dışı dinledi. 68 milyon dolar ceza yedi]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/google-telefonlari-yasa-disi-dinledi-68-milyon-dolar-ceza-yedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/google-telefonlari-yasa-disi-dinledi-68-milyon-dolar-ceza-yedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknoloji devi Google'a ABD mahkemelerinden dev ceza geldi. Yasa dışı şekilde akıllı telefonlarda dinleme yapan ve reklamverenlerle paylaşan Google davacılarla anlaşmak için 68 milyon Dolar ödeyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>GOOGLE BİZİ İZİNSİZ DİNLİYOR</h2>

<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>Google, sesli asistan sistemlerinin akıllı telefon ve asistan cihazlarıyla özel konuşmaları kaydetmekle ve bunları reklam veren şirketlerle paylaşmakla suçlanarak mahkemeye verilmişti.</p>

<p></p>

<p>Google, sesli asistanının yalnızca tüketiciler "Hey Google" gibi bir etkinleştirme ifadesi söylediğinde insanların konuşmalarını kaydedeceğini belirtirken, tüketiciler cihazlarının bu çağrıyı yapmadan bile onları kaydettiğini iddia etti. Bazı davacılar, Google cihazlarının finansal konular, kişisel kararlar ve iş hakkında özel konuşmaları kaydettiğini belirtti.</p>

<p><br />
Toplu açılan dava ABD'nin Kaliforniya eyaletinde görülürken davada anlaşmaya gidileceği belirtilirken anlaşmaya göre Google'ın tüm tüketici taleplerini, mahkeme tarafından onaylanan avukat ücretlerini ve diğer masrafları ödeyecek bir fona 68 milyon dolar aktarması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Google'ın uzun sürebilecek belirsiz bir yargı sürecinden ve bunun maliyetinden kaçınmak için anlaşmayı kabul ettiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>APPLE DA AYNI SUÇTAN TAZMİNAT ÖDÜYOR<br />
Anlaşmaya göre, tüketiciler en fazla üç Google cihazı için tazminat talebinde bulunabilecekler, ancak bireylerin alacağı miktar, kaç talepte bulunduklarına bağlı olacak.</p>

<p></p>

<p>Bu anlaşma, Apple'ın Siri sesli asistanının özel veya gizli konuşmaları dinlediği iddiasıyla açılan toplu dava ile benzerlik taşıyor. Apple cihaz sahipleri bu ay, kişi başına yaklaşık 8 ila 40 dolar arasında değişen 95 milyon dolarlık anlaşmadan ödeme alıyorlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/google-telefonlari-yasa-disi-dinledi-68-milyon-dolar-ceza-yedi</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/01/g-o-o-g-l-e.jpg" type="image/jpeg" length="90808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzayda yeni dönem: Tüm zamanların en parlak sinyali keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/uzayda-yeni-donem-tum-zamanlarin-en-parlak-sinyali-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/uzayda-yeni-donem-tum-zamanlarin-en-parlak-sinyali-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şimdiye kadar gözlemlenen en parlak radyo sinyali bilim dünyasını şaşırttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>Astronomlar, şimdiye kadar gözlemlenen en parlak radyo sinyali olabilecek bir hızlı radyo patlaması (FRB) keşfetti ve bu olağanüstü ışımanın kaynağını takip etmeyi başardı.</p>

<p>Bu gelişme, FRB'ler gibi gizemli kozmik patlamalar hakkındaki teorileri kökten değiştirebilir.</p>

<p>Sadece milisaniyeler süren bu patlamalar, Güneş’in tüm ömrü boyunca yaydığı enerjiye eşdeğer enerji açığa çıkarabiliyor.</p>

<p>SİNYALLER NEREDEN GELİYOR?<br />
İlk kez 2007’de fark edilen FRB’ler, kısa süreli olmaları ve çok azının tekrarlaması nedeniyle bilim insanları için uzun süredir gizemini koruyor.</p>

<p>Sinyallerin kaynağı için en güçlü adaylar arasında manyetarlar olarak bilinen, olağanüstü güçlü manyetik alanlara sahip nötron yıldızları bulunuyor.</p>

<p>Kanada’daki CHIME radyo teleskobunun Mart 2025’te tespit ettiği son parlak sinyale FRB 20250316A adı verildi. Sinyal, tüm zamanların en parlak radyo patlamasının kısaltması olan “RBFLOAT” diye de anılıyor.</p>

<p>130 MİLYON IŞIK YILI UZAKLIKTA</p>

<p>Araştırmacılar, RBFLOAT’ın kaynağını, NGC 4141 galaksisinin kenarındaki sarmal kolda, yalnızca 45 ışık yılı genişliğinde bir bölgeye kadar takip etmeyi başardı.</p>

<p>Bu galaksi Dünya’dan yaklaşık 130 milyon ışık yılı uzaklıkta.</p>

<p>McGill Üniversitesi’nden araştırma lideri Amanda Cook, “Bu sonuç bir dönüm noktası. Artık bu gizemli parlamaların tam olarak nereden geldiğini görebiliyoruz. Bunun ölmekte olan yıldızlardan mı, manyetar gibi egzotik nesnelerden mi, yoksa henüz düşünemediğimiz bir şeyden mi kaynaklandığını keşfetmenin kapıları açılıyor” dedi.</p>

<p>CHIME’ın Kuzey Amerika genelinde inşa edilen yeni teleskop eklentileri sayesinde kazandığı hassasiyet, bu FRB’nin ev sahibi galaksiye kadar izlenmesine olanak tanıdı.</p>

<p>Üstelik James Webb Uzay Teleskobu da aynı bölgeden NIR-1 adı verilen soluk bir kızılötesi ışık kaynağını yakaladı.</p>

<p>NÖTRON YILDIZI ŞÜPHESİ</p>

<p>Bilim insanları, NIR-1’in büyük olasılıkla bir kırmızı dev ya da orta yaşlı büyük bir yıldız olduğunu düşünüyor. Ancak tek başına bu yıldızın böylesine güçlü bir patlamaya sebep olması mümkün görünmüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılara göre NIR-1’in yanında muhtemelen bir nötron yıldızı var ve bu yıldız, komşusundan madde çekerek güçlü radyo patlamasını tetiklemiş olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/uzayda-yeni-donem-tum-zamanlarin-en-parlak-sinyali-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/12/starlinkk.jpg" type="image/jpeg" length="34789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzaylılar muhtemelen var ama yakın zamanda bizi ziyaret etmeyecekler]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/uzaylilar-muhtemelen-var-ama-yakin-zamanda-bizi-ziyaret-etmeyecekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/uzaylilar-muhtemelen-var-ama-yakin-zamanda-bizi-ziyaret-etmeyecekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parlak yıldızlarla bezeli bir gece, gökyüzüne bakın ve kendinize sorun: Tam olarak kavrayamayacağımız kadar büyük bir evrende gerçekten yalnız mıyız?

Muhtemelen hayır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at </strong>Peki, Dünya dışındaki yaşam hakkında ne biliyoruz?</p>

<p dir="ltr">Ve bir gün onlarla tanışacak mıyız?</p>

<p dir="ltr">BBC Radio 4'te UFO özel programına katılan bilim insanları uzaylıların muhtemelen var olduğu konusunda hemfikir.</p>

<p dir="ltr">Ama "Yakın zamanda uzaylılarla temas kuracak mıyız?" sorusu biraz daha zor.</p>

<p dir="ltr">Peki uzaylıların varlığına ve karşılaşmamızın zorluğuna dair bildiklerimiz neler?</p>

<h2 id="1-Olasılık-hesapları-uzaylıların-var-olduğunu-gösteriyor" tabindex="-1">1. Olasılık hesapları uzaylıların var olduğunu gösteriyor</h2>

<p dir="ltr">Çoğu bilim insanı, evrende bir yerlerde uzaylı yaşamın varlığının neredeyse kesin olduğu konusunda hemfikir.</p>

<p dir="ltr">Galaksimizde 300 milyar yıldız var ve şu anda bu yıldızların etrafında dönen gezegenler keşfediyoruz. Ne kadar çok ararsak ve ne kadar çok teknoloji kullanırsak, o kadar çok gezegen buluyoruz.</p>

<p dir="ltr">Bugüne kadar, sadece kendi galaksimizde yaklaşık 4.000 gezegen tespit ettik. Evreni bir bütün olarak ele alırsak, yaklaşık 200 milyar galaksi var.</p>

<p dir="ltr">Neden yaşam sadece burada olsun ki? Uzay bilimci Maggie Aderin-Pocock, "Orada bir yerlerde olduğuna oldukça eminiz" diyor:</p>

<p dir="ltr">"Bu tamamen bir sayı oyunu. Olasılık meselesi."</p>

<h2 id="2-Halihazırda-yüzlerce-potansiyel-olarak-yaşanabilir-gezegen-biliyoruz" tabindex="-1">2. Halihazırda yüzlerce potansiyel olarak yaşanabilir gezegen biliyoruz</h2>

<p dir="ltr">Spektroskopi adı verilen bir teknikle bu gezegenlerin atmosferlerini ölçebiliyoruz. Bu teknikte, yıldız ışığı gezegenin atmosferinden geçer ve biz de kimyasal analiz yapabiliriz.</p>

<p dir="ltr">Dünya atmosferinde bulunan türde maddeler tespit edersek bu orada yaşam olduğunu kesin olarak doğrulamaz, ancak bunun mümkün olduğuna dair güçlü bir gösterge olur.</p>

<p dir="ltr">Astrofizikçi Prof. Tim O'Brien, "Yaşam olasılığı olan yüzlerce gezegen biliyoruz. Önümüzdeki on yıl içinde, yaşamın varlığına dair potansiyel kanıtlar bile gösterebilecek bir gezegen bulacağımızdan neredeyse eminiz" diyor.</p>

<figure><img alt="Üç kişi gökyüzüne bakarak elleriyle uzayı işaret ediyor. İkisi çocuk" height="954" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/0618/live/af67b020-79f2-11f0-87a7-fdfee4a863a8.jpg.webp" width="1696" />
<p role="text">Kaynak,Getty Images</p>

<figcaption dir="ltr">Fotoğraf altı yazısı,Bilim insanları önümüzdeki 10 yılda başka gezegenlerde yaşam izi bulunabileceğini düşünüyor</figcaption>
</figure>

<h2 id="3-Yaşamın-var-olamayacağını-düşündüğümüz-yerlerde-yaşam-bulduk" tabindex="-1">3. Yaşamın var olamayacağını düşündüğümüz yerlerde yaşam bulduk</h2>

<p dir="ltr">Gezegenimizin ötesinde yaşamın varlığını düşünürken, daha önce hayatta kalmanın imkansız olduğu düşünülen yerlerde mikroplar keşfettiğimizi hatırlamakta fayda var.</p>

<p dir="ltr">Bu yaşam formları, tanıdığımız DNA'ya dayalı, yani bizim bildiğimiz türden bir yaşam, ancak güneş ışığından uzak, okyanusların derin çukurlarında yaşıyorlar.</p>

<p dir="ltr">Geçmişte, yaşamın yalnızca kendi yıldızından belirli bir uzaklıkta (böylece doğru düzeyde radyasyona maruz kalacak şekilde) bir gezegende var olabileceğine inanıyorduk.</p>

<p dir="ltr">Olası görmediğimiz yerlerde yaşamın varlığını keşfetmek, yaşamı destekleyebilecek uyduların da olabileceği fikrini gözler önüne serdi.</p>

<h2 id="4-Başka-gezegenlerdeki-canlılar-akıllı-yaşam-formları-olmayabilir" tabindex="-1">4. Başka gezegenlerdeki canlılar akıllı yaşam formları olmayabilir</h2>

<p dir="ltr">Çoğu bilim insanı, evrende yaşam olasılığı konusunda olumlu. Bilmediğimiz şey ise akıllı yaşamın olup olmadığı.</p>

<p dir="ltr">Profesör O'Brien, "Dünya'daki yaşamın tarihinin uzun bir kısmında canlılar çok basitti. Aslında milyarlarca yıl boyunca bakteriyel hayat vardı" diyor.</p>

<p dir="ltr">Gezegenimizde çok hücreli yaşamın gelişmesine yol açan bir dizi tesadüfi olay oldu.</p>

<p dir="ltr">Uzaylıların bizimle iletişime geçebilmesi için fiziksel ve teknolojik olarak gelişmiş olmaları gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="5-İletişimi-zorlaştıran-koşullarda-yaşıyor-olabilirler" tabindex="-1">5. İletişimi zorlaştıran koşullarda yaşıyor olabilirler</h2>

<p dir="ltr">Samanyolu'nda 300 milyar yıldız ve bunların çoğunda güneş sistemleri var. Bu galakside on milyar yıl veya daha uzun bir süre içinde bir medeniyetin ortaya çıkmış olması muhtemel.</p>

<p dir="ltr">Bu durumda, hiçbir yaşam formunun yıldızlar arası mesafeleri aşabilecek noktaya ulaşmamış olması zor.</p>

<p dir="ltr">Büyük İtalyan fizikçi Enrico Fermi'nin dediği gibi, uzaylıların Dünya'ya gelmemiş olmasını açıklamak zor.</p>

<p dir="ltr">Ancak uzay bilimci Maggie Aderin-Pocock, bunun neden olmadığını açıklamanın yolları olduğunu söylüyor:</p>

<p dir="ltr">"En büyük sorunumuz, tek bir yaşam örneğine sahip olmamız, yani bu gezegendeki yaşam."</p>

<p dir="ltr">Alışılmışın dışında düşünmeliyiz. Örneğin, "Oldukça aktif bir yıldızın yanında yaşıyorsanız, yerin altında yaşıyor olabilirsiniz... Bu, orada akıllı yaşam olmadığı anlamına gelmez, ancak yerin altında yaşadıkları için iletişim kurma imkanı olmayabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/uzaylilar-muhtemelen-var-ama-yakin-zamanda-bizi-ziyaret-etmeyecekler</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Aug 2025 22:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/sky-nature-atmosphere-water-night-reflection-astronomical-object-darkness-atmosphere-of-earth-horizon-phenomenon-galaxy-star-tree-dawn-astronomy-universe-outer-space-evening-computer-wallpaper-milky-way-lake-calm-mid.jpg" type="image/jpeg" length="59868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meta'nın Yapay Zeka Robotunun Çocuklarla Flört Ettiği İddiasıyla İlgili Soruşturma]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/metanin-yapay-zeka-robotunun-cocuklarla-flort-ettigi-iddiasiyla-ilgili-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/metanin-yapay-zeka-robotunun-cocuklarla-flort-ettigi-iddiasiyla-ilgili-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de Meta’nın yapay zeka sohbet robotu hakkında ciddi iddialar gündeme geldi. Robotun çocuklarla “romantik” ve “duygusal” sohbetlere izin verdiği öne sürülünce, Senato harekete geçti. Cumhuriyetçi Senatör Josh Hawley, başkanlığını yaptığı Senato Yargı Komitesi alt komitesinin Meta’nın ürünlerini incelemeye başladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Hawley, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’e bir mektup göndererek, çocuklarla uygunsuz sohbetlere dair tüm belgelerin ve iletişim kayıtlarının ifşa edilmesini talep etti. Şirketin elindeki verilerin 19 Eylül’e kadar Kongre’ye sunulması istendi.</p>

<p><strong>“Çocuğun Bedenini Hazine Gibi Tanımladı”</strong></p>

<p>Senatör, bir örnek üzerinden iddiaları ağırlaştırdı. Meta’nın sohbet robotunun, sekiz yaşındaki bir çocuğun bedenini “bir sanat eseri” ve “derinden hayran olduğum bir hazine” olarak tanımladığını aktardı. Bu ifadeler, yapay zekânın çocukları cinselleştirdiği yönündeki endişeleri güçlendirdi.</p>

<p><strong>Meta’dan Savunma</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meta sözcüsü AFP’ye yaptığı açıklamada, şirketin açık kurallarının bulunduğunu vurguladı. Sözcü, “Yapay zeka karakterlerinin ne tür yanıtlar verebileceğine dair net kurallarımız var. Çocukları cinselleştiren içeriklerin yanı sıra yetişkinler ve çocuklar arasında cinselleştirilmiş rol yapma oyunlarını da yasaklıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Kamuoyunda Büyüyen Endişe</strong></p>

<p>Soruşturma henüz başlama aşamasındayken bile kamuoyunda ciddi endişelere yol açtı. Uzmanlar, yapay zekâ uygulamalarının çocukların güvenliği açısından daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/metanin-yapay-zeka-robotunun-cocuklarla-flort-ettigi-iddiasiyla-ilgili-sorusturma</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/02/meta-yapay-zeka-1897438.jpg" type="image/jpeg" length="71800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Roketsan IDEF 2025'te Yeni Nesil Füzelerini Tanıttı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/roketsan-idef-2025te-yeni-nesil-fuzelerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/roketsan-idef-2025te-yeni-nesil-fuzelerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[17’nci Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı IDEF 2025, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açarken, fuarın en çok ilgi çeken bölümlerinden biri Roketsan’ın yeni geliştirdiği füze ve teknolojik savunma sistemlerinin tanıtımı oldu. Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki en önemli firmalarından biri olan Roketsan, altı yeni ürünü ilk kez kamuoyuna sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Roketsan’ın tanıttığı sistemler arasında farklı platformlardan atılabilen ve yüksek hassasiyete sahip çok sayıda yeni füze yer aldı. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>GÖKBORA</strong>: SİHA’lardan atılabilen, görüş menzili ötesi havadan havaya füze</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>EREN</strong>: Yüksek hızlı, çok amaçlı dolanan mühimmat</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İHA-300 ER</strong>: 500 km’yi aşan menzile sahip, SİHA’lardan fırlatılabilen füze</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>AKATA</strong>: Denizaltından atılabilen gemisavar kapsül, ATMACA’nın gelişmiş versiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ŞİMŞEK-2</strong>: Yeni nesil bir uzay aracı fırlatma platformu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TAYFUN BLOK-4</strong>: Türkiye’nin en uzun menzilli hipersonik balistik füzesi</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Tayfun Blok-4: Türkiye’nin En Uzun Menzilli Füzesi</strong></p>

<p>Tanıtımın en dikkat çeken ürünü Tayfun Blok-4 oldu. 10 metre uzunluğunda ve 7,2 ton ağırlığındaki bu hipersonik balistik füzenin menzilinin 1000 kilometreye yakın olduğu belirtildi. Roketsan yetkilileri, ilk test atışının bu yıl içerisinde yapılmasının planlandığını ve füzenin kısa sürede envantere alınmasının hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Yeni Uzay Platformu: Şimşek-2</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Roketsan’ın tanıttığı bir diğer yenilik ise Şimşek-2 platformu oldu. Uzaya araç taşıma kapasitesine sahip olan bu sistem, atmosferi aşarak üç aşamalı bir yapıyla görevini yerine getirebilecek. Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki bağımsızlığını pekiştirecek bu gelişme, dikkatle izlendi.</p>

<p><strong>Akata: Denizaltılardan Atılabilen Yüksek Tahrip Gücü</strong></p>

<p>AKATA isimli yeni füze kapsülü ise denizaltılar üzerinden fırlatılabiliyor. Daha önce kullanılan ATMACA sisteminin gelişmiş versiyonu olan bu füze, 250 kilometreden fazla menzile ve 220 kilogramlık patlayıcı başlığa sahip. Bu özelliğiyle denizaltı savunmasında çarpan etkisi oluşturacak.</p>

<p><strong>Roketsan’ın Yerlilik Hedefi Güçleniyor</strong></p>

<p>Tanıtımı yapılan ürünler, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerlilik oranını daha da artırma vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle hipersonik füze teknolojisi ve uzaya erişim sistemlerinin kamuoyuyla ilk kez paylaşılması, Roketsan’ın sadece bölgesel değil küresel düzeyde de önemli bir aktör olma yolunda ilerlediğini gösteriyor.</p>

<p>IDEF 2025 fuarı boyunca Roketsan standının, yerli ve yabancı savunma uzmanları ve yatırımcılar tarafından ilgiyle takip edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/roketsan-idef-2025te-yeni-nesil-fuzelerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Jul 2025 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/07/roketsan.jpg" type="image/jpeg" length="11924"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TUSAŞ’ın 10 Yıllık Hedefleri Açıklandı: KAAN’a Uluslararası Talep Patlaması]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/tusasin-10-yillik-hedefleri-aciklandi-kaana-uluslararasi-talep-patlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/tusasin-10-yillik-hedefleri-aciklandi-kaana-uluslararasi-talep-patlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, şirketin 2034’e kadar olan hedeflerini Kahramankazan tesislerinde düzenlenen basın toplantısında paylaştı. Demiroğlu, bu süreçte toplam 500 KAAN, HÜRJET ve HÜRKUŞ, 350’den fazla GÖKBEY, ATAK ve ATAK-2 ile 600’e yakın ANKA-3, ANKA-1 ve AKSUNGUR üretmeyi planladıklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Demiroğlu, Türk Hava Kuvvetleri’ne 16 adet HÜRJET teslim edileceğini ve ilk teslimatın 2027 başında yapılacağını belirtti. İspanya ile yapılan iş birliğini önemli gördüklerini vurgulayan Demiroğlu, “Hedefimiz HÜRJET’in NATO’nun eğitim uçağı olması” dedi.</p>

<p><strong>ANKA-3 Seri Üretime Hazırlanıyor</strong></p>

<p>ANKA-3’ün iç silah yuvasından atış yapabilen ilk yerli İHA olduğuna dikkat çeken TUSAŞ Genel Müdürü, iki prototipin ardından 2026’da seri üretime geçileceğini ve 2027’de ilk teslimatların yapılacağını açıkladı.</p>

<p><strong>Milli Muharip Uçak KAAN’a Yoğun İlgi</strong></p>

<p>KAAN’ın ilk üç prototipinin 2025-2026 döneminde uçması planlanıyor. Demiroğlu, Suudi Arabistan ve Endonezya başta olmak üzere birçok ülkeden KAAN’a yoğun talep olduğunu söyledi. İlk teslimatlar 2028 sonunda Türk Hava Kuvvetleri’ne yapılacak.</p>

<p><strong>PD170 Motoruyla 40 Bin Fit Başarısı</strong></p>

<p>ANKA ve AKSUNGUR gibi insansız hava araçlarında kullanılan yerli PD170 motoru sayesinde 40 bin fit irtifaya çıkıldığını açıklayan Demiroğlu, bu başarının dizel motorlar için dünya çapında önemli bir eşik olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Ciro Hedefi: 12 Milyar Dolar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2024’te yaklaşık 3 milyar dolar ciroya ulaşan TUSAŞ’ın, bu yıl 4,3 milyar doları hedeflediği ve 2034 yılı için 12 milyar dolarlık ciro planladığı aktarıldı. Şirket, Cezayir, Suudi Arabistan, Nijerya ve Brezilya gibi pazarlarda yeni ofisler açmayı planlıyor.</p>

<p><strong>“Her Uçakta TUSAŞ İmzası Var”</strong></p>

<p>TUSAŞ’ın Boeing ve Airbus gibi büyük firmalara parça ürettiğini belirten Demiroğlu, 400’ü aşkın yüksek teknoloji tezgahı ile dünya havacılığına katkı sunduklarını söyledi. Ayrıca 125 millileştirme projesinin tamamlandığını, 330’dan fazla projenin ise devam ettiğini açıklayan Demiroğlu, bu çalışmalarla yılda 1 milyar doların Türkiye ekonomisinde kalacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/tusasin-10-yillik-hedefleri-aciklandi-kaana-uluslararasi-talep-patlamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 24 May 2025 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/05/tusass.jpg" type="image/jpeg" length="43327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elon Musk'ın 5 Milyar Dolarlık Starship Roketi Test Sırasında Patladı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/elon-muskin-5-milyar-dolarlik-starship-roketi-test-sirasinda-patladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/elon-muskin-5-milyar-dolarlik-starship-roketi-test-sirasinda-patladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elon Musk'ın uzay şirketi SpaceX’in en büyük projelerinden biri olan ve geliştirilmesi en az 5 milyar dolara mal olan Starship roketi, yapılan statik ateş testi sırasında patladı. Test, bu ay içinde planlanan dokuzuncu test uçuşu öncesi yapılmıştı. Ancak gece saatlerinde gerçekleşen patlama, Starship'in fırlatma takvimini ciddi şekilde etkileyebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Kazanın, fırlatma rampasının altındaki ateşleme boşluğundan bilinmeyen bir cismin fırlamasıyla başladığı bildirildi. O anlarda roketin alt kısmında parlak mavi bir ışık görüldü. Olayın görüntüleri sosyal medyada geniş yankı bulurken, bazı kullanıcılar ateşleyici sistemin arızalanarak rokete zarar verdiğini ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uzay Turizmi ve Mars Hedefleri Tehlikede</strong><br />
Starship, SpaceX'in Ay ve Mars görevlerinde kullanılması planlanan yeniden kullanılabilir ağır yük taşıyıcı roketi olarak görülüyor. Aynı zamanda uzay turizminin temel taşı olması bekleniyordu. Ancak proje, bu yıl yaşanan üst üste başarısız test uçuşlarıyla zor bir süreçten geçiyor.</p>

<p><strong>Kullanıcılar Tepkili: “3’te 3 Başarısızlık”</strong><br />
Sosyal medyada birçok kullanıcı, Starship projesindeki son gelişmeleri eleştirerek “3’te 3 başarısızlık” yorumunu yaptı. Havacılık haber kaynağı NASASpaceflight.com ise testte tam olarak neyin yanlış gittiğini henüz belirleyemediklerini açıkladı. Şirketten henüz resmi bir açıklama gelmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/elon-muskin-5-milyar-dolarlik-starship-roketi-test-sirasinda-patladi</guid>
      <pubDate>Sat, 03 May 2025 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/05/thumbs-b-c-8178f35dad8e7122326fccf463e4421b.jpg" type="image/jpeg" length="42701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göçmen Takibinden Otomatik Karar Mekanizmalarına AB Sınırlarında Yapay Zeka]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/gocmen-takibinden-otomatik-karar-mekanizmalarina-ab-sinirlarinda-yapay-zeka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/gocmen-takibinden-otomatik-karar-mekanizmalarina-ab-sinirlarinda-yapay-zeka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, göçle mücadelede teknolojiyi aktif şekilde kullanmaya devam ediyor. Yapay zeka (AI) destekli sistemler, özellikle düzensiz göçmen hareketlerini takip etmek ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla AB sınırlarında yaygınlaşıyor. Uzmanlar, bu teknolojilerin etkileri konusunda daha fazla şeffaflık ve yasal düzenleme gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Brüksel’de bu hafta yapılan toplantılarda AB liderleri, düzensiz göçle mücadelede yeni stratejiler geliştirilmesini tartıştı. Konunun uzmanları ise yapay zeka ile desteklenen gözetim sistemlerinin sınır politikalarında giderek daha fazla yer bulduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>12 Ülke Yapay Zeka Destekli Sistemleri Test Ediyor</strong></p>

<p>Euronews Next’e konuşan uzmanlar, AB’ye üye 12 ülkenin sınır kontrollerinde otomatik sistemleri test ettiğini ya da halihazırda kullandığını belirtti. Özellikle Yunanistan ve Türkiye sınırındaki Meriç bölgesi, bu teknolojilerin uygulandığı başlıca yerlerden biri.</p>

<p><strong>Göçmenler Üzerinde Deneme Yanılma Uygulaması</strong></p>

<p>İngiltere’de Warwick Üniversitesi’nde görev yapan Doç. Dr. Derya Özkul, yapay zeka sistemlerinin özellikle göçmenler üzerinde test edildiğini ve bu kişilerin sürece dair hiçbir söz hakkı olmadığını belirtti. Özkul, "Göçmenler çoğu zaman sistemin nasıl çalıştığını bile bilmiyorlar ve hataların bedelini onlar ödüyor" dedi.</p>

<p><strong>Almanya’da Yapay Zeka ile Dil ve Lehçe Tespiti</strong></p>

<p>Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), sığınmacıların menşe ülkelerini belirlemek amacıyla ses kayıtları üzerinden otomatik lehçe tanıma yazılımı kullanıyor. Beş Arap lehçesini tanıyabilen bu sistem, 2023 yılında yapılan başvuruların yaklaşık %13’ünde uygulandı.</p>

<p><strong>Karar Yetkisi İnsanlarda Kalmaya Devam Ediyor</strong></p>

<p>Alman yetkililer, yapay zekanın yalnızca destekleyici bir araç olduğunu vurguluyor. Nihai kararın hâlâ insanlar tarafından verildiği, sistemin sadece bilgi toplama ve analiz aşamasında kolaylık sağladığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Centaurus ve Hyperion: Sınır Gözetiminde Yeni Nesil Teknolojiler</strong></p>

<p>AB, sınır güvenliği için Centaurus adlı projeye yatırım yaptı. Bu sistem, Yunanistan’daki gözaltı merkezlerinde davranış analiz algoritmaları ve dronlarla göçmen hareketlerini izliyor. Aynı zamanda Hyperion projesi ile biyometrik parmak izi verileri kullanılarak giriş-çıkış kontrolü sağlanıyor.</p>

<p><strong>İnsan Hakları Endişesi: Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Tartışmaları</strong></p>

<p>Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Maria Gavouneli, bu teknolojilerin temel hak ve özgürlükler açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. Gavouneli, "Gelecekte en büyük sorun şeffaflık ve hesap verilebilirlik olacak" dedi.</p>

<p><strong>Sualtı Dronlarıyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Mücadele</strong></p>

<p>COMPASS2020 adlı bir başka AB destekli projede, deniz gözetimi için otonom su altı dronları kullanılıyor. Bu dronlar, göçmen kaçakçılığını tespit etmek amacıyla devriye gemilerinin menzilini genişletiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>PROMENADE ile Açık Denizlerde AI Tabanlı Gözetim</strong></p>

<p>PROMENADE projesi kapsamında, deniz sınırlarının daha uzak noktalarında yapay zeka destekli izleme sistemleri devreye alınıyor. Bu sistemler, 370 kilometre uzaklıktaki bölgelerde bile göçmen hareketlerini analiz edebiliyor.</p>

<p><strong>Gelecekte Neler Olacak? AB’nin Yapay Zeka Vizyonu</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu'nun 2020 tarihli beyaz kitabında, sınır güvenliği için gelecekte kullanılması planlanan yapay zeka uygulamaları sıralandı. Bunlar arasında yüz tanıma, duygu analizi, parmak izi taraması ve risk değerlendirme algoritmaları öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/gocmen-takibinden-otomatik-karar-mekanizmalarina-ab-sinirlarinda-yapay-zeka</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Mar 2025 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/yapay-zeka-otomasyon.jpg" type="image/jpeg" length="31172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayraktar Kızılelma, Aerodinamik Sistem Testini Başarıyla Geçti]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/bayraktar-kizilelma-aerodinamik-sistem-testini-basariyla-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/bayraktar-kizilelma-aerodinamik-sistem-testini-basariyla-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma, planlanan Aerodinamik Sistem Tanımlama Testini başarıyla tamamladı. Baykar tarafından yapılan açıklamaya göre, test Çorlu Akıncı Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Bayraktar Kızılelma'nın <strong>TC-OZB3</strong> kuyruk numaralı <strong>PT3 üretim prototipi</strong>, art yakıcı (Afterburner) motor entegrasyonu ile test uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Daha önceki prototiplerden elde edilen tecrübeler doğrultusunda, yeni üretim modeli üzerinde yapısal ve aviyonik iyileştirmeler yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güçlendirilmiş motoruyla <strong>ses hızına yaklaşması beklenen</strong> Kızılelma, aerodinamik güncellemeler sayesinde yüksek hızlarda daha keskin ve çevik manevralar yapabilecek. Üzerinde bulunan <strong>AESA radar sistemi</strong>, hava muharebelerinde yüksek durumsal farkındalık sağlayarak zorlu görevlerde üstün performans sunacak.</p>

<p><strong>Rekor Sürede Havalandı</strong></p>

<p>Bayraktar Kızılelma projesi, <strong>2021 yılında başlatıldı</strong> ve 14 Kasım 2022'de üretim hattından çıkıp Çorlu Akıncı Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne getirildi. Yer testlerini tamamladıktan sonra, <strong>14 Aralık 2022'de ilk uçuşunu gerçekleştirdi</strong>. Bu süreç, insansız savaş uçakları için <strong>rekor bir hız</strong> olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Havacılık Tarihinde Bir İlk: Formasyon Uçuşları</strong></p>

<p>Bayraktar Kızılelma, <strong>TEKNOFEST 2023</strong> kapsamında <strong>dünya havacılık tarihinde bir ilk</strong> olan formasyon uçuşlarına imza attı. <strong>Bayraktar Akıncı TİHA</strong> ile birlikte gerçekleştirdiği uçuşun ardından, <strong>1 Mayıs 2023’te Türk Yıldızları ekibinde yer alan F-16 SOLOTÜRK ve F-5 savaş jetleriyle İstanbul semalarında filo uçuşu yaptı</strong>. Bu uçuş konsepti, geleceğin hava muharebe taktiklerine yön verecek devrim niteliğinde bir gelişme olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>Baykar’ın Küresel İhracat Başarısı</strong></p>

<p>Baykar, insansız hava araçları alanında küresel liderliğini sürdürüyor. <strong>2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren gelirlerinin yüzde 83'ünü ihracattan elde etti</strong>.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2023 yılında 1,8 milyar dolarlık ihracat</strong> gerçekleştiren Baykar, Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ilk 10 firması arasında yer aldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2024 yılında da dünya pazarındaki liderliğini sürdürerek ihracat gelirlerini yüzde 90’a çıkardı ve 1,8 milyar dolarlık ihracat yaptı.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre</strong> 2021, 2022 ve 2023 yıllarında <strong>savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri</strong> oldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p>2023 yılında <strong>Türkiye’nin savunma ihracatının üçte birini</strong>, 2024 yılında ise <strong>sektör ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirdi</strong>.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Bayraktar SİHA’ları 34 Ülkeye Satıldı</strong></p>

<p>Dünya çapında en büyük insansız hava aracı üreticilerinden biri olan <strong>Baykar</strong>, Bayraktar TB2 SİHA için <strong>34 ülkeyle</strong>, Bayraktar Akıncı TİHA için ise <strong>11 ülkeyle ihracat anlaşması</strong> imzaladı.</p>

<p>Baykar’ın geliştirdiği insansız hava araçları, <strong>savunma sanayisinde Türkiye’yi küresel lider konumuna taşıyan</strong> en önemli faktörlerden biri haline geldi. Bayraktar Kızılelma'nın başarılı test süreci, gelecekte Türkiye’nin <strong>hava muharebe teknolojilerindeki etkisini daha da artıracağına</strong> işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/bayraktar-kizilelma-aerodinamik-sistem-testini-basariyla-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Mar 2025 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/ucakk.jpg" type="image/jpeg" length="34757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[X Platformu Çöktü: Hacker Grubu Saldırıyı Üstlendi, Musk Doğruladı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/x-platformu-coktu-hacker-grubu-saldiriyi-ustlendi-musk-dogruladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/x-platformu-coktu-hacker-grubu-saldiriyi-ustlendi-musk-dogruladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elon Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter), 10 Mart Pazartesi günü dünya genelinde büyük bir kesinti yaşadı. Kullanıcılar, platforma erişimde ciddi sıkıntılar yaşarken, kısa süreli çözülen ilk kesintinin ardından ikinci çöküş çok daha uzun sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>İnternet kesintilerini izleyen Downdetector, platformla ilgili 40.000’den fazla şikayet aldığını bildirdi. Teknoloji sitesi Tom’s Guide’a göre, üçüncü bir kesinti dalgası da devam ediyor.</p>

<p><strong>Hacker Grubu Saldırıyı Üstlendi</strong><br />
Newsweek’in haberine göre, Dark Storm Team adlı hacker grubu, Telegram üzerinden yaptığı paylaşımda X platformuna yönelik DDoS (Dağıtılmış Hizmet Engelleme) saldırısı düzenlediklerini ve kesintinin bu yüzden yaşandığını iddia etti.</p>

<p>DDoS saldırıları, bir internet sitesine veya sisteme aşırı miktarda sahte trafik göndererek erişimi engelleyen bir siber saldırı türüdür. Bu saldırılar genellikle kötü amaçlı yazılımlarla ele geçirilmiş cihazlardan oluşan botnetler aracılığıyla gerçekleştirilir.</p>

<p><strong>DDoS Saldırısının Belirtileri Nelerdir?</strong><br />
DDoS saldırıları sırasında internet siteleri veya platformlar belirgin belirtiler gösterir. Siber güvenlik şirketi <strong>Cloudflare</strong>’e göre bu belirtiler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Web sitesinin veya hizmetin aniden yavaşlaması ya da tamamen erişilemez hale gelmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tek bir IP adresi veya belirli bir IP aralığından gelen anormal derecede yüksek trafik</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Aynı cihaz türünden veya belirli bir coğrafi bölgeden aşırı yoğun talep gelmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düzenli aralıklarla (örneğin her 10 dakikada bir) ani trafik artışlarının yaşanması</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Elon Musk: “X Büyük Bir Siber Saldırı Altında”</strong><br />
X platformundaki kesintiler devam ederken, Elon Musk da iddiaları doğruladı. Kendi hesabından yaptığı paylaşımda, “X’e büyük bir siber saldırı düzenlendi ve halen devam ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Musk, sosyal medya platformunun her gün çeşitli siber saldırılara maruz kaldığını ancak bu saldırının çok daha büyük bir kaynak kullanılarak gerçekleştirildiğini belirtti. “Bu saldırı ya çok büyük ve koordineli bir grup tarafından yapıldı ya da bir devlet aktörü işin içinde” dedi.</p>

<p>Olayın ardından X platformunun siber güvenlik ekiplerinin saldırıyı izlemeye devam ettiği ve olası yeni tehditlere karşı önlem almaya çalıştığı bildirildi. Ancak saldırının ne kadar süreceği ve platformun tamamen normale dönüp dönmeyeceği belirsizliğini koruyor.</p>

<p>Foto: AP</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/x-platformu-coktu-hacker-grubu-saldiriyi-ustlendi-musk-dogruladi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Mar 2025 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/x.jpg" type="image/jpeg" length="47392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WhatsApp, İsrail Merkezli Casus Yazılım Tehdidine Karşı Uyardı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/whatsapp-israil-merkezli-casus-yazilim-tehdidine-karsi-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/whatsapp-israil-merkezli-casus-yazilim-tehdidine-karsi-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[WhatsApp, 20’den fazla ülkeden yaklaşık 90 gazeteci ve aktivistin, İsrail merkezli Paragon Solutions adlı şirketin geliştirdiği casus yazılımla hedef alındığını açıkladı. İlk mağdur ise İtalya’da ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Fanpage haber sitesinin yayın yönetmeni Francesco Cancellato, WhatsApp’tan aldığı bir mesajla siber saldırıya uğradığını öğrendiğini duyurdu. Başbakan Giorgia Meloni’nin partisindeki faşizm yanlılarını ifşa eden haberiyle bilinen Cancellato, olayın detaylarını bağımsız uzmanlara doğrulattıklarını belirtti.</p>

<p><strong>WhatsApp Kullanıcılarına Uyarı Mesajı Gönderdi</strong></p>

<p>Meta bünyesindeki WhatsApp, 31 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Paragon Solutions’ın yazılımıyla kullanıcıların hedef alındığını duyurdu. Ancak saldırıya uğrayan ülkeler ve kişilerin kimlikleri paylaşılmadı. WhatsApp’ın Cancellato’ya gönderdiği mesajda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em>"Aralık ayında WhatsApp, cihazınıza saldırdığına inandığımız bir casus yazılım şirketinin faaliyetlerini durdurdu. Yapılan incelemeler, WhatsApp aracılığıyla kötü amaçlı bir dosya almış olabileceğinizi ve casus yazılımın cihazınızdaki mesajlar da dahil olmak üzere verilerinize erişim sağlamış olabileceğini gösteriyor."</em></p>

<p>İtalyan gazeteci, WhatsApp’tan gelen uyarı üzerine cihazında ne kadar süredir izlenme altında olduğunu ve hangi bilgilerine erişildiğini araştırdıklarını açıkladı. Ayrıca, bu casusluk faaliyetinin kimler tarafından talimatlandırıldığını öğrenmek istediğini vurguladı.</p>

<p><strong>Paragon Solutions ve Casus Yazılımın İşleyişi</strong></p>

<p>2019 yılında eski İsrail Başbakanı Ehud Barak tarafından kurulan Paragon Solutions, yalnızca suçla mücadele amacıyla ve demokratik ülkelere teknoloji sattığını iddia ediyordu. Ancak İsrail basını, Paragon’un 2024 sonunda ABD merkezli AE Industrial Partners’a 900 milyon dolara satıldığını bildirdi.</p>

<p>Uzmanlara göre Paragon’un geliştirdiği <em>Graphite</em> adlı casus yazılım, sızdığı cihazlarda tam erişim sağlıyor ve WhatsApp ile Signal gibi şifreli mesajlaşma uygulamalarında gönderilen mesajları okuyabiliyor. Yazılımın, hedef kişileri fark ettirmeden grup sohbetlerine dahil ederek veya PDF dosyaları aracılığıyla bulaştığı iddia ediliyor.</p>

<p>Bu yazılım, <em>"zero-click"</em> (sıfır tıklama) yöntemiyle çalışıyor, yani hedef kişinin herhangi bir bağlantıya tıklamasına gerek kalmadan cihazına bulaşabiliyor.</p>

<p><strong>WhatsApp ve Meta, Paragon’a Karşı Harekete Geçti</strong></p>

<p>Meta, casus yazılım saldırılarının tespit edilmesinin ardından Paragon’a bir ihtar mektubu gönderdiğini duyurdu. Şirket, ayrıca güvenlik güçleriyle ve Kanadalı araştırma grubu Citizen Lab ile iş birliği yaptığını açıkladı. Meta, kullanıcıların özel iletişim haklarını korumaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>Pegasus Skandalını Hatırlattı</strong></p>

<p>Bu olay, daha önce ortaya çıkan Pegasus casus yazılım skandalını akıllara getirdi. NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus’un, birçok ülkede gazeteciler, insan hakları aktivistleri, siyasi muhalifler ve diplomatları hedef aldığı ortaya çıkmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2019’da WhatsApp, Pegasus yazılımını geliştiren NSO Group’a dava açmış ve Aralık 2024’te ABD’deki bir mahkeme, NSO Group’un yasaları ihlal ettiğine hükmetmişti. Mahkeme kararı sonrası WhatsApp yöneticisi Will Cathcart, casus yazılım şirketlerinin yasa dışı gözetleme faaliyetlerine müsamaha gösterilmeyeceğini söylemişti.</p>

<p>WhatsApp’ın yeni casus yazılım tehdidiyle ilgili olarak Paragon Solutions’a yönelik hukuki adımlar atıp atmayacağı merakla bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/whatsapp-israil-merkezli-casus-yazilim-tehdidine-karsi-uyardi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/02/whatsappp.jpg" type="image/jpeg" length="88927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknoloji Dünyasının Yeni Gözdesi: 4 Soruda DeepSeek]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/teknoloji-dunyasinin-yeni-gozdesi-4-soruda-deepseek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/teknoloji-dunyasinin-yeni-gozdesi-4-soruda-deepseek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin merkezli yapay zeka şirketi DeepSeek, geliştirdiği sohbet botu ile teknoloji dünyasında adından söz ettiriyor. Temmuz 2023’te Hangzhou’da kurulan şirket, ABD pazarına 10 Ocak 2025’te giriş yaptı. ChatGPT ile benzer işlevler sunan DeepSeek, düşük maliyetli geliştirme süreciyle rakiplerinden ayrılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>DeepSeek’in ücretsiz sohbet botu uygulaması, Ocak ayında Apple’ın iOS App Store’unda en çok indirilen uygulama olmayı başardı. Sadece iki haftada elde ettiği bu başarı, yapay zeka alanında bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>DeepSeek’i Kim Kurdu?</strong><br />
DeepSeek, elektronik bilgi mühendisliği ve bilgisayar bilimi alanlarında uzman olan Liang Wenfeng tarafından kuruldu. Liang, aynı zamanda High-Flyer adlı bir yatırım fonunun CEO’su. Nvidia A100 çiplerini stokladığı iddia edilen Liang, bu çipleri düşük maliyetli çiplerle birleştirerek DeepSeek’in altyapısını oluşturdu.</p>

<p><strong>Neden Nvidia ve Diğer Amerikan Şirketlerini Etkiliyor?</strong><br />
DeepSeek, yapay zeka teknolojisini yüksek bütçeler ve üst düzey çipler olmadan geliştirebileceğini kanıtladı. Şirket, ABD’li üreticilerin kullandığı pahalı yarı iletken çiplere kıyasla daha düşük maliyetli alternatifler kullanıyor.</p>

<p>Bu durum, ABD’nin yapay zeka alanındaki liderliğini tehdit ediyor. DeepSeek’in hızlı yükselişi, Nasdaq borsasında yüzde 3’ün üzerinde düşüşe neden oldu. Özellikle Nvidia, piyasa değerinde 600 milyar dolar kaybederek bu durumdan en çok etkilenen şirket oldu.</p>

<p><strong>Türkiye’de Kullanılabiliyor mu?</strong><br />
DeepSeek’in yapay zeka uygulaması, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de kullanılabilir durumda. Uygulama, Apple’ın App Store’undan ve şirketin internet sitesinden ücretsiz olarak indirilebiliyor. Ayrıca Türkçe dil desteği sunuyor. Ancak bazı kullanıcıların kayıt işlemlerinde zorluk yaşadığına dair bildirimler bulunuyor.</p>

<p>DeepSeek’in düşük maliyetli, etkili teknolojisi ve hızlı yükselişi, yapay zeka dünyasında dengeleri değiştirecek gibi görünüyor. Bu yenilik, daha büyük bir yapay zeka rekabetine işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foto: Reuters</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/teknoloji-dunyasinin-yeni-gozdesi-4-soruda-deepseek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jan 2025 20:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/deepseek-reuters-2326953.jpg" type="image/jpeg" length="43548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tesla, Avrupa Birliği'ne Gümrük Vergisi Kararı Nedeniyle Dava Açtı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/tesla-avrupa-birligine-gumruk-vergisi-karari-nedeniyle-dava-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/tesla-avrupa-birligine-gumruk-vergisi-karari-nedeniyle-dava-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tesla, Avrupa Birliği'nin (AB) Çin yapımı elektrikli araçlara uyguladığı ilave gümrük vergilerine karşı hukuki mücadele başlattı. Lüksemburg merkezli Avrupa Adalet Divanı kayıtlarına göre Tesla, AB Komisyonu’nun bu kararıyla ilgili resmi itirazını sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Tesla, BYD, Geely, SAIC gibi Çinli otomobil üreticileri ve BMW’nin ardından, AB'nin Çin’de üretilen elektrikli araçlara uyguladığı gümrük tarifelerine karşı dava açan firmalar arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Tesla'nın Çin Üretimi Araçları Avrupa Pazarında</strong><br />
Tesla, Çin’deki fabrikasında ürettiği araçları Avrupa’ya ihraç ediyor. AB’nin yeni kararıyla birlikte Tesla da ek gümrük vergisine tabi tutuldu. Bu oran diğer markalara kıyasla daha düşük olsa da Tesla'nın Avrupa’daki maliyetlerini artırmış durumda.</p>

<p><strong>AB’nin Çin Elektrikli Araçlarına Yönelik Vergi Kararı</strong><br />
Avrupa Birliği, geçen yıl ekim ayında Çin’de üretilen elektrikli otomobillerin sübvanse edilmesi nedeniyle bu araçlara yönelik ilave gümrük vergisi getirme kararı aldı. Bu kapsamda, yürürlükte olan %10’luk standart vergiye ek olarak markalara göre değişen oranlarda yeni vergiler belirlendi.</p>

<p><strong>Vergi Oranları Şirketlere Göre Değişiyor</strong><br />
AB’nin belirlediği ek gümrük vergisi oranları şu şekilde:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tesla:</strong> %7,8</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>BYD:</strong> %17</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geely:</strong> %18,8</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Soruşturmada iş birliği yapan şirketler:</strong> %20,7</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>SAIC ve iş birliği yapmayan diğer firmalar:</strong> %35,3</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p><strong>Tesla'nın Hukuki Süreci Ne Getirecek?</strong><br />
Tesla’nın açtığı dava, Avrupa Birliği’nin gümrük vergisi politikalarının uluslararası ticaret üzerindeki etkilerini tartışmaya açıyor. Mahkemenin kararı, elektrikli araç üreticileri ve Avrupa pazarındaki rekabet açısından büyük önem taşıyor. Tesla’nın yanı sıra diğer şirketlerin de itirazları, Çin yapımı elektrikli araçların Avrupa’daki geleceğini şekillendirebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/tesla-avrupa-birligine-gumruk-vergisi-karari-nedeniyle-dava-acti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jan 2025 20:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/tesla-aa-1997899.jpg" type="image/jpeg" length="22799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dark Patterns: Dijital Dünyanın Gizli Tuzakları]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/dark-patterns-dijital-dunyanin-gizli-tuzaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/dark-patterns-dijital-dunyanin-gizli-tuzaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sahte "kapat" düğmeleri, yanıltıcı pop-up’lar ve gizlenmiş abonelikler... İnternetin karanlık yüzü olarak bilinen "dark patterns", kullanıcıların kararlarını manipüle ederek onları istemedikleri işlemlere yönlendiriyor. Bu tasarımlar, kullanıcıların dikkatini dağıtarak veya farkındalık düzeylerini azaltarak ek maliyetler ve karmaşık sözleşmelerle baş başa bırakıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Bilişim Hukukçusu Avukat Nazlı Turhan, dark patterns’ı “kullanıcının bilinçli karar verme özgürlüğünü manipüle eden tasarımlar” olarak tanımlıyor. İnternet platformlarında kullanıcı dostu gibi görünen ancak gerçekte ticari kazanç sağlamayı hedefleyen bu manipülatif arayüzler, etik tasarım ile kâr odaklı yaklaşımlar arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>Dark Patterns’ın Yaygın Örnekleri</strong></p>

<p>Dark patterns, e-ticaret sitelerinden sosyal medya platformlarına kadar her yerde karşımıza çıkabiliyor. En yaygın örneklerden bazıları:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yanıltıcı Pop-up’lar:</strong> Sayfayı ziyaret ettiğiniz anda büyük bir pencere açılır ve cazip bir fırsat sunar. Ancak, bu fırsat çoğunlukla acele karar vermenizi sağlamak için tasarlanmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Abonelik Tuzakları:</strong> “Ücretsiz Dene” düğmesine tıklayarak farkında olmadan abonelik sözleşmesine onay verebilirsiniz.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gizli Maliyetler:</strong> Ödemeye yaklaştığınızda ek ücretler, örneğin bagaj ücreti veya koltuk seçimi, son anda ortaya çıkar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sepete Gizli Ürün Ekleme:</strong> Bir ürünü sepete eklediğinizde, farkında olmadan başka ürünler de sepete eklenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zoraki Süreklilik:</strong> Ücretsiz deneme süresi sona erdiğinde üyeliğiniz otomatik olarak ücretlendirilir ve iptal işlemi karmaşık hale getirilir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tür manipülasyonlar, kullanıcıların dijital platformlara duyduğu güveni sarsıyor.</p>

<p><strong>Etik Tartışmalar: Kullanıcı Zaaflarını İstismar Etmek</strong></p>

<p>Dark patterns, sadece yasal değil, etik açıdan da ciddi bir sorun. İnsanların hızlı karar vermek için kullandığı bilişsel kısayolları istismar eden bu tasarımlar, tüketici haklarının ihlaline yol açıyor. Turhan, “Bu manipülasyonlar, insanların farkında olmadan kıtlık veya sosyal kanıt gibi önyargılara maruz kalmasına neden oluyor” diyor.</p>

<p><strong>Dark Patterns’a Karşı Hukuki Mücadele</strong></p>

<p>Türkiye’de doğrudan dark patterns’ı hedef alan bir yasa bulunmasa da Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve KVKK gibi düzenlemeler kısmen koruma sağlıyor.</p>

<p>Dark patterns nedeniyle mağdur olan kullanıcılar, ekran görüntüleri gibi belgelerle şikâyette bulunabilir. Turhan, bu şikâyetlerin artmasıyla yasal düzenlemelerin daha somut hale geleceğini düşünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünyada Alınan Önlemler</strong></p>

<p>ABD ve Avrupa, dark patterns’a karşı daha kapsamlı düzenlemeler uyguluyor. Örneğin, GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü) ve e-Gizlilik Yönergesi, tüketici haklarını koruma amacı taşıyor. Ancak bu düzenlemeler, manipülatif tasarımları engellemek için yetersiz kalabiliyor.</p>

<p>TikTok’un, İrlanda Veri Koruma Komisyonu tarafından çocuk kullanıcıları gizlilik ihlali yapan ayarlara yönlendirdiği gerekçesiyle 345 milyon Euro ceza alması, bu konuda atılan önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Dijital Okuryazarlık: Farkındalık Mücadelenin Anahtarı</strong></p>

<p>Dark patterns’la mücadele yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı değil. Kullanıcıların dijital okuryazarlıklarını artırması büyük önem taşıyor. Kamu spotları, eğitimler ve şeffaf etiketleme uygulamaları, bu manipülatif tasarımları fark etme ve onlara karşı bilinçli tepki verme konusunda etkili olabilir.</p>

<p>Turhan, “Kullanıcılar bilinçlendikçe, dark patterns kullanan platformlar güven ve prestij kaybına uğrayacaktır. Bilinçli tepki, bu karanlık kalıplarla mücadelede en güçlü araçlardan biridir” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/dark-patterns-dijital-dunyanin-gizli-tuzaklari</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jan 2025 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/dark-pattern-getty-2326065.jpg" type="image/jpeg" length="45033"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Tarihi Yeniden Yazılıyor: İlk Sohbet Botu 60 Yıl Sonra Geri Döndü]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka tarihinin başlangıcını simgeleyen ELIZA, 60 yıl sonra orijinal kodlarının bulunmasıyla yeniden canlandırıldı. MIT'de Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve dinleme odaklı yapısıyla bilinen ELIZA, bilim dünyasında yeniden ilgi odağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>1960’larda geliştirilen ELIZA, adını George Bernard Shaw’un ünlü oyunu <em>Pygmalion</em>’daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, özellikle "terapist" modu sayesinde kullanıcılarla etkili diyaloglar kurabiliyordu. Örneğin, "Bütün erkekler aynı" diyen bir kullanıcıya "Hangi açıdan?" sorusunu yönelterek sohbeti derinleştirebiliyordu.</p>

<p><strong>Kaybolduğu Sanılan Kodlar Yeniden Bulundu</strong></p>

<p>Weizenbaum’un artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı ELIZA’nın orijinal kodları, uzun yıllar kayıp olarak kabul edildi. Ancak 2021 yılında Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde bu kodları bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodları düzenleyerek ELIZA’yı yeniden hayata döndürdü.</p>

<p>Shrager, bu projeyi "erken dönem yapay zeka anlayışını keşfetmek için eşsiz bir fırsat" olarak tanımladı. Kodların yeniden düzenlenmesiyle, Weizenbaum’un yapay zeka konusundaki vizyonu bir kez daha gün yüzüne çıktı.</p>

<p><strong>Orijinal Tasarıma Sadık Kalan Modern ELIZA</strong></p>

<p>ELIZA’nın modern versiyonu, orijinal tasarımına sadık kalacak şekilde geliştirildi. Araştırmacılar, programda sayıların işlenmesiyle ilgili bir hatayı bilerek düzeltmedi. Shrager, bu durumu, "Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye çalışmak" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Yeni ELIZA, modern yapay zekanın aksine, dinleme ve kullanıcı ifadelerini keşfetme odaklı bir sistem sunuyor. Shrager, ELIZA’nın en büyük özelliğini "kullanıcının konuşmayı sürdürmesine olanak tanıması" olarak ifade etti.</p>

<p><strong>Dinleme Odaklı Yaklaşımıyla İlham Vermeye Devam Ediyor</strong></p>

<p>ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüzdeki yapay zeka sistemleriyle kıyaslandığında daha tarafsız ve hatasız teknolojilere olan ilgiyi artırabilir. Bu proje, yapay zeka tarihindeki önemli bir dönüm noktasını yeniden canlandırarak, Weizenbaum’un insan-bilgisayar etkileşimindeki öncü rolünü gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ELIZA’nın 60 yıl önce başlayan dinleme odaklı yaklaşımı, modern sohbet botlarına ilham vermeye ve yapay zeka dünyasında derin etkiler yaratmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-dondu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jan 2025 20:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/yapay-zeka.jpg" type="image/jpeg" length="40380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1995’te 2025 İçin Hangi Tahminler Yapılmıştı? İşte Geçmişten Geleceğe Bakış]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/1995te-2025-icin-hangi-tahminler-yapilmisti-iste-gecmisten-gelecege-bakis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/1995te-2025-icin-hangi-tahminler-yapilmisti-iste-gecmisten-gelecege-bakis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1995 yılında yayımlanan BBC’nin ünlü Yarının Dünyası programı, 30 yıl sonrasını, yani 2025 yılını ele alarak gelecekte bizi bekleyen yenilikleri öngörmüştü. Programda, hologram cerrahisinden uzay madenciliğine kadar pek çok ilginç tahmin yer alıyordu. Ancak bu tahminlerin ne kadarı doğru çıktı? Gelin, geçmişte yapılan öngörülere ve bugünkü gerçeklere birlikte göz atalım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>1995’te internet hızla yaygınlaşıyordu ve bu durum, gelecekte neler yaşanacağına dair birçok tartışmaya yol açtı. Program, 2000 yılına kadar iş dünyası ve bankaların internet üzerinde hâkimiyet kuracağını, erişimi sınırlı bir "süper ağ" oluşturacağını öngörmüştü. Bunun sonucunda, hackleme eylemleri ve hatta isyanlar yaşanacağı tahmin edilmişti.</p>

<p><strong>Sonuç:</strong> İnternet büyük ölçüde açık kaldı ve isyanlar gerçekleşmedi. Ancak hackerların neden olduğu güvenlik sorunları, bugün hala küresel bir tehdit. Program, Kuzey Kore gibi devlet destekli siber saldırıları ve kripto paraların yükselişini öngörememişti.</p>

<p><strong>Uzay Madenciliği ve Uzay Çöpü Sorunu</strong></p>

<p>Program, 2025’te uzay madenciliğinin kârlı bir sektör haline geleceğini ve şirketlerin Dünya’ya yakın asteroitlerden değerli metaller çıkaracağını öne sürdü. Ayrıca, uzay çöplerinin ciddi bir tehdit oluşturacağını ve dev köpük jellerle bu sorunun çözüleceğini iddia etti.</p>

<p><strong>Sonuç:</strong> Uzay madenciliği henüz beklenen noktaya ulaşmasa da, uzmanlar bu konuda iyimser. Uzay çöpleri ise bugün gerçek bir problem. Ancak bir “süper köpük jel” çözümü henüz hayata geçmedi.</p>

<p><strong>Cerrahların Hologramları ve Robotik Cerrahi</strong></p>

<p>Program, İngiltere’de cerrahların başarı oranlarının yayımlanacağını ve en iyi cerrahların popüler hale geleceğini tahmin etmişti. Ayrıca, hastaların hologramları cerrahlara gönderilecek ve cerrahlar mekansal eldivenlerle ameliyat yaparken, robotlar hareketlerini birebir taklit edecekti.</p>

<p><strong>Sonuç:</strong> Hologram cerrahisi henüz gerçek olmadı, ancak robotlar tıpta aktif bir şekilde kullanılıyor. Özellikle cerrahi müdahalelerde robotik sistemler başarıyla görev alıyor.</p>

<p><strong>Akıllı Hoparlörler ve Hızlı Seyahat</strong></p>

<p>Program, akıllı hoparlörlerin uçan hologram kafalar şeklinde hizmet vereceğini ve ultra hızlı seyahat imkânlarının yaygınlaşacağını öngördü.</p>

<p><strong>Sonuç:</strong> Ultra hızlı seyahat hâlâ hayal olarak kalıyor. Ancak akıllı hoparlörler, sanal asistanlar ve sanal gerçeklik teknolojileri günümüzün bir parçası haline geldi.</p>

<p><strong>Mikroçiplerle Bankacılık</strong></p>

<p>Program, insanların kollarına yerleştirilen mikroçip implantları sayesinde bankacılık işlemleri yapabileceğini öngördü.</p>

<p><strong>Sonuç:</strong> Mikroçip teknolojisi hâlâ yaygın değil, ancak benzeri teknolojiler geliştirildi. Parmak izi ve yüz tanıma sistemleri, bankacılıkta daha sık kullanılan yöntemler arasında.</p>

<p><strong>Programın Kaçırdığı Gelişmeler</strong></p>

<p>Fütürist Tracey Follows, programın büyük teknoloji şirketlerinin etkisini ve sosyal medyanın yükselişini öngöremediğini belirtti. Ancak 2055 için daha çarpıcı tahminler yapıyor: İnsanların fikir paylaşımı için teknolojiyle birleşeceği ve bir “kolektif zihin” oluşturacağı öngörülüyor. Ayrıca, malzeme bilimi ve biyomühendislikteki gelişmelerin dünyayı değiştireceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Malzeme bilimi:</strong> Daha güçlü, hafif ve ince cihazlar.<br />
<strong>Biyomühendislik:</strong> Karbon emisyonlarının azaltılması ve temiz gıda ile suya erişim gibi sorunlara çözümler.</p>

<p><strong>Stephen Hawking’in Öngörüsü</strong></p>

<p>1995 yılında Prof. Stephen Hawking, "2025’te büyük değişiklikler bekleyebiliriz" demişti. Ünlü bilim insanının dediği gibi, bazı değişiklikler heyecan verici, bazıları ise endişe verici oldu. Ancak kesin olan şu ki, dünya her zaman beklenmedik şekilde değişiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/1995te-2025-icin-hangi-tahminler-yapilmisti-iste-gecmisten-gelecege-bakis</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jan 2025 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/teknoloji-dnya.jpg" type="image/jpeg" length="33343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baykar, İtalyan Havacılık Devi Piaggio Aerospace’in Yeni Sahibi Oldu]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/baykar-italyan-havacilik-devi-piaggio-aerospacein-yeni-sahibi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/baykar-italyan-havacilik-devi-piaggio-aerospacein-yeni-sahibi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baykar, İtalya’nın köklü havacılık şirketi Piaggio Aerospace’i satın almak için yürüttüğü süreci başarıyla tamamladı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanlığı, Piaggio Aerospace’in Baykar’a satışını onayladı. 1884 yılında kurulan Piaggio Aerospace, P.180 Avanti iş jetleri ve uçak motorları üretimiyle tanınırken, savunma sanayisinde stratejik bir konuma sahip.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Dünyanın önde gelen silahlı insansız hava aracı (SİHA) üreticisi Baykar, Piaggio Aerospace’i satın alma ihalesinde farklı ülkelerden gelen rakiplerini geride bırakarak en iyi teklifi sundu. İhale sürecinde Baykar, finansal değerleme çalışmalarını Pragma Danışmanlık ile birlikte yürüttü.</p>

<p><strong>İtalya’dan Stratejik Açıklama</strong></p>

<p>İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso, Piaggio Aerospace’in geleceğinin güvence altına alındığını belirtti. Bakan Urso, “Altı yıllık bekleyişin ardından Piaggio Aerospace’e yeniden hayat veriyoruz. Stratejik bir varlık olarak şirketin uzun vadeli üretim perspektifi ve iş gücü korunacak” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Piaggio Aerospace’in Tarihi ve Önemi</strong></p>

<p>Piaggio Aerospace, 140 yıllık geçmişiyle İtalya’nın teknoloji altyapısına önemli katkılarda bulundu. Şirket, P.180 Avanti iş jetleri, uçak motorları ve bakım-onarım (MRO) hizmetleriyle havacılık sektöründe güçlü bir yer edindi. “Gökyüzünün Ferrarisi” olarak anılan bu üretim, Piaggio’nun yenilikçi ve ileri teknolojiye dayalı yaklaşımını temsil ediyor.</p>

<p><strong>Baykar’ın Hedefleri ve Etkisi</strong></p>

<p>Bu satın almayla birlikte Baykar, Avrupa havacılık pazarındaki etkinliğini artırmayı ve Piaggio’nun üretim kapasitesini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Baykar, Piaggio’nun tarihi mirasını koruyarak şirketin İtalya’daki istihdam olanaklarını artırmayı planlıyor.</p>

<p><strong>Türk Havacılık Sanayisinde Yeni Bir Başarı</strong></p>

<p>Baykar, 2023 yılında 1,8 milyar dolarlık ihracat yaparak Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ilk 10 firması arasında yer aldı. ABD merkezli CNAS raporuna göre, Türkiye dünya insansız hava aracı ihracat pazarının yüzde 65’ini domine ediyor. Baykar ise bu pazarın yüzde 60’ını elinde bulunduruyor ve 35 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.</p>

<p><strong>Baykar ve Piaggio Aerospace İş Birliği</strong></p>

<p>Bu satın alma, Baykar’ın Türk havacılık sanayisindeki global başarılarına yeni bir halka eklerken, Piaggio Aerospace’in tarihi kimliği de geleceğe taşınacak. Türk-İtalyan iş birliği, havacılık sektöründe yeni fırsatlar ve gelişmelerin önünü açacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/baykar-italyan-havacilik-devi-piaggio-aerospacein-yeni-sahibi-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 20:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/12/baykar-aa-1939229.jpg" type="image/jpeg" length="98623"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
