<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avusturya ve Avrupa Gündemine dair Son Dakika Haberleri snmedia.com'da!</title>
    <link>https://www.snmedia.at</link>
    <description>Avusturya ve Avrupa'ya dair Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik snmedia.com'da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.snmedia.at/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 22:51:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu Katar’ı 'düşman devlet' ilan etti, Doha İran’ı suçladı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/netanyahu-katari-dusman-devlet-ilan-etti-doha-irani-sucladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/netanyahu-katari-dusman-devlet-ilan-etti-doha-irani-sucladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, i24NEWS kanalına verdiği röportajda, Gazze’deki savaş sırasında Katar’ın İsrail politikası üzerinde belirleyici bir etkisi olduğu yönündeki iddiaları reddetti. Netanyahu, Katar’ı “düşman bir devlet” olarak nitelendirirken, ülkenin İsrail’e herhangi bir karar dayatmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>“Katar düşman bir devlettir ama Katar burada hiçbir şeyi dikte eden bir devlet değildir” diyen Netanyahu, geçen yıl Doha’ya düzenlenen İsrail saldırısına da değinerek, “Katar’a saldırdım, onu bombaladım” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail’in Eylül 2025’te Doha’ya düzenlediği saldırıda, ABD destekli Gazze ateşkesi için yürütülen müzakerelere katılmak üzere Katar’ın başkentinde bulunan üst düzey Hamas yetkilileri hedef alınmıştı.</p>

<p>Saldırıda altı kişi hayatını kaybetmiş, ölenler arasında bir Katar güvenlik görevlisi de bulunmuştu. Hamas, üst düzey müzakere heyetinin saldırıdan sağ kurtulduğunu açıklarken, Katar saldırıyı egemenliğinin ihlali olarak kınamıştı.</p>

<p>Netanyahu, aynı ayın ilerleyen günlerinde ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Başbakanı’nın katıldığı bir telefon görüşmesinde Katar’dan özür dilemiş ve İsrail’in benzer bir saldırı düzenlemeyeceğini söylemişti.</p>

<p>Netanyahu’nun son açıklamaları, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısından önce Katar kaynaklı paranın Gazze’ye aktarılması konusunda hükümetinin politikasını savunduğu sırada geldi.</p>

<p>İsrail Başbakanı, söz konusu fonların insani amaçlarla kullanıldığını ve para transferlerinin İsrail güvenlik kurumlarının tavsiyesi doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Katar ise Hamas’ı finanse ettiği yönündeki iddiaları defalarca reddetti. Doha yönetimi, sağladığı mali desteğin Gazze’deki Filistinlilere, İsrail ve ABD’nin bilgisi dahilindeki mekanizmalar üzerinden ulaştırıldığını savunuyor.</p>

<p>Netanyahu’nun açıklamalarına ilişkin Doha’dan henüz resmi bir yanıt gelmedi.</p>

<h2>Katar’dan İran’a saldırılar konusunda yanıt</h2>

<p>Açıklamalar, Katar ile İran’ın, İran tarafından Katar topraklarına düzenlenen füze ve insansız hava aracı saldırılarına ilişkin anlatımlar konusunda karşı karşıya geldiği bir dönemde geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, cuma günü yaptığı açıklamada Tahran’ı, İran saldırılarının esas olarak ABD’ye ait askeri tesisleri hedef aldığı yönündeki iddiasını desteklemek amacıyla Katar’a ait bir güvenlik belgesini seçmeci biçimde kullanmakla suçladı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Bagai ise Uluslararası Telekomünikasyon Birliği için hazırlanan bir Katar güvenlik değerlendirmesine atıfta bulunarak, belgenin İran’ın saldırılarında ABD’ye ait askeri tesislerin hedef alındığını, sivil bölgelerin ise hedef alınmadığını gösterdiğini savundu.</p>

<p>Bagai, saldırıların neredeyse tamamının ABD tesislerine yönelik olduğunu, tek istisnanın mart ayında Ras Laffan’daki gaz tesislerine düzenlenen saldırı olduğunu söyledi. İranlı sözcü, hedef alınan tesislerin İran’a karşı yürütülen ABD askeri operasyonlarını desteklediğini ileri sürdü.</p>

<p>Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari ise Bagai’nin yorumlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, İran’ın söz konusu belgeyi bağlamından kopararak kullandığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/netanyahu-katari-dusman-devlet-ilan-etti-doha-irani-sucladi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/11/ab-ulkeleri-israilin-filistine-zulmune-ortak-oldu-n1hq.webp" type="image/jpeg" length="65752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Saksonya-Anhalt seçim sonuçları: AfD ezici zafer kazandı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/almanya-saksonya-anhalt-secim-sonuclari-afd-ezici-zafer-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/almanya-saksonya-anhalt-secim-sonuclari-afd-ezici-zafer-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimleri aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 43,8 oyla açık ara kazandı. Böylece AfD, bir eyalet seçiminde tarihindeki en yüksek oy oranına ulaşırken, iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 17,2'de kaldı. Ancak AfD, tek başına hükümet kurmasını sağlayacak mutlak çoğunluğa ulaşamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>AfD'nin oy oranı 2021'deki yüzde 20,8'lik sonucunun iki katından fazlasına çıkarken, CDU'nun oyu yüzde 37,1'den yüzde 17,2'ye geriledi. Bu sonuç, Saksonya-Anhalt'ta CDU'nun şimdiye kadarki en kötü seçim sonucu oldu.</p>

<p>Seçimde SPD yüzde 9,3, Yeşiller yüzde 8,9, Sol Parti (Die Linke) yüzde 8,6 oy aldı. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ise yüzde 5,3 ile eyalet parlamentosuna girmeyi başardı. FDP yüzde 2,6'da kalarak parlamentoya giremedi.</p>

<h3>AfD tek başına iktidar olamıyor</h3>

<p>Seçim öncesinde AfD'nin en önemli hedeflerinden biri tek başına hükümet kurabilmekti. Ancak elde edilen sonuç bu hedef için yeterli olmadı.</p>

<p>Yeni dağılıma göre AfD eyalet parlamentosunda 39 sandalye, CDU 15, SPD, Yeşiller ve Sol Parti 8'er, BSW ise 5 sandalye elde etti. Dolayısıyla AfD'nin hükümet kurabilmesi için başka bir partinin desteğine ihtiyacı bulunuyor.</p>

<p>Ancak CDU başta olmak üzere diğer ana akım partiler AfD ile koalisyon yapmayı reddediyor. Bu nedenle seçim sonrasında gözler özellikle yüzde 5,3 ile parlamentoya giren BSW'ye çevrilmiş durumda. BSW'nin başbakan adayı Claudia Wittig, AfD ile hükümet konusunda kapıyı tamamen kapatmazken, Ulrich Siegmund'u başbakan olarak desteklemek istemediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>AfD: “Tarih yazdık”</h3>

<p>AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki liste başı adayı Ulrich Siegmund, seçim sonuçlarının ardından partisinin “tarih yazdığını” söyledi.</p>

<p>AfD'nin federal eş başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla da sonucu parti için açık bir hükümet kurma yetkisi olarak değerlendirdi. Ancak partinin eyalet yönetimini devralabilmesi için gerekli sandalye çoğunluğuna sahip olup olmadığı konusunda belirsizlik sürüyor.</p>

<h3>Seçime katılım rekor kırdı</h3>

<p>Yaklaşık 1,7 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimde katılım oranı yüzde 77,8 oldu. Bu oran, 2021'deki yüzde 60,3'lük katılımın oldukça üzerinde ve Saksonya-Anhalt'taki seçimler açısından rekor seviyede.</p>

<h3>Almanya siyaseti açısından neden önemli?</h3>

<p>Saksonya-Anhalt sonucu, AfD'nin Almanya'nın doğusunda giderek güçlendiğini gösteren en çarpıcı sonuçlardan biri oldu. Parti, 2021'deki oy oranını ikiye katlarken CDU'nun desteği yarıdan fazla azaldı.</p>

<p>AfD, Saksonya-Anhalt'ta 2026 seçimleri öncesinde aşırı sağcı olarak sınıflandırılmış durumdaydı. Partinin eyalet hükümetine liderlik etmesi halinde, Almanya Federal Cumhuriyeti tarihinde bu statüdeki bir partinin ilk kez bir eyalet yönetiminin başına geçmesi söz konusu olacak.</p>

<p>Şimdilik ise sonuç “AfD kazandı ama iktidarı garanti değil” şeklinde özetlenebilir. Yeni eyalet parlamentosunun en geç 6 Ekim'de toplanması gerekiyor ve hükümetin nasıl kurulacağı önümüzdeki haftaların en önemli siyasi gündemlerinden biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/almanya-saksonya-anhalt-secim-sonuclari-afd-ezici-zafer-kazandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/09/afd-almanya.jpg" type="image/jpeg" length="53464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nepalli bakandan Himalayalar'ı korumak için uluslararası topluma çağrı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/nepalli-bakandan-himalayalari-korumak-icin-uluslararasi-topluma-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/nepalli-bakandan-himalayalari-korumak-icin-uluslararasi-topluma-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepalli bakandan Himalayalar'ı korumak için uluslararası topluma çağrı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><br />
<strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>YNepalli yetkililer kayıp sayısını 2426 olarak duyurmuştu.</p>

<p dir="ltr">Nepal Turizm Kurulu Cumartesi akşam saatlerinde 261 yabancının kurtarıldığını, 320 kişinin ise hâlâ kayıp olduğunu açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Açıklamaya göre kurtarılanlar arasında Türkiye'den de iki kişi var.</p>

<p dir="ltr">26 Ağustos Çarşamba günü meydana gelen sel nedeniyle Nepal'de 675 kişi de hayatını kaybetti. Can kaybı sayısı her geçen saat artmaya devam ediyor.</p>

<p dir="ltr">Nepal Dışişleri Bakanı Shisir Khanal, ülkenin "önceliğinin" kayıpları bulmak ve acil yardım ulaştırmak olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Khanal düzenlediği basın toplantısında 4451 kişinin kurtarıldığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Nepal Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Kurumu (NDRRMA) ise kurtarılan kişi sayısını 2.498 olarak verdi.</p>

<p dir="ltr">Olası yeni bir sel baskınlarına ilişkin endişeler sürerken Khanal, riskin takip edildiğini ve bölgenin "yüksek alarm" durumunda olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Arama kurtarma ekipleri, sağlık ekipleri ve acil durum müdahale ekiplerinin etkilenen bölgelerde birlikte çalışıyor.</p>

<p dir="ltr">Yetkililer, bazı bölgelerde ulaşılan cenazelerin bozulmuş olduğunu ve kimliklerinin bu nedenle belirlenemediğini kaydediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Nepal'in afet risk azaltma kurumu, arama çalışmalarında 18.700'den fazla kişinin görevlendirildiğini açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Nepal'de 97 yaşındaki Guna Maya Bohara'nın enkazdan kurtarılması, sevdiklerinden haber almayı bekleyenler için de bir umut oldu.</p>

<p dir="ltr"></p>

<p dir="ltr">Nepal Dışişleri Bakanı Khanal, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için dünyanın "küresel bir çaba" başlatması çağrısında bulundu.</p>

<p dir="ltr">"Uluslararası topluma biraraya gelerek Himalaya ekosistemini koruma çağrısında bulunuyoruz" dedi.</p>

<p dir="ltr">Yetkililer sellerin büyük bir buzulun çökmesinden kaynaklandığını düşünüyor.</p>

<p dir="ltr">Bakan, sel felaketi meydana geldiğinde Nepal ve Çin'deki yetkililerin, afet riski yüksek bölgelerde bir erken uyarı sistemi kurulması konusunda görüşmeler yürütmekte olduğunu da söyledi.</p>

<p dir="ltr">Çin devlet televizyonu Cumartesi sabahı Nepal'e komşu Tibet'teki kayıp sayısını 554 kişiye yükseltti. Yedi kişinin de hayatını kaybettiği açıklandı.</p>

<p dir="ltr">Pekin yönetiminin Tibet'teki kurtarma çalışmaları, heyelanın ardından oluşan bir gölün yeni bir sel baskınına yol açabileceği endişesi nedeniyle durdurulmasının ardından yeniden başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/nepalli-bakandan-himalayalari-korumak-icin-uluslararasi-topluma-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/02/yanardag.jpg" type="image/jpeg" length="30408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: ABD, Venezuela'nın 65 milyar varillik petrolü için anlaşma yaptı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/trump-abd-venezuelanin-65-milyar-varillik-petrolu-icin-anlasma-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/trump-abd-venezuelanin-65-milyar-varillik-petrolu-icin-anlasma-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip Venezuela ile yapılan anlaşma, Washington’a 65 milyar varilden fazla rezerv üzerinde kontrol sağlayabilir. Karakas, 17 sahaya 100 milyar doları aşan yatırım bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>ABD ve Venezuela, Washington’ın Venezuela’nın 65 milyar varilden fazla petrol rezervi üzerinde kontrol sağlamasının önünü açabilecek büyük bir anlaşmanın koşullarında uzlaştı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı cuma günü Truth Social hesabından duyurarak "dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Trump, "Bu tarihî işlem ABD’nin petrol rezervlerini iki kattan fazla artırıyor, petrol arzımızı büyük ölçüde yükseltiyor ve bütün Amerikalılar için akaryakıt fiyatlarını önemli ölçüde düşürecek," dedi.</p>

<p>Anlaşmanın Venezuela’yı "büyük başarı ve refaha doğru ilerleyen bir yola" sokacağını savundu.</p>

<p>Dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez de daha sonra sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla "tarihî" anlaşmayı doğruladı.</p>

<p>Rodriguez’e göre anlaşma, 17 stratejik petrol sahasının geliştirilmesini öngörüyor. Bu sahalara 100 milyar dolardan fazla yatırım yapılması ve Venezuela devletinin 209 milyar doları aşan vergi geliri elde etmesi bekleniyor.</p>

<p>Trump, ABD’nin Venezuela petrolüne erişim sağlamasını istediğini uzun süredir açıkça dile getiriyor ve petrol şirketlerine Güney Amerika ülkesine yatırım yapmaları çağrısında bulunuyor.</p>

<p>Ancak Venezuela’daki eskiyen altyapı ile ABD ve Venezuela’daki siyasi belirsizlikler, birçok şirketin yatırım konusunda temkinli davranmasına neden oluyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, X hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmayı "Amerikan ve Venezuela halkları için büyük bir kazanım" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Rubio, "Bu anlaşma, Başkan Trump’ın cesur dış politikasının nasıl ‘Önce Amerika’ kazanımları sağladığını gösteriyor: Yarımküremizde istikrarlı rezervlere ve düşük maliyetli petrole erişim sağlıyor, ülkemizdeki akaryakıt fiyatlarını düşürüyor," ifadelerini kullandı.</p>

<p>Venezuela’ya yaklaşık 100 milyar dolarlık özel yatırım geleceğini belirten Rubio, anlaşmanın binlerce yüksek ücretli işi destekleyeceğini ve ülke ekonomisinin yeniden inşasına katkı sağlayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Washington, ABD güçlerinin ocak ayında eski Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu yakalamak amacıyla düzenlediği operasyondan bu yana Karakas’ı yakından izliyor.</p>

<p>Trump, operasyonun ardından Venezuela’ya milyarlarca dolar yatırım yapma sözü vermiş ve ABD’li şirketlerin ülkenin petrol endüstrisini yeniden inşa edeceğini açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/trump-abd-venezuelanin-65-milyar-varillik-petrolu-icin-anlasma-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/07/trump-ucak.jpg" type="image/jpeg" length="62535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç çocuğunu öldürmekle suçlanan Lindsay Clancy davasındaki önemli anlar]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/uc-cocugunu-oldurmekle-suclanan-lindsay-clancy-davasindaki-onemli-anlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/uc-cocugunu-oldurmekle-suclanan-lindsay-clancy-davasindaki-onemli-anlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Massachusetts eyaletinde, Boston banliyösündeki evlerinde üç küçük çocuğunu öldürmekle suçlanan anne Lindsay Clancy'nin davasında jüri karar vermek için görüşmelere başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Amerikan kamuoyunun dikkatini çeken davada, Clancy cinayetleri işlediğini inkar etmedi, ancak avukatları, müvekkilinin ağır bir zihinsel hastalıktan muzdarip olduğu gerekçesiyle yasal olarak sorumlu tutulmaması gerektiğini savunuyor.</p>

<p dir="ltr">Clancy, Ocak 2023'teki ölümlerle ilgili olarak üç kez birinci derece cinayet suçlamasıyla karşı karşıya.</p>

<p dir="ltr">Jüri üyeleri, kasıtsız adam öldürme gibi daha hafif suçlamaları da değerlendirebilir veya akıl sağlığının yerinde olmaması nedeniyle onu suçsuz bulabilir. Birinci dereceden cinayetten suçlu bulunursa, şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak.</p>

<p>Duygusal geçen beş haftalık davanın en dikkat çekici anlarından bazılarını derledik.</p>

<p>Savunma ekibi, Clancy'nin halüsinasyonlar ve sanrılar yaşadığını savunuyor<br />
Savcılar, 24 Ocak 2023'te Clancy'nin Massachusetts, Duxbury'deki evlerinde beş yaşındaki Cora, üç yaşındaki Dawson ve sekiz aylık Callan adlı tüm çocuklarını egzersiz bantlarıyla kasten boğduğunu ve ardından ikinci kattaki bir pencereden atladığını iddia ediyor.</p>

<p>Şu anda 36 yaşında olan Clancy, düşme sonucu felç geçirdi ve duruşmaya tekerlekli sandalye ile katıldı.</p>

<p>Clancy'nin avukatları, onu savunurken cinayetlerdeki rolünü hiçbir zaman reddetmediler.</p>

<p>Bunun yerine, Clancy'nin en küçük çocuğunu doğurduktan sonra halüsinasyonlar ve sanrılar yaşadığını öne sürerek akıl sağlığının yerinde olmadığı savunması yaptılar. Ruh sağlığı sorunları nedeniyle tedavi gördüğüne ve ölümlerden sadece birkaç gün önce bir psikiyatri hastanesine yattığına işaret ettiler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savcılar ise Clancy'nin çocuklarını kasten öldürme konusunda planlı bir karar verdiğini ve yasal olarak sorumlu tutulması gerektiğini savundu. İddialarına göre, Clancy o sırada kocası Patrick Clancy'yi evde olmaması için dışarıda bir işe göndermişti.</p>

<p>Clancy'nin eski kayınvalidesi ve eşi de dahil olmak üzere ailesi, ölümlerden önceki zihinsel durumu hakkında ifade verdi.</p>

<p>Beş hafta süren dava, binlerce kişinin mahkeme sürecini izlemesiyle sosyal medyada büyük ilgi uyandırdı. Yüzlerce kadın, Clancy'ye destek olmak için mahkeme binasının önünde toplanarak "Yardıma İhtiyacı Vardı" ve "Lindsay İçin Huzur" gibi ifadeler yazılı pembe tişörtler giydi.</p>

<ul role="list">
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/uc-cocugunu-oldurmekle-suclanan-lindsay-clancy-davasindaki-onemli-anlar</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/08/lindsay-clancy.jpg" type="image/jpeg" length="33900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nepal-Tibet sınırında sel: Can kaybı 600'e yaklaştı, ikinci selden korkuluyor]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/nepal-tibet-sinirinda-sel-can-kaybi-600e-yaklasti-ikinci-selden-korkuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/nepal-tibet-sinirinda-sel-can-kaybi-600e-yaklasti-ikinci-selden-korkuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal ve Tibet arasındaki sınır bölgesinde meydana gelen heyelan ve sellerde yüzlerce kişi halen kayıp, açıklanan son ölü sayısı en az 579 kişi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Nepal'in afetlerle mücadele kurumunun, 28 Ağustos'taki son güncellemesinde kayıp sayısı ise bini aştı. Bunun yarısından fazlasının turist olduğu aktarılıyor.</p>

<p dir="ltr">Nepal ordusu, selden en fazla etkilenen Rasuwa ve Nuwakot bölgeleri de dahil olmak üzere 900 kişiyi kurtardıklarını açıkladı. Kurtarılanlar arasında 92'si Hindistan vatandaşı 119 yabancı bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Nepal, dağcılar ve doğa yürüyüşçüleri için popüler bir ülke.</p>

<p dir="ltr">Her yıl binlerce Hindu ve Budist de kutsal mekanlarda dua etmek üzere bu ülkeyi ziyaret ediyor.</p>

<p dir="ltr">Çin devlet televizyonu CCTV, Tibet'teki kayıp sayısını, 260'ı yabancı 558 kişiye yükseltti.</p>

<p dir="ltr">Çin'in Tibet'teki kurtarma çalışmaları, heyelanın ardından oluşan bir gölün yeni bir sel baskınına yol açabileceği endişesi nedeniyle durdurulmasının ardından yeniden başladı.</p>

<h2 id="Yüzlerce-yabancı-turist-de-kayıp" tabindex="-1">Yüzlerce yabancı turist de kayıp</h2>

<p dir="ltr">Nepal ordusu karadan ve havadan yürütülen arama-kurtarma çalışmaları için 2 bin asker görevlendirdi.</p>

<p dir="ltr">Birçok ülke kayıp vatandaşlara ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p dir="ltr">Çin son olarak bölgede mahsur kalmış 555 turistin tahliye edildiğini açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Buna göre Hindistan'dan 100, ABD'den 54 ve İngiltere'den 33 kişi kayıp.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Ukrayna Dışişleri Bakanlığı da 53 vatandaşlarının kayıp olduğunu açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Türkiye Dışişleri Bakanlığı 26 Ağustos itibarıyla kayıp Türk vatandaşı bilgisi olmadığını duyurdu.</p>

<p dir="ltr">Kanada hükümeti 24 vatandaşının, Avustralya ise en az 34 vatandaşının kayıp olduğunu açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Kayıp Hintlilerin çoğu, Nepal ile Tibet sınırına yakın Himalayalar'da bulunan ve Hindu tanrısı Şiva'nın manevi evi kabul edilen Kailaş Dağı'nı ziyaret için oradaydı.</p>

<p dir="ltr">Nepalli yetkililer ilk olarak, bir depremin tetiklemesiyle düşen çığın sellere yol açmış olabileceğini değerlendirmişti.</p>

<p dir="ltr">Ancak ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'na (USGS) göreyse sebep buzul çökmesi.</p>

<p dir="ltr">Nepal'den gelen ve BBC'nin doğruladığı videolarda en az bir köprünün sel sularına kapıldığı ve birden fazla apartmanın da yıkıldığı görülüyor.</p>

<p dir="ltr">BBC'ye konuşan bir yerel yetkili, yıkımın "hayal bile edilemeyecek bir seviyede" olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus bölgeye "temel acil durum tıbbi malzemesi" gönderildiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, bölgeye gönderilecek yardım malzemesi ve personelin organize edildiğini açıkladı.</p>

<h2 id="ABD-Jeoloji-Araştırmaları-Kurumu-Sebep-buzul-çökmesi-" tabindex="-1">ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu: Sebep buzul çökmesi</h2>

<p dir="ltr">ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), başlangıçta deprem olarak bildirilen olayın aslında buzul çökmesi olduğunu açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Kurum, 26 Ağustos Çarşamba günü olayı ilk olarak Nepal ile Çin sınırı yakınlarında bir deprem olarak rapor etmişti.</p>

<p dir="ltr">Kurumun açıklamasında "Yakındaki sismik istasyonların, uzun periyotlu sismik dalgaların ve uydu görüntülerinin ek analizleri sonucunda, sismik olayın aslında bir buzul çökmesi ve moloz akışı olduğu ve herhangi bir depremin meydana gelmediği belirlendi" denildi.</p>

<p dir="ltr">Daha önce Nepalli yetkililer de BBC'ye, büyük bir buz kütlesinin bir dağdan kopmuş ve beraberinde kayaları ve diğer tortu malzemelerini sürüklemiş olabileceğini söylemişti.</p>

<p dir="ltr">ABD bölgeye 500 bin dolar yardım göndereceğini de açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/nepal-tibet-sinirinda-sel-can-kaybi-600e-yaklasti-ikinci-selden-korkuluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/08/nepal.png" type="image/jpeg" length="60936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki yaşından önce şeker tüketimini sınırlamak beyin sağlığını iyileştirebilir]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/iki-yasindan-once-seker-tuketimini-sinirlamak-beyin-sagligini-iyilestirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/iki-yasindan-once-seker-tuketimini-sinirlamak-beyin-sagligini-iyilestirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, iki yaşına kadar çok az şeker tüketmenin on yıllar sonra beyni korumaya yardımcı olabileceğini buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Araştırma, İngiltere'de şeker kısıtlamasının sona ermesiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıklarında hızla şeker miktarının artmasının etkisini analiz etti.</p>

<p dir="ltr">Sonuçlar, bebeklik döneminde şeker alımı kısıtlananların bunama riskinin %23 daha düşük olduğunu öne sürüyor.</p>

<p dir="ltr">Çalışma kesin bir kanıt sunamasa da uzmanlar sağlıklı beslenmenin her halükarda beyin için iyi olduğunu söylüyor.</p>

<p dir="ltr">Yaşamın ilk bin gününün gelecekteki sağlığımız için son derece önemli olduğunu gösteren çalışmalar daha önce de yapılmıştı.</p>

<p dir="ltr">Bunlardan bazıları İngiltere'de İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gıda karnesi uygulamasının sona ermesini "doğal bir deney" olarak ele alıyor.</p>

<p dir="ltr">Son çalışma, İngiltere BioBank projesine katılan yaklaşık 65 bin kişiyi inceledi.</p>

<p dir="ltr">Biobank, Birleşik Krallık'ta gönüllüler tarafından sağlanan ve demans, bazı kanser türleri ile Parkinson hastalığının teşhis ve tedavisindeki gelişmelere katkı sağlamak amacıyla kullanılan büyük bir sağlık veritabanı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Çin'in Guangzhou kentindeki Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından yapılan analiz, şeker tüketiminin kısıtlandığı dönem öncesi ve sonrasında büyüyen çocukları inceledi.</p>

<p dir="ltr">İki yaşına kadar şeker kısıtlaması döneminde yaşayanlarda bunama oranının %23 oranında düştüğünü ve hastalığın iki buçuk yıl sonra teşhis edildiğini öne sürüyor.</p>

<p dir="ltr">Araştırmacı Jiazhen Zheng, "Bulgularımız, yaşamın en erken dönemlerinde şeker tüketimini sınırlamanın beyin sağlığı için kalıcı faydalar sağlayabileceğini gösteriyor" dedi.</p>

<p dir="ltr">Çalışmanın sonuçları Neurology dergisinde yayınlandı.</p>

<p dir="ltr">Ancak Zheng, şekerin bu etkiye sahip olup olmadığını anlamak için "daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu" söyledi.</p>

<p dir="ltr">Tıbbi araştırmaları toplayan ve özetleyen bağımsız ağ Cochrane'de lider Rachel Richardson, "Önemli bir şey bulma arifesinde olabilirler" dedi.</p>

<p dir="ltr">Ancak, çalışmanın erken dönemde şeker tüketimi ile bunama arasında kesin bir bağlantı kurmadığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">En büyük sorunlardan biri, çalışmaya katılan kişilerin her birinin gerçekte ne kadar şeker tükettiğini bilmenin imkansız olması. Çalışma sadece şeker kısıtlamalarına göre doğdukları dönemi esas alıyor.</p>

<p dir="ltr">Richardson, "Bu bulgular 1940'larda ve 1950'lerde doğan insanlarla ilgili dolayısıyla günümüzdeki küçük çocuklar için geçerliliği sınırlı. Örneğin, çocuklar daha erken sütten kesiliyorlardı. Bu durum, bebeklerin ve çocukların erken dönem beslenmesi üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuş olmalı" dedi.</p>

<p dir="ltr">Aston Üniversitesi Klinik Eczacılık Profesörü Ian Maidment, "Bu ilginç bir fikir ve bu konudaki tartışmalara ışık tutuyor ancak bana kalırsa daha fazla kanıta ihtiyacımız var" dedi.</p>

<p dir="ltr">Maidment, "80 yıl önce gerçekleşmiş bir olayı" günümüzdeki sağlık durumuyla ilişkilendirip buna dayalı çıkarımlar yapmanın, etkili olabilecek "pek çok" başka faktörün de bulunduğu anlamına geldiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Alzheimer's Research UK'den Dr. Sara Rodrigues ise, "Bunun gözlemsel bir çalışma olduğunu unutmamak gerekir. Bu tür çalışmalar beslenme düzeni ile demans riski arasındaki bağlantıları ortaya koyabilir ancak daha az şeker tüketmenin demansı doğrudan önlediğini kanıtlayamaz" dedi.</p>

<p dir="ltr">"Sağlıklı ve dengeli beslenmek, beyin sağlığınızı desteklemenin en iyi yollarından biri ve olumlu değişiklikler yapmak için asla geç değil" diye ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/iki-yasindan-once-seker-tuketimini-sinirlamak-beyin-sagligini-iyilestirebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/10/cocuk.png" type="image/jpeg" length="92197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin milli uçak gemisi projesiyle ilgili neler biliniyor?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/turkiyenin-milli-ucak-gemisi-projesiyle-ilgili-neler-biliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/turkiyenin-milli-ucak-gemisi-projesiyle-ilgili-neler-biliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin geliştirdiği milli uçak gemisini 2027 sonunda denize indirmek için çalıştıklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Kocaeli Gölcük'te gerçekleştirilen Teknofest Mavi Vatan etkinliğinde basına yaptığı açıklamada, son yıllarda üretilen Türk donanma unsurlarından övgüyle söz etti.</p>

<p dir="ltr">"Türkiye artık sadece kıyılarını muhafaza etmekle yetinmiyor. Türkiye kıtalararası küresel bir iddia sahibi" diye ekledi.</p>

<p dir="ltr">2023 yılında başlayan milli uçak gemisi projesininhizmete giriş tarihi 2032 olarak açıklanmıştı.</p>

<h2 id="Projeyle-ilgili-neler-biliniyor-" tabindex="-1">Projeyle ilgili neler biliniyor?</h2>

<p dir="ltr">Projenin sorumlusu Türk Deniz Kuvvetleri Deniz Teknik Komutanı Tümamiral Hakan Uçar, mayıs ayında İngiltere'de katıldığı bir donanma etkinliğinde yaptığı sunumda projeye dair detaylar verdi.</p>

<p dir="ltr">Buna göre gemi 285 metre uzunluğa, 72 metre azami genişliğe, 10,1 metre su çekimine ve 60 bin ton deplasmana sahip olacak.</p>

<p dir="ltr">Geminde toplam 2.500 kişiye kadar kişinin barınabileceği belirtildi.</p>

<p dir="ltr">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından aktarılan sunuma göre, gemi 52 hava aracına ev sahipliği yapabilecek.</p>

<p dir="ltr">Uçak gemisi ayrıca insansız suüstü araçları (USV) ve insansız sualtı araçlarını (UUV) konuşlandırma ve geri alma kapasitesine sahip olacak.</p>

<p dir="ltr">MUGEM sınıfı uçak gemisinde Türkiye tarafından geliştirilen çeşitli radar ve elektronik sistemler de kullanılacak.</p>

<p dir="ltr">Daha önce gemide yerlilik oranının %80 olmasının hedeflendiği açıklanmıştı.Üretimi tamamlandığında proje, Türkiye'nin donanmasındaki en büyük gemi olacak.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'de bugün bu ünvanı elinde tutan TCG Anadolu, İspanya'nın Juan Carlos I esas alınarak türetilmiş bir amfibi hücum gemisi kategorisinde.</p>

<p dir="ltr">TCG Anadolu, savaş uçaklarından ziyade helikopterler ve İHA'larla çalışacak şekilde kullanılıyor.Hangi ülkelerde var?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Uçak gemisi sahibi olan sınırlı sayıda ülke var.</p>

<p dir="ltr">ABD, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, Hindistan, İtalya, Japonya, İspanya ve Rusya çeşitli kapasitelerde uçak gemileri veya savaş uçakları konuşlandırabilen büyük havacılık gemileri işletiyor.</p>

<p dir="ltr">ABD ve Çin çok sayıda ve büyük tonajlı taşıyıcılara sahip.</p>

<p dir="ltr">Birleşik Krallık'ın Queen Elizabeth sınıfı, Fransa'nın Charles de Gaulle'ü ve Hindistan'ın Vikrant ile Vikramaditya gemileri bu alandaki başlıca örnekler arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/turkiyenin-milli-ucak-gemisi-projesiyle-ilgili-neler-biliniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/04/5-binluk-gemi.jpg" type="image/jpeg" length="40413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yunanistan, Girit Adası'na Patriot sistemi konuşlandırdı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/yunanistan-girit-adasina-patriot-sistemi-konuslandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/yunanistan-girit-adasina-patriot-sistemi-konuslandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Financial Times geçen hafta İran kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik askeri baskıyı artırması halinde İran'ın Avrupa'daki ABD hedeflerine füze saldırıları düzenleyeceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Yunanistan ordusunun, İran'ın Avrupa'daki ABD askeri üslerine yönelik tehditlerinin ardından Patriot hava savunma sistemlerinden birini Girit Adası'na konuşlandırdığı bildirildi.</p>

<p>Yunan medyasında yer alan haberlere göre Patriot sistemi, Girit'teki Suda Körfezi'nde bulunan önemli ABD üssünün hava savunmasını güçlendirmek amacıyla ülkenin doğusundaki Karpathos Adası'ndan Girit'e taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suda Üssü, Yunanistan Silahlı Kuvvetleri'nin yanı sıra ABD ve NATO tarafından da kullanılıyor. Üs, bölgedeki müttefik operasyonlarına destek sağlanması açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>Yunan medyasında yayınlanan görüntülerde Patriot sisteminin bir kamyon üzerinde bir mavnaya yüklenmek üzere beklediği görüldü.</p>

<p>Financial Times gazetesi geçen hafta İran kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri baskıyı artırması halinde İran'ın Avrupa'daki ABD hedeflerine füze saldırıları düzenleyebileceğini yazmıştı.</p>

<p>Yunanistan Savunma Bakanlığı, Patriot sisteminin nakledildiği yönündeki haberlerle ilgili açıklama yapmadı.</p>

<p><i>Bu gelişmekte olan bir haberdir. Gazetecilerimiz gelişmeler oldukça haberi güncelleyecek.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/yunanistan-girit-adasina-patriot-sistemi-konuslandirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/03/fuze-iran-turkiye.png" type="image/jpeg" length="88805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze'de kaybolan binlerce kişiye ne oldu?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/gazzede-kaybolan-binlerce-kisiye-ne-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/gazzede-kaybolan-binlerce-kisiye-ne-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmed el Madhoun, zorluklara rağmen hayattan zevk alan biriydi. Neşeli gülümsemesiyle yaramaz, tombul, küçük bir çocuktu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Gazze şehrindeki yarı yıkılmış evinden annesi Majdiya, telefonundan oğlunun videolarını bize gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Birinde Ahmed bir kedi yavrusunu kucaklıyor. Dilini çıkarıp neşeyle bağırıyor. Diğerinde ise bir yüzme havuzuna karın üstü atlıyor ve sudan kulaklarına kadar uzanan bir gülümsemeyle çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">Majdiya BBC'ye yaptığı açıklamada "Herkes onun arkadaşıydı" diyor.</p>

<p dir="ltr">"Gittiği her yerde seviliyordu ve yüzünde her zaman bir gülümseme vardı."</p>

<p dir="ltr">Ancak Down sendromlu Ahmed kayıp. 21 yaşındaki genç, Mayıs 2025'te bir dükkana uğradıktan sonra ortadan kayboldu.</p>

<p dir="ltr">O dönem Gazze'de Hamas ile İsrail arasında şiddetli bir savaş yaşanıyordu.</p>

<p dir="ltr">Majdiya'nın yaşadığına benzer acıyı, Gazze'nin her yerindeki anneler hissediyor.</p>

<p dir="ltr">İsrail'in saldırıları başlatmasından bu yana Gazze'de 73 binden fazla insan öldü.</p>

<p dir="ltr">Bu ölümlerin yaklaşık 1200'ü geçen Ekim ayında ateşkes ilan edildikten sonra gerçekleşti. Bunlar, Gazze Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı rakamlar ve Birleşmiş Milletler tarafından güvenilir olarak kabul ediliyor.</p>

<p dir="ltr">İsrail medyası Ocak ayında, üst düzey bir İsrail güvenlik kaynağının ordunun rakamların doğru olduğunu kabul ettiğini söylediğini bildirdi.</p>

<p dir="ltr">Ancak ölen Filistinlilerin gerçek sayısı çok daha yüksek olabilir.</p>

<p dir="ltr">Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı ölüm sayısında, enkaz altında kalan cesetler yer almıyor. Bu da kayıpların çoğunun sayıma dahil edilmediği anlamına geliyor.</p>

<p dir="ltr">Kızılhaç, yıkıntılar altında kalmış olabilecek kayıpların bulunması için beş binden fazla talep aldığını söylüyor. Gazze Sivil Savunma teşkilatı ise kayıp sayısının sekiz bini aştığını tahmin ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Her gün yeni cesetler bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Bu ayın başlarında, Gazze Şehri'nde 2023'te İsrail saldırısında öldürülen yüzden fazla kişi için toplu bir cenaze töreni düzenlendi. Cenazeleri ancak yakın zamanda bulunup, kimlikleri tespit edildikten sonra defnedilebildiler.</p>

<p dir="ltr">Kızılhaç, yıkımın boyutu ve buldozer eksikliği nedeniyle cesetlerin çıkarılmasının zor olduğunu belirtiyor.</p>

<p dir="ltr">Birçok durumda, insanların ölümünün üzerinden çok uzun zaman geçmiş olması ve İsrail'in Gazze'ye giriş konusunda getirdiği kısıtlamalar yüzünden DNA testi yapılamaması sebebiyle, cesetlerin kimliğini tespit etmek de zorlaşıyor.</p>

<p dir="ltr">Ahmed el Madhoun'un ailesi öldürülmüş olabileceğini biliyor, ancak İsrail güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmış olabileceğinden de endişe ediyorlar.</p>

<p dir="ltr">İsrail merkezli İşkenceye Karşı Kamu Komitesi'ne göre, yaklaşık üç yıllık savaş boyunca İsrail güçleri Gazze'den yaklaşık yedi bin Filistinliyi gözaltına aldı ve bunların beş binden fazlası daha sonra hiçbir suçlama yöneltilmeden serbest bırakıldı.</p>

<p dir="ltr">İsrailli insan hakları grubu HaMoked'e göre, bu ay itibarıyla Gazze'den yaklaşık 1300 tutuklu, herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın İsrail hapishanelerinde tutuluyor. Grup, bu rakamlarda doğrudan İsrail ordusu tarafından tutulan Gazzeli tutukluların yer almadığını belirtiyor.</p>

<p dir="ltr">HaMoked ve diğer insan hakları örgütlerine göre, Filistinli aileler İsrail tarafından akrabalarının tutuklanması veya nerede oldukları konusunda sıklıkla bilgilendirilmiyor. Bu da birçok ailenin onları bulmak için STK'lara ve avukatlara güvenmesine neden oluyor.</p>

<p dir="ltr">BBC, İsrail Ordusu ve İsrail Cezaevi Servisi'ne (IPS), gözaltına aldıkları kişilerin yakınlarıyla iletişime geçmedikleri yönündeki iddialar hakkında sorular yöneltti.</p>

<p dir="ltr">İsrail yetkilileri daha önce uzun süreli gözaltıların savaş zamanı güvenlik gerekçelerinden kaynaklandığını söylemiş ve gözaltıların keyfi olduğu iddialarını reddetmişti.</p>

<p dir="ltr">Gazze Şehri'nin Sabra bölgesinden Aida al Drimli, bize oğlu Mahmud'un fotoğrafını gösteriyor. Genç ve sağlıklı bir delikanlı, Filistin kefiyesine sarınmış.</p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/gazzede-kaybolan-binlerce-kisiye-ne-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2023/12/gazzede-cocuk-doktoruyum-lutfen-bizi-bu-dehsetten-kurtarin-yjpg.png" type="image/jpeg" length="84213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu'dan Erdoğan'a: 'İsrail'e karşı saldırganlığını Suriye'ye taşımaya çalışıyor, buna göz yummayız']]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/netanyahudan-erdogana-israile-karsi-saldirganligini-suriyeye-tasimaya-calisiyor-buna-goz-yummayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/netanyahudan-erdogana-israile-karsi-saldirganligini-suriyeye-tasimaya-calisiyor-buna-goz-yummayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İsrail'e karşı saldırganlığını Suriye'ye taşımaya çalıştığını" ve buna göz yummayacaklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Açıklama, İsrail'in Suriye'nin kuzeyinde ve Türkiye sınırına yaklaşık 70 km. uzaklıkta bir hava üssünü "Türkiye'nin askeri yığınak yapacağı" iddiasıyla vurmasından üç gün sonra geldi.</p>

<p dir="ltr">İsrail Başbakanlığı'nın sosyal medya hesabından 21 Ağustos'ta yapılan yazılı açıklamada "Erdoğan Kürtleri katletmiş, Hamas teröristlerine ev sahipliği yapan, Kıbrıs'ın yarısını işgal eden, kendisine karşı çıkan gazeteci siyasetçileri daha önce görülmemiş çapta hapseden bir antisemitik diktatördür" ifadeleri yer aldı.</p>

<p dir="ltr">İsrail'in Ortadoğu'daki tek gerçek demokrasi olduğunu iddia eden İsrail Başbakanlığı, "Erdoğan'ın İsrail liderlerini ve askerlerini korkutmaya yönelik acınası girişimleri bir sonuç vermeyecek" dedi.</p>

<p dir="ltr">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Netanyahu'nun açıklaması, "tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesi" olarak değerlendirildi.</p>

<p dir="ltr">"İsrail'de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir" denildi.</p>

<p dir="ltr">"İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 21 Ağustos'ta Netanyahu hakkında "soykırım" suçundan yürütülen kovuşturma kapsamında Interpol tarafından kırmızı bülten yayımlanmasının talep edildiğini açıkladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce İsrail hükümeti için "radikal görüşlerini faşist bir ideolojiye dönüştürmüş bir katil şebekesi" demiş, İsrail başbakanı için de "Netanyahu ideolojik olarak Hitler'e bağlıdır. Hitler, yenilgisini öngöremediği gibi Netanyahu da sonunda aynı kaderi paylaşacaktır" ifadelerini kullanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu'dan bir gün önce de İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımda "Erdoğan Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklüyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail'de sağ çizgideki medya, İsrail'in Türkiye sınırına yakın bir Suriye hava üssünü vurmasının ardından Ankara ile gerilimin tırmanma ihtimaline işaret eden değerlendirmeler yayımladı.</p>

<p>İsrail medyası Ebu Zuhur Hava Üssü saldırısını nasıl yorumladı?<br />
Öte yandan Türk Milli Savunma Bakanlığı da bölgede Türk askeri olmadığını söyledi ve İsrail'in iddialarını yalanladı.</p>

<p>MSB'nin haftalık basın toplantısındaki değerlendirmede İsrail'e "pervasız saldırılarına son vermesi" çağrısı da yapıldı.</p>

<p>MSB: Ebu Zuhur Hava Üssü'nde Türk askeri yoktu<br />
Suriye de İsrail'in iddialarını yalanladı; İsrail'in vurduğu üste Türk askeri varlığına dair bir plan olmadığını vurguladı.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'deki hava üssüne saldıran İsrail'e "Türkiye'nin sabrını sınamaktan vazgeçin" çağrısı yaptı.</p>

<p>"Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur" dedi.</p>

<p>Bahçeli olası bir saldırıya karşı Ankara'nın, "asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye'nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir" dedi.</p>

<p>Bahçeli'den İsrail'e uyarı: Türkiye doğacak sonuçlardan sorumlu olmayacağını ilan etmeli<br />
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye hava üssüne saldırısını gereksiz bir gerginlik olarak nitelendirdi.</p>

<p>ABD'nin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışma önleme mekanizması kurmak için çalıştığını söyledi.</p>

<p>ABD'nin İsrail Büyükelçisi Huckabee de 19 Ağustos'taki röportajında "Gergin bir bölge, herkes oldukça gergin var, birisi tehdit hissettiğinde tepkiler oluyor" dedi.</p>

<p>Huckabee, hava üssü saldırısıyla ilgili İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesini tehdit olarak değerlendirdiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/netanyahudan-erdogana-israile-karsi-saldirganligini-suriyeye-tasimaya-calisiyor-buna-goz-yummayiz</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/10/erdogan-aa-2297004.jpg" type="image/jpeg" length="86410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Mekke paktına ancak 'kurucu ortak' olarak katılabileceğini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/iran-mekke-paktina-ancak-kurucu-ortak-olarak-katilabilecegini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/iran-mekke-paktina-ancak-kurucu-ortak-olarak-katilabilecegini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Komitesi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, ülkesinin Mekke paktına ancak prensipleri belirleyen bir "kurucu ortak" olarak katılabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>22 Ağustos'ta devlet televizyonu IRINN'e konuşan Rızai, İran ve Mısır'ın bu tür düzenlemelerin dışında bırakılmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Rızai iki ülkenin, anlaşmanın temel prensiplerinin şekillendirilmesinde rol oynamaları gerektiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">"İran ve Mısır bu tür anlaşmalarda yer almamazlık edemez ancak kurucu olarak, orada imzalanan belgelerin fikirsel çerçevesini oluşturan taraflar olarak yer almalıdırlar" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mekke paktına atıfta bulunan Rızai, "bu dostların" kendi aralarında bir anlaşma yapıp ardından İran'dan bunu onaylamasını istemelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<p>İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in kıdemli danışmanlarından Rızai, girişimin ABD'nin bölgedeki etkisinin zayıflaması ve Washington'ın rolünü azaltma kararı olarak tanımladığı gelişmelerden kaynaklandığını savundu.</p>

<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşma bölgede nasıl yorumlandı?<br />
"Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki dostlarımız ve kardeşlerimiz bir anlaşma imzaladı. Neden? Çünkü Amerika onlara 'Hoşça kalın, gidiyoruz' dedi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rızai, ülkelerin ABD'nin bölgedeki varlığının azalmasıyla oluşan boşluğu doldurmaya çalıştığını ve bu boşluğun İran'ın Washington ile yürüttüğü mücadele sonucunda ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>"Amerika'nın bölgedeki zayıflığı ve ortaya çıkan boşluk, İran milletinin savaş ganimetidir" dedi.</p>

<p>Diğer ülkelerin de şimdi ABD'nin geri çekilmesi olarak nitelediği gelişmelerden yararlanmaya çalıştığını ekledi.</p>

<p>Mısır neden Mekke Anlaşması'nda yok?<br />
Diğer yandan İran basını, Beyrut merkezli El Meyadin televizyonunun haberine dayanarak Tahran'ın anlaşmaya katılması için davet aldığını bildirdi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi 10 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, anlaşmaya ilişkin büyük ölçüde tarafsız bir tutum sergilemiş ve bunu bölgedeki güvenlik anlayışının değiştiğinin bir göstergesi olarak nitelendirmişti.</p>

<p>Bekayi, İran'ın üç kurucu ülkeyle temas halinde olduğunu ve girişim hakkında bilgilendirildiğini söylerken, Tahran'ın anlaşmaya katılma ihtimali için de açık kapı bırakmıştı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır'ın Mekke paktına katılabileceğini açıkladı<br />
'ABD İsrail uğruna müttefiklerinin güvenliğini zayıflatıyor'<br />
Bölgesel güvenlikle ilgili ayrı bir açıklama da İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'tan geldi.</p>

<p>22 Ağustos'ta X platformunda yaptığı paylaşımda Tahran'ın yeni bölgesel güvenlik ve ekonomik düzenlemelerin oluşturulmasına ilişkin komşu ülkelerden mesajlar aldığını söyledi.</p>

<p>Kalibaf, bu temasların ABD'nin "İsrail uğruna" müttefiklerinin güvenliğini zayıflattığı bir dönemde gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın 19 Ağustos'ta sosyal medya hesabından İran'a karşı "bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanan en yıkıcı ekonomik operasyonu" başlatma sözü vermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/iran-mekke-paktina-ancak-kurucu-ortak-olarak-katilabilecegini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/06/abd-iran-1.jpg" type="image/jpeg" length="60165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'de 'Dublin' krizi: İsveç göçmenleri İtalya'ya iade etmek istiyor, Fransa ve İspanya karşı çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/abde-dublin-krizi-isvec-gocmenleri-italyaya-iade-etmek-istiyor-fransa-ve-ispanya-karsi-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/abde-dublin-krizi-isvec-gocmenleri-italyaya-iade-etmek-istiyor-fransa-ve-ispanya-karsi-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, İsviçre, Avusturya ve Finlandiya'nın ardından İsveç de İtalya'ya ulaştıktan sonra kuzeye geçen göçmenleri geri göndermeyi planlıyor. Eurostat verilerine göre 2023 ile 2025 yılları arasında Roma'ya 109.427 transfer talebi gönderildi, bu durum Meloni hükümeti için bir 'bumeranga' dönüşebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Giderek daha fazla Avrupa hükümeti, "Dublin transferi" kapsamındaki kişileri İtalya'ya nakletme niyetinde olduğunu veya bunu halihazırda gerçekleştirdiğini açıklıyor.</p>

<p>Almanya, İsviçre, Avusturya ve Finlandiya'nın ardından İsveç de İtalyan haber ajansı ANSA'ya, 12 Haziran'da yürürlüğe giren yeni AB Sığınma ve Göç Paktı'nda "belirtilen kuralları uygulamak" niyetinde olduğunu ve İtalya dahil "tüm üye devletlerin yükümlülüklerini yerine getirmesini" beklediğini doğruladı.</p>

<p>Göçmenler için Avrupa'ya ilk giriş noktası konumundaki diğer iki kritik ülke olan İspanya ve Fransa ise aksi bir tutum sergileyerek, göçmenleri ilk giriş yaptıkları ülkeye geri gönderme fikrinden uzak duruyor.</p>

<p>Ancak Ceuta'daki göç krizi nedeniyle uygulamaya konulan ve 31 Ağustos'a kadar yürürlükte kalacak olan Schengen'in askıya alınması konusu Madrid ile henüz çözüme kavuşturulabilmiş değil.</p>

<p>Dublin transferi kapsamındakiler kimler ve kaç kişiler?<br />
Dublin transferi kapsamındakiler, sığınma talebinde bulunmak üzere Avrupa'ya gelen ve hem Dublin Tüzüğü hem de yeni AB Göç Paktı uyarınca sığınma başvurularını giriş yaptıkları ilk ülkede yapmakla yükümlü olan kişilerden oluşuyor.</p>

<p>Eurostat verilerine göre 2023'ten 2025'e kadar Roma'ya 109 bin 427 transfer talebi ulaştı.</p>

<p>2025 verileri örnek alındığında İtalya, Eurostat'a göre 24 binin üzerindeki başvuruyla Dublin transferi kapsamında açık ara en fazla talep alan ülke konumunda.</p>

<p>Bunların en büyük payını oluşturan 14 bini Almanya ve Fransa kaynaklı olup, İçişleri Bakanı Piantedosi'nin 2025 sonunda Avrupa Birliği Adalet ve İçişleri Konseyi ile imzaladığı anlaşma sayesinde iptal edilecek.</p>

<p>Ancak 10 bin talep daha beklemede kalmaya devam ediyor ve bu taleplerin ana kaynağı tam da seslerini yükselten ülkelerden oluşuyor: İsviçre (3 bin 612 talep), Avusturya (644), Finlandiya (520), Belçika (bin 531) ve İsveç başta olmak üzere diğer ülkelere dağılmış birkaç yüz talep daha.</p>

<p>Özellikle Avusturya, LaPresse'e yaptığı açıklamada, Pakt'ın yürürlüğe girmesinden bu yana Dublin transferi kapsamındaki dört kişiyi İtalya'ya iade ettiğini belirtti.</p>

<p>İtalya Dublin transferlerini nasıl engelliyor?<br />
İtalya, AB üyesi bir devletin sığınmacılar için insan onuruna yakışır karşılama koşullarını garanti edebileceğinden hareketle Roma'nın Dublin yükümlülüklerinden kaçınamayacağını belirten 2024 tarihli aksi yöndeki yargı kararına rağmen, 2022'nin sonunda transferleri tek taraflı olarak durdurmuştu.</p>

<p>Komisyon, yeni AB Sığınma ve Göç Paktı'na ilişkin ilk değerlendirmesinde İtalya'nın transferleri hala reddettiğini kaydediyor: 12 Haziran ile 7 Temmuz arasında İtalya'nın 12 talebi reddettiği bildiriliyor.</p>

<p>Nitekim metinde, İtalya durumuna özel olarak "alıcı bir üye devletin transferi reddedemeyeceği ve (...) transfer için alternatif bir tarih önermesi gerektiği" ifade ediliyor.</p>

<p>Sığınma başvurularının yapılması ve incelenmesi için süre sınırları</p>

<p>Yeni Pakt öncesindeki Dublin Tüzüğü uyarınca, ilk varış ülkesine transfer 12 ay içinde gerçekleşmediği takdirde sığınmacı bu yükümlülükten kurtuluyor ve fiilen bulunduğu ülkede başvuru yapabiliyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak yeni Avrupa Göç Paktı'nın, ilk varış ülkesinin sığınma başvurusuna ilişkin sorumluluğunu 20 aya çıkardığını belirtmek gerekir.</p>

<p>Ayrıca yürürlüğe girmesinden itibaren sığınmacıların büyük çoğunluğunun başvurularının sonucunu 12 hafta içinde öğrenmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/abde-dublin-krizi-isvec-gocmenleri-italyaya-iade-etmek-istiyor-fransa-ve-ispanya-karsi-cikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/abgocmen.jpg" type="image/jpeg" length="50474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Suriye'ye yeni hava saldırısı düzenledi, ABD elçisine tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/israil-suriyeye-yeni-hava-saldirisi-duzenledi-abd-elcisine-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/israil-suriyeye-yeni-hava-saldirisi-duzenledi-abd-elcisine-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail cumartesi günü Suriye'de yeni bir saldırı düzenledi ve İdlib'deki hava üssüne yapılan saldırıyı eleştiren ABD'nin Suriye elçisi Tom Barrack'a sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Suriye devlet televizyonu, Şam'ın güneybatısındaki Beyt Cinn köyünde bir aracı hedef alan "İsrail insansız hava aracı" saldırısında bir kişinin yaralandığını bildirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı egemenliğine yönelik "açık bir ihlal" olarak nitelendirdi.</p>

<p>İsrail ordusu saldırıyı doğruladı ve güçlerinin "son hazırlık aşamasındaki terör saldırılarını yürüten bir teröriste yönelik" ateş açtığını açıkladı, ancak hedefin kimliğini belirtmedi.</p>

<p><br />
Büyükelçi Tom Barrack salı günü, kullanılmayan askeri hava üssüne yapılan saldırıyı "bölgesel istikrara katkı sağlamayan gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirmişti. Cuma günü Mario Nawfal'a verdiği röportajda ise saldırının Türkiye ile çatışma çıkarmayı amaçlamış olabileceğini söyledi.</p>

<p>Bunun üzerine İsrail Savunma Bakanı Israel Katz cumartesi günü yaptığı açıklamada Barrack'ın sözlerinin "yanlışlarla dolu" olduğunu belirtti.</p>

<p>Katz, X'te yaptığı paylaşımda İsrail'in salı günkü saldırı öncesinde "Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yetkili taraflara istihbarat bilgisi" ilettiğini yazdı. Barrack'ın Golan Tepeleri'ni "işgal altında" olarak tanımlamasının ardından, elçinin görüşlerinin "ABD Başkanı Donald Trump'ın kendi tutumuyla çeliştiğini" savundu.</p>

<p>"Açık ihlal"</p>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, salı günkü saldırıya ilişkin açıklamasında, Şam'daki yeni yönetimin müttefiki olan Türkiye'nin hava üssünde askeri varlık kurmak istediğini söylemişti. Ankara ise üsse herhangi bir ziyaret yapıldığını reddetti.</p>

<p>Olaydan bu yana Türkiye ile İsrail karşılıklı sert açıklamalarda bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara, Gazze'ye giden yardım filosuna müdahale nedeniyle Netanyahu hakkında "soykırım" suçlamasıyla kırmızı bülten çıkarılması için başvuruda bulunduğunu duyurdu.</p>

<p>Netanyahu'nun ofisi ise Erdoğan'ı "antisemit diktatör" olarak nitelendirdi.</p>

<p>İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir bu hafta güney Suriye'deki askerlere, "Suriye cephesindeki değişiklikleri izliyoruz. Düşman güçlerin sınırlarımızda yerleşmesine izin vermeyeceğiz" demişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/israil-suriyeye-yeni-hava-saldirisi-duzenledi-abd-elcisine-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/suriyee.jpg" type="image/jpeg" length="29625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin Natanyahu için kırmızı bülten talebi Avrupa basınında nasıl karşılandı?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/turkiyenin-natanyahu-icin-kirmizi-bulten-talebi-avrupa-basininda-nasil-karsilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/turkiyenin-natanyahu-icin-kirmizi-bulten-talebi-avrupa-basininda-nasil-karsilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin İsrail Başbakanı Netanyahu için kırmızı bülteni talebi New York Times'tan Le Monde'a, ANSA'dan Reuters'a geniş yer buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek cuma günü sosyal medya hesabından, Bakanlığın İçişleri Bakanlığı'ndan Netanyahu ve Afek Moskovitch için kırmızı bülten talebinde bulunmasını istediğini duyurdu. Talep, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14 Temmuz 2026'da verdiği yakalama kararlarına dayanıyor; dosyada 35 sanık bulunuyor.</p>

<p>New York Times haberi bir işkence soruşturması olarak çerçeveledi. Gazetenin başlığı, Türkiye'nin İsrail'i filo aktivistlerine kötü muamelede bulunmakla suçladığını vurguluyor. Zane Irwin imzalı haber, gazetenin İsrail askerlerinin aktivistlere işkence ettiği iddialarına ilişkin daha önceki soruşturmasına bağlanıyor.</p>

<p>Le Monde ise karşılıklı hakaretleşmeyi öne çıkardı. AFP kaynaklı haberin başlığı, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı "antisemit diktatör" olarak nitelendirmesini merkeze alıyor.</p>

<p>İtalyan haber ajansı ANSA adımın tarihsel niteliğini öne çıkardı. Ajansa göre Türkiye ilk kez görevdeki bir İsrail hükümet başkanının uluslararası düzeyde yakalanmasını talep ediyor.</p>

<p>Reuters ise İstanbul mahreçli haberinde olayı bir iç hukuk davası olarak tanımladı ve Türkiye'nin daha önce de Netanyahu hakkında ulusal yakalama kararı çıkardığını hatırlattı.</p>

<p>New York Times kırmızı bülteni açıkça "bağlayıcı olmayan" bir talep olarak tanımladı: dünya genelindeki kolluk birimlerine, aranan kişinin bulunması ve geçici olarak gözaltına alınması yönünde yapılan bir çağrı. Gazete, Lyon merkezli ve 196 üyeli Interpol'ün talebe dair henüz yorum yapmadığını, kabul edilip edilmeyeceğinin belirsiz olduğunu da yazdı.</p>

<p>Interpol tüzüğü, örgütün siyasi, askeri, dini veya ırksal nitelikli konularda faaliyet göstermesini yasaklıyor.</p>

<p>İspanyol yayınları sanıkların gıyaben yargılandığını ve bültenin etkisinin, aranan kişinin bulunduğu ülkenin yasalarına bağlı olduğunu hatırlattı.</p>

<p>İtalyan basınından tarihsel karşılaştırma</p>

<p>ANSA, 2010 Mavi Marmara baskınıyla karşılaştırma yaptı. On Türk vatandaşının hayatını kaybettiği o olayda Washington'ın diplomatik baskısı İsrail'i resmi özre götürmüş, kriz birkaç yılda kapanmıştı. Ajansa göre bu kez 7 Ekim 2023 sonrası koşullarda İsrail tarafından müzakereye açık bir sinyal gelmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dava, mayıs ayında Marmaris'ten yola çıkan Global Sumud filosunun uluslararası sularda durdurulmasıyla ilgili.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/turkiyenin-natanyahu-icin-kirmizi-bulten-talebi-avrupa-basininda-nasil-karsilandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/01/gazze-filistin-netenyahu.png" type="image/jpeg" length="30872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin imzaladığı Mekke paktının küresel dengelere etkisi ne olabilir?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/turkiyenin-imzaladigi-mekke-paktinin-kuresel-dengelere-etkisi-ne-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/turkiyenin-imzaladigi-mekke-paktinin-kuresel-dengelere-etkisi-ne-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın 7 Ağustos'ta ortak savunma anlaşması imzalaması bölgedeki jeopolitik hizalanmalara dair tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>"Mekke paktı" olarak anılan anlaşmaya göre üç ülkeden birine yapılan saldırı tüm ülkelere yapılmış sayılacak.</p>

<p dir="ltr">Anlaşma hakkında "Sünni paktı" ve "Müslüman NATO'su" gibi benzetmeler yapıldı. İsrail ve İran gibi ülkeleri hedef alabileceği iddiaları ortaya atıldı.</p>

<p dir="ltr">Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anlaşmaya dair yaptığı değerlendirmede "Hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır" ifadelerini kullandı</p>

<p dir="ltr">Ankara, anlaşmanın güvenlik ve savunma sanayi işbirliğini artıracağını söylüyor.</p>

<p dir="ltr">Anlaşmayı eleştirenler ise birbirine kara bağlantısı bulunmayan üç ülkenin ulusal çıkarlarının örtüşmediğini savunuyor.</p>

<p dir="ltr">Bazı uzmanlar ayrıca anlaşmanın yazılı metninin paylaşılmamasının spekülasyonlara yol açtığını ve özellikle caydırıcılık açısından soru işaretleri taşıdığını söylüyor.</p>

<h2 id="İrana-karşı-mı" tabindex="-1">İran'a karşı mı?</h2>

<p dir="ltr">Bazı değerlendirmelere göre Mekke paktı Ortadoğu'daki çatışma ve ABD-İsrail ile İran savaşına bir tepki niteliğinde.</p>

<p dir="ltr">İmzacıların İran'ın iki Sünni komşusu Türkiye ve Pakistan ile bölgesel rakiplerinden Suudi Arabistan olması İran'ı çevreleme hamlesi şeklinde yorumlanıyor.</p>

<p dir="ltr">Ancak yetkililer bu sürecin bölgedeki mevcut çatışma ve gerilimden öncesine dayandığına dikkat çekiyor.</p>

<p dir="ltr">Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ağustos'ta katıldığı Anadolu Ajansı yayınında Mekke paktı için görüşmelerin Aralık 2024'ten bu yana sürdüğünü açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Cumhurbaşkanı Erdoğan da 11 Ağustos'ta İngiltere merkezli Şarkul Avsat gazetesine verdiği yazılı röportajda anlaşma hakkında "Yalnızca bu gerilimin ortaya çıkardığı konjonktürel bir gelişme olarak değerlendirmek ülkelerimizin siyasetini ve niyetini doğru anlamamak olur" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Erdoğan ayrıca "Nitekim bizim vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır" dedi.</p>

<p dir="ltr">İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, 10 Ağustos'ta düzenlediği basın toplantısında anlaşma hakkında "Bu paktın İran'a karşı olduğundan endişe etmek için hiçbir sebep yok" diye konuştu.</p>

<p dir="ltr">Bekayi ayrıca üç ülkenin "ABD'nin güvenlik taahhütlerine güvenemeyecekleri sonucuna vardığı" yorumunu yaptı.</p>

<h2 id="İranda-tabloyu-jeopolitik-yalnızlaşma-olarak-okuyanlar-var" tabindex="-1">'İran'da tabloyu jeopolitik yalnızlaşma olarak okuyanlar var'</h2>

<p dir="ltr">İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacısı Oral Toğa, İran'ın anlaşmaya tepkisinin Türkiye'den gelen mesajlarla tutarlı olduğunu söylüyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>BBC Türkçe</strong>'ye konuşan Toğa, "Ben bunu Türkiye'nin diplomatik hazırlığının sonucu olarak görüyorum, zira anlaşmanın İran'a karşı bir blok gibi okunmaması Ankara'nın da açıkça istediği bir şeydi" diyor.</p>

<p dir="ltr">Toğa, İran'dan gelen açıklamanın dışişleri bakanlığının kurumsal pozisyonu olduğunu vurguluyor ama İran'da herkesin aynı fikirde olmadığına dikkat çekiyor.</p>

<p dir="ltr">"Aynı günlerde Tahran'dan çok farklı sesler geldi" diyen uzman, sözlerini şöyle sürdürüyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">"Tahran'daki tartışmanın merkezinde kuşatma tezi duruyor. Türkiye kuzeybatıda, Suudi Arabistan güneybatıda, Pakistan güneydoğuda. Bu tabloyu jeopolitik yalnızlaşma olarak okuyan bir kesim var.</p>

<p dir="ltr">"Karşı görüşü savunanlar Pakistan'ın Riyad'la zaten bir savunma ilişkisi bulunmasına rağmen savaş boyunca İran'a karşı hareket etmediğini, aksine Washington ile arabuluculuk yaptığını hatırlatıyor."</p>

<p dir="ltr">Pakistan ve Suudi Arabistan, Eylül 2025'te Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması adı verilen bir belge imzaladı.</p>

<p dir="ltr">Bu anlaşmanın metni de Mekke paktında olduğu gibi kamuoyu ile paylaşılmadı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/turkiyenin-imzaladigi-mekke-paktinin-kuresel-dengelere-etkisi-ne-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/10/erdogan-aa-2297004.jpg" type="image/jpeg" length="45707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO savaş uçakları Letonya hava sahasında İHA düşürdü]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/nato-savas-ucaklari-letonya-hava-sahasinda-iha-dusurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/nato-savas-ucaklari-letonya-hava-sahasinda-iha-dusurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Letonya ordusu, 'Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı devam ettiği sürece, yabancı İHA'ların Letonya hava sahasına girmesi veya hava sahasına yaklaşması gibi olayların tekrarlanması mümkün' açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>NATO'nun Baltık Hava Polisliği (Baltic Air Policing) misyonu kapsamında görev yapan savaş uçakları, cuma günü Letonya hava sahasında “yabancı bir İHA” düşürdü.</p>

<p>Letonya ordusundan yapılan açıklamada, İHA'nın “Rusya'nın elektronik harp faaliyetleri sonucunda” ülke hava sahasına girdiği ve ülkenin doğusundaki Balvi bölgesi üzerinde önünün kesildiği belirtildi.</p>

<p>Letonya ordusu, ülkenin doğu sınırlarına ilave hava savunma birlikleri konuşlandırıldığını ve hava sahasının izlenmesine devam edileceğini açıkladı.</p>

<p>Ordunun açıklamasında, “Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı devam ettiği sürece, yabancı İHA'ların Letonya hava sahasına girmesi veya hava sahasına yaklaşması gibi olayların tekrarlanması mümkün,” denildi. Augšdaugava, Preiļi, Rēzekne, Balvi ve Alūksne belediyelerinde de başka hava sahası tehditleri tespit edildiği, ancak bunların daha sonra sona erdiği bildirildi.</p>

<p>Son müdahale, NATO'nun doğu kanadında hava sahasına yönelik artan İHA ihlallerinin ardından geldi. NATO'nun doğu kanadı, Moskova'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalini başlatmasıyla başlayan savaş nedeniyle Rusya kaynaklı güvenlik tehditlerine karşı özellikle kırılgan durumda bulunuyor.</p>

<p>Romanya'da da İHA kaynaklı olayların artmasının ardından, temmuz ayında savaş uçakları yalnızca üç gün içinde üç İHA düşürdü. Romanya Başsavcılığı, yetkililere göre müdahale edilen İHA'lardan en az birinin Rus güçlerinin Ukrayna'daki savaşta kullandığı Şahed tipi İHA olduğunu belirledi.</p>

<p>Romanya ordusuna bağlı dalgıçlar ise salı günü Karadeniz'de, Neptun Deep doğal gaz projesinin yakınlarında iki Gerbera tipi İHA'yı imha etti.</p>

<p>Romanya Savunma Bakanı Radu Miruta, olay sırasında yaptığı açıklamada, “Deniz ulaşım hattının ve platform çevresinde yürütülen çalışmaların güvenliğini sağlamak amacıyla kontrollü şekilde patlatılarak imha edilmesine karar verildi,” dedi.</p>

<p>Haziran ayında ise Ukrayna'nın bir deniz İHA'sı, Rusya'nın elektronik harp müdahalesi nedeniyle rotasından çıktığını açıklamasının ardından Romanya'nın Köstence Limanı'nda patladı.</p>

<p>Geçen hafta Bulgaristan'da da Trans-Balkan doğal gaz boru hattındaki bir kompresör istasyonunun yakınında başka bir İHA patladı.</p>

<p>NATO müttefikleri, son dönemde yaşanan İHA ihlallerini ve olaylarını görüşmek üzere çarşamba günü bir araya geldi. NATO, müttefiklerin “etkilenen müttefiklere tam dayanışma ve destek” mesajı verdiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NATO tarafından yapılan açıklamada, “Müttefikler, tehlikeli ve kabul edilemez olan hava sahası ihlallerinin tüm sorumluluğunun Rusya'ya ait olduğunu ve bunun Rusya'nın risk alma eğiliminin giderek arttığını gösterdiğini” yineledi. Açıklamada ayrıca NATO'nun “her türlü saldırganlığı caydırmaya ve buna karşı savunma yapmaya hazır olduğu” belirtildi.</p>

<p>NATO'nun Baltık Hava Polisliği misyonu kapsamında müttefik ülkeler, dört aylık rotasyonlarla Litvanya'daki Šiauliai ve Estonya'daki Ämari hava üslerine konuşlandırılıyor. Burada görev yapan savaş uçakları, Almanya'nın Uedem kentindeki NATO Birleşik Hava Harekât Merkezi tarafından gerektiğinde göreve sevk edilebiliyor.</p>

<p>Ev sahibi ülkeler Letonya, Litvanya ve Estonya ise misyon için hava komuta ve kontrol altyapısı ile personel sağlıyor. İlk olarak 2004'te başlatılan misyon, Rusya'nın Kırım Yarımadası'nı yasa dışı şekilde ilhak etmesinin ardından 2014'te genişletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/nato-savas-ucaklari-letonya-hava-sahasinda-iha-dusurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/ucakk.jpg" type="image/jpeg" length="61733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de 'hayalet gemi' vakası: Kedilerle dolu, terk edilmiş bir tekne bulundu]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/abdde-hayalet-gemi-vakasi-kedilerle-dolu-terk-edilmis-bir-tekne-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/abdde-hayalet-gemi-vakasi-kedilerle-dolu-terk-edilmis-bir-tekne-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekneye ulaşan ekipler içeride beklenmedik bir manzarayla karşılaştı: Güvertede ve teknenin farklı bölümlerinde dolaşan 30'dan fazla kedi vardı ancak sahiplerinden hiçbir iz yoktu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>ABD'nin Washington eyaletindeki Tacoma kentinde kıyı açıklarında terk edilmiş halde bulunan bir tekneden 30'dan fazla kedi çıktı. Polis, kedilerin sahibine ulaşmaya çalışıyor.</p>

<p>Tacoma Polis Teşkilatı'na (TPD) göre, sıra dışı olay yerel saatle perşembe sabahı Owen Beach açıklarında meydana geldi. Polis departmanının Deniz Hizmetleri Birimi'ne, Commencement Körfezi'nde terk edilmiş bir teknenin bulunduğu ihbarı yapıldı.</p>

<p>Tekneye ulaşan ekipler içeride beklenmedik bir manzarayla karşılaştı: Güvertede ve teknenin farklı bölümlerinde dolaşan 30'dan fazla kedi vardı ancak sahiplerinden hiçbir iz yoktu.</p>

<h2>Polis: 'Studio Ghibli filmi gibiydi'</h2>

<p>Tacoma Polis Teşkilatı Sözcüsü John Correa, gördükleri manzarayı Japon animasyon stüdyosu Studio Ghibli'nin filmlerine benzetti.</p>

<p>The News Tribune'e konuşan Correa, "Bunu tarif etmenin en iyi yolu, bir Studio Ghibli filmi gibi görünmesi. Sanki tekne onlarındı; hepsi dışarı çıkmış, teknenin üzerinde dolaşıyordu," dedi.</p>

<p>Yetkililere göre tekne bulunduğu sırada demirli durumdaydı. Ancak teknenin bölgeye nasıl geldiği, ne kadar süredir orada bulunduğu ve sahibinin nereye gittiği henüz bilinmiyor.</p>

<h2>Kedileri kurtarmak için arama emri çıkarıldı</h2>

<p>Teknenin hâlâ özel mülkiyet kapsamında olması nedeniyle hayvan kontrol ekipleri doğrudan tekneye girerek kedileri alamadı.</p>

<p>Tacoma Belediyesi Hayvan Kontrol Birimi bunun üzerine tekneye girilmesi ve hayvanların kurtarılması için arama emri talep etti. Mahkemenin talebi kabul etmesinin ardından ekipler cuma sabahı Deniz Hizmetleri Birimi'yle birlikte tekneye çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknedeki 30'dan fazla kedi kurtarıldı.</p>

<h2>Teknenin sahibi bulunmaya çalışılıyor</h2>

<p>Polisin Deniz Hizmetleri Birimi teknenin sahibine ait kimlik ve iletişim bilgilerine ulaşmayı başardı ancak söz konusu kişiye henüz ulaşılamadı.</p>

<p>Polis şu ana kadar olayla bağlantılı herhangi bir kişiyi gözaltına almadı veya tutuklamadı.</p>

<p>Correa, yetkililerin mevcut önceliğinin kedileri güvenli şekilde tekneden çıkarmak olduğunu belirtirken, hayvanların neden teknede bırakıldığı ve sahibinin nerede olduğu konusunda soruşturmanın sürdüğünü söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/abdde-hayalet-gemi-vakasi-kedilerle-dolu-terk-edilmis-bir-tekne-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/08/kediler.png" type="image/jpeg" length="49987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'da yangınlar: Girit'te tahliye edilen binlerce kişi evlerine geri döndü]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/avrupada-yanginlar-giritte-tahliye-edilen-binlerce-kisi-evlerine-geri-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/avrupada-yanginlar-giritte-tahliye-edilen-binlerce-kisi-evlerine-geri-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Girit adasında, kuvvetli rüzgarların körüklediği orman yangınlarının turistik beldeleri ve köyleri tehdit etmesi nedeniyle binlerce kişi tahliye edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><br />
<strong>VİYANA-SNmedia.at/ </strong>Adada rüzgar saatte 125 kilometre hıza ulaşırken, gece boyunca yaklaşık sekiz bin kişi evlerinden tahliye edildi.</p>

<p dir="ltr">Tahliye edilenlerin daha sonra evlerine geri dönmelerine izin verildi.</p>

<p dir="ltr">Resmo bölgesindeki Krya Vrysi köyü yakınlarında çıkan bir yangına müdahale ederken mahsur kalan iki Yunan itfaiyeci hayatını kaybetti.</p>

<p dir="ltr">Üçüncü bir itfaiyeci ise Mora Yarımadası'ndaki Yitio liman kenti yakınlarında hayatını kaybetti.</p>

<p dir="ltr">Bölgede yangına tanıklık edenler Girit'te birkaç noktayı saran alevlerin hızla yayıldığını, en büyük yangının15 kilometreye kadar uzandığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Yunanistan'ın diğer bölgelerinde de orman yangınları çıktı. Bunlar arasında Ege Denizi'ndeki Paros ve Midilli adaları ile Yunanistan ana karasının güneyinde yer alan Trifilya kasabası bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Fransa ve İspanya'da ise bu yazın dördüncü sıcak hava dalgası başladı. İki ülkede de itfaiyeciler kısa süre önce kontrol altına alınan büyük yangınların yeniden alevlenmesini önlemeye çalışıyor.</p>

<p dir="ltr">Fransa'nın güneybatısında en büyük yangınların görüldüğü Gironde bölgesinde birkaç yeniden alevlenme olayına rağmen durumun "hâlâ stabil" olduğu belirtiliyor. Ancak yetkililer, kuru rüzgarlar ve 41C'ye kadar yükselebilen sıcaklıklar konusunda uyarıda bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Bordeaux'nun güneybatısındaki Le Barp'ın Belediye Başkanı Blandine Sarrazin, bir gün önce iki yangının çıkmasının ardından durumun "daha da zorlaştığı" uyarısında bulundu ve herkesin "son derece dikkatli" olması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hafta başında Bordeaux kentine yaklaşan orman yangınlarının "İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en kötü yangın" olduğunu söylemişti.</p>

<p dir="ltr">Ülkenin eşi benzeri görülmemiş bir krizle karşı karşıya olduğunu belirten Macron, yangının söndürülebilmesi için ellerindeki tüm imkanları seferber ettiklerini ifade etmişti.</p>

<p dir="ltr">Yangınlar nedeniyle Bordeaux kenti yakınlarından yüz binlerce kişi tahliye edilmişti.</p>

<p dir="ltr">Yangın şehir merkezine ise 25-30 km. mesafeye yaklaşmıştı.</p>

<p dir="ltr">Geçen hafta boyunca Fransa ve İspanya'daki orman yangınları nedeniyle 330 binden fazla kişi tahliye edildi.</p>

<p dir="ltr">42 bin hektarlık alanın kül olmasıyla durumdan en ağır etkilenen ülke Fransa oldu; bu yangın, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçti. Yılın başından bu yana ülke genelinde yaklaşık 98 bin hektarlık alan yandı.</p>

<p dir="ltr">Bordeaux'daki yangının ardından bölgede bir yıldırım fırtınası çıktı.</p>

<p dir="ltr">Büyük yangınlar pirokümülonimbus denen bir bulut türünün oluşmasına neden oluyor.</p>

<p dir="ltr">Yerdeki kül ve atmosferdeki nemin hızla yükselmesiyle oluşan bu atmosfer olayı, yıldırım fırtınasıyla sonuçlanıyor ve yıldırımlar daha fazla yangına yol açıyor.</p>

<p dir="ltr">Öte yandan havada yeterince nem varsa yağmur ve hatta dolu da oluşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Bordeaux'daki yıldırım fırtınasına yağmur da eşlik etti.</p>

<p>Sıcak hava dalgaları daha sık görülebilir<br />
Bazı araştırmacılar mevcut gidişata bakılırsa, Kuzey Avrupa'nın bazı bölgelerinde sıcağa bağlı ölümlerin birkaç on yıl içinde soğuğa bağlı ölümlerle rekabet etmeye başlayabileceğine inanıyor.</p>

<p>Bu, dünyanın iklim emisyonlarını ne kadar hızlı azaltacağına ve ülkelerin ne kadar iyi uyum sağlayacağına da büyük ölçüde bağlı.</p>

<p>Copernicus İklim Değişikliği Servisi'ne göre Avrupa, küresel ortalamanın iki katı hızla ısınıyor ve sıcaklıkların en hızlı arttığı kıta konumunda.</p>

<p>Sera gazı salımının miktarı arttıkça, sıcak hava dalgalarının daha sık, daha şiddetli ve daha uzun süreli olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/avrupada-yanginlar-giritte-tahliye-edilen-binlerce-kisi-evlerine-geri-dondu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/05/orman-yangini-1.jpg" type="image/jpeg" length="54284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kokura'nın şansı: İki kez atom bombasından kurtulan şehir]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/kokuranin-sansi-iki-kez-atom-bombasindan-kurtulan-sehir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/kokuranin-sansi-iki-kez-atom-bombasindan-kurtulan-sehir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1963 yılında Japonya'nın güneybatısındaki dört şehirle birleşerek Kitakyushu adını aldı. Bugün yaklaşık bir milyon kişinin yaşadığı bu kent, her ne kadar haritalardan silinmiş olsa da Kokura ismi Japon halkının hafızasında hâlâ yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>VİYANA-SNmedia.at/ </strong>1945'te, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde ABD'nin atom bombasıyla vurmayı planladığı şehirlerden biri Kokura'ydı. Ama şehir, tam iki kez mucizevi şekilde yıkımdan kurtuldu.</p>

<p dir="ltr">Aslında 9 Ağustos günü, tıpkı üç gün önce bombalanan Hiroşima gibi birkaç dakika içinde yerle bir olabilirdi.</p>

<p dir="ltr">Ancak çeşitli nedenler, ABD Hava Kuvvetleri'ni hedefi son anda Nagasaki olarak değiştirmeye zorladı.</p>

<p dir="ltr">Atom bombalarının etkisiyle Hiroşima'da yaklaşık 140 bin, Nagasaki'de ise 74 bin kişi hayatını kaybetti. Binlercesi de yıllar boyunca radyasyonun etkileriyle yaşamak zorunda kaldı.</p>

<h2 id="Gökyüzündeki-bulutlar-ve-duman" tabindex="-1">Gökyüzündeki bulutlar ve duman</h2>

<p dir="ltr">1945 Temmuz ayının ortalarında ABD ordusu, atom bombasıyla vurulabilecek 12 Japon şehri belirlemişti. Bu şehirler, askeri üsler ve silah fabrikaları gibi hedefler barındırıyordu.</p>

<p dir="ltr">Kokura, bu listede Hiroşima'dan sonra ikinci sıradaydı. Büyük bir silah üretim merkeziydi ve Japon ordusunun devasa mühimmat depolarından birine ev sahipliği yapıyordu.</p>

<p dir="ltr">Eğer Hiroşima'ya 6 Ağustos'ta bomba atılamasaydı, hedef Kokura olacaktı.</p>

<p dir="ltr">Üç gün sonra, yani 9 Ağustos sabahı, B-29 bombardıman uçakları Kokura semalarına doğru havalandı. Bu uçaklardan biri olan Bockscar, Hiroşima'ya atılandan daha güçlü bir plütonyum bombası taşıyordu: "Fat Man".</p>

<p dir="ltr">Ancak o sabah Kokura'nın üzerinde yoğun bulutlar vardı. Görüş mesafesinin düşmesine, bir gün önce konvansiyonel bombalarla vurulan komşu Yawata'dan yükselen dumanlar da neden olmuş olabilir.</p>

<p dir="ltr">Bazı tarihçilere göre ise Kokura'daki fabrikalar, kasıtlı olarak kömür yakarak gökyüzüne duman salmış ve şehri bir tür sis perdesiyle gizlemeye çalışmıştı.</p>

<p dir="ltr">O dönemde hava saldırıları artık neredeyse günlük bir olay haline gelmişti.</p>

<p dir="ltr">ABD ordusunun raporlarına ve saldırıya katılan uçaklardan birinde bulunan New York Times muhabiri William Laurence'ın anlattıklarına göre, B-29'lar Kokura semalarında üç kez tur attı.</p>

<p dir="ltr">Bombanın sadece hedef gözle görüldüğünde atılması emredilmişti. Böylece yıkım maksimum seviyeye çıkarılacaktı.</p>

<p dir="ltr">Ancak henüz bu doğrulama yapılmadan, Kokura'daki savunma sistemleri uçakları fark etti ve ateş açmaya başladı.</p>

<p dir="ltr">Bunun üzerine, uçağın pilotu Binbaşı Charles Sweeney, daha fazla yakıt tüketmeden yedek hedef olan Nagasaki'ye yönelmeye karar verdi.</p>

<p dir="ltr">Kokura bir kez daha kurtulmuştu.</p>

<p dir="ltr">Mart 1945'ten itibaren ABD, Japon şehirlerini yoğun şekilde yangın bombalarıyla vurmaya başlamıştı.</p>

<p dir="ltr">9 Mart gecesi Tokyo'ya yapılan bir saldırıda 83 binden fazla insanın öldüğü, bir milyon kişinin evsiz kaldığı tahmin ediliyor.</p>

<p dir="ltr">Ancak Ağustos ayına kadar Kokura bu saldırılardan büyük ölçüde etkilenmemişti.</p>

<p dir="ltr">Atom bombası atılması planlanan şehirler, zarar görmeden bırakılmıştı. Böylece bomba sonrası yıkımın bilimsel olarak daha net gözlemlenmesi hedefleniyordu.</p>

<p dir="ltr">Aslında Nagasaki, ilk başta atom bombası hedef listesinde bile yoktu.</p>

<p dir="ltr">Japonya'nın eski başkenti Kyoto, öncelikli hedeflerden biriydi.</p>

<p dir="ltr">Fakat dönemin ABD Savaş Bakanı Henry Stimson, Kyoto'nun yok edilmesinin savaş sonrası Japonya ile uzlaşmayı zorlaştıracağını savunarak bu kararı değiştirdi.</p>

<p dir="ltr">Tarihçiler, Stimson'ın bu ısrarında kişisel duyguların da etkili olduğunu düşünüyor. Daha önce Japonya'yı defalarca ziyaret eden Stimson, balayını da Kyoto'da geçirmişti.</p>

<p dir="ltr">15 Ağustos 1945'te Japon İmparatoru Hirohito, ülkesinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Kokura, yani bugünkü Kitakyushu, yıkımdan kurtulmuştu ama duyulan hisler sadece rahatlama değildi.</p>

<p dir="ltr">Bombanın aslında kendi şehirlerine atılmak üzere yola çıktığını öğrenen halk, derin bir empatiyle Nagasaki için üzüntü duydu</p>

<p dir="ltr">Bugün Kitakyushu'da, eski silah deposunun bulunduğu alana kurulan bir parkta "Nagasaki Atom Bombası Anıtı" yer alıyor.</p>

<p dir="ltr">Her yıl 9 Ağustos'ta burada anma törenleri düzenleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">2022'de açılan Kitakyushu Barış Müzesi de bu tarihe ışık tutuyor.</p>

<p dir="ltr">Kitakyushu ve Nagasaki arasında yıllar içinde dostluk bağları gelişti. İki şehrin kaderi, ortak hafızada iç içe geçmiş durumda.</p>

<p dir="ltr">Savaş sonrası yeniden inşa sürecinde Kitakyushu, yoğun sanayileşme nedeniyle öylesine kirlenmişti ki, Dokai Körfezi neredeyse tamamen canlısız hale gelmişti.</p>

<p dir="ltr">Ancak şehir, çevre yatırımları sayesinde bugün Asya'nın en çevreci kentlerinden biri olarak anılıyor.</p>

<p dir="ltr">Geçmişi asla unutmayan, ama geleceğe kararlılıkla yürüyen bir şehir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/kokuranin-sansi-iki-kez-atom-bombasindan-kurtulan-sehir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/08/japonya-bomba-1.jpg" type="image/jpeg" length="87350"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
