<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avusturya ve Avrupa Gündemine dair Son Dakika Haberleri snmedia.com'da!</title>
    <link>https://www.snmedia.at</link>
    <description>Avusturya ve Avrupa'ya dair Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik snmedia.com'da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.snmedia.at/rss/avrupa" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 11 Oct 2026 14:16:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/rss/avrupa"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ukrayna ve Avrupa heyetleri, ABD liderliğindeki barış görüşmeleri için Miami'de]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/ukrayna-ve-avrupa-heyetleri-abd-liderligindeki-baris-gorusmeleri-icin-miamide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/ukrayna-ve-avrupa-heyetleri-abd-liderligindeki-baris-gorusmeleri-icin-miamide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, Ukrayna ve Avrupalı yetkililerin katılımıyla Miami’de yeni tur barış görüşmelerine ev sahipliği yapıyor. Zelenskiy, Karadeniz’i, enerji tesislerini veya her ikisini kapsayacak sınırlı bir ateşkes sağlamayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>Ukrayna ve Avrupa’dan üst düzey yetkililer, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalini sona erdirmeyi amaçlayan yeni tur barış görüşmelerine katılmak üzere ABD’nin Florida eyaletindeki Miami kentine gitti. Görüşmeler, Ukrayna kentlerini hedef alan ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açan yeni saldırı dalgasının ardından gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Cuma ve cumartesi günleri yapılması planlanan görüşmelere, ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ev sahipliği yapacak. Tarafların, savaşın şimdiye kadarki en sert kışının yaşanabileceği beklentisiyle diplomatik çıkmazı aşmaya yönelik çeşitli seçenekleri ele alması bekleniyor.</p>

<p>Witkoff ve Kushner’ın yakın zamanda Moskova ve Kiev’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin görüşmelere yön vermesi öngörülüyor.</p>

<p>Masadaki seçenekler arasında, Karadeniz’de ve enerji tesislerine yönelik saldırıları kapsayan sınırlı bir ateşkes de bulunuyor. Tahıl sevkiyatında önemli bir güzergâh olan Karadeniz, özellikle düşük maliyetli gıda ithalatına bağımlı ülkeler açısından kritik önem taşıyor. Moskova, Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını sürdürürken Kiev de Rusya’daki petrol rafinerilerini hedef alarak karşılık veriyor.</p>

<p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, perşembe günü gazetecilere gönderdiği sesli mesajda, “Henüz neyin gerçekçi, neyin daha gerçekçi olduğunu söylemeye hazır değilim. İlke olarak anlıyorum ancak Rusya’nın her zamanki gibi sırf karşı çıkmak için tersini yapması nedeniyle herhangi bir şey söylemek istemiyorum,” dedi.</p>

<p>Zelenskiy, “Bekleyip göreceğiz. ABD tarafında görüşme ve toplantıların yoğunlaştığını görüyoruz,” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Son günlerde ABD’li yetkililerle üç kez görüştüğünü belirten Zelenskiy, müzakereciler arasındaki toplantıdan olumlu bir sonuç çıkmasını umduğunu söyledi.</p>

<p>Ukrayna heyetinde, Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kyrylo Budanov ve yardımcısı Sergiy Kyslytsya, iktidar partisinin parlamentodaki grup başkanı Davyd Arakhamia ve Dış İstihbarat Servisi Başkanı Rustem Umerov yer alacak. Heyetin pazartesi sabahı Kiev’e dönerek Zelenskiy’e bilgi vermesi bekleniyor.</p>

<p>Budanov, ziyaret öncesinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Hakkında konuşamayacağımız konular var ancak akıllı ve birlik içinde kalmalı, ordumuzu desteklemeliyiz. Barış büyük sözlerle sağlanmaz; bu, zorlu ve ortak bir çalışma gerektirir. Biz de bunun için çalışıyoruz” dedi.</p>

<p>Avrupa tarafını ise Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ın ulusal güvenlik danışmanları temsil edecek. Üç ülke, Ukrayna’ya gelecekte güvenlik garantileri sağlanmasını amaçlayan “Gönüllüler Koalisyonu”na öncülük ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Komisyonu da görüşmelere katılacak. Komisyon sözcüsü bu bilgiyi Euronews’e doğruladı. Bir yetkili, NATO’nun da Genel Sekreterlik Özel Kalem Müdürü Geoffrey van Leeuwen’i toplantıya gönderdiğini belirtti.</p>

<p>Rusya görüşmelere katılmayacak.</p>

<p>Miami toplantısı, Washington yönetiminin nihai bir barış anlaşması imzalanmadan önce Moskova ile ticari anlaşmalar yapmayı değerlendirdiğine ilişkin çeşitli basın haberlerinin ardından düzenleniyor. Bu haberler, ekonomik çıkarların Beyaz Saray’ın yaklaşımında diplomasinin önüne geçmesinden endişe eden Ukraynalı ve Avrupalı yetkilileri alarma geçirdi.</p>

<p>Zelenskiy, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun savaşın diplomatik bir çıkmaza girdiğini ve çatışmanın tırmanarak yayılma riski taşıdığını söylemesine tepki gösterdi.</p>

<p>Rusya’nın saldırdığı bir bölgeyi ziyaret ederken konuşan Zelenskiy, “Bir yandan Ruslarla gelecekteki ekonomik projeler hakkında müzakere edip diğer yandan diplomatik bir çıkmazda olduğumuzu söyleyemeyiz,” dedi.</p>

<p>Zelenskiy ayrıca ABD’ye, Ukrayna’nın Rusya topraklarındaki balistik füze fırlatma sistemlerini hedef almasına yardımcı olmak amacıyla Starlink uydu hizmetinin Rusya içindeki kullanımını genişletme çağrısında bulundu.</p>

<p>Avrupalı yetkililer, kıtanın güvenlik düzeninin doğrudan tehlikede olduğunu savunarak ABD öncülüğündeki diplomatik sürece aktif biçimde katılıyor. ABD yardımının kesilmesinin ardından Avrupa, Ukrayna’nın en büyük mali ve askerî destekçisi konumuna geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/ukrayna-ve-avrupa-heyetleri-abd-liderligindeki-baris-gorusmeleri-icin-miamide</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/02/ukrayna-rusya-savas.png" type="image/jpeg" length="77109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa öğrenci eylemleri ve ekonomik kriz kıskacında]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/fransa-ogrenci-eylemleri-ve-ekonomik-kriz-kiskacinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/fransa-ogrenci-eylemleri-ve-ekonomik-kriz-kiskacinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günaydın. cuma günü Avrupa bülteniyle karşınızdayız. Bugün, Fransa hükümetini kuşatan iç içe geçmiş siyasi krizleri ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin uluslararası ortaklarına yaptığı çağrıyı ele alıyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>VİYANA - SNmedia.at/ Fransa’da öğrencilerin öfkesi dinmiyor:</strong> Kamu okullarındaki koşulları protesto etmek için binlerce öğrenci dün yeniden sokaklara çıktı. Öğrenciler uzun okul günleri, kalabalık sınıflar ve öğretmen eksikliğinden şikâyet ediyor.</p>

<p><strong>Öfke</strong>: Paris’teki Bastille Meydanı’nın göstericilerle dolduğunu gösteren görüntüler dün yayımlandı. Akşam saatlerinde tansiyonun yükseldiği ve polisle protestocular arasında çatışma çıktığı bildirildi.</p>

<p>Euronews’ün Fransa muhabiri Estelle Nilsson-Julien, Paris’ten aktardığı haberinde protestocuların hükümetin kararlı adım atmamasına tepki göstermeyi sürdürdüğünü, ortamın gergin olduğunu yazdı. Bu tepkiler, yetkililerin başlangıçta sert olmakla eleştirilen tutumlarının ardından yaklaşım değiştirmiş gibi göründüğü bir dönemde yaşanıyor.</p>

<p>Eğitim Bakanı Edouard Geffray dün öğleden sonra üç büyük öğrenci grubuyla görüştü. Bakan, akşam saatlerinde bir dizi önlem açıkladı. Görevlendirme bekleyen 3 binden fazla yedek öğretmenin okullara gönderilmesi ve yüzlerce yeni personel alınması da bu önlemler arasında.</p>

<p>Krizler iç içe: Protestolar, Fransa’nın siyasi tarihinde kritik bir döneme girdiği ve ekonomik görünümünün aniden kötüleştiği bir sırada yoğunlaşıyor. Kamu borcu krizinin derinleşmesi yatırımcı güvenini sarsarken, daha geniş çaplı bir mali kriz endişelerini artırıyor.</p>

<p>Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi perşembe günü yüzde 4,96’ya yükselerek Temmuz 2002’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Zaten yüksek olan bütçe açığının gelecek yıl daha da artması bekleniyor.</p>

<p>Brüksel’den bütçe çağrısı: Avrupa Birliği (AB) Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis, tahvil piyasalarını yatıştırmak için Fransa’ya bütçe hazırlama çağrısı yaptı. Dombrovskis, Lüksemburg’da düzenlenen Eurogroup maliye bakanları toplantısının ardından, “Piyasaların öngörülebilirliğini ve güvenini sağlamak, piyasaları rahatlatmak için gelecek yıla yönelik sağlam bir bütçenin yürürlüğe konması önemli olacak. Bu konuda (Fransa Maliye Bakanı) Roland Lescure ile temas halindeyim,” dedi.</p>

<p>Avrupa Merkez Bankası da izliyor: Lüksemburg’daki görüşmelere yakın kaynaklara göre Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’a ülkelerin tahvil faizleri arasındaki farklar soruldu. Fransa’ya özel olarak yorum yapmaktan kaçınan Lagarde, ECB’nin düzensiz piyasa hareketlerine karşı gerekli araçlara sahip olduğunu söyledi. Fransa Merkez Bankası Başkanı Emmanuel Moulin ise hafta başında “mevcut koşullarda” ECB müdahalesine gerek olmadığını belirtmişti.</p>

<p>Protestoların yoğunluğu, birçok kişiye Sarı Yelekliler hareketini hatırlatıyor. Ancak Fransa, hem aşırı sol hem de aşırı sağ liderlerin hoşnutsuzluktan siyasi kazanç sağlamaya çalıştığı daha hassas bir dönemde bulunuyor. Devamı.</p>

<p>Hassan kararını savundu: Fransa Boyun Eğmeyenler (LFI) üyesi Avrupa Parlamentosu milletvekili Rima Hassan, Euronews’e verdiği röportajda 7 Ekim anması sırasında İsrail bayrağını Avrupa Parlamentosu’ndaki yerinden kaldırmasını İsrail devletine yönelik bir protesto olarak savundu.</p>

<p>Tepki: İsrail bayrağının Avrupa Birliği bayrağıyla birlikte yerde olduğunu gösteren fotoğraflar geniş tepki çekti; Hassan antisemitizmle suçlandı.</p>

<p>Protesto eylemi: Hassan, “Rusya Büyükelçiliğinin etkinlik düzenlemesi, ortaklaşa etkinlik yapması, Parlamento’ya hitap etmesi ya da burada kendisine bir platform sağlanması kesin olarak yasaklanmışken İsrail Büyükelçiliğinin Avrupa Parlamentosuna davet edilmesine de kesinlikle karşıyım,” dedi. Hassan, Euronews’ten meslektaşım Maia de la Baume’a konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hassan, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola ile güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini de söyledi. Görüntülerde bayrağı yerinden “oldukça yumuşak bir şekilde” indirdiğinin görüldüğünü belirten Hassan, Avrupa Birliği bayrağını kasıtlı olarak düşürmediğini ve iki bayrağın da “çiğnenmediğini, oraya buraya atılmadığını ya da zarar görmediğini” savundu.</p>

<p>Eylemi gerçekleştirme biçiminden pişman olup olmadığı sorulan Hassan, “Bazen siyasi bir görev, aktivist bir eylemle, sembolik bir hareketle birlikte yürütülebilir,” dedi. [Röportajı izleyin].</p>

<p>Ukrayna-ABD görüşmeleri: Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev’den müzakerecilerin bugün görüşmeler için ABD’ye gideceğini açıkladı. Zelenskiy, Moskova’ya yönelik tutumu nedeniyle Washington’ı üstü kapalı biçimde eleştirdi.</p>

<p>Zelenskiy, “Bir yandan Ruslarla gelecekteki ekonomik projeleri müzakere edip diğer yandan bir tür diplomatik çıkmazda olduğumuzu söyleyemeyiz,” dedi.</p>

<p>Zelenskiy’in bu sözlerinin, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun savaşın sona erdirilmesine yönelik mevcut görüşmelerin “sonuç vermesinin zorlaştığını” ve çatışmaların “stratejik bir çıkmaza” ulaştığını söylemesine yanıt olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Saldırılar sürüyor: Zelenskiy, perşembe günü iki otobüse düzenlenen ve en az 30 kişinin ölümüne yol açan Rus saldırısının ardından Avrupalı liderlere sahada yaşananları “görmezden gelmemeleri” çağrısı yaptı.</p>

<p>Zelenskiy, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile mali destek, kış hazırlıkları ve üyelik müzakerelerini görüştükten sonra, “Bu, Rusya’nın acımasız bir tırmanışı; insanlara ve yaşama yönelik terör,” dedi.</p>

<p>Kiev, gelecek hafta üyelik müzakerelerinde iki yeni faslın açılmasını umuyor. Ancak bunun için Macaristan’ın talep ettiği azınlık hakları yasasının onaylanması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/fransa-ogrenci-eylemleri-ve-ekonomik-kriz-kiskacinda</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/10/fransa-eylem.png" type="image/jpeg" length="32470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa’da lise protestoları: Polis bombalarının kullanımı askıya alındı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-polis-bombalarinin-kullanimi-askiya-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-polis-bombalarinin-kullanimi-askiya-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da öğrenci protestolarının başlamasından bu yana 6.500’den fazla kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Fransa, 15 yaşındaki bir öğrencinin elini kaybetmesinin ve polisin müdahalelerine ilişkin suçlamaların artmasının ardından, lise öğrencilerinin protestolarında kullanılan ses etkili bombaların kullanımını askıya aldı.</p>

<p>İçişleri Bakanı Laurent Nunez, kararı çarşamba sabahı RTL radyosuna yaptığı açıklamada duyurdu. 15 yaşındaki öğrenci, pazartesi günü polisin bir ses etkili bomba kullanmasının ardından yaralanarak elini kaybetmişti.</p>

<p>Nunez, “Olayın gerçekleri netleşene kadar lise öğrencilerinin protestolarında bunların kullanımını askıya alıyorum,” dedi.</p>

<p>Bakan, kararın yalnızca söz konusu protestolar için geçerli olduğunu ve ne olduğunu ortaya çıkarmak için gereken süre boyunca uygulanacağını vurguladı.</p>

<p>Nunez, protestoların başlamasından bu yana polisin olası görevi kötüye kullanma vakalarıyla ilgili 18 iç soruşturma açıldığını söyledi.</p>

<p>Salı günü bir polis memuru hakkında suçlama yöneltildi. Polis memuru, geçen hafta Paris’in kuzeybatısında düzenlenen bir protesto sırasında 14 yaşındaki bir öğrencinin yüzüne çok yakın mesafeden göz yaşartıcı gaz bombası atmakla suçlanıyor. Öğrencinin olayda birkaç dişi kırılmıştı.</p>

<p>Öğrenci hareketinin eylül sonunda başlamasından bu yana 6 bin 500’den fazla kişi, çoğu reşit olmayanlar olmak üzere gözaltına alındı.</p>

<p>Öğrenciler, kötü durumdaki okul binaları ve öğretmen eksikliği nedeniyle liselerin girişlerini kapatarak protestolara başlamıştı.</p>

<p>Protestolar sırasında yüzlerce öğrenci, polis ve eğitim çalışanı yaralandı.</p>

<p>Fransa İçişleri Bakanlığı, salı günü ülke genelinde 250 bin kişinin gösterilere katıldığını açıkladı. Gösterilerde en az 488 kişi gözaltına alınırken, güvenlik güçlerinden 43 kişi yaralandı.</p>

<p>Gözaltına alınan gençlerin avukatları, müvekkillerinin şiddet ve hakaretle karşı karşıya kaldığını söylüyor.</p>

<p>Adli Eylem Kolektifi’nden Prisca Ancion, Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada gözaltına alınan her lise öğrencisinin “hakarete uğradığını, tokatlandığını, başının yere bastırıldığını veya boğazının sıkıldığını” söylediğini belirtti.</p>

<p>Radikal sol görüşlü Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) ulusal koordinatörü Manuel Bompard ise “Nunez’in lise öğrencilerine karşı bomba kullanımından vazgeçmesi için birkaç çocuğun ömür boyu sakat kalması gerekti,” dedi.</p>

<p>Hükümet, gerilimi tırmandırmakla LFI’yi suçluyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, salı akşamı Başbakan Sebastien Lecornu ve kilit bakanlarla acil bir toplantı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çarşamba günü protestolar hakkında açıklama yapması beklenen Lecornu, X’te yaptığı paylaşımda, “Lise öğrencilerinin sesi değerlidir ve duyulmalıdır,” dedi.</p>

<p>Ulusal eğitim sendikalarının birçoğu Perşembe günü yeni grev ve gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-polis-bombalarinin-kullanimi-askiya-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/10/fransa-eylem.png" type="image/jpeg" length="45882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yunanistan, enerji krizi nedeniyle AB'den mali kurallarda esneklik talep etti]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/yunanistan-enerji-krizi-nedeniyle-abden-mali-kurallarda-esneklik-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/yunanistan-enerji-krizi-nedeniyle-abden-mali-kurallarda-esneklik-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek enerji fiyatları ve Orta Doğu’daki enerji tesislerine yönelik askeri gerilimin tırmanması, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’i Brüksel’den daha fazla mali esneklik talep etmeye yöneltti. AB ülkeleri arasında en yüksek kamu borcuna sahip Yunanistan’da 2027’de seçim yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Euronews tarafından görülen bir mektuba göre, hanehalkı ve işletmeleri yeni bir enerji fiyat şokundan koruyabilmek için ulusal hükümetlere daha fazla mali alan tanınması konusunda Avrupa Komisyonu'na "harekete geçme" çağrısı yaptı.</p>

<p>30 Eylül tarihli mektupta, "Vatandaşlarımızı ve işletmelerimizi korumak için daha fazla hareket alanına ihtiyacımız var (...) Üye devletlerin mali sürdürülebilirliği korurken ilave destek tedbirleri alabilmesini sağlamak için Ekonomik Yönetişim Çerçevesi içinde gerekli ek esnekliği bulmalıyız," ifadeleri yer aldı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Eurogroup Başkanı Kiryakos Pierrakakis'e hitap eden Miçotakis, Avrupa'daki son enerji krizinin beklenenden daha uzun sürdüğünü ve Orta Doğu'daki enerji tesislerine yönelik saldırıların artmasının krizi Atina açısından hem ekonomik hem de siyasi bir soruna dönüştürme riski taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yunanistan, Avrupa Birliği'nin 27 üyesi arasında milli gelire oranla en yüksek kamu borcuna sahip ülke konumunda. Ülke ekonomisi büyüse de hükümetin geniş kapsamlı sübvansiyonları ve vergi indirimleri, yüksek kamu borcunun azaltılmasını daha da zorlaştırıyor.</p>

<p>Atina, artan maliyetlerle mücadele eden ailelere yardımcı olmak için enerji faturaları, yakıt ve tarım alanlarında yüksek miktarda nakdi destek sağlıyor. Miçotakis hükümeti aynı zamanda 2027'de yapılması planlanan parlamento seçimleri öncesinde seçmen desteğini artırmak ve işletmeleri teşvik etmek amacıyla gelir ve emlak vergilerinde kesintiye gitti.</p>

<h2>Enerji fiyatlarını geçici olarak düşürme çabası</h2>

<p>Birçok AB ülkesi, hızla yükselen fiyatların etkisini sınırlamak amacıyla vergi indirimleri ve sübvansiyonlara şimdiden milyarlarca euro harcadı. Ancak hükümetler mali sınırlarına yaklaşıyor.</p>

<p>Belçika Başbakanı Bart De Wever, artan enerji fiyatlarına karşı geniş çaplı önlemleri reddederken durumu, "Para yok," sözleriyle özetlemişti.</p>

<p>Miçotakis, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı savaşı başlatmasından bu yana fiyatlarda yaşanan keskin artışlara dikkat çekti. AB'de vergi öncesi benzin fiyatları yüzde 53, motorin fiyatları yüzde 66 yükselirken, doğal gaz fiyatı megavatsaat başına 30 euronun biraz üzerinden yaklaşık 70 euroya çıktı.</p>

<p>AB ülkelerinin çoğunda elektrik fiyatları son bir ayda megavatsaat başına 100 euronun üzerine yükseldi. Orta Doğu'daki gerilim öncesinde bu rakam 42 euro seviyesindeydi. Bazı piyasalarda ise fiyatlar 200 euroya yaklaştı veya bu seviyeyi aştı.</p>

<p>Miçotakis, sorunun artık yalnızca enerji maliyetlerinden ibaret olmadığını, yüksek fiyatların genel enflasyon ve hanelerin satın alma gücü üzerinde de baskı yarattığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yunanistan, tüketicileri ve şirketleri desteklemek amacıyla alınacak geçici ulusal tedbirlerin belirli bir sınıra kadar AB'nin "net harcama göstergesi" dışında tutulmasını öneriyor. Bu gösterge, ulusal hükümetlerin günlük harcamalarını ne ölçüde artırabileceğini sınırlayan temel mali kurallardan biri olarak kullanılıyor.</p>

<p>Atina ayrıca, enerji fiyatlarına bağlı beklenmedik yüksek enflasyon nedeniyle oluşan ilave Katma Değer Vergisi (KDV) gelirlerinin hükümetlerin hesaplamalarında dikkate alınabilmesini istiyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu'nun bu önerileri kabul etmesi halinde hükümetler, AB'nin mali kurallarının yarattığı baskıya daha az maruz kalarak vatandaşlara ve işletmelere sübvansiyon veya başka destekler sağlayabilecek.</p>

<p>Yunanistan Başbakanı, talebin ekim ayı içinde Brüksel'de yapılacak enerji bakanları toplantısında ve gelecek yıl düzenlenecek AB liderler zirvesinde ele alınmasını bekliyor.</p>

<p>Miçotakis mektubunda, "Komisyon tarafından şimdiye kadar önerilen başlıca yolun yalnızca enerji talebini azaltmak olması siyasi açıdan kabul edilebilir değil. Mevcut durumun aciliyetine yanıt verecek daha geniş bir fikir setini gündeme almamız gerekiyor," ifadelerini kullandı.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de yerel basına göre 30 Eylül'de Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen'e mali kuralların gevşetilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>AB'de Yunanistan'ın ardından ikinci en yüksek kamu borcuna sahip olan İtalya'nın Başbakanı Meloni, daha önce de enerji krizinin savunma alanındaki olağanüstü durumlara benzer biçimde ele alınmasını ve AB'nin mali kurallarında daha fazla esneklik sağlanmasını istemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/yunanistan-enerji-krizi-nedeniyle-abden-mali-kurallarda-esneklik-talep-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/02/erdogan-micotakis.jpg" type="image/jpeg" length="12640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'nın birleşmesinin 36. yılı: Almanlar bugün ne kadar birlik içinde?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/almanyanin-birlesmesinin-36-yili-almanlar-bugun-ne-kadar-birlik-icinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/almanyanin-birlesmesinin-36-yili-almanlar-bugun-ne-kadar-birlik-icinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sistem değişikliğinin ardından eski Doğu Almanya vatandaşlarının yalnızca yüzde 17'si işini koruyabildi. Bunun etkileri, bugün hâlâ nüfus ve şirket merkezleri açısından yetersiz kalan bölgelerde görülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Almanya, Doğu ve Batı'nın yeniden birleşmesinin 36'ıncı yıl dönümünü kutluyor. Eski Doğu Almanya'nın (GDR) 3 Ekim 1990'da Federal Almanya Cumhuriyeti'ne katılmasıyla, 41 yıl süren bölünme sona ermiş ve Berlin yeniden birleşik Almanya'nın başkenti olmuştu.</p>

<p>Brandenburg'da Hristiyan Demokrat Birliği'nin (CDU) eyalet meclisindeki lideri Steeven Bretz, bir zamanlar sınırın geçtiği Potsdam'daki Glienicke Köprüsü'nde eski Başbakan Helmut Kohl'u andı.</p>

<p>Bretz, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda, “Başta birleşmenin gerçekleşmiş olması olmak üzere ona çok şey borçluyuz,” dedi. Bretz, Almanya'nın birleşmesini kutlayabilmenin “tarihin bir armağanı” olduğunu söyledi.</p>

<p>Berlin ile Potsdam'ı birbirine bağlayan Glienicke Köprüsü, İkinci Dünya Savaşı'nın son yılında yıkılmış, 1949'da yeniden inşa edilerek “Birlik Köprüsü” adıyla açılmıştı. Soğuk Savaş döneminde ise uluslararası ajan değişimlerinin yapıldığı yer olarak ün kazanmıştı.</p>

<p>Brandenburg eyalet hükümeti de eyalet başkenti Potsdam yerine, Başbakan Dietmar Woidke'nin (SPD) katılımıyla Bremen'de düzenlenen ulusal kutlamalarda yer alıyor.</p>

<h2>'Bir hayal gerçek olacak'</h2>

<p>1982-1998 yılları arasında başbakanlık yapan Helmut Kohl, Almanya'nın yeniden birleşmesindeki rolü nedeniyle “birlik şansölyesi” olarak anılıyor.</p>

<p>Kohl, 2 Ekim 1990'da televizyonda yaptığı konuşmada, “Birkaç saat içinde bir hayal gerçek olacak. 40 yılı aşkın acı dolu bölünmenin ardından Almanya, vatanımız yeniden birleşiyor” demişti.</p>

<p>Kohl, Almanlardan bölünme döneminde acı çekenleri unutmamalarını istemişti.</p>

<p>“Aileler acımasızca parçalandı. Siyasi tutuklular hapishanelere kapatıldı. İnsanlar Duvar'da hayatını kaybetti” diyen Kohl, özgürlükleri için mücadele eden Doğu Almanlara, İkinci Dünya Savaşı'nın eski galiplerine ve Orta, Doğu ve Güney Avrupa'daki özgürlük hareketlerine teşekkür etmişti.</p>

<h2>Almanya'nın Doğu-Batı ayrımı sona erdi mi?</h2>

<p>Alman Federal Hükümeti'nin Doğu Almanya'dan Sorumlu Temsilcisi tarafından hazırlanan 2026 tarihli rapora göre, Doğu ve Batı Almanya'da yaşayanlar bugün yaşam koşullarını birçok açıdan benzer şekilde değerlendiriyor.</p>

<p>Buna rağmen Doğu Almanya'dan gelenler, federal hükümetin üst düzey kurumlarındaki kilit görevlerde hâlâ nüfuslarına oranla daha az temsil ediliyor. Doğu Almanların bu pozisyonlardaki payı 2022'de yüzde 13,9 iken 2026'da yüzde 16,3'e yükseldi.</p>

<p>Doğu ve Batı arasındaki fark özellikle miras ve bağışlarda belirgin. Federal İstatistik Dairesi'ne göre 2025'te vergilendirilebilir mal varlığı transferlerinin toplam değerinin yüzde 95'i Batı Almanya'ya gitti.</p>

<p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu farkların nedenlerinden biri, yeniden birleşmenin ardından yaşanan büyük dönüşüm. Rockwool Foundation Berlin tarafından hazırlanan ve Reuters'a önceden sunulan bir araştırmaya göre, eski Doğu Almanya vatandaşlarının yalnızca yüzde 17'si sistem değişikliğinin ardından işini koruyabildi.</p>

<p>Eski Doğu Almanya'daki çok sayıda şirket 1990'larda pazarlarını kaybetti veya kapandı. Genç ve nitelikli çalışanların Batı'ya göç etmesi de bu süreci hızlandırdı.</p>

<p>Bunun sonucunda bazı bölgelerde bugün hâlâ hem nüfus hem de şirket merkezleri açısından eksiklik yaşanıyor.</p>

<p>Federal hükümet, yapısal olarak zayıf bölgelere yönelik desteği artırarak Doğu ve Batı arasındaki bu farklılıkları daha da azaltmaya çalışıyor.</p>

<h2>Almanya neden bölündü?</h2>

<p>İkinci Dünya Savaşı'nın ardından savaşı kazanan dört ülke, ABD, Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve Fransa, yenilen Almanya'yı dört işgal bölgesine ayırdı.</p>

<p>Soğuk Savaş'ın başlamasıyla birlikte Almanya'nın siyasi ve ekonomik geleceği konusunda anlaşmazlık ortaya çıktı. Bunun sonucunda 1949'da Batı'da Federal Almanya Cumhuriyeti (FAC), Doğu'da ise Alman Demokratik Cumhuriyeti (ADC) kuruldu.</p>

<p></p>

<p>Her iki Almanya da 1955'te egemenlik kazandı. Batı Almanya'nın egemenliği Müttefik Devletler, Doğu Almanya'nınki ise Sovyetler Birliği tarafından tanındı. Ancak Almanya üzerindeki bazı özel haklar yabancı güçlerde kalmaya devam etti.</p>

<p>Bu haklar, yeniden birleşmeyle birlikte sona erdi. Birleşmenin dış politika koşulları ise İki Artı Dört Antlaşması ile belirlendi. Antlaşmada Batı ve Doğu Almanya, Oder-Neisse hattını Polonya ile aralarındaki sınır olarak tanıdı.</p>

<h3>Neden 3 Ekim, 9 Kasım değil?</h3>

<p>Berlin Duvarı 9 Kasım 1989'da yıkıldı ve bu tarih başlangıçta Almanya'nın milli bayramı olması için düşünüldü.</p>

<p>Ancak 9 Kasım'ın aynı zamanda 1938'deki Kristal Gece pogromlarının yıl dönümü olması nedeniyle bu tarihten vazgeçildi.</p>

<p>Bunun yerine, Birleşme Antlaşması'nın yürürlüğe girdiği 3 Ekim 1990 Almanya'nın yeniden birleşme günü olarak belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/almanyanin-birlesmesinin-36-yili-almanlar-bugun-ne-kadar-birlik-icinde</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/02/almanya-otobus.jpg" type="image/jpeg" length="66026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da lise protestoları: Pazartesi 500'e yakın okulda ders yapılmayacak]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-pazartesi-500e-yakin-okulda-ders-yapilmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-pazartesi-500e-yakin-okulda-ders-yapilmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salı günü protestoların yeni bir seferberlik günüyle sürdürülmesi bekleniyor. O zamana kadar 400 ila 500 lisenin tamamen veya kısmen kapalı kalacağı belirtilirken, bunlardan 24'ünün eylemler sırasında yakıldığı ya da tahrip edildiği açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Girişleri barikatlarla kapatılan liseler, yakılan çöp konteynerleri ve sokaklarda yaşanan çatışmalar. Fransa, daha iyi eğitim koşulları talebiyle günlerdir eylem yapan lise öğrencilerinin protestolarıyla sarsılıyor.</p>

<p>Özellikle büyük kentlerde düzenlenen gösterilerde güvenlik güçleri ile protestocular arasında zaman zaman şiddet olayları yaşanırken, çok sayıda okul binası ve kent mobilyası zarar gördü.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı, güvenliğin sağlanamadığı 400 ila 500 lisede derslerin pazartesi günü tamamen veya kısmen askıya alınacağını açıkladı.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Edouard Geffray, France 2 televizyonu ve France Inter radyosuna yaptığı açıklamada, cuma günü derslerin durdurulduğu lise sayısının 400 ila 500 arasında olduğunu belirtti. Geffray, pazartesi günü de benzer sayıda okulun etkileneceğini, ancak derslerin kademeli ve kısmi şekilde yeniden başlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bakanın verdiği bilgilere göre, protestolardan etkilenen toplam 735 okuldan 24'ü, lise öğrencilerinin eylemleri sırasında çıkan olaylarda yakıldı veya yağmalandı.</p>

<p>Geffray ayrıca, protestoların başlamasından bu yana 78 Milli Eğitim Bakanlığı çalışanının yaralandığını açıkladı.</p>

<h2>Nunez, orantısız müdahale iddialarını reddediyor</h2>

<p>İçişleri Bakanlığı ise protestolar sırasında yaşanan taşkınlıklar nedeniyle pazartesiden bu yana yaklaşık 5 bin kişinin gözaltına alındığını açıkladı.</p>

<p>Gösteriler sırasında çöp konteynerleri ve çeşitli nesneler ateşe verilirken, güvenlik güçlerine de cisimler fırlatıldı. Polis, bazı göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz, plastik mermi ve LBD tipi silahların yanı sıra cop kullandı.</p>

<p>İçişleri Bakanı Laurent Nunez, pazar sabahı yaptığı açıklamada güvenlik güçlerinin müdahalesini savundu ve herhangi bir “orantısız” müdahale yaşandığı iddiasını reddetti.</p>

<p>Nunez, polisin gençleri bastırmadığını, taleplerini barışçıl biçimde dile getirmek isteyen lise ve üniversite öğrencilerinin güvenliğini sağladığını söyledi. Bakan, güvenlik güçlerinin “yıkım, şiddet ve çeşitli hukuk dışı eylemleri” sonlandırmak amacıyla hızlı ve kararlı şekilde müdahale ettiğini belirtti.</p>

<p>Nunez ayrıca, güvenlik güçlerinin özellikle yoksul mahallelerden gelen ve ırksal kimlikleri nedeniyle hedef alınan gençlere yönelik kasıtlı müdahalede bulunduğu iddialarını da reddetti. Bakan, bu yöndeki söylemleri “gerçek dünyayla tamamen kopuk” ve “bütünüyle suçlayıcı” bir iletişim biçimi olarak nitelendirdi.</p>

<h2>Sağlıksız binalar, tıklım tıklım sınıflar, eksik öğretmenler</h2>

<p>Protestolar, yaklaşık iki hafta önce Paris'in banliyölerinden Creteil'deki Saint-Exupery Lisesi'nde, personel ve kaynak yetersizliğini protesto etmek için greve giden öğretmenlere destek amacıyla başladı.</p>

<p>Hareket, geçen hafta ivme kazanarak kısa sürede ülke geneline yayıldı.</p>

<p>Lise öğrencileri, başta okul binalarının bakımsız ve sağlıksız koşullarda olmasından, sınıfların aşırı kalabalık olmasından, yoğun ders programlarından ve ciddi personel açığından şikâyet ediyor. Öğrenciler ayrıca, sık sık devamsızlık yapan öğretmenlerin yerine her zaman yeni öğretmen atanmadığını belirterek bu duruma tepki gösteriyor. Bazı öğrenciler ise okullarda cep telefonu kullanımının yasaklanmasına karşı çıkıyor.</p>

<p></p>

<h2>Salı günü protestoların üçüncü aşaması gerçekleştirilecek</h2>

<p>29 Eylül ve 1 Ekim'de düzenlenen iki ulusal seferberlik gününün ardından, protestoların üçüncü aşaması olarak nitelendirilen “Acte III” salı günü gerçekleştirilecek.</p>

<p>Fransa'daki öğretmen sendikalarının tamamı, pazar günü yaptıkları ortak açıklamayla lise öğrencilerinin eylemlerine destek verdiklerini duyurdu.</p>

<p>Sendikalar açıklamada, “Talepleri meşru. Biz de onları, yıllardır kaynak yetersizliğine dikkat çekmek için düzenlediğimiz eylemlerin merkezinde yer alan taleplerle örtüştüğü için özellikle destekliyoruz” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Öğretmen sendikaları, hükümetin lise öğrencilerinin protestolarına verdiği yanıtın büyük ölçüde polis müdahalesiyle sınırlı kalmasını da eleştirdi. Açıklamada, “Yaralanan, şiddet gören ve tehdit edilen öğrencilerin tanıklıkları her geçen gün artıyor. Bu kabul edilemez” denildi.</p>

<h2>Ciddi olayların damga vurduğu bir hareket</h2>

<p>Seferberlik sırasında çok sayıda ciddi olay da kayda geçti.</p>

<p>Fransa’nın orta kesimindeki Tours kentinde, çarşamba günü lise öğrencileri ile polis arasındaki çatışmaların ardından yaralanan genç bir erkek, savcılığın verdiği bilgiye göre sağ gözündeki görme yetisini kaybetti.</p>

<p>Provence bölgesindeki La Ciotat’da, 59 yaşındaki bir öğretmen, bir lise gösterisi sırasında benzine bulanıp darbedildi. Olayın faili olduğu düşünülen 16 yaşındaki bir genç, pazar sabahı Marsilya’da gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polisler de hedef alındı. Ülkenin doğusundaki Belfort’ta bir polis memuru, bir grup genç tarafından kovalandı, dövüldü ve tekmelendi; saldırıyla bağlantılı olarak iki kişi gözaltına alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-pazartesi-500e-yakin-okulda-ders-yapilmayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/10/fransa-eylem.png" type="image/jpeg" length="54449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya erken seçime mi gidiyor?: Gözler Sanchez'in kararında]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/ispanya-erken-secime-mi-gidiyor-gozler-sanchezin-kararinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/ispanya-erken-secime-mi-gidiyor-gozler-sanchezin-kararinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı, iki konut düzenlemesinin Kongre'de reddedilmesinin ardından erken seçim çağrısı yapıp yapmamaya bu hafta sonu karar verecek. Konut krizi protestolarına katılanlar ise bir sonraki adım olarak genel grevi değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, hükümetinin sunduğu iki konut düzenlemesinin cuma günü Kongre'de reddedilmesinin ardından erken genel seçim kararı alıp almamayı değerlendireceği bir sürece girdi.</p>

<p>Sánchez, hafta sonunu erken seçim çağrısı yapıp yapmamaya karar vermek için kullanacak. Parlamentodaki yenilgi, hükümeti yeni bir siyasi tabloyla karşı karşıya bırakırken Sánchez'i de mevcut yasama döneminin geleceğine ilişkin karar vermeye zorluyor.</p>

<p>Ulusal basında hükümet kaynaklarına dayandırılan haberlere göre başbakan, önümüzdeki günlerde seçimleri yıl sonundan önce öne çekme seçeneğini değerlendirecek.</p>

<p>Oylamalardan yalnızca birkaç saat önce hükümet bu ihtimali küçümsemiş ve erken seçimin gündemde olmadığını, “hoy no toca” (bugün sırası değil) ifadesiyle vurgulamıştı. Ancak oylama sonuçlarının ardından hükümet, hiçbir seçeneği dışlamadan durumu değerlendireceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki düzenleme, dört saatten uzun süren görüşmelerin ardından reddedildi. İlk düzenleme 178'e karşı 172 oyla reddedilirken Halk Partisi (PP), Vox, Junts ve UPN tasarıya karşı oy kullandı. İkinci düzenleme ise PNV ve Kanarya Adaları Koalisyonu'nun da “hayır” cephesine katılmasıyla 184'e karşı 166 oyla geri çevrildi.</p>

<p>Sánchez'in siyasi geleceği belirsiz<br />
Sánchez'in siyasi geleceği belirsizliğini korurken Kongre dışında da tepkiler hızla yükseldi. Günlerdir Puerta del Sol'da kamp kuran protestocular, talepleri açısından kritik gördükleri oylamayı takip etmek üzere cuma günü Kongre'ye yürüdü.</p>

<p>İlk düzenlemenin reddedilmesinin kesinleşmesinin ardından protestocuların bir bölümü “genel grev” sloganları atarak Sol Meydanı'na döndü. Hareketin bundan sonraki adımlarını ve kampın geleceğini belirlemek üzere öğleden sonra genel kurul toplantısı yapılması planlandı.</p>

<p>Kiracılar Birlikleri Konfederasyonu da cumartesi günü İspanya'nın 50'den fazla kentinde gösteri çağrısı yaptı ve protestoların tırmanabileceğinin sinyalini verdi. Örgüt, “Bir sonraki adım genel grev” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Kiracılar Birliği Sözcüsü Alicia del Río da cuma günü konut sorunu nedeniyle genel grev çağrısı yapmış ve protestoların Kongre'deki oylamayla sona ermeyeceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p>İki bilinmeyenli hafta sonu<br />
Düzenlemelerin reddedilmesi, hafta sonunu iki kritik soruyla şekillendirdi. İlk sorunun yanıtı siyasette aranacak: Sánchez mevcut yasama dönemini sürdürmeyi mi, yoksa genel seçimi erkene almayı mı tercih edecek?</p>

<p>İkinci soru ise sokaklarda yanıt bulacak. Cumartesi günü onlarca kentte protestolar devam ederken konut hakkı savunucusu gruplar, eylemleri ne ölçüde tırmandıracaklarına ve genel grev çağrısını nasıl hayata geçireceklerine karar verecek.</p>

<p>Aynı oylamaya verilen iki farklı tepki, hem hükümetin atacağı bir sonraki adımı hem de şimdilik sona erecek gibi görünmeyen konut protestolarının geleceğini belirsizliğe bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/ispanya-erken-secime-mi-gidiyor-gozler-sanchezin-kararinda</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/04/prstesto-ispanya.jpg" type="image/jpeg" length="33707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[G7, ABD'nin dizel baskısı sonrası 100 milyon varillik petrol rezervini piyasaya sürme kararı aldı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/g7-abdnin-dizel-baskisi-sonrasi-100-milyon-varillik-petrol-rezervini-piyasaya-surme-karari-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/g7-abdnin-dizel-baskisi-sonrasi-100-milyon-varillik-petrol-rezervini-piyasaya-surme-karari-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın öncülüğündeki G7 ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın dizel ihracatını yasaklama tehdidinin ardından 100 milyon varil dizel ve ham petrolü piyasaya sürme kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>G7 ülkeleri, hızla yükselen enerji fiyatlarını düşürmek amacıyla koordineli bir girişim kapsamında dört ay boyunca stratejik rezervlerinden 100 milyon varile kadar petrolü piyasaya sürme konusunda anlaşmaya vardı. Girişimde özellikle dizel arzına odaklanılacak.</p>

<p>G7 tarafından yapılan açıklamaya göre, rezervlerin piyasaya sürülmesi Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Dizelin önemli bir bölümünün ilk 20 gün içinde piyasaya sunulması planlanıyor.</p>

<p>G7 dönem başkanlığını yürüten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkelerin enerji fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmek için birlikte hareket etme konusunda mutabakata vardığını söyledi.</p>

<p>Açıklamada, “Taahhütlerimizi, IEA aracılığıyla dört ay boyunca toplam 100 milyon varilin derhal ve koordineli şekilde piyasaya sürülmesiyle hayata geçireceğiz,” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Karar, dizel fiyatlarının yükselmesi ve arzın daralması üzerine Washington'ın ülkeleri stratejik rezervlerini kullanmaya çağırması yönündeki baskının artmasının ardından geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Komisyonu ise cuma günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, ABD'nin Avrupa ülkelerini harekete geçmeye zorlamak için yönelttiği ve “tehdit” olarak nitelendirdiği baskılara karşı çıktı.</p>

<p>Ancak Macron ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gece saatlerinde gerçekleşen telefon görüşmesinin, ABD'nin olası bir dizel ihracat yasağının yaratabileceği etkilere ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde Paris'in harekete geçmesinde etkili olduğu görülüyor.</p>

<p>G7'nin açıkladığı paket kapsamında ayrıca rafineri üretiminin artırılmasına yönelik önlemler ile ortak ülkeler arasında enerji ve petrol ürünleri ticaretine kısıtlama getirilmemesi yönünde bir taahhüt de bulunuyor.</p>

<p>100 milyon varilin dört ay boyunca eşit şekilde piyasaya sürülmesi halinde, günlük arz artışı yaklaşık 830 bin varile denk gelecek.</p>

<p>Ancak kararın etkisi, ülkelerin rezervlerini ne kadar hızlı piyasaya süreceğine ve çıkarılan petrolün ne kadarının nihayetinde dizele dönüştürülebileceğine bağlı olacak.</p>

<p>Stratejik ham petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesi, dizel arzında anında artış anlamına gelmiyor. Ham petrolün önce rafinerilerde işlenmesi gerekiyor. Rafineri kapasitesi, lojistik imkanlar ve piyasaya sunulan ham petrolün türü, tüketicilere ulaşacak yakıt miktarını belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Rezervlerin piyasaya sürülmesi, dizel ve diğer rafine petrol ürünlerine yönelik talebin genellikle arttığı kış ayları öncesinde piyasaya bir miktar rahatlama sağlayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/g7-abdnin-dizel-baskisi-sonrasi-100-milyon-varillik-petrol-rezervini-piyasaya-surme-karari-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Oct 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/02/macron.jpg" type="image/jpeg" length="41952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa’da lise protestoları büyüyor: 625 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-buyuyor-625-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-buyuyor-625-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da öğrencilerin okul ablukaları ve protestoları ülke geneline yayılırken, çarşamba günü 625 kişi gözaltına alındı, en az 83 polis ve jandarma yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Fransa’da lise öğrencilerinin okulları bloke ettiği ve şiddet olaylarının yaşandığı protestoların tırmanması üzerine 600’den fazla kişinin gözaltına alındığı, onlarca polis ve jandarmanın yaralandığı bildirildi.</p>

<p>İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, çarşamba günü yaptığı açıklamada, 15-18 yaş arasındaki öğrencilerin son üç yıllık ortaöğretim eğitimini aldığı liselerdeki protestoların hükümeti öfkelendirdiğini söyledi.</p>

<p>Öğrenciler, geçen haftadan bu yana okulların önünde ders programları, sınıf mevcutları, öğretmen eksikliği ve bu yılki sıcak hava dalgaları sırasında aşırı ısınan sınıflar gibi çeşitli sorunları protesto ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paris çevresindeki Île-de-France bölgesinde başlayan protestolar, artık ülke genelindeki diğer kentlere de yayıldı. İçişleri Bakanı Nuñez, çarşamba günü lise ablukaları sırasında 625 kişinin gözaltına alındığını belirterek, “hareketin genişlediğini” söyledi ve bazı okulların önünde yaşanan “şiddetin tırmanmasını” kınadı. Nuñez, protestoların toplam 356 okulu etkilediğini ve çarşamba günü en az 83 polis ve jandarmanın yaralandığını açıkladı.</p>

<p>Bakan, “güvenlik güçlerinin hedef alınmasını, cisim atılmasını, şiddet eylemlerini, sözlü saldırıları, kundaklama girişimlerini ve... kentte şiddet olayları olarak nitelendirilebilecek eylemleri” sert bir dille eleştirdi.</p>

<p>Eğitim Bakanı Edouard Geffray, geçen hafta başlayan olaylarda şu ana kadar 119 öğrenci ve okul çalışanının yaralandığını söyledi.</p>

<p>Fransız haber ajansı AFP muhabirleri, protestolardan en fazla etkilenen kentler arasında Paris’in yanı sıra güneybatıdaki Bordeaux ve güneydoğudaki Lyon ile kuzeydeki Lille’in bulunduğunu bildirdi. Lille’de polis, çatışmalar sırasında yeniden göz yaşartıcı gaz kullandı.</p>

<p>Geffray, “Öğrencilerimizin, özellikle de şu anda okula gitmeleri engellenenlerin derslerine dönebilmeleri büyük önem taşıyor,” dedi.</p>

<p>Madrid’de konuşan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise şiddeti “meşrulaştırmakla” suçladığı aşırı sol görüşlü siyasetçileri eleştirdi.</p>

<p>Son günlerde abluka altında olan kuzeydeki Lille kentindeki Montbello Lisesi öğrencilerinden Juan ise AFP’ye yaptığı açıklamada, “Vandalizmi tasvip etmiyoruz. Haklarımızı savunmak için buradayız çünkü korkunç ders programlarımız var; sabah 08.00’den akşam 18.00’e kadar çalışıyoruz ve bu doğru değil," dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/fransada-lise-protestolari-buyuyor-625-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/10/fransa-eylem.png" type="image/jpeg" length="74538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de bir depo motorin asgari ücretin yüzde 17'si: Peki Avrupa'da durum nasıl?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/turkiyede-bir-depo-motorin-asgari-ucretin-yuzde-17si-peki-avrupada-durum-nasil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/turkiyede-bir-depo-motorin-asgari-ucretin-yuzde-17si-peki-avrupada-durum-nasil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşel mobilin sona erdiği 1 Ekim'de akaryakıta yeni zamlar geldi. Avrupa'da ise 21 Eylül verilerine göre 50 litrelik motorin deposunun brüt asgari ücrete oranı Lüksemburg'da yüzde 3,8, Bulgaristan'da yüzde 15,4. Artan fiyatlar, düşük ücretli çalışanları daha fazla zorluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>Türkiye'de 1 Ekim itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir'deki akaryakıt fiyatlarına göre, 50 litrelik bir depoyu motorinle doldurmak için net aylık asgari ücretin yüzde 17'sinden fazlasını ayırmak gerekiyor. Benzinde ise bu oran yüzde 15'in üzerinde.</p>

<p>İstanbul'un Avrupa Yakası'nda motorinin litre fiyatı 97,10 TL olurken 50 litrelik bir deponun maliyeti 4.855 TL'yi buluyor. Bu tutar, 28.075,50 TL olan net asgari ücretin yüzde 17,3'üne karşılık geliyor. Litresi 84,50 TL olan benzinle aynı depoyu doldurmanın maliyeti ise 4.225 TL.</p>

<p>33.030 TL olan brüt asgari ücret esas alındığında, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bir depo motorinin ücrete oranı yüzde 14,7, benzinin ise yüzde 12,8 düzeyinde.</p>

<p>Türkiye'de akaryakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmalar ve kur hareketlerinin tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla uygulanan eşel mobil sistemi, 1 Ekim itibarıyla sona erdi.</p>

<p>Fiyat artışlarının Özel Tüketim Vergisi'nden (ÖTV) indirim yapılarak karşılanmasına dayanan sistemden çıkışta, benzindeki vergi artışının kademeli uygulanması kararlaştırıldı.</p>

<p>Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'na göre, benzinde ÖTV'nin sistem öncesindeki düzeyine dönüşü ekim, kasım ve aralık aylarına yayıldı. Böylece vergi artışının pompa fiyatlarına tek seferde yansımasının önüne geçilmesi amaçlandı. LPG'de ise eşel mobil öncesindeki ÖTV tutarına dönüldü.</p>

<p>30 Eylül ile 1 Ekim arasındaki fiyatlar karşılaştırıldığında, benzinin litresine 4,10 TL, motorinin litresine ise 3,60 TL zam geldi. Bir önceki gün benzin 80,40 TL, motorin ise 93,50 TL'den satılıyordu. LPG'nin litre fiyatı da 1,45 TL artarak 36,44 TL'ye yükseldi.</p>

<p>Böylece 50 litrelik bir depoyu doldurmanın maliyeti yalnızca bir günde benzinde 205 TL, motorinde ise 180 TL arttı.</p>

<p></p>

<h2>Avrupa'da motorin fiyatları savaş öncesine göre yüzde 40 arttı</h2>

<p>Türkiye için hesaplamada 1 Ekim fiyatları kullanılırken 22 AB ülkesine ilişkin aşağıdaki karşılaştırma, 21 Eylül fiyatlarına ve vergi ile sosyal güvenlik kesintileri öncesindeki brüt aylık asgari ücretlere dayanıyor.</p>

<p>İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik ortak saldırısının, dünya petrolünün beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının ardından akaryakıt fiyatları önemli ölçüde yükseldi.</p>

<p>Avrupa Birliği'nin (AB) Haftalık Petrol Bülteni'ne göre, Orta Doğu'da gerilimin tırmanmasından önceki 23 Şubat ile 21 Eylül arasında AB'de motorinin ortalama tüketici fiyatı yüzde 40 arttı.</p>

<p>Bulgaristan'da 21 Eylül itibarıyla 50 litrelik bir depoyu motorinle doldurmanın maliyeti, brüt aylık asgari ücretin yüzde 15,4'üne ulaştı. İran savaşı öncesinde yüzde 9,9 olan bu orandaki artış, Avrupa'nın en düşük ücretli ülkelerinde çalışanların üzerindeki baskının büyüdüğünü gösteriyor.</p>

<p>Akaryakıt fiyatlarındaki artış, başta düşük ücretliler ve asgari ücretle çalışanlar olmak üzere birçok kişiyi doğrudan ve dolaylı olarak etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Sendikalar Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Torsten Muller, düşük gelirli hanelerin bu artıştan neden daha fazla etkilendiğini Euronews Business'a şöyle açıkladı:</p>

<p>"Çünkü gelirlerinin daha büyük bir bölümünü, yüksek gelirli hanelere kıyasla barınma, gıda ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara harcıyorlar."</p>

<p>Bu dönemde çoğu ülkede asgari ücret değişmedi. Euro Bölgesi'nde 2026'nın ilk ve ikinci yarısı arasında en yüksek asgari ücret artışı, yüzde 6,8 ile Estonya'da kaydedildi.</p>

<p>Bazı ülkelerde benzin fiyatlarındaki artış yüzde 30'u aşarken motorin fiyatları yüzde 50 yükseldi. Karşılaştırmaya dahil edilen ülkeler arasında akaryakıt fiyatlarının değişmediği tek ülke Malta oldu.</p>

<p>21 Eylül itibarıyla 50 litrelik bir depoyu benzinle doldurmak için gereken tutarın brüt aylık asgari ücrete oranı, Lüksemburg'da yüzde 3,3 ile Bulgaristan'da yüzde 13,4 arasında değişiyordu.</p>

<p>Bu oran Letonya'da yüzde 12,8, Romanya'da yüzde 11,5, Yunanistan ve Çekya'da yüzde 10,2, Estonya ve Slovakya'da ise yüzde 10,1 ile yüzde 10'un üzerindeydi. İrlanda'da yüzde 4,1, Belçika'da ise yüzde 4,4 ile yüzde 5'in altında kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/turkiyede-bir-depo-motorin-asgari-ucretin-yuzde-17si-peki-avrupada-durum-nasil</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/04/benzinn.jpg" type="image/jpeg" length="58408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burnham, 'Seçenekler arasında' dedi: İngiltere, AB'ye yeniden mi katılacak?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/burnham-secenekler-arasinda-dedi-ingiltere-abye-yeniden-mi-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/burnham-secenekler-arasinda-dedi-ingiltere-abye-yeniden-mi-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı, AB’yle gelecekteki ilişkiler için, birliğe yeniden katılma ihtimali dahil farklı seçenekleri değerlendireceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>İngiltere Başbakanı Andy Burnham, İngiltere'nin "sonuna kadar giderek" AB'ye yeniden katılabileceğini söyledi. Bu esnada Burnham hükümeti, ülkenin Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden tanımlamak için bir dizi seçeneği değerlendiriyor.</p>

<p>İşçi Partisi konferansında gelecekteki AB-İngiltere ilişkisine yönelik "seçenekler" sunacağını açıklamasından bir gün sonra BBC'ye konuşan Burnham, Brexit'in tersine çevrilmesinin de değerlendirilecek öneriler arasında olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Burnham, "Olduğumuz yerde kalabiliriz. George Osborne'un gümrük birliği konusunda söylediklerine bakabiliriz, Liberal Demokratların tek pazar hakkındaki önerisini değerlendirebiliriz ya da sonuna kadar gidebiliriz," dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Açıkça değerlendirilmesi gereken seçenekler var. Hangilerinin uygulanabilir olduğuna ve her birinin artılarıyla eksilerinin neler olacağına bakmamız gerekiyor."</p>

<p>Başbakan ayrıca geçmişte, yaşamı boyunca İngiltere'nin yeniden AB'ye katıldığını görmek istediğine ilişkin sözlerini de hatırlattı.</p>

<p>Temmuz ayında yapılması planlanan AB-İngiltere zirvesi, eski Başbakan Keir Starmer'ın haziran ayında istifasını açıklamasının ardından aniden iptal edilmişti. Böylece tarım-gıda ticaretinin artırılması ve gençlik değişim programları dahil olmak üzere tarafların bir dizi anlaşmayı sonuçlandırma planları da sekteye uğramıştı.</p>

<p>Burnham, AB ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi de dahil olmak üzere uluslararası meselelere selefine kıyasla daha az odaklanan bir isim olarak görülüyordu.</p>

<p>Ancak son açıklamaları, İşçi Partisi hükümetinin Brüksel ile ilişkileri yeniden şekillendirmek için artık daha uzun vadeli bir strateji oluşturmaya çalıştığına işaret ediyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen kısa süre önce Kanada'nın AB'nin ilk "ortak üyesi" olmasının önünü açtı. Bu, halihazırda herhangi bir yasal dayanağı bulunmayan ve daha önce örneği görülmemiş bir statü.</p>

<p>Ottawa'nın Brüksel ile daha yakın ilişkiler kurma çabasının arkasında kısmen Donald Trump'ın agresif ticaret politikaları karşısında ticari ilişkilerini çeşitlendirme isteği bulunuyor. AB'nin bu fikre açık olması ise İngiltere'nin birliğin daha geniş etki alanında nasıl bir konuma sahip olabileceği konusunda yeni soruları beraberinde getirdi.</p>

<p>Brexit referandumu kampanyası sırasında David Cameron hükümetinde Maliye Bakanı olarak görev yapan Muhafazakâr siyasetçi George Osborne, kısa süre önce İngiltere'nin serbest dolaşımı kabul etmek zorunda kalmadan AB ile ticaretin önündeki engelleri kaldırmak için gümrük birliğine yeniden katılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Merkez çizgideki Liberal Demokratlar ise daha ileri giderek kapsamlı bir "büyüme ve savunma ortaklığının" parçası olarak İngiltere'nin AB tek pazarına yeniden katılmasını savundu.</p>

<p>2016'daki Brexit referandumunun üzerinden 10 yıl geçerken İngiltere'deki kamuoyu yoklamaları eğilimin değiştiğine işaret ediyor. YouGov'un yakın zamanda gerçekleştirdiği bir ankete göre Britanyalı seçmenlerin yüzde 56'sı AB'ye yeniden katılmayı destekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/burnham-secenekler-arasinda-dedi-ingiltere-abye-yeniden-mi-katilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/04/avrupa-ordusu.jpg" type="image/jpeg" length="87219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupalı liderler, saldırıya uğrayan Suudi boru hattı sonrası dizel zammını frenlemeye çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/avrupali-liderler-saldiriya-ugrayan-suudi-boru-hatti-sonrasi-dizel-zammini-frenlemeye-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/avrupali-liderler-saldiriya-ugrayan-suudi-boru-hatti-sonrasi-dizel-zammini-frenlemeye-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşatma altındaki Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak kullanılan bir boru hattına düzenlenen saldırı, dünya genelinde yakıt fiyatlarını daha da tırmandırma riski taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Avrupalı liderler, Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden tırmanması ve Suudi Arabistan'dan yapılan petrol sevkiyatlarının aksamasının ardından yükselen petrol fiyatlarını kontrol altına almak için bir kez daha harekete geçiyor. Avrupa'nın birçok başkentinde akaryakıt fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi yaşanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son şok salgası, Suudi Arabistan'dan geldi. Husilerin ve Irak kaynaklı saldırıların ardından, Hürmüz Boğazı'nı bypass etmek amacıyla kullanılan kritik bir güzergâh olan bin 200 kilometrelik Doğu-Batı petrol boru hattı geçici olarak kapatıldı.</p>

<p>Kesintinin devam etmesi halinde dünya petrol arzının yüzde 4'üne varan bölümünün risk altında olabileceği belirtiliyor. Bu gelişme, Suudi Arabistan'ın ham petrol üretiminin Ağustos ayında 3 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilemesinin ardından yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı da artan arz riskleri nedeniyle kısa süre önce 113 doların üzerine çıktı.</p>

<p>2027'de kritik seçimlere sahne olacak Fransa ve İtalya açısından yüksek enerji fiyatları önemli bir iç politika konusu. Seçmenler hükümetleri özellikle satın alma gücü üzerindeki etkileri üzerinden değerlendirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Fransa’da yükselen enerji ve akaryakıt maliyetleri, tüketici kaygısını şimdiden körüklüyor. Enflasyon Ağustos ayında yüzde 2,7’ye ulaşırken, enerji başlıca itici güçlerden biri. İtalya da benzer bir sorunla karşı karşıya. Ağustos enflasyonu büyük ölçüde enerji nedeniyle yüzde 3,3’e hızlanırken, benzin ve dizel fiyatları sert biçimde yükseldi.</p>

<p>Fransa'da enerji diplomasisi<br />
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çarşamba akşamı akaryakıt fiyatlarıyla mücadele için bir “seferberlik” başlattı. Macron, Fransa'nın petrol tedarikini güvence altına almak ve sürücüler üzerindeki baskıyı azaltmak için çalıştığını söyledi.</p>

<p>Macron enerji güvenliğini Orta Doğu diplomasisiyle de doğrudan ilişkilendirdi. Irak Başbakanı ile bu hafta yaptığı görüşmenin ardından, Hürmüz çevresinde alternatif güzergâhların oluşturulmasının ve bölgede gerilimin azaltılmasının Fransız tüketicileri korumak açısından gerekli olduğunu savundu.</p>

<p>Macron X'te yaptığı açıklamada, “Öncelik: petrol taşımacılığının hayati arteri olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek, ortaklarımızın enerji altyapısını korumak ve üretimi güvence altına almak," dedi.</p>

<p>Macron ayrıca Hürmüz üzerinden seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için “koalisyon ortaklarıyla” yürütülen çalışmaların, alternatif güzergâhların açılmasını ve bu kritik su yoluna bağımlılığın azaltılmasını amaçladığını belirtti.</p>

<p>İtalya'da otomobil vergisinde değişiklik<br />
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise küçük ve orta motorlu otomobillerden alınan araç vergisinin kaldırılacağını açıkladı. Meloni, bu vergiyi İtalyanların en fazla tepki gösterdiği vergilerden biri olarak nitelendirdi.</p>

<p>Meloni, akaryakıt fiyatlarındaki artışla mücadele için şimdiye kadar kullanılan kaynakların bir bölümünün, otomobil ve motosikletlerini her gün işe gitmek, çocuklarını taşımak veya ulaşım sağlamak için kullananlara yönelik “basit ve yapısal” bir tedbire aktarılacağını söyledi.</p>

<p>İtalya Başbakanı, araç vergisinin 2027 sonrasında da kaldırılmış olarak kalacağını ve düzenlemenin “yapısal ve kalıcı” olacağını vurguladı.</p>

<p>Meloni ayrıca, Avrupa Komisyonu'ndan enerji krizinin bir savunma acil durumu gibi ele alınmasını ve üye ülkelerin uyması gereken mali kuralların gevşetilmesini istedi.</p>

<p>Roma aynı zamanda yerli petrol ve doğal gaz projelerini hızlandıracak önlemler aldı. Hükümet, artan üretimi daha geniş kapsamlı bir enerji güvenliği stratejisinin parçası olarak sunuyor.</p>

<p>İspanya dizel vergi indirimini artırdı<br />
İspanya, dizel fiyatlarının Temmuz ayında yüzde 15,7 artmasının ardından 1 Eylül'den itibaren dizel üzerindeki vergi indirimini 2 katına çıkararak litre başına 20 cente yükseltti.</p>

<p>İspanya Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo, savaşın İspanya üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere perşembe günü Madrid'de sosyal taraflarla görüşüyor.</p>

<p>Almanya da önlem alacak<br />
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin'in rekor seviyedeki akaryakıt fiyatlarının etkisini hafifletmek için “yakında” önlemler açıklayacağını söyledi.</p>

<p>Alman Otomobil Kulübü'ne göre perşembe günü benzin ve dizelin litre fiyatı 2,45 euro seviyesindeydi.</p>

<p>Ancak diğer ülkelerde olduğu gibi Almanya'nın da ithal enerjiye bağımlı olması, hükümetin uluslararası petrol fiyatlarının temel belirleyicileri üzerinde sınırlı kontrol sahibi olduğu anlamına geliyor.</p>

<p>Merz, sorunun uluslararası koordinasyon gerektirdiğini de belirtti. Husilerin Babül Mendeb çevresindeki kontrol alanlarını genişletmesinin Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer petrol ihracatçılarını tehdit ettiğini, bunun da küresel enerji piyasalarını daha fazla sıkılaştırdığını söyledi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/avrupali-liderler-saldiriya-ugrayan-suudi-boru-hatti-sonrasi-dizel-zammini-frenlemeye-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/04/macron-abd.jpg" type="image/jpeg" length="27861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'den ülkelere çağrı: Gaz fiyatları kış öncesi yükselirken enerji talebini kısın]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/abden-ulkelere-cagri-gaz-fiyatlari-kis-oncesi-yukselirken-enerji-talebini-kisin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/abden-ulkelere-cagri-gaz-fiyatlari-kis-oncesi-yukselirken-enerji-talebini-kisin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB şimdilik gaz sıkıntısı yaşamıyor olsa da Enerji Komiseri Jørgensen, Euronews’ün gördüğü bir mektupta, küresel talebin şişirdiği fiyatların kışa doğru kıtlığa yol açabileceği uyarısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>AB Enerjiden Sorumlu Komiseri Dan Jørgensen, Euronews’ün gördüğü bir mektuba göre, «olağanüstü düşük» depolama seviyeleri karşısında gaz ve elektrik tüketimini azaltmak için enerji talebini kısmayı sürdürmeleri yönünde AB hükümetlerine çağrıda bulundu.</p>

<p>Mektupta, "Gaz enjeksiyonlarını destekleyebilecek ya da gaz ve elektrik talebini gerekli olduğu sürece azaltabilecek önlemler almayı veya almaya devam etmeyi değerlendirmenizi rica ediyorum," ifadeleri yer alıyor. Metinde ayrıca, durumun Mart ayında yapılan Jørgensen’in ilk uyarısından bu yana "iyileşmediği" vurgulanıyor.</p>

<p>Uyarı, ticaret birliği Gas Infrastructure Europe’un son verilerine göre AB’nin gaz depoları yaklaşık yüzde 70 doluyken, bunun geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 12 puan daha düşük olduğu bir anda geliyor. Orta Doğu’daki süregelen aksaklıklar ve Asya’nın LNG kargoları için yürüttüğü sert rekabet fiyatları yukarı çekerek bir arz krizini tetikleme riski yaratıyor.</p>

<p>Avrupa doğal gaz fiyatları için ölçüt kabul edilen Hollanda merkezli TTF, şu anda MWh başına yaklaşık 72 avrodan işlem görüyor. Bu seviye, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’ı bombalamasından bu yana MWh başına 40 avro artmış durumda. Analistler, Körfez’den gelen LNG ihracatı artmazsa veya Norveç’teki bakım çalışmaları ihracat kısıtlarını uzatırsa kışın zirve döneminde fiyatların MWh başına 100 avronun üzerine sıçrayabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>AB’nin enerji politikasından sorumlu üst düzey yetkilisi, yoğun saatlerde daha az elektrik kullanılmasının, elektrik santrallerinde daha az gaz yakılması anlamına geldiğini, bunun da hem gaz arzı hem de elektrik fiyatları üzerindeki baskıyı hafiflettiğini belirtti. Hane halkı ve şirketler enerji faturalarına karşı zaten son derece hassasken, hükümetler de tüketicileri yeni bir baskı dalgasına karşı korumak ve olası bir fiyat şokunu yumuşatmak için baskı altında.</p>

<p>Komisyon, özellikle 2022’deki enerji krizi sırasında kullanılan araçlara işaret ediyor: yoğun saatlerde elektrik tüketimini azaltmak, akıllı sayaçlar ve perakende tarifeleriyle tüketicileri talebi kaydırmaya teşvik etmek, kamu binalarındaki sıcaklıkları sınırlamak, dış mekân ısıtmasını kısıtlamak ve geceleri gereksiz kamusal aydınlatmayı kapatmak bunlar arasında.</p>

<p>Bununla birlikte Jørgensen, zorunlu önlemler dayatmanın gerisinde kalıyor.</p>

<p>Mektupta, "2022 enerji krizi sırasında gönüllü ve iyi planlanmış talep azaltımı önlemlerinin işe yaradığını gördük; mevcut durumda da bu deneyimden çıkardığımız derslerden yararlanabiliriz," deniliyor.</p>

<p>Yine de AB’nin enerji dosyasındaki en üst düzey yetkilisi, bakanların dikkatini koşulların kötüleşmesi halinde devreye sokulabilecek daha sert araçlar içeren ulusal acil durum planlarına da çekiyor; bu araçlar arasında kesilebilir gaz sözleşmeleri ve elektrik santrallerinin gazdan başka yakıtlara geçirilmesi bulunuyor.</p>

<p>Depolamada panik yok<br />
Jørgensen, başkentleri ayrıca AB gaz depolama kurallarındaki esnekliği kullanmaya, paniğe kapılıp alım yapmaktan kaçınmaya ve agresif biçimde yüzde 90 hedefinin peşinden gitmek yerine yüzde 80 doluluk hedefini değerlendirmeye teşvik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Normalde depoları doldurmak, yeraltında daha fazla gaz anlamına geldiği için, kışın talep arttığında daha büyük bir güvenlik tamponu sağlamakla ilgilidir. Ancak küresel piyasaların zaten sıkışık olduğu bir dönemde büyük miktarda gaz alımı yapmak, fiyatları bizzat bu alımlar yoluyla daha da yukarı itebilir.</p>

<p>Komisyon, mevcut koşullarda yüzde 80 seviyesine ulaşmanın kış güvenliği için yeterli olabileceğini, bunun aynı zamanda ülkelerin alımları daha uzun bir döneme yaymasına ve sezon sonuna doğru yaşanacak gaz kapışmasından kaçınmasına imkân tanıyacağını savunuyor.</p>

<p>Danimarkalı Komiser, AB’nin bu kışa Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önceki döneme kıyasla daha dayanıklı ama hâlâ konforlu sayılmayacak bir enerji sistemiyle girdiğini söyledi.</p>

<p>Mektupta, «AB’nin gaz depolama seviyeleri olağanüstü düşük ve durum zorlayıcı olmaya devam ediyor olsa da şu anda arz güvenliği açısından acil bir risk bulunmuyor» ifadeleri kullanılıyor.</p>

<p>Fiyattan arza<br />
Teskin edici mesajlara rağmen Brüksel, artık sadece tüketicileri yüksek fiyatlardan korumaktan söz etmiyor. AB hükümetlerinden talebi yönetmelerini istemesinin nedeni, tüketimin bizzat arz sorununun bir parçası haline geliyor olması.</p>

<p>Mektupta, "Enerji Birliği Görev Gücü’nde de görüştüğümüz üzere, bizi arz krizine bağlayan bir fiyat kriziyle karşı karşıyayız" deniliyor.</p>

<p>Şimdilik Brüksel, kötüleşen fiyat tablosu ile hemen kapıda olan fiziksel bir arz açığı arasında dikkatli biçimde ayrım yapmaya devam ediyor ve şu aşamada arz güvenliğine yönelik doğrudan bir risk bulunmadığını vurguluyor.</p>

<p>AB’nin elindeki gaz, kışı atlatmak için yeterli olabilir ancak bu gazı güvence altına almak çok daha yüksek bir bedel gerektirebilir, özellikle de küresel LNG piyasaları dar kalır ve Avrupa ülkeleri diğer alıcılarla rekabet etmek zorunda kalırsa.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/abden-ulkelere-cagri-gaz-fiyatlari-kis-oncesi-yukselirken-enerji-talebini-kisin</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/08/cin-ile-fransa-yuan-cinsinden-dogalgaz-ticaretine-basladi-t-u-o-w.jpg" type="image/jpeg" length="27572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BioNTech'in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin'in yeni şirketi Arife ne yapacak?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/biontechin-kuruculari-ozlem-tureci-ve-ugur-sahinin-yeni-sirketi-arife-ne-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/biontechin-kuruculari-ozlem-tureci-ve-ugur-sahinin-yeni-sirketi-arife-ne-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BioNTech'in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin, şirketin yönetiminden ayrılarak yeni bir biyoteknoloji girişimi kurdu. Aylardır ayrıntıları büyük ölçüde gizli tutulan şirketin adı da belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Covid-19 pandemisi sırasında geliştirdikleri mRNA aşısıyla dünya çapında tanınan BioNTech'in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin, şirketin yönetiminden ayrılarak yeni bir biyoteknoloji girişimi kurdu. Aylardır ayrıntıları büyük ölçüde gizli tutulan şirketin adı da belli oldu: Arife.</p>

<p>Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt'ın şirket kayıtlarına ve projeye yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Arife, tıpkı BioNTech gibi Almanya'nın Mainz kentinde faaliyet gösterecek. Şirketin temel hedefiyse yeni nesil mRNA teknolojilerini ve bunlara dayalı ilaçları geliştirmek olacak.</p>

<p>Arife adı Türkçe kadın isminden geliyor ve "bilen, bilgili kadın" anlamını taşıyor. Avrupa şirketi (SE) statüsünde kurulan şirketin ticaret sicilindeki mevcut sermayesi 120 bin euro. Ancak bu rakam şirketin araştırma bütçesini değil, kayıtlı kuruluş sermayesini ifade ediyor. Arife'nin birkaç yüz kişilik, daha küçük ve araştırma odaklı bir biyoteknoloji şirketi olarak yapılandırılması planlanıyor.</p>

<p>Arife ne yapacak?<br />
Kayıtlara göre, Arife'nin kuruluş amacı epey geniş: İlaç ürünlerinin araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi ve pazarlanması. Ancak şirketin asıl bilimsel odağı, Şahin ve Türeci'nin uzun yıllardır çalıştığı mRNA teknolojisinin yeni nesli olacak. BioNTech de mart ayında yaptığı resmi açıklamada yeni şirketi "yeni nesil mRNA" inovasyonlarını geliştirecek bağımsız bir biyoteknoloji şirketi olarak tanımlamıştı.</p>

<p>mRNA teknolojisinin temel fikri, hücrelere belirli bir proteini üretmeleri için geçici genetik talimatlar vermek. Covid-19 aşılarında bu yöntem bağışıklık sistemine virüsün bir parçasını tanıtmak için kullanılmıştı. Ancak Şahin ve Türeci'nin mRNA konusundaki asıl hedeflerinden biri kanser olageldi. Bu alanda örneğin mRNA aracılığıyla bağışıklık sistemine bir tümöre özgü moleküler özellikleri göstererek bağışıklık hücrelerinin kanser hücrelerini daha iyi tanıması hedeflenebiliyor.</p>

<p>Arife'nin tam olarak hangi hastalıkları veya ilaç adaylarını önceliklendireceği henüz açıklanmış değil. Dolayısıyla şirketin yalnızca kanser üzerine çalışacağı söylenemiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BioNTech'in Arife'nin kuruluş planını açıkladığı resmi duyurusunda da belirli bir hastalıktan ziyade, "dönüştürücü potansiyele sahip" yeni mRNA platformlarının geliştirilmesinden söz ediliyor.</p>

<h2>BioNTech ile Arife rakip mi olacak?</h2>

<p>İlginç olan noktalardan biri de Arife'nin BioNTech'ten tamamen kopuk bir şirket olmaması.</p>

<p>Mart ayında açıklanan plana göre BioNTech, belirli mRNA teknolojilerini ve bunlara ilişkin hakları Arife'ye devredecek. Karşılığında BioNTech'in Arife'de azınlık hissesi alması, ayrıca bazı projeler için lisans gelirleri elde etmesi öngörülüyor. İki şirket ileride ilaç adaylarını birlikte kullanan kombinasyon tedavilerinde de işbirliği yapabilecek.</p>

<p>Handelsblatt'ın edindiği bilgilere göre iş bölümü daha da dikkat çekici olabilir: Arife, ilaç geliştirmenin erken araştırma ve keşif aşamasına ağırlık verecek. Umut vadeden bazı adayların daha ileri klinik geliştirme süreçlerini ise BioNTech üstlenebilecek.</p>

<p>Ancak bu iş bölümünün nihai biçimi henüz kesinleşmiş değil.</p>

<h2>Asıl tartışma: mRNA teknolojileri kimin olacak?</h2>

<p>Öte yandan, iki taraf arasındaki ayrışmanın başlangıçta düşünüldüğü kadar sorunsuz ilerlemediğine dair yeni bilgiler de var.</p>

<p>Handelsblatt'ın 25 Eylül'de yayımladığı habere göre BioNTech ile kurucuları arasında patentlerin, ilaç projelerinin ve diğer varlıkların Arife ile nasıl paylaşılacağı konusunda zorlu görüşmeler yürütülüyor. Gazetenin projeye yakın kaynakları, görüşmelerin planlanandan uzun sürdüğünü ve Şahin ile Türeci'nin BioNTech yönetimi ve denetim kuruluyla ilişkilerinin soğuduğunu öne sürüyor.</p>

<p>İddiaya göre, bunun temel nedeni, Arife'nin kullanmak istediği bazı ilaç adayları ve teknolojiler üzerindeki patentlerin halen BioNTech'e ait olması. Dolayısıyla Şahin ve Türeci kurucu olsalar bile BioNTech bünyesinde geliştirilen fikri mülkiyeti doğrudan yeni şirkete taşıyamıyor. Arife'ye aktarılacak teknolojilerin ekonomik değerinin belirlenmesi gerekiyor.</p>

<p>BioNTech mart ayında bağlayıcı anlaşmanın 2026'nın ilk yarısının sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini açıklamıştı. Ancak eylül sonu itibarıyla anlaşmanın temel unsurlarının hâlâ müzakere ediliyor olması, sürecin ilk planın gerisinde kaldığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/biontechin-kuruculari-ozlem-tureci-ve-ugur-sahinin-yeni-sirketi-arife-ne-yapacak</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/09/biontech.jpg" type="image/jpeg" length="18130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ceuta krizi, AB’nin iltica hakkını askıya alma tartışmasını alevlendirdi]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/ceuta-krizi-abnin-iltica-hakkini-askiya-alma-tartismasini-alevlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/ceuta-krizi-abnin-iltica-hakkini-askiya-alma-tartismasini-alevlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivil toplum kuruluşları ve sol eğilimli Avrupa Parlamentosu üyeleri, iltica hakkının askıya alınmasının göçmenleri şiddet veya ölüm riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Komisyonu ise Ceuta krizinin ardından düzensiz girişlere karşı yeni araçlar hazırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>Avrupa Birliği'nde (AB) iltica hakkının askıya alınması değerlendiriliyor. Ancak bu ihtimal, AB'nin temel haklarından birinin askıya alınmasının hem emsalsiz hem de tehlikeli olacağını düşünen bazı solcu siyasetçiler ile Avrupa'nın iltica sisteminin ön saflarında çalışan kesimlerde şimdiden alarm zillerinin çalmasına yol açtı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu ayın başında yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında, iltica hakkının askıya alınmasının önünü açabilecek bir acil durum çerçevesi oluşturulmasını önerdi. Tartışmalı öneri bazı başkentlerden şimdiden destek gördü.</p>

<p>Teklif, temmuz sonunda Fas'tan 82 bin düzensiz göçmenin kitlesel biçimde giriş yaptığı Ceuta krizine yanıt olarak gündeme getirildi. Bu kişilerin birkaç bini hâlâ İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'da başvurularının değerlendirilmesini bekliyor.</p>

<p>İltica talep etme hakkının askıya alınması AB düzeyinde bir ilk olacak ve mevcut göç politikasından köklü bir kopuş anlamına gelecek. Böyle bir adımın ciddi tepki çekmesi bekleniyor.</p>

<p>Mevcut kurallara göre bir AB ülkesinde bulunan her yabancı, Birliğe nasıl girdiğine bakılmaksızın iltica başvurusunda bulunma hakkına sahip. Her başvuru bireysel olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>İltica ilkesinin değiştirilmesi ise "toplu geri itmelere" izin verilmesi anlamına gelebilir. Bu durumda göçmenler kişisel durumları dikkate alınmadan AB dışına gönderilebilir.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) göre bu uygulama, <i>geri göndermeme</i> anlamına gelen <i>non-refoulement</i> ilkesini ve göçmenlerin temel haklarını ihlal edebilir. Çünkü kişiler işkence, insanlık dışı muamele ya da yaşam ve özgürlüklerine yönelik tehditlerle karşılaşabilecekleri yerlere geri gönderilebilir.</p>

<p>UNHCR, Euronews'e yaptığı açıklamada, "Göç baskısının yaşandığı dönemlerde dahi devletler, iltica talebinde bulunan kişilerin iltica prosedürlerine erişimini güvence altına almak zorundadır ve uluslararası hukukun bu önemli ilkesinden sapamaz," dedi.</p>

<p>Von der Leyen ise acil durum çerçevesinin yalnızca "katı biçimde tanımlanmış kriterler" altında devreye sokulacağını ve "standart prosedürlerde süreyle sınırlı ve açık biçimde tanımlanmış esneklik" sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Bir Komisyon yetkilisi Euronews'e, teklifin ne zaman sunulacağına ilişkin henüz net bir takvim bulunmadığını ve ayrıntıların da belirsizliğini koruduğunu söyledi. Yetkiliye göre konunun, cumartesi günü Münih'te 18 Avrupa ülkesinden bakan ve temsilcilerin katılacağı Göç Konferansı'nda ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Bu arada sivil toplum kuruluşları ve Avrupa Parlamentosu üyeleri, hükümetlerin mevcut iltica güvencelerini devre dışı bırakmasına izin verecek herhangi bir mekanizmaya şimdiden karşı çıkıyor.</p>

<p>Göç konularında öne çıkan isimlerden İtalyan Sosyalist Avrupa Parlamentosu üyesi Cecilia Strada, Euronews'e yaptığı açıklamada, "Bu, AB değerlerinin bir başka parçasının daha ortadan kaldırılması anlamına gelir," dedi.</p>

<p>Strada, "istisnai koşulların" AB hukukuna göre yasa dışı olan geri itmeleri meşrulaştırmak için yalnızca bir bahane olduğunu savundu.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), çeşitli kararlarında Yunanistan, Litvanya ve Polonya'yı bu uygulama nedeniyle mahkûm etmişti.</p>

<p>Belgesiz Göçmenlerle Uluslararası İşbirliği Platformu (PICUM) Direktörü Michele LeVoy da Euronews'e, "Bu, insanların şiddet veya ölümle karşılaşabilecekleri yerlere geri itilmesine yol açar," dedi.</p>

<p>Bununla birlikte Ceuta'ya yaşanan kitlesel düzensiz göçmen akını, iltica hakkına ilişkin daha geniş bir tartışmayı da tetikledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kriz sürerken bazı ülkeler acil toplantı çağrısında bulundu. İtalya ise İspanya ile hava ve deniz sınır kontrollerini bir aylığına yeniden uygulamaya koydu. Bu adım Schengen Bölgesi içindeki serbest dolaşımı sekteye uğrattı.</p>

<p>Bazı ülkeler geçmişte iltica hakkını askıya almaktan da kaçınmadı.</p>

<p>Yunanistan, Mart 2020'de iltica başvurularının işleme alınmasını bir ay süreyle durdurdu. Temmuz 2025'te ise Doğu Libya'dan deniz yoluyla gelenlerin sayısındaki ani artışın ardından bu uygulamayı üç ay boyunca yeniden devreye soktu.</p>

<p>Polonya da Mart 2025'te, Rusya ve Belarus'un göçmenleri araçsallaştırdığı dönemin zirvesinde, Belarus sınırından geçen göçmenler için benzer bir önlem uyguladı.</p>

<p>Her iki durumda da geçici askıya alma kararları ulusal parlamentolar tarafından onaylandı ve AB bu önlemlere itiraz etmedi.</p>

<p>İlk askıya alma uygulaması sırasında von der Leyen de kararı eleştirmedi. Türkiye sınırına yaptığı tartışmalı ziyarette Yunanistan'ı "Avrupa'nın kalkanı" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Front-Lex adlı sivil toplum kuruluşunun eş direktörü Iftach Cohen, Euronews'e, "Geçmiş performansına bakıldığında, üye devletlerin bir sınırın baskı altında olduğuna karar verdikleri her durumda ilticayı askıya almalarına izin verecek bir mekanizma beklememiz gerekiyor," dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/ceuta-krizi-abnin-iltica-hakkini-askiya-alma-tartismasini-alevlendirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/gocmen-tekne.jpg" type="image/jpeg" length="53957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadağ, AB üyelik süreci kapsamında Türk vatandaşlarına 1 Kasım'dan itibaren vize uygulayacak]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/karadag-ab-uyelik-sureci-kapsaminda-turk-vatandaslarina-1-kasimdan-itibaren-vize-uygulayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/karadag-ab-uyelik-sureci-kapsaminda-turk-vatandaslarina-1-kasimdan-itibaren-vize-uygulayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadağ, Avrupa Birliği'nin vize politikasına uyum kapsamında 1 Kasım 2026'dan itibaren bordo pasaport sahibi Türk vatandaşlarından vize isteyecek. Düzenleme Belarus, Çin, Rusya ve Suudi Arabistan vatandaşlarını da kapsıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Karadağ'a seyahat edecek bordo pasaport sahibi Türk vatandaşları için 1 Kasım 2026'da vize zorunluluğu başlayacak. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu beş ülkeyi kapsayan değişiklik, Avrupa Birliği'nin (AB) vize politikasına uyum amacıyla hayata geçirilecek.</p>

<p>Karadağ Dışişleri Bakanlığının 27 Temmuz'da yayımladığı açıklamaya göre hükümet, vize rejimindeki değişikliği 23 Temmuz 2026'da kabul etti. Karar, Türkiye'nin yanı sıra Belarus, Çin, Rusya ve Suudi Arabistan vatandaşlarını da kapsıyor.</p>

<p>Mevcut uygulamada Türk vatandaşları Karadağ'da 30 güne kadar vizesiz kalabiliyor. Bu uygulama 31 Ekim 2026'ya kadar geçerli olacak.</p>

<p>Yeni uygulamada bazı yolcular için vize muafiyeti devam edecek.</p>

<p>Karadağ Dışişleri Bakanlığının bilgilendirmesine göre geçerli Schengen, ABD, Birleşik Krallık veya İrlanda vizesi bulunan kişiler, ayrıca Karadağ vizesi almadan ülkeye giriş yapabilecek ve 30 güne kadar kalabilecek.</p>

<p>Bu ülkelerde geçerli oturma izni bulunanlar da aynı imkândan yararlanabilecek. Ancak kalış süresi, girişte kullanılan vize veya oturma izninin geçerlilik süresini aşamayacak.</p>

<h2>Başvurular VFS Global üzerinden de yapılabilecek</h2>

<p>Türkiye'den Karadağ vizesine başvuracak kişiler, VFS Global başvuru merkezlerini de kullanabilecek. Böylece başvuruların yalnızca Karadağ'ın büyükelçilik ve konsolosluklarına yapılması gerekmeyecek.</p>

<p>Bakanlık ayrıca, ileride başvuruların çevrim içi yapılmasını sağlayacak elektronik vize sistemini kurmak üzere çalıştığını açıkladı.</p>

<h2>Türkiye için vizesiz kalış süresi daha önce 30 güne indirilmişti</h2>

<p>Karadağ hükümeti, 25 Ekim 2025'te başkent Podgoritsa'da bir Karadağ vatandaşının bıçaklanmasının ardından yaşanan olaylar üzerine Türk vatandaşlarına yönelik vizesiz seyahat uygulamasını geçici olarak askıya almıştı.</p>

<p>Podgoritsa'da Ekim 2025'te yaşanan bıçaklı saldırıya karıştıkları iddiasıyla tutuklanan iki Türk vatandaşı, güvenlik kamerası kayıtlarının olay sırasında başka yerlerde bulunduklarını göstermesi üzerine serbest bırakıldı.</p>

<p>Karadağ Yüksek Mahkemesi, tutukluluğun suçlamanın değişmesi nedeniyle değil, şüphelilerin saldırıyla bağlantılı olduğuna dair makul şüphe kalmaması üzerine kaldırıldığını açıkladı.</p>

<p>Olayın Türk vatandaşlarıyla ilişkilendirilmesinin ardından Başbakan Milojko Spajic, Türkiye'ye yönelik vizesiz seyahat uygulamasını geçici olarak askıya almıştı.</p>

<p>Askıya alma kararı 23 Aralık 2025'te kaldırılmış ancak Türk vatandaşlarının vizesiz kalış süresi 90 günden 30 güne düşürülmüştü.</p>

<p>Karadağ yönetimi bu adımın "yasadışı göçü önlemek ve ülkenin vize politikasını AB ile uyumlu hale getirmek" amacıyla atıldığını açıklamıştı. Güvenlik riski tespit edilmesi durumunda vize uygulamasının yeniden devreye alınabileceği de belirtilmişti.</p>

<h2>Yılda yaklaşık 320 bin Türkiye vatandaşı ziyaret ediyor</h2>

<p>Adriyatik kıyısındaki Karadağ, vizesiz seyahat imkânı nedeniyle Türkiye vatandaşlarının sık tercih ettiği tatil destinasyonları arasında yer alıyordu.</p>

<p>Şubat 2025'te yayımlanan resmi verilere göre ülkeyi her yıl yaklaşık 320 bin Türkiye vatandaşı ziyaret ediyor.</p>

<p>Karadağ İçişleri Bakanı Danilo Saranovic, 2025'in sonunda ülkede geçici veya kalıcı oturma iznine sahip yaklaşık 100 bin yabancının bulunduğunu, bunların 13 bininin Türk vatandaşı olduğunu açıklamıştı.</p>

<p></p>

<p>Karadağlı yetkililer, ülkede şirket kuran veya iş arayan Türkiye vatandaşlarının sayısında da artış yaşandığını belirtiyor.</p>

<h2>Karadağ'ın üyeliği AB'nin yeni genişleme dönemine emsal olacak</h2>

<p>Vize politikasındaki değişiklik, Karadağ'ın AB üyelik müzakerelerinde aday ülkeler arasında en ileri aşamaya ulaştığı bir dönemde geldi. Katılım Antlaşması'nın hazırlanmasına başlanan Karadağ, Birliğin bir sonraki genişleme dalgasının finansmanı ve üyelik mekanizmasının işleyişi açısından ilk sınav olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı mali pakete göre yaklaşık 626 bin nüfuslu Karadağ'ın AB'ye katılımının Birliğe maliyeti 3,2 milyar euro olacak. Bu tutar, yaklaşık 2 trilyon euroluk uzun vadeli AB bütçesi içinde sınırlı kalırken vergi mükellefi başına 1 euronun altında bir maliyete karşılık geliyor.</p>

<p>Komisyon yetkilileri, genişleme sürecinde son altı ayda önceki 10 yıldan daha fazla ilerleme kaydedildiğini savunuyor. Ancak Karadağ'ın üyeliğinin, gelecekte Ukrayna başta olmak üzere diğer aday ülkelerin Birliğe nasıl dahil edileceği ve genişlemenin nasıl finanse edileceği konusunda emsal oluşturması bekleniyor.</p>

<h2>Karadağ'daki en büyük ikinci yatırımcı Türkiye</h2>

<p>Türkiye, 12 Haziran 2006'da Karadağ'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkeler arasında yer aldı. İki ülke arasında serbest ticaret, ekonomik işbirliği ve karşılıklı yatırımları kapsayan çeşitli anlaşmalar bulunuyor.</p>

<p>Türkiye, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının ardından Podgoritsa'nın Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesine destek verdi.</p>

<p>Ankara, Karadağ'ın 2017'de NATO'ya katılmasıyla sonuçlanan süreci desteklerken ülkenin Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefini de desteklemeyi sürdürüyor. İki NATO müttefiki arasındaki savunma işbirliğinin geliştirilmesi de ikili ilişkilerin öncelikleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Karadağ, Türkiye vatandaşlarına 2008'de vize muafiyeti getirdi. İki ülke liderleri 2021'de ikili ticaret hacmini 250 milyon dolara çıkarma hedefi belirledi.</p>

<p>Karadağ hükümeti, 21 Mart 2019'daki toplantısında yaklaşık 100 bin Karadağ kökenlinin yaşadığı İstanbul'da başkonsolosluk açılmasına karar vermişti.</p>

<p>Türkiye ile Karadağ arasındaki ticari ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan TurkCham Montenegro'nun Temmuz 2024 tarihli raporuna göre ülkede Türkiye vatandaşları tarafından kurulan yaklaşık 9 bin 500 şirket faaliyet gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/karadag-ab-uyelik-sureci-kapsaminda-turk-vatandaslarina-1-kasimdan-itibaren-vize-uygulayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/05/schengen-krizine-abd-vizesiyle-cikis-arayisi-4m17.jpg" type="image/jpeg" length="66362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Süper' El Nino şubat ayına kadar 450 bin kişinin ölümüne yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/super-el-nino-subat-ayina-kadar-450-bin-kisinin-olumune-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/super-el-nino-subat-ayina-kadar-450-bin-kisinin-olumune-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Climate Impact Lab'in tahminine göre, mevcut El Nino'nun etkisiyle hazirandan gelecek yılın şubat ayına kadar yaklaşık 450 bin kişi normalden yüksek sıcaklıklar nedeniyle hayatını kaybedebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>İklim bilimciler, rekor düzeydeki El Nino'nun yol açtığı sıcaklık artışlarının dünya genelinde yüz binlerce kişinin ölümüne neden olabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Climate Impact Lab'in tahminine göre, mevcut El Nino'nun etkisiyle hazirandan gelecek yılın şubat ayına kadar yaklaşık 450 bin kişi normalden yüksek sıcaklıklar nedeniyle hayatını kaybedebilir.</p>

<p>Chicago Üniversitesi bünyesindeki Climate Impact Lab'in yayımladığı tahminler, geçmişte dünyanın farklı bölgelerinde aşırı sıcaklıklarla ölüm oranları arasında gözlenen ilişkiye dayanıyor.</p>

<p>Altı ayda 240 bin ek ölüm<br />
Araştırmacılar, Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi'nin (ECMWF) mevsimsel sıcaklık tahminlerini, sıcaklık ile ölüm oranları arasındaki geçmiş verilerle birleştirdi.</p>

<p>Buna göre, eylül ile şubat arasındaki altı aylık dönemde, El Niño'nun neden olduğu ek sıcaklıklar nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 240 bin ilave ölüm gerçekleşebilir.</p>

<p>Araştırmacılar, mevcut El Nino'nun haziran ayında başlamasından bu yana gerçekleştiği tahmin edilen ölümleri de hesaba kattığında toplam sayı yaklaşık 450 bine çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tahminler, sıcaklık ile ölüm oranları arasındaki ilişkinin "U şeklinde" olmasına dayanıyor. Hem aşırı soğuk hem de aşırı sıcak havalarda ölüm oranları yükselirken, en düşük ölüm oranları daha ılımlı sıcaklıklarda görülüyor.</p>

<p>Ancak bu ilişkinin gücü ülkeden ülkeye değişiyor. Toplumların aşırı sıcaklara ne ölçüde uyum sağladığı, altyapının durumu ve klima gibi serinleme imkanlarına erişim ölüm riskini önemli ölçüde etkiliyor.</p>

<p>Modelin temelini oluşturan 2022 tarihli bir araştırmada dünya yaklaşık 24 bin bölgeye ayrılmış ve her bölge için sıcaklık ile ölüm oranları arasındaki ilişki, onlarca yıllık tarihsel veriler veya benzer bölgelerden yapılan tahminler kullanılarak hesaplanmıştı.</p>

<h2>En ağır bilanço Afrika'da olabilir</h2>

<p>Araştırmaya göre önümüzdeki altı ay içinde en büyük ölüm yükünü Afrika taşıyabilir. Yalnızca Nijerya'da normal koşullara kıyasla 30 binden fazla ek ölüm meydana gelebileceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Aynı dönemde Endonezya'da yaklaşık 19 bin, Hindistan'da 16 bin ve Brezilya'da 13 bin ek ölüm görülebilir.</p>

<p>Ölümlerin büyük bölümünün ilk aşamada Güney Yarımküre'de gerçekleşmesi bekleniyor. Bunun nedeni El Nino'nun yarattığı ilave sıcaklığın burada ilkbahar ve yaz aylarıyla aynı döneme denk gelmesi.</p>

<p>Ancak El Nino'nun Kuzey Yarımküre'nin ilkbaharına kadar sürmesi beklendiğinden, şubat ayından sonra ölüm yükünün kuzeye doğru kayabileceği belirtiliyor.</p>

<h2>En büyük risk yaşlılar ve küçük çocuklarda</h2>

<p>Raporda nüfus üç yaş grubuna ayrıldı: 4 yaş ve altındakiler, 65 yaş ve üzerindekiler ve geri kalanlar.</p>

<p>En hassas grubun 65 yaş üzerindekiler olduğu, onları bebekler ve küçük çocukların izlediği belirlendi.</p>

<p>Araştırmacılar bununla birlikte 450 bin rakamının kesin bir ölüm tahmini olmadığını vurguluyor. Eylül-şubat döneminde öngörülen 240 bin ek ölüm, ECMWF'nin sıcaklık tahminlerinin gerçekleşmesine bağlı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/super-el-nino-subat-ayina-kadar-450-bin-kisinin-olumune-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/08/burgfirtina.jpg" type="image/jpeg" length="38540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vizesiz seyahatte Avrupa'nın en güçlü pasaportları hangileri?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/vizesiz-seyahatte-avrupanin-en-guclu-pasaportlari-hangileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/vizesiz-seyahatte-avrupanin-en-guclu-pasaportlari-hangileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir sıralamada, Avrupa ülkelerinin pasaportları, yolcuların vizesiz, elektronik seyahat izni (ETA) ile varışta vize alarak seyahat edebildiği destinasyonların sayısına göre karşılaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Seyahat, en iyi koşullarda bile stresli olabilir. Bir de buna vize başvurularını eklemek işleri daha da zorlaştırıyor. Uzun evrak süreçleri ve uçak ile otel masraflarının üzerine eklenen ücretler düşünüldüğünde, kimse bu zahmetle uğraşmak istemez. Vizesiz seyahat imkânı ise tam bu noktada yolcuların yükünü hafifletiyor.</p>

<p>Passport Reports tarafından yapılan bir araştırmada, ülkelerin pasaport gücü ve pasaport sahiplerinin vizesiz, elektronik seyahat izni (ETA) ile ya da varışta vize alarak seyahat edebildiği destinasyonların sayısı incelendi. Sıralamada ayrıca pasaport sahiplerinin seyahat öncesinde vize almak zorunda olduğu destinasyonların sayısı da dikkate alındı.</p>

<p>Son sıralamada, ilk iki sırayı sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri ve Singapur alırken, Avrupa'dan iki ülke ilk beşte yer aldı. Malezya ise dördüncü sırada bulundu.</p>

<p>Vizesiz seyahat açısından Avrupa'nın en güçlü pasaportu ve genel sıralamada üçüncü sırada yer alan İspanya, 174'lük hareketlilik puanına sahip oldu. İspanyol vatandaşları 121 ülkeye vizesiz seyahat edebilirken, 42 ülkeye daha varışta vize alarak gidebiliyor. Bununla birlikte, 11 ülke için elektronik seyahat izni (ETA) gerekiyor ve 24 ülkeye giriş için ise vize alınması şart.</p>

<p>Lüksemburg ise 173 hareketlilik puanıyla dünya genelinde beşinci sırada. Lüksemburg pasaportu sahipleri 122 destinasyona vizesiz, 41 ülkeye de varışta alınan vizeyle seyahat edebiliyor. 10 ülke için ETA zorunlu, 25 ülkeye girişte ise vize talep ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belçika ile Fransa, 173’lük hareketlilik puanıyla altıncı sırayı paylaşıyor. Bu iki ülkenin pasaport sahipleri 121 ülkeye vizesiz, 41 ülkeye ise varışta vize alarak gidebiliyor. Ayrıca 11 ülke için ETA gerekirken, 25 ülkeye girişte vize zorunlu.</p>

<p>Yine 173 puan alan altı Avrupa ülkesi yedinci sırayı paylaşıyor: Danimarka, Finlandiya, Almanya, İtalya, Hollanda ve İsveç. Bu altı ülkenin pasaport sahipleri 120 destinasyona vizesiz, 42 ülkeye varışta vizeyle gidebiliyor; 11 ülke için ETA ve 25 ülke için vize gerekliliği bulunuyor.</p>

<p>Dünyanın vizesiz seyahat için en güçlü pasaportları<br />
1. Birleşik Arap Emirlikleri<br />
2. Singapur<br />
3. İspanya<br />
4. Malezya<br />
5. Lüksemburg<br />
6. Belçika<br />
6. Fransa<br />
7. Danimarka<br />
7. Finlandiya<br />
7. Almanya<br />
7: İtalya<br />
7. Hollanda<br />
7. İsveç<br />
8. Yunanistan<br />
9. Portekiz<br />
9: İsviçre<br />
10. Avusturya<br />
11. Norveç<br />
12. İrlanda<br />
13. Japonya<br />
14. Malta<br />
15. Macaristan<br />
15. Polonya</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/vizesiz-seyahatte-avrupanin-en-guclu-pasaportlari-hangileri</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/avrupa-vatandaslik.jpg" type="image/jpeg" length="27351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu'nun Erdoğan'a sözlerine Ankara'dan tepki: 'Hadsiz ve alçak']]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/netanyahunun-erdogana-sozlerine-ankaradan-tepki-hadsiz-ve-alcak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/netanyahunun-erdogana-sozlerine-ankaradan-tepki-hadsiz-ve-alcak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM kürsüsünden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 'tiran' diye nitelendiren Netanyahu, Türkiye'yi Hamas liderlerine ev sahipliği yapmakla suçladı. İletişim Başkanı Duran sözleri 'hadsiz ve alçak' olarak tanımlarken, AK Parti Sözcüsü Çelik, Netanyahu'yu soykırımla suçladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan sözlerine Türkiye'den tepki geldi.</p>

<p>Netanyahu, Türkiye'yi "Yahudi karşıtı yalanlar" yaymakla suçladı ve Erdoğan'ı "tiran" diye nitelendirdi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, açıklamaları "hadsiz ve alçak" olarak tanımlarken, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Netanyahu'yu sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>Konuşma sırasında çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk etti. Bazı delegeler Netanyahu'yu yuhalayarak protesto etti.</p>

<p>İletişim Başkanı Duran, Netanyahu'nun BM kürsüsünü Türkiye ve Erdoğan'a yönelik "mesnetsiz suçlamalar" için kullandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duran, "Hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkarılmış soykırımcı Netanyahu'nun BM kürsüsünü Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz suçlamalar için kullanması, Birleşmiş Milletlerin temsil ettiği barış, hukuk ve diyalog idealleriyle bağdaşmamaktadır," dedi.</p>

<p>Netanyahu'nun ifadelerini "hadsiz ve alçak" olarak nitelendiren Duran, "Bu sözler Gazze'de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hale getiremez. Bu durum, uluslararası toplum tarafından da görülmektedir ve Netanyahu hiç olmadığı kadar izole hale gelmiştir," açıklamasında bulundu.</p>

<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise CNN Türk yayınında, "Bu sözleri söyleyen kişi bir katil, soykırımcı bir kişi. Bu suçu işlemekle kalmıyor, soykırım suçu işlediğini defalarca anlatıyor," diye konuştu.</p>

<h2><strong>Netanyahu, Erdoğan hakkında ne söyledi?</strong></h2>

<p>Netanyahu, konuşmasında Türkiye'ye ile ilgili olarak, "Yahudi karşıtı yalanları geniş çapta yayan bir diğer ülke de Türkiye. Erdoğan bir tiran. Aynı zamanda Hamas'ın terör liderlerine de ev sahipliği yapıyor," dedi.</p>

<p>Erdoğan'ı binlerce Kürt sivili öldürmekle, Ermeni soykırımını inkâr etmekle, gazetecileri ve muhalefet liderlerini hapse atmakla suçlayan Netanyahu, tutuklamalar konusunda, "Aslında sanırım bu konuda dünya rekoru onda. Buna karar vermek kolay değil. Ama bence bir numara," ifadelerini kullandı.</p>

<p>Netanyahu ayrıca Erdoğan'ı Kıbrıs'ın kuzeyini "yasa dışı biçimde işgal etmekle" ve NATO üyesi Yunanistan'a karşı düzenli olarak ihlallerde bulunmakla suçladı.</p>

<p>Erdoğan'ın "şimdi de Suriye'yi ele geçirmek istediğini" öne süren Netanyahu, Erdoğan'ın neredeyse her gün İsrail'in yok edilmesi çağrısında bulunduğunu ve Kudüs'ün yöneticisi olacağını söylediğini iddia eden Netanyahu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Hayır efendim, olmayacaksınız. Burası bizim ülkemiz, bizim şehrimiz, bizim ebedi başkentimiz."</p>

<h2><strong>Delegeler salonu terk etti</strong></h2>

<p>Netanyahu'nun konuşması sırasında dünyanın farklı bölgelerinden gelen onlarca temsilci Genel Kurul salonundan ayrıldı. Bazı delegeler yuhalayarak tepki gösterirken, Netanyahu'nun beraberindeki heyet ayağa kalkarak alkışladı. Oturum başkanı salonda düzeni sağlamaya çalıştı.</p>

<p>Netanyahu, salonu terk edenlere yönelik, "Bu salonu henüz terk etmemiş başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi bunu yapsınlar," dedi.</p>

<p>Konuşmasında New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'yi de hedef alan Netanyahu, Mamdani'yi "antisemitik" olmakla suçladı.</p>

<p>Netanyahu, "Bu şehrin belediye başkanı seçildiğinizden beri pek çok Yahudi artık kendini güvende hissetmiyor," iddiasında bulundu.</p>

<p>Mamdani ise Netanyahu'nun sözlerine, "Netanyahu konuşmasını, Filistinlilere yönelik soykırımını aklama amacı taşıyan asılsız yalanları tekrarlamak için kullandı," yanıtını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/netanyahunun-erdogana-sozlerine-ankaradan-tepki-hadsiz-ve-alcak</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/11/israil-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="45128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'den Macron'un BM'deki Batı Şeria sözlerine tepki: 'Çarpık bir saçmalık']]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/israilden-macronun-bmdeki-bati-seria-sozlerine-tepki-carpik-bir-sacmalik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/israilden-macronun-bmdeki-bati-seria-sozlerine-tepki-carpik-bir-sacmalik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Macron, salı günkü BM konuşmasında Gazze'deki insani durumu sert biçimde eleştirerek ülkelere uluslararası hukuka ve BM sistemine yeniden bağlılık çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>İsrail, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Batı Şeria'daki İsrail uygulamalarını eleştirmesinin ardından salı günü Macron'a tepki gösterdi.</p>

<p>Macron, cumhurbaşkanı sıfatıyla BM'nin yıllık diplomasi buluşmasında yaptığı son konuşmada, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik ölümcül saldırısını başlattığı Gazze'deki insani durumu ve İsrail'in Batı Şeria'daki uygulamalarını eleştirdi.</p>

<p>Macron, İsrail'in 1967'de işgal ettiği ve Filistin Yönetimi'nin bulunduğu Batı Şeria için, "Hamas Batı Şeria'da hiçbir zaman saldırı düzenlemedi," dedi.</p>

<p>Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, "Emmanuel Macron'un açıklamasındaki grotesk saçmalık şaşkınlık verici," denildi. Netanyahu'nun perşembe günü BM Genel Kurulu'na hitap etmesi bekleniyor.</p>

<p>Açıklamada, Batı Şeria için İncil'deki "Yahuda ve Samarya" adı kullanılarak, "Hamas teröristleri neredeyse her gün Yahudilere yönelik saldırılar düzenliyor. Yahuda ve Samarya'da sayısız İsrailli sivili öldürdüler," ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Netanyahu'nun ofisi, Yahudiliğin en kutsal günü Yom Kippur'un arifesinde, pazar günü Batı Şeria'da bir İsrailli yerleşimcinin silahlı saldırıda öldürülmesini örnek gösterdi.</p>

<p>İsrail, altı çocuk babası Netanel Shukrun'un aynı zamanda Fransız vatandaşı olduğunu açıkladı.</p>

<p>İsrail ordusu, saldırıyı gerçekleştiren Filistinliyi bir hastanede gözaltına aldığını ve askerlerin daha sonra şüphelinin köyüne baskın düzenlediğini bildirdi. Netanyahu hükümetindeki bir bakan ise yeni çıkarılan bir yasa kapsamında saldırganın idam edilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Öte yandan İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırıları ve mülklerine el koymaları da sık sık yaşanıyor. Birleşmiş Milletler'e göre 2026'nın ortalarına kadar bölgede Filistinlilere veya mülklerine yönelik yerleşimci bağlantılı şiddet olaylarının sayısı günde yaklaşık altıya ulaştı.</p>

<p>ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de Macron'un açıklamalarına tepki gösterdi.</p>

<p>Huckabee, çarşamba günü X'te yaptığı paylaşımda, "Macron'un BM'deki konuşmasından gerçeklikle daha kopuk bir konuşma hayal etmek zor," dedi.</p>

<p>"Hamas şeytani bir beladır ve masum Amerikan vatandaşlarını öldürdü."</p>

<p>Macron ise salı günkü konuşmasında Gazze'deki insani durumu sert biçimde eleştirerek ülkelere uluslararası hukuka ve BM sistemine yeniden bağlılık çağrısı yaptı.</p>

<p>Macron, "Gazze konusunda hareketsiz kalırsak güvenilirliğimizin ne değeri kalır? Bazıları barışın sağlandığını iddia ediyor ancak bu, insani yardımların ulaştırılmasının önünü açmadı. Bu, hepimizi utandıran bir manzara," dedi.</p>

<p>"Batı Şeria'da neler olduğuna bakın; her gün ihlaller yaşanıyor. Ne adına? Hamas Batı Şeria'da hiçbir zaman saldırı düzenlemedi. Bütün bunlar, Filistin halkının meşru var olma hakkına saygı gösterilmesini her geçen gün daha da imkânsız hale getiriyor."</p>

<p>Hamas, İsrail'in bölgeden çekilmesinden ve yerleşimleri kaldırmasından iki yıl sonra, 2007'de Gazze'nin kontrolünü ele geçirdi.</p>

<p>Netanyahu ile Macron arasındaki ilişkiler uzun süredir gergin. Macron, geçen yılki BM Genel Kurulu sırasında Batılı ülkelerin Filistin devletini tanımasına yönelik girişime öncülük etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransa ayrıca kısa süre önce İngiltere'yle birlikte Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yaptırım uygulamaya başladı. Karar İsrail hükümetinin bir kez daha tepkisini çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/israilden-macronun-bmdeki-bati-seria-sozlerine-tepki-carpik-bir-sacmalik</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/02/macron.jpg" type="image/jpeg" length="42134"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
