<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avusturya ve Avrupa Gündemine dair Son Dakika Haberleri snmedia.com'da!</title>
    <link>https://www.snmedia.at</link>
    <description>Avusturya ve Avrupa'ya dair Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik snmedia.com'da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.snmedia.at/rss/avrupa" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 18:14:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/rss/avrupa"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölüm Vadisi: Aracı çamura saplanan turist sıcaktan öldü]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/olum-vadisi-araci-camura-saplanan-turist-sicaktan-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/olum-vadisi-araci-camura-saplanan-turist-sicaktan-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransız bir turist, ABD'nin California eyaletindeki Ölüm Vadisi'nde 46,6C sıcaklıkta yol kenarında mahsur kaldıktan sonra hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Kolluk kuvvetleri 68 yaşındaki Pierre Michel Formosa'nın cansız bedenini bulduklarını açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Ulusal Park Servisi, Formosa'nın aracının çamura saplanmasının ardından kavurucu sıcakta yardım aramaya çalışırken öldüğünü söyledi.</p>

<p dir="ltr">Ölüm Vadisi Ulusal Parkı Müdürü Mike Reynolds yaptığı açıklamada, "Buradaki koşulların ne kadar hızlı tehlikeli hale gelebileceğini gösteren yürek parçalayıcı bir hatırlatma" gerçekleştiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Amerika Birleşik Devletleri genelinde yükselen sıcaklıklar nedeniyle onlarca kişi hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Formosa, geçen pazartesi günü Fransız seyahat arkadaşıyla birlikte Ölüm Vadisi'nden geçerken araçları çamura saplandı.</p>

<p dir="ltr">Ölüm Vadisi Ulusal Parkı'na göre ikili, yardım aramak için tuz düzlüklerinde yürümeye başladı ancak şiddetli sıcaklık, 68 yaşındaki Formosa'nın yaklaşık 2 km. yürüdükten sonra devam etmesini engelledi.</p>

<p dir="ltr">Seyahat arkadaşı yakından geçen bir sürücüyü durdurmayı başardı.</p>

<p dir="ltr">Korucular ve polis daha sonra aynı gün öğleden sonra Formosa'yı cansız halde buldu.</p>

<p dir="ltr">Reynolds, "Ölüm Vadisi olağanüstü bir yer ancak sıcaklığı, mesafeleri ve izole konumu, en deneyimli insanlar için bile tehlikeli olabilir" dedi:</p>

<p dir="ltr">"Arama çalışmalarına katılan herkese minnettarız ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."</p>

<p dir="ltr">Ulusal park, ölüm nedeninin ve ölüm şeklinin adli tabipler tarafından belirleneceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Resmi internet sitesinde "Dünyanın en sıcak yeri" olarak tanımlanan Ölüm Vadisi'nde şu anda aşırı sıcak uyarısı yürürlükte.</p>

<p dir="ltr">Bölgede 1913 yılında, o dönem dünya rekoru olan 57C sıcaklık kaydedilmişti.</p>

<p dir="ltr">Bu yaz da bölge tarihinin en sıcak yazlarından biri.</p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/olum-vadisi-araci-camura-saplanan-turist-sicaktan-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/06/col.jpg" type="image/jpeg" length="41339"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin'in sessiz 'makine devrimi': Milyonlarca robot işçi]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/cinin-sessiz-makine-devrimi-milyonlarca-robot-isci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/cinin-sessiz-makine-devrimi-milyonlarca-robot-isci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 yaşında bir akademisyen olan Chen'in dünyası kesinlikle bu hızla değişiyor. Chen boş zamanlarını otomasyona geçiş yapan fabrikalarda değerlendirerek en son teknolojileri inceliyor. Bu sayede, yapay zeka (AI) ve robotik temalı derslerinde öncelik vermesi gereken konuları takip edebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Yaklaşık 30 üniversite öğrencisi Chen'in önünde kodlama çalışıyor. İçlerinden biri, gözleri ekrandan robota doğru gidip gelirken hararetle kod yazıyor: "Robotun o silindirik parçayı alıp oraya taşıması gerekiyor" diyor.</p>

<p dir="ltr">Sınıfın bir tarafında programlanmayı bekleyen bir dizi endüstriyel robot var, diğer tarafındaysa öğrenciler robotik tıbbi aletler geliştirmeye çalışıyor.</p>

<p dir="ltr">Chen onlara rehberlik ederken, "Yapay zeka ve robotik dünyasında ihtiyaç duyulanlar arasında olmazsanız, kesinlikle elenenler arasında olacaksınız" diyor.</p>

<p dir="ltr">Geniş sınıftaki öğrenciler için bu, Çin'in titizlikle inşa ettiği bir geleceğe doğru attıkları bir adım, daha doğrusu bir sıçrama.</p>

<p dir="ltr">Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, ülkesini inovasyonun ön saflarına yerleştirmek ve ABD ile doğrudan rekabete sokmak için, 20 milyar dolarlık planı devreye soktu.</p>

<p dir="ltr">Bu planın kanıtlarını her yerde görmek mümkün.</p>

<p dir="ltr">Öğrencileri Hangzhou Teknik Enstitüsü'ndeler. Burası teknolojiye hakim yeni nesil mühendisler yetiştirmeyi amaçlayan, özel olarak inşa edilmiş devasa meslek okullarından biri.</p>

<p dir="ltr">Kampüs, Hangzhou şehrinin eteklerine kurulmuş. İmparatorluğun eski başkenti olan şehrin şu anki fütürist silüeti, buranın artık küresel bir teknoloji merkezi olduğunun ilk ipuçlarından biri.</p>

<p dir="ltr">Ülke genelindeki fabrikalarda iki milyondan fazla robot çalışıyor. Bu, başka hiçbir yerde olmadığı kadar büyük bir sayı ve olağanüstü bir hızla artmaya da devam ediyor.</p>

<p dir="ltr">Bu, Çin ekonomisinin son büyük değişim geçirdiği dönemde olduğu gibi, dünyayı da değiştirecek bir hamle.</p>

<p dir="ltr">Çin halihazırda robotlarını dünyanın dört bir yanına ihraç ediyor. Dünyadaki endüstriyel robotların yarısından fazlası Çin'de üretiliyor.</p>

<p dir="ltr">Küresel üretim, ticaret ve inovasyonun kalbindeki ülkede bu kadar kapsamlı bir otomasyonun doğuracağı sonuçlar şu an için belirsiz. Örneğin bu değişim, Çin'deki insan gücü için ne anlama gelecek?</p>

<p dir="ltr">Dünyanın şahitlik ettiği bu endüstriyel devrimde, insan gücüyle çalışan işçilerin geleceği belirsiz.</p>

<p dir="ltr">Parıldayan güneş enerjisi panelleri, trafiğin yoğun olduğu saatlerde bile sessizliği sağlayan elektrikli araçlar, Usain Bolt'tan hızlı koşan insanı robotlar... Geçen haftasonu Çin, robotların koştuğu, atlayıp zıpladığı Dünya İnsansı Robot Oyunları'nın ikincisine ev sahipliği yaptı.</p>

<p dir="ltr">Bu şaşalı gösterinin arkasındaki güçse, fabrikaların içinde ve sınıflarda yaşanan ve daha az gözler önünde olan bir devrim.</p>

<p dir="ltr">BBC, ülke genelindeki endüstriyel tesisleri ziyaret etti ve insana benzemeyen, dans etmeyen veya sahnede zıplamayan, ancak kaynak, boya, montaj yapan, indirip kaldıran, ara vermeden, hiçbir sosyal hakka sahip olmadan gece gündüz çalışan robotları inceledi. Bu robotların bazılarının göreviyse daha fazla robot üretmek.</p>

<p dir="ltr">Ayrıca bu robotik iş gücüyle birlikte çalışacak insanların eğitildiği yeni akademileri de ziyaret ettik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Jinping'in deyişiyle "yeni üretim gücünü" ve bunun ülkeyi nasıl yeniden şekillendirebileceğini, birinci elden görme şansını bulduk.</p>

<p dir="ltr">Güneydeki Chengdu şehrinde bir fabrikanın üretim alanında, "eski ve yeni" yan yana çalışıyor.</p>

<p dir="ltr">Orta yaşlı yaklaşık 30 kişiden oluşan bir üretim hattında, işçiler CRP Technology'nin önde gelen ürünlerinden biri olan ve çeşitli endüstriyel görevleri yerine getiren robotik kolu vidalıyor, deliyor ve parlatıyor.</p>

<p dir="ltr">Üretim alanının bir yanındaysa dört genç mühendis bir konsolun etrafında toplanmış, başka robotlar yapmalarına yardımcı olmasını umdukları yeni bir robot prototipinin kodunu çözmeye çalışıyor.</p>

<p dir="ltr">Onlardan biri 31 yaşındaki Pang Kai. Araştırma-geliştirme ekibindeki Pang, bir iskeleti odanın diğer tarafına taşıyor. Çin'in gelecekteki iş gücü henüz gösterişli bir şekilde sahneye çıkmaya hazır değil. Kare kod taramak gibi basit, tekrarlayan görevleri yapabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Pang biraz mahcup bir gülümsemeyle, "Belki altı ay sonra başka görevleri de yapabilir" diyor. Bu uzun bir yol ve her küçük kazanım ekip için bir kutlama sebebi.</p>

<p dir="ltr">Yaklaşık 300 çalışanı bulunan CRP Technology, dokuz yıldır robot kolları üretiyor. Her bir kol, otomobil, elektronik veya rüzgar türbini üretimine yardımcı olmak için bir fabrikanın ihtiyaçlarına göre uyarlanabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Firma, tek bir kolun tekrarlayan görevlerin %90'ından fazlasını gerçekleştirecek şekilde programlanabileceğini söylüyor.</p>

<p dir="ltr">Mühendisler bu robotların bir gün fabrikanın tüm iş gücünün yerini alıp alamayacaklarını merak ediyor. Pang, "Yeni robotumuzun insan gibi olmasını istiyoruz. Kendi kendine düşünebilmesini umuyoruz," diyor; "Bu tür robotlara ihtiyacımız var çünkü belki 10 yıl içinde Çin'de yeterli işçimiz olmayacak."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/cinin-sessiz-makine-devrimi-milyonlarca-robot-isci</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/11/robot-hasta.jpg" type="image/jpeg" length="81356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan'dan İsrail'e: 'Komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz']]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/erdogandan-israile-komsularimizin-toparlanmasina-destek-olmaktan-vazgececek-degiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/erdogandan-israile-komsularimizin-toparlanmasina-destek-olmaktan-vazgececek-degiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis'te yapılan kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada meclisten geçen çerçeve yasa için "bu mutabakat demokrasimizi güçlendirecek" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Erdoğan, "Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır" dedi.</p>

<p dir="ltr">Cumhurbaşkanı, isim vermeden süreci "enfekte" edenler olduğunu söyledi ve "Herkes çözümün parçası olmalı" şeklinde konuştu.</p>

<p dir="ltr">"Süreci zora sokan, dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişim tarih karşısında mesul olacaktır" dedi.</p>

<p dir="ltr">Erdoğan'ın açıklamaları arasında İsrail'e de mesajlar vardı.</p>

<p dir="ltr">"Biz elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz" dedi.</p>

<p dir="ltr">İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne 18 Ağustos'ta yaptığı saldırı iki ülke arasındaki son gerilim olarak kayda geçti.</p>

<p dir="ltr">Üs Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Milli Savunma Bakanlığı, saldırı sırasında üste Türk askeri unsurlarının olmadığını açıkladı.</p>

<p dir="ltr">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu İsrail'in saldırı öncesinde Suriye'yi üste Türk varlığına izin vermemesi konusunda uyardığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Netanyahu, "Mesajımız çok netti: Yapmayın. Sanırım mesajı tam olarak anlamadılar" diye de ekledi.</p>

<h2 id="Erdoğan-Bahçeli-ile-de-görüştü" tabindex="-1">Erdoğan Bahçeli ile de görüştü</h2>

<p dir="ltr">Cumhurbaşkanlığı kabine toplantısı Malazgirt Zaferi'nin 955. yıldönümü etkinlikleri nedeniyle bu ilde yapıldı.</p>

<p dir="ltr">Erdoğan kabine toplantısı öncesinde etkinlikte yaptığı konuşmada, süreçle ilgili mesajlar verdi.</p>

<p dir="ltr">"Kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek" dedi.</p>

<p dir="ltr">Ahlat Millet Bahçesi'ndeki programda konuşan Erdoğan, "Kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak. Barış ve istikrar olacak" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">"Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşlikle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz" diyen Erdoğan şöyle devam etti:</p>

<p dir="ltr">"Ne tür oyunlar çevirdiğinizi biliyoruz. Bölgemize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız, bir planımız var."</p>

<p dir="ltr">Ahlat'taki Malazgirt programı kapsamındaki etkinliklere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı.</p>

<p dir="ltr">Erdoğan, gün içinde Devlet Bahçeli ile de bir görüşme yaptı.</p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/erdogandan-israile-komsularimizin-toparlanmasina-destek-olmaktan-vazgececek-degiliz</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/08/752x395-erdogan-stocker-ile-gorusecek-1786332515204.webp" type="image/jpeg" length="15072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan, Paris yakınında üç tema parkı için 6 milyar euro yatırım yapacak]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/suudi-arabistan-paris-yakininda-uc-tema-parki-icin-6-milyar-euro-yatirim-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/suudi-arabistan-paris-yakininda-uc-tema-parki-icin-6-milyar-euro-yatirim-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan, Paris yakınlarında üç tema parkının inşası için 6 milyar euro yatırım yapacak. Projenin 22 bin kişiye istihdam sağlaması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Suudi Arabistan'ın Paris yakınlarında üç tema parkı inşa etmek için 6 milyar euro yatırım yapacağını duyurdu.</p>

<p>Macron ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, projeye ilişkin anlaşmayı Fransa'nın başkentine yaptıkları resmî ziyaret sırasında imzaladı. Élysée Sarayı'na göre ikili, ziyarette “başlıca ekonomik ve stratejik konuların” yanı sıra önemli bölgesel dosyaları da ele aldı.</p>

<p>Macron, X'te yaptığı paylaşımda bu “olağanüstü duyuruyu” överek parkların “yeni bir küresel destinasyon” haline geleceğini ve 22 bin kişiye istihdam sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Kuzeybatıdaki eski Mirapolis eğlence parkının bulunduğu Cergy-Pontoise'de inşa edilmesi planlanan parkların, manga temalı bir eğlence alanını da içermesi bekleniyor. Manga, kökeni Japonya'ya uzanan bir çizgi roman ve grafik roman türü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Macron, parkların geliştirilmesine öncülük etmesi beklenen yatırım şirketine atıfta bulunarak paylaşımında şunları da yazdı: “Ülkemize, yeteneğimize ve geleceğimize duydukları güven için Qiddiya'ya ve Suudi Arabistan'a teşekkür ederim. Disneyland Paris'ten bu yana bunun benzeri görülmedi.”</p>

<p>Île-de-France bölge konseyi başkanı Valérie Pécresse, sosyal medyada yaptığı açıklamada yatırıma ilişkin haberlerden “çok memnun” olduğunu belirterek bölgenin son 18 aydır projeye destek verdiğini söyledi.</p>

<p>Pécresse, Fransa'nın TF1 televizyonuna verdiği röportajda sözlerine şöyle devam etti: “Fransa dünyanın bir numaralı turizm destinasyonu. Bu işlere ihtiyacımız var. Bu yatırımlara ihtiyacımız var.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/suudi-arabistan-paris-yakininda-uc-tema-parki-icin-6-milyar-euro-yatirim-yapacak</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/01/macron-1.jpg" type="image/jpeg" length="29986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, Suriye'yi 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkardı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Donald Trump, 8 Temmuz'da Suriye'de geçiş yönetiminin Devlet Başkanı Ahmed Şara ile Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi kapsamında bir araya gelmiş ve Suriye'yi listeden çıkarmak istediğini belirtmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Başkan Trump'ın Suriye'ye yönelik yaptırımların hafifletileceği yönündeki taahhüdü doğrultusunda" Suriye'nin "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarıldığı belirtildi. Aynı zamanda, Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt" statüsünden çıkarıldığı da duyuruldu.</p>

<p>Ancak Washington'ın Suriye'ye yönelik tüm yaptırımları kaldırılmadı. Eski Devlet Başkanı Beşar Esad ve yakın çevresi, insan hakları ihlallerinden sorumlu kişiler, Captagon uyuşturucusu kaçakçıları, Suriye'nin geçmişteki nükleer ve diğer silahlanma faaliyetleriyle bağlantılı kişiler ile Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ve el-Kaide bağlantılı gruplara yönelik yaptırımlar devam ediyor.</p>

<p>Karar, Başkan Donald Trump'ın Suriye'ye yönelik kapsamlı yaptırımların kaldırılması yönünde attığı adımların sonuncusu oldu.</p>

<p>Trump 8 Temmuz'da Suriye'de geçiş yönetiminin Devlet Başkanı Ahmed Şara ile Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi kapsamında bir araya gelmiş ve Suriye'yi listeden çıkarmak istediğini belirtmişti.</p>

<p>Son karar ile birlikte ABD'nin teröre destek veren ülkeler listesinde İran, Küba ve Kuzey Kore kaldı.</p>

<p>Suriye, 1979 yılından bu yana ABD'nin “teröre destek veren ülkeler” listesinde yer alıyordu. Washington, dönemin Devlet Başkanı Hafız Esad yönetimini silahlı gruplara destek sağlamakla suçlamış ve bu kapsamda Suriye'ye yönelik ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlamıştı.</p>

<h3>Yaptırımların kaldırılması süreci</h3>

<p>Trump yönetiminin Suriye'ye yönelik yaptırımları gevşetme süreci Mayıs 2025'te başladı. Trump, 13 Mayıs 2025'te Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını açıklayarak ülkeye “barış ve refah için bir şans” verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>30 Haziran 2025'te yayımlanan başkanlık kararnamesiyle Suriye'ye yönelik kapsamlı yaptırımların hukuki temelini oluşturan olağanüstü hal ve önceki altı başkanlık kararnamesi sona erdirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Washington aynı dönemde Suriye'ye yönelik ihracat kontrollerini de gevşetmeye başladı. Çoğunlukla sivil amaçlarla kullanılan ABD menşeli ürün, yazılım ve teknolojilerin yanı sıra bazı iletişim cihazları ve sivil havacılık ürünlerinin Suriye'ye ihracatında lisans zorunluluğu kaldırıldı.</p>

<p>Telekomünikasyon altyapısı, enerji üretimi, sanitasyon ve sivil havacılık gibi alanlara yönelik ihracat lisanslarının onaylanmasının da kolaylaştırılması kararlaştırıldı.</p>

<h2>HTŞ terör listesinden çıkarıldı</h2>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, 8 Temmuz 2025'te el-Nusra Cephesi olarak da bilinen HTŞ'nin “Yabancı Terör Örgütü” statüsünü iptal etti.</p>

<p>24 Ağustos 2026'da ise HTŞ, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşları içeren listesi olan “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt” listesinden çıkarıldı.</p>

<p>Ahmed Şara ve İçişleri Bakanı Enes Hasan Hattab da Kasım 2025'te ABD'nin “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Teröristler” listesinden çıkarılmıştı.</p>

<p>Daha önce el-Nusra Cephesi olarak bilinen HTŞ, geçmişte el-Kaide'nin Suriye koluydu. Grup, 2016 yılında el-Kaide ile bağlarını kopardığını açıklamıştı.</p>

<h2>Sezar Yasası da kaldırıldı</h2>

<p>Suriye'ye yönelik yaptırımların gevşetilmesinde bir diğer önemli adım, 2019 tarihli Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası'nın yürürlükten kaldırılması oldu.</p>

<p>Trump, 18 Aralık 2025'te yasayı tamamen kaldıran düzenlemeyi imzaladı. Böylece Suriye hükümetine destek veren veya ülkenin enerji, altyapı ve sanayi sektörlerinde belirli ticari faaliyetlerde bulunan yabancı kişi ve şirketlere yönelik zorunlu yaptırım uygulanması riski ortadan kalktı.</p>

<p>ABD ayrıca kimyasal ve biyolojik silahlarla ilgili yaptırımların büyük bölümünü de kaldırdı. Suriye'ye yönelik yabancı yardım, kredi ve bazı finansal destekler üzerindeki kısıtlamalar 2025'te gevşetilirken, kalan bazı yaptırımların kaldırılması için 24 Ağustos 2026'da yeni bir muafiyet kararı alındı.</p>

<h2>ABD'nin adımı ne anlama geliyor?</h2>

<p>Washington, yaptırımların kaldırılmasının Suriye ekonomisinin yeniden inşasına yardımcı olmasını ve ülkenin uluslararası ekonomiye yeniden entegre olmasını hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-cikardi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/09/el-sara-suriye.png" type="image/jpeg" length="77807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürtlerin öncülüğündeki SDG güçleri, Suriye ordusuna katılarak kendini feshettiğini duyurdu]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/kurtlerin-onculugundeki-sdg-gucleri-suriye-ordusuna-katilarak-kendini-feshettigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/kurtlerin-onculugundeki-sdg-gucleri-suriye-ordusuna-katilarak-kendini-feshettigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>SDG lideri Mazlum Abdi, Suriye ordusuna katılım sürecinin ardından örgütün resmen feshedildiğini açıkladı. Abdi, geçen hafta da SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığını duyurmuştu.</p>

<p>Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Mazlum Abdi, SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecini tamamladığını ve artık bağımsız bir güç olarak faaliyet göstermeyeceğini söyledi.</p>

<p>Kürtlerin öncülüğündeki güç, hükümetin ocak ayında düzenlediği harekât sonucunda Suriye’nin kuzeydoğusunda kontrol ettiği toprakların büyük bölümünü kaybetmiş, ardından orduya katılmasını öngören anlaşmayı imzalamıştı.</p>

<p>SDG, IŞİD’e karşı mücadele sırasında ABD’nin Suriye’deki başlıca ortağıydı.</p>

<p>Ancak eski Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Washington, İslamcı silahlı bir grubun eski lideri olan geçici Devlet Başkanı Ahmad eş-Şaraa’nın yönettiği yeni Şam hükümetiyle yakın ilişkiler kurdu.</p>

<h2>SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon süreci</h2>

<p>SDG lideri Mazlum Abdi, geçen hafta Kamışlı’nın 100’üncü yıl kutlamalarında yaptığı konuşmada örgütün askerî, güvenlik ve idari yapılarının Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığını açıklamıştı.</p>

<p>Abdi, "Bundan sonra yeni bir aşamaya geçiyoruz," diyerek Kürtlerin haklarının Suriye Anayasası’nda güvence altına alınması için siyasi çalışmaların yoğunlaşacağını belirtmişti.</p>

<p>Açıklama, taraflar arasında ocak ayında varılan ve Kürtlere ait sivil ve askerî kurumların tamamının Suriye devletine katılmasını öngören anlaşmanın ardından aylarca süren müzakereler sonrasında gelmişti. ABD yönetimi anlaşmayı "tarihî" olarak nitelendirmişti.</p>

<p>Suriye geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, çatışmaların sürdüğü 16 Ocak’ta Kürtlerin ulusal haklarını güvence altına alan ve Kürtçeyi ulusal dil olarak tanıyan bir kararname imzalamıştı. Kararnameyle Nevruz resmî tatil ilan edilmiş ve uzun süredir vatandaşlık statüsü bulunmayan Kürtlere yurttaşlık hakkı tanınmıştı.</p>

<p>Aralık 2025’te Halep’te yaşanan çatışmaların ardından SDG, birliklerini Fırat’ın batısından çekeceğini duyurmuştu. Suriye Savunma Bakanlığı da SDG güçlerinin boşalttığı bölgelere ordu birliklerinin konuşlandırılacağını açıklamıştı.</p>

<p>Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinden sonra oluşturulan yeni Suriye ordusundaki bazı gruplar, geçmişte Türkiye tarafından desteklenen ve Kürt güçlerle uzun süre çatışan silahlı yapılardan oluşuyor.</p>

<p>Türkiye, SDG’nin ana bileşeni Halk Savunma Birliklerini (YPG), Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) Suriye kolu olarak kabul ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri daha önce YPG/SDG unsurlarına karşı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarını düzenlemişti. PKK; Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Birliği, ABD, Birleşik Krallık ve Fransa tarafından da terör örgütü kabul ediliyor.</p>

<h2>Öcalan mutabakatın süreci hızlandıracağını savunmuştu</h2>

<p>PKK lideri Abdullah Öcalan, 30 Aralık 2025 tarihli yeni yıl mesajında, SDG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakatın uygulanmasının Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye’ sürecini "rahatlatacağını ve hızlandıracağını" savunmuştu.</p>

<p>Suriye’deki tabloyu "demokratikleşme ihtiyacının açık bir yansıması" olarak nitelendiren Öcalan, yıllardır süren tekçi ve baskıcı yönetimin farklı toplumsal kesimlerin özgürlük ve eşitlik taleplerini güçlendirdiğini belirtmişti.</p>

<p>Öcalan, mutabakatın merkezi yapıyla müzakere edilebilir demokratik entegrasyona zemin sunduğunu ifade etmişti. Türkiye’nin süreçte "kolaylaştırıcı, yapıcı ve diyaloğa açık" bir rol üstlenmesinin bölgesel barış ve ülkenin iç barışı açısından kritik olduğunu vurgulamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/kurtlerin-onculugundeki-sdg-gucleri-suriye-ordusuna-katilarak-kendini-feshettigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/07/pkk-silahh.jpg" type="image/jpeg" length="57021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'den Ukrayna'ya uzun menzilli füze teknolojisi transferi]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/ingiltereden-ukraynaya-uzun-menzilli-fuze-teknolojisi-transferi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/ingiltereden-ukraynaya-uzun-menzilli-fuze-teknolojisi-transferi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ilk yurtdışı ziyaretini bugün Ukrayna'ya yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Burnham bu ziyarette İngiltere'nin uzun menzilli roket teknolojisini Kiev'e teslim edecek.</p>

<p dir="ltr">İngiltere - Fransa ortak yapımı olan bu roketler İngiltere'de Storm Shadow, Fransa'da Scalp ismiyle üretiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu sayede Ukrayna, ihtiyaç duyduğu uzun menzilli roketleri yurtdışından almak yerine kendisi üretebilecek.</p>

<p dir="ltr">Burnham, son haftalarda Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik yoğunlaşan saldırılarının ardından İngiltere'nin Kiev'e desteğini yeniden teyit edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Kiev'de Gönüllüler Koalisyonu toplantısına başkanlık edecek Burnham, ziyareti öncesi yaptığı konuşmada "Ülkemizin Ukrayna'ya yaptığı katkıdan gurur duyuyorum ve Ukrayna halkının desteğimizin sarsılmayacağını doğrudan benden duymasını istiyorum" dedi ve ekledi:</p>

<p dir="ltr">"Ukrayna'nın güvenliği bizim güvenliğimizdir."</p>

<p dir="ltr">"Dostluğumuz Rusya'nın yasa dışı savaşından çok daha uzun süre devam edecek.</p>

<p dir="ltr">"Rusya kararlılığımız konusunda hiçbir şüpheye kapılmamalıdır. Adil ve kalıcı bir barış sağlanana kadar geri adım atmayacağız."</p>

<p dir="ltr">Bu açıklamalar, Ukrayna'nın son dönemde Rus altyapısına yönelik saldırılarını artırırken İngiltere yapımı insansız hava araçlarını kullanması nedeniyle Moskova'nın İngiltere'yi uyarmasının ardından geldi.</p>

<p dir="ltr">Kiev, Moskova ve diğer Rus bölgelerine yönelik uzun menzilli saldırıları artırdı; petrol rafinerilerini ve ülkenin en büyük çevrim içi perakendecilerinden Wildberries'e ait depoları hedef aldı.</p>

<p dir="ltr">Bu saldırılar ülke ekonomisini etkilerden Rusya genelinde benzinliklerde yakıt tükendi.</p>

<h2 id="Scalp-Storm-Shadow-füzesi-nedir" tabindex="-1">Scalp - Storm Shadow füzesi nedir?</h2>

<p dir="ltr">1.300 kilogram ağırlığındaki uzun menzilli Scalp - Storm Shadow füzesi 5,1 metre uzunluğunda.</p>

<p dir="ltr">Rusya içinde yaklaşık 240 km. uzaklıktaki hedefleri vurabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu menzil, Ukrayna'nın derin saldırı insansız hava aracı kapasitesi kadar uzun olmasa da uluslararası ortakların silah teknolojisini paylaşma konusundaki istekliliğini göstermesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor.</p>

<p dir="ltr">Üreticisi MBDA, füzelerin önceden belirlenmiş sabit hedefleri vurmak üzere tasarlandığını belirtiyor.</p>

<p dir="ltr">Füze, her türlü hava koşulunda gece ve gündüz kullanılabiliyor ve gelişmiş seyrüsefer sistemlerine sahip.</p>

<p dir="ltr">MBDA İngiltere, Fransa ve İtalya'nın entanverinde bulunan füzenin; Irak, Suriye ve Libya'da da kullanıldığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/ingiltereden-ukraynaya-uzun-menzilli-fuze-teknolojisi-transferi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/02/ukrayna-rusya-savas.png" type="image/jpeg" length="95426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Halkidiki gibisi yok': Avrupa’nın yeni gözdesinde turizm yükselişte]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/halkidiki-gibisi-yok-avrupanin-yeni-gozdesinde-turizm-yukseliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/halkidiki-gibisi-yok-avrupanin-yeni-gozdesinde-turizm-yukseliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir zamanlar Rus turistlerin gözdesi olan Halkidiki, bugün giderek daha fazla Batı Avrupalı ziyaretçiyi ağırlıyor. Jeopolitik gelişmeler ve değişen tatil tercihleri, Yunanistan’ın bu popüler bölgesinin turist haritasını yeniden şekillendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Selaniklilerin meşhur "Halkidiki gibisi yok" sözü, bugünlerde sadece yerel halkın değil, Avrupalı turistlerin de ortak söylemi haline geldi.</p>

<p>Dört mevsim boyunca bölgenin ilk tercihi olan yarımada, geçtiğimiz yıl 1 milyonu aşkın yabancı ziyaretçi ağırladı. Bu yılki turizm verileri ise ilginin katlanarak arttığını gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siviri’deki büyük yangına ilişkin görüntüler dahi bölgedeki turizm hareketliliğini olumsuz etkilemiş görünmüyor. Yangını izleyen günlerde, yangından etkilenen Halkidiki’nin ilk “kolunda” dahi kayda değer bir durgunluk yaşanmadı.</p>

<p>Otel işletmecileri de herhangi bir iptal dalgasıyla karşılaşmadıklarını belirtiyor. Bu yıl gözlemledikleri tek belirgin değişiklik ise turistlerin geçmiş yıllara kıyasla daha kısa süreli konaklamaları. Buna karşılık ziyaretçiler, bölgede kaldıkları süre boyunca kişi başına daha fazla harcama yapmaya daha istekli görünüyor.</p>

<p>Son yıllarda bölgeyi ziyaret eden turistlerin demografik yapısında da belirgin bir değişim yaşanıyor. Jeopolitik gelişmeler, özellikle Ukrayna’daki savaş ve Avrupa yaptırımları nedeniyle Rusya ile Yunanistan arasındaki doğrudan uçuşların durdurulması, Halkidiki’ye gelen Rus turistlerin sayısında ciddi bir düşüşe yol açtı. Rus ziyaretçiler, tatillerini çoğunlukla Aynoroz’a (Athon Dağı) düzenledikleri gezilerle birleştiriyordu. Bu pazardan kopan turistlerin önemli bir bölümü ise artık komşu Türkiye’ye yöneliyor.</p>

<p>Ancak oluşan boşluk çoktan doldurulmuş durumda. Bölge, Halkidiki’yi uzun yıllardır tatil rotalarına dahil eden Balkan ülkelerinin yanı sıra giderek daha fazla Batı Avrupalı turistin de ilgisini çekiyor. Özellikle Sırbistan, Bulgaristan ve Kuzey Makedonya’dan gelen ziyaretçilere artık İngiliz, Alman, Fransız, İsviçreli ve İtalyan turistler de ekleniyor.</p>

<p>Her geçen yıl daha fazla Batı Avrupalı turist, Halkidiki’nin masmavi sularını keşfediyor, yaz tatili için bölgeyi tercih ediyor ve sonraki yıllarda yeniden gelmeyi planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/halkidiki-gibisi-yok-avrupanin-yeni-gozdesinde-turizm-yukseliste</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/07/avrupa-tatil.jpg" type="image/jpeg" length="12341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tahran'dan Trump'a yanıt: Hürmüz Boğazı İran'ın kontrolünde kalacak]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/tahrandan-trumpa-yanit-hurmuz-bogazi-iranin-kontrolunde-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/tahrandan-trumpa-yanit-hurmuz-bogazi-iranin-kontrolunde-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, cuma günü New York'ta yaptığı açıklamada gülerek, 'Çok yakında Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim,' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tahran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yakın bir zamanda "Amerika Birleşik Devletleri toprağı" ilan edeceği yönündeki açıklamasına, Hürmüz Boğazı'nın "İran'a ait kalacağı" yanıtını verdi.</p>

<p>Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı, petrol ve doğal gaz sevkiyatı açısından kritik bir geçiş noktası. Boğaz, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin başlıca anlaşmazlık konularından biri olurken İran, şubat sonunda savaşın başlamasının ardından geçişleri fiilen kapattı.</p>

<p>Trump, cuma günü New York'ta gülerek, "Ağır biçimde yenilmekte olan İran'ı mağlup etme işini tamamladıktan sonra, çok yakında Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim," dedi.</p>

<p>"Abluka bizim elimizde. Biz istemedikçe hiçbir gemi geçemiyor," diye ekledi.</p>

<p>Trump'ın sözlerinde ne kadar ciddi olduğu belirsizliğini korurken açıklama Tahran'dan sert tepki gördü.</p>

<p>İran'ın hukuk ve uluslararası işlerden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, cumartesi günü X'ten yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı İran'ındı, İran'ındır ve İran'ın kalacaktır," dedi.</p>

<p>"Bu boğaz yalnızca İran'ın emriyle kapanır ve açılır. Yenilgi gerçeğini kabul edip hayal ürünü kuruntularınıza son vermediğiniz sürece İran ablukayı uygulamaya devam edecek," diye ekledi.</p>

<p>Dünya genelinde deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda gerilim sık sık tırmandı. Taraflar, haziran ayında üzerinde uzlaşılan "mutabakat zaptına" rağmen boğaz üzerindeki kontrolün kendilerinde olduğunu savunuyor.</p>

<p>Geçici anlaşmanın hükümlerine göre İran'ın boğazı yeniden açması ve "nükleer silah edinmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini" bir kez daha teyit etmesi gerekiyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD ise İran'a uyguladığı deniz ablukasını kaldırmayı ve Tahran'a yönelik yaptırımları sona erdirmeyi taahhüt etti. Anlaşma, nihai bir uzlaşıya varılması için iki ülkeye 60 gün süre tanıyordu. Ancak İran'ın temmuz ayında boğazdan geçen gemilere yönelik saldırıları, ABD'nin yeni bir saldırı dalgası başlatmasına ve İran limanlarına deniz ablukasını yeniden uygulamasına yol açarak barış çabalarını tehlikeye attı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/tahrandan-trumpa-yanit-hurmuz-bogazi-iranin-kontrolunde-kalacak</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/03/fuze-iran-turkiye.png" type="image/jpeg" length="87886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da genç nüfus azalıyor: Ülkenin geleceği göçmen ailelere mi bağlı?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/almanyada-genc-nufus-azaliyor-ulkenin-gelecegi-gocmen-ailelere-mi-bagli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/almanyada-genc-nufus-azaliyor-ulkenin-gelecegi-gocmen-ailelere-mi-bagli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da 15-24 yaş grubunun nüfus içindeki payı 1983'te yüzde 16,7 iken bugün yüzde 10'a geriledi. Göçmen geçmişine sahip ailelerde ise gençlerin oranı yüzde 20'nin üzerinde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Almanya'da gençlerin nüfus içindeki payı son 40 yılda belirgin biçimde azalırken, göçmen geçmişine sahip aileler ülkenin genç kuşaklarında giderek daha önemli bir yer tutuyor.</p>

<p>Federal İstatistik Ofisi'nin (Destatis) 2025 verilerine göre, Almanya'da 15-24 yaş grubunda 8,3 milyon kişi bulunuyor. Bu, toplam nüfusun yüzde 10'una denk geliyor.</p>

<p>Gençlerin nüfus içindeki payı 2020'lerin başından bu yana tarihi düşük seviyede seyrediyor. Ancak veriler, bu oranın göçmen geçmişine sahip nüfus sayesinde bir ölçüde daha yüksek olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Gençlerin giderek daha küçük bir bölümünü oluşturduğu Almanya'da, göçmen ailelerin çocukları demografik dengede giderek daha görünür bir rol oynuyor. Bugün 15-24 yaş grubundakilerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 10 iken, göçmen geçmişine sahip ailelerin ikinci kuşağında ise bu oran yüzde 20'nin üzerinde.</p>

<h2>Değişen demografik yapı</h2>

<p>Bugünkü tablo, Almanya'nın birkaç on yıl önceki demografik yapısından oldukça farklı.</p>

<p>1983'te, bugün Almanya Federal Cumhuriyeti'ni oluşturan bölgelerde nüfusun yüzde 16,7'si 15-24 yaş arasındaydı. Yani o dönemde yaklaşık her altı kişiden biri gençti.</p>

<p>Bugün ise bu oran her 10 kişiden bire düşmüş durumda. Veriler, yaklaşık 40 yılda gençlerin nüfus içindeki payının 7 puana yakın azaldığını gösteriyor.</p>

<p>1980'lerin başında kalabalık doğum kuşakları olarak bilinen "baby boom" nesli ergenlik ve genç yetişkinlik dönemindeydi. Bu kuşağın ilerleyen yıllarda yaşlanması ve sonraki kuşakların nüfusta az orana sahip olması, Almanya'nın bugünkü demografik yapısının temel unsurlarından biri.</p>

<h2>Göçmen ailelerde gençlerin oranı daha yüksek</h2>

<p>Destatis'in verileri, göçün Almanya'nın yaşlanan nüfus yapısını tamamen tersine çevirmese de genç nüfusun ağırlığını artırdığını ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göçmen geçmişi olmayan kişiler arasında 15-24 yaş grubunun oranı 2025'te yüzde 8,5'ti.</p>

<p>Göçmen geçmişine sahip kişilerde ise bu oran yüzde 12,2'ye çıkıyor.</p>

<p>Destatis, "göçmen geçmişi" kavramını, kendisi 1950'den sonra Almanya'ya göç etmiş olanlar veya her iki ebeveyni de bu tarihten sonra Almanya'ya göç etmiş kişiler için kullanıyor. Kurumun daha yeni "göçmenlik hikâyesi" tanımında da kendisi veya her iki ebeveyni Almanya'ya göç etmiş kişiler esas alınıyor.</p>

<p>Bu grupların genel nüfustan daha genç olması, göçün Almanya'nın demografik yaşlanmasını bir ölçüde yavaşlatmasının nedenlerinden biri.</p>

<p>Destatis verileri, göçün nüfusun yaşlanmasına karşı koyduğunu, ancak bu eğilimi tersine çevirmeye yetmediğini gösteriyor.</p>

<h2>Asıl fark ikinci kuşakta ortaya çıkıyor</h2>

<p>Gençlerin oranındaki fark, özellikle göçmen ailelerin çocuklarında belirginleşiyor.</p>

<p>Anne ve babasının ikisi de göç etmiş olan kişilerin yüzde 20,4'ü 15-24 yaş grubunda. Ebeveynlerinden yalnızca biri göç etmiş kişilerde de bu oran yüzde 20.</p>

<p>Buna karşılık Almanya'ya kendisi göç etmiş kişiler arasında 15-24 yaş grubunun payı yüzde 9,5.</p>

<p>Almanya'ya göç edenlerin çocukları, ülkenin genç nüfusunda göçmenlerin kendisinden çok daha belirgin bir ağırlığa sahip. Bu durum, Almanya'nın gelecekteki nüfus yapısında göçmen kökenli ailelerin neden giderek daha önemli hale gelebileceğini de gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/almanyada-genc-nufus-azaliyor-ulkenin-gelecegi-gocmen-ailelere-mi-bagli</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2024/12/almanya-saldirii.jpg" type="image/jpeg" length="92101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endonezya'da 7,7 büyüklüğünde deprem: En az 20 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/endonezyada-77-buyuklugunde-deprem-en-az-20-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/endonezyada-77-buyuklugunde-deprem-en-az-20-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Ajansı yetkilisi Nelly Florida Riama, tsunami uyarısının kaldırıldığını ancak artçı sarsıntıların hâlâ devam ettiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Deprem sabahın erken saatlerinde ülkenin doğusundaki Flores Adası'nın kuzeyinde meydana geldi. Binaların yıkılması üzerine paniğe kapılan halk sokaklara çıktı.</p>

<p>Depremin ardından tsunami uyarısı yapıldı ancak daha sonra kaldırıldı. Endonezya Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Ajansı (BMKG), kıyı yerleşimlerini tehdit edebilecek ölçüde bir deniz seviyesi yükselmesi tespit edilmediğini açıkladı.</p>

<p>Arama kurtarma yetkilisi Fathur Rahman, depremin en ağır etkilediği Nagekeo bölgesine giderken AFP'ye, "Aldığımız bilgilere göre 20 kişi hayatını kaybetti, altı kişi yaralandı, iki kişi ise hâlâ enkaz altında," dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fathur, "Önceliğimiz enkaz altında kalan kişilere ulaşmak olacak," diye ekledi.</p>

<p>BMKG Jeofizik Direktör Yardımcısı Nelly Florida Riama, tsunami uyarısının sona ermesine rağmen "artçı sarsıntıların devam ettiği" uyarısında bulundu.</p>

<p>Nelly, "Halkı sakin kalmaya, sorumsuzca yayılan söylentilere itibar etmemeye ve BMKG'nin resmî kanallarından yapılan açıklamaları takip etmeye çağırıyoruz," dedi.</p>

<p>Ulusal Afet Yönetim Ajansına (BNPB) göre Nagekeo'da yaklaşık 2 bin kişi, deprem ve tsunami uyarısının ardından kendi imkânlarıyla güvenli bölgelere geçti.</p>

<p>BNPB, sarsıntıların Doğu Nusa Tenggara eyaletindeki Nagekeo, Sikka ve Batı Manggarai bölgelerinde; Batı Nusa Tenggara'daki Bima kenti ve Bima bölgesinde; Güney Sulawesi'deki Jeneponto, Selayar Adaları ve Maros bölgelerinde hissedildiğini bildirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/endonezyada-77-buyuklugunde-deprem-en-az-20-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/myanmar-deprem.jpg" type="image/jpeg" length="82800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'da yeni sıcak hava dalgası: Milyonlarca kişi aşırı sıcakların etkisinde]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/avrupada-yeni-sicak-hava-dalgasi-milyonlarca-kisi-asiri-sicaklarin-etkisinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/avrupada-yeni-sicak-hava-dalgasi-milyonlarca-kisi-asiri-sicaklarin-etkisinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekrarlayan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, tarihsel olarak sıcak geçen yaz mevsiminde orman yangınlarının artmasına neden olurken, binlerce kişinin ölümüne de yol açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Avrupa genelinde, özellikle Fransa, İtalya, İspanya ve İngiltere'de milyonlarca kişi, kıtayı etkisi altına alan yeni sıcak hava dalgasının şiddetlenmesiyle perşembe günü aşırı sıcaklarla mücadele etti. 135 milyondan fazla kişinin 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalması beklenirken, Fransa'nın bazı bölgelerinde sıcaklık 42 dereceyi aştı. İngiltere'de ise yılın en sıcak günü kaydedildi.</p>

<p>Avrupa, dünyada iklimin en hızlı ısındığı kıta konumunda bulunurken, bazı bölgeler yüksek sıcaklıklarla mücadele konusunda yeterli hazırlığa sahip değil.</p>

<p>Bilim insanları, giderek daha sıcak ve daha sık yaşanan sıcak hava dalgalarının insan kaynaklı iklim değişikliğinden kaynaklandığını belirtiyor. Tekrarlayan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, tarihsel açıdan son derece sıcak geçen yaz döneminde orman yangınlarının yayılmasını hızlandırırken, binlerce kişinin ölümüne de katkıda bulundu.</p>

<p>Alman Meteoroloji Servisi'nin tahminleri ile Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin (JRC) 2025 yılı nüfus projeksiyonlarına dayanan AFP analizine göre, yaklaşık 340 milyon kişiye karşılık gelen her beş Avrupalıdan üçüne yakınının yaşadığı bölgelerde sıcaklıkların 30 dereceyi aşması bekleniyordu.</p>

<h2><strong>Sıcağın etkisi hissediliyor</strong></h2>

<p>Fransa'da sıcaklıklar yükselmeye devam ederken, meteoroloji servisi Météo-France, ülkenin orta kesimindeki Chateaumeillant'da perşembe günü 42,5 derece ölçüldüğünü açıkladı. Bu, perşembe günü Fransa'da kaydedilen en yüksek sıcaklık oldu.</p>

<p>Paris'te sıcaklık 38 dereceye ulaşırken, ülkenin büyük bölümünde sıcak hava dalgası alarmı verildi.</p>

<p>İtalya'da da benzer sıcaklıkların yaklaşık 29 milyon kişiyi etkilemesi bekleniyordu. Özellikle ülkenin batı kıyıları, Po Ovası, güney bölgeleri ve adalarında yüksek sıcaklıkların etkili olması öngörüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İber Yarımadası'nın büyük bölümünde de kavurucu sıcaklar etkisini gösterirken, İspanya'da yaklaşık 25 milyon kişinin aşırı sıcaklardan etkilenmesi bekleniyordu.</p>

<p>Ülkenin meteoroloji kurumu Aemet, perşembe günü merkezi bölgelerde sıcaklığın 37 dereceye ulaştığını bildirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/avrupada-yeni-sicak-hava-dalgasi-milyonlarca-kisi-asiri-sicaklarin-etkisinde</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/07/viyana-sicak-hava.jpg" type="image/jpeg" length="67758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump, barış görüşmelerinde İran'dan tazminat isteyeceğini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/trump-baris-gorusmelerinde-irandan-tazminat-isteyecegini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/trump-baris-gorusmelerinde-irandan-tazminat-isteyecegini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump hafta sonu, çatışmaya yaklaşımını 'sakinleştirdiğini' söyleyerek, ilave askeri saldırılar yerine ekonomik baskının artmasına izin vermeye hazır olduğunu ima etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/ </strong>ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile yürütülecek olası bir barış müzakeresinde Tahran’dan çatışmalar nedeniyle tazminat talep edeceğini söyledi. Trump, İran’ın onlarca yıl öncesine uzanan saldırı ve ölümlerden sorumlu olduğunu ya da bunları desteklediğini öne sürdü.</p>

<p>Savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik müzakereler çıkmaza girmiş durumda. Trump’ın yeni taleplerinin hızlı bir anlaşmaya varılmasını daha da zorlaştırabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump’ın açıklaması, İran’ın devam eden çatışmaların sona erdirilmesi için ABD’nin savaş tazminatı ödemesini ön koşul olarak öne sürmesine doğrudan yanıt niteliğindeydi.</p>

<p>“Ben de aynı şekilde İran’dan tazminat talep ediyorum,” diyen Trump, talebinin yalnızca mevcut savaşta meydana gelen zararları kapsamadığını dile getirdi.</p>

<p>Trump’a göre tazminat talebi, İran’ın 20 yılı aşkın bir süre öncesine kadar uzanan dönemde ABD hedeflerine yönelik saldırılarını ve son 50 yılda İranlı yetkililer tarafından öldürülen protestocuların ailelerine yapılacak ödemeleri de kapsamalı.</p>

<p>Trump daha sonra yaptığı başka bir paylaşımda İran İslam Cumhuriyeti’nin Lübnan, Suriye, Yemen ve Gazze’de neden olduğu ölümler ve zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğini savundu.</p>

<p>Trump geçen hafta, artık sıkça tekrarlanan tutum değişikliğinin bir diğer örneğini sergileyerek İran’ı, sivil altyapının da hedef alınabileceği saldırılarla “çok sert” vurmakla tehdit etmiş, ardından geri adım atarak bir barış anlaşmasının yakın olabileceğinin sinyalini vermişti.</p>

<p></p>

<p>Trump hafta sonu yaptığı açıklamada ise çatışmaya yaklaşımını “düşük profilde” tuttuğunu söyledi. Bu açıklama, yeni askerî saldırılar düzenlemek yerine İran üzerindeki ekonomik baskının artmasını beklemeye hazır olduğu şeklinde yorumlandı.</p>

<p>Dijital medya kuruluşu Axios, pazar günü yayımlanan Trump röportajında ABD Başkanı’nın İran’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik anlaşmayı geciktirmesinden dolayı herhangi bir hayal kırıklığı dile getirmediğini aktardı.</p>

<p>Tahran ise ABD’den öncelikle İran limanlarına uygulanan ablukayı sona erdirmesini ve ülkenin petrol sektörüne yönelik yaptırımları kaldırmasını talep ediyor.</p>

<p>Müzakerelerin sonuçsuz kalması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, yakıt fiyatlarının hızla yükselmesine ve dünya ekonomisinde sarsıntıya yol açtı. Yaşanan gelişmeler, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Trump üzerindeki baskıyı da artırıyor.</p>

<p>Trump paylaşımında, 2000 yılında USS Cole’a düzenlenen bombalı saldırıya da atıfta bulundu. Trump daha önce İran’ın bu saldırıya “muhtemelen dahil olduğunu” öne sürmüştü.</p>

<p>ABD Başkanı pazartesi günü yaptığı açıklamada, farklı başlıklar altındaki tazminat taleplerinin İran ile gerçekleştirilecek “gelecekteki her türlü müzakereye kesin biçimde dahil edileceğini” söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/trump-baris-gorusmelerinde-irandan-tazminat-isteyecegini-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/07/trump-ucak.jpg" type="image/jpeg" length="72802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ceuta yönetimi, göçmenler için geri gönderme merkezleri talep etti]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/ceuta-yonetimi-gocmenler-icin-geri-gonderme-merkezleri-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/ceuta-yonetimi-gocmenler-icin-geri-gonderme-merkezleri-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ceuta Özerk Kenti'nin başkanı Juan José Vivas, hükümetin duruma el koymasını ve göçmenler için geri gönderme merkezleri açmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA - SNmedia.at/</strong>Ceuta yönetimi pazartesi günü, geçen ay Fas’tan gerçekleşen kitlesel göçmen geçişinin ardından İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağının sokaklarında kalan binlerce göçmenin gözaltına alınmasını ve sınır dışı edilmesini talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İspanyol hükümetinin verilerine göre 30-31 Temmuz tarihlerinde yaklaşık 72 bin göçmen, benzeri görülmemiş ve ölümlerin de yaşandığı kitlesel bir geçişle sınırı aştı. Bunlardan yaklaşık 70 bini daha sonra Fas’a geri döndü.</p>

<p>Ancak aralarında doğrudan sınır dışı edilemeyen yüzlerce refakatsiz çocuğun da bulunduğu binlerce kişi Ceuta’da kalmaya devam ediyor. Küçük bölgenin kaynaklarının yetersiz kalması nedeniyle göçmenler yiyecek, su, barınma ve hijyen imkanlarına erişmekte güçlük çekiyor.</p>

<p>Göçmenlerin geleceği, İspanya’nın sol eğilimli merkezi hükümeti ile ana muhalefetteki muhafazakar Halk Partisi (PP) ve aşırı sağcı Vox’un yönettiği bölgeler arasında siyasi bir mücadeleye dönüştü. PP ve Vox yönetimindeki bölgeler, mevcut yasal düzenlemeler kapsamında refakatsiz çocukların kendi bölgelerine gönderilmesine karşı çıkıyor.</p>

<p>Ceuta’nın PP’li lideri Juan Jesús Vivas gazetecilere yaptığı açıklamada, “Yabancılar için gözaltı merkezi işlevi görecek bir alan kurulmalı. Bu kişiler burada tutulmalı ve dışarı çıkmalarına izin verilmemeli,” dedi.</p>

<p>Vivas, söz konusu önlemin “acilen” hayata geçirilmesi gerektiğini savunarak bunun göçmenlerin “sokaklarda olmamasını ve sınır dışı işlemlerinin daha hızlı ve kolay biçimde yürütülmesini” sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Durumu “sürdürülemez” olarak nitelendiren Vivas, Ceuta’da 8 bin ila 11 bin arasında göçmenin kaldığını tahmin ediyor. Bu sayı, İspanyol hükümetinin açıkladığı yaklaşık 2 bin 500 kişilik tahminin oldukça üzerinde.</p>

<p>84 bin nüfuslu Ceuta’da binlerce kişi pazar günü hükümetin krizi yönetme biçimini protesto etmek için bir araya geldi. Göstericiler, yaşananların Ceuta’yı güvensiz ve terk edilmiş durumda bıraktığını savundu.</p>

<p>İspanya merkezi hükümetinde bölgelerle ilişkilerden sorumlu Bakan Ángel Víctor Torres ise Ceuta halkına güvenlik güçlerinin sayısının artırıldığı güvencesini verdi. Bölgede görev yapan Sivil Muhafızların sayısının yüzde 40 artırıldığı belirtildi.</p>

<p>Torres, refakatsiz çocukların aileleriyle yeniden bir araya getirilmesinin “öncelik” olduğunu söyledi, ancak sınır dışı edilmeleri ihtimalinden söz etmedi.</p>

<h2>Ceuta 15 Ağustos’ta yeni bir kitlesel geçiş ihtimaline karşı alarma geçti</h2>

<p>Ceuta halen normale dönmeye çalışırken yetkililer yeni bir kitlesel sınır geçişi girişimi ihtimaline karşı hazırlık yapıyor.</p>

<p>Birkaç gündür sosyal medyada 15 Ağustos’ta Fas’tan Ceuta’ya toplu halde geçiş yapılması çağrıları dolaşıyor. Bunun üzerine yetkililer önleyici tedbirleri artırmaya başladı.</p>

<p>30 Temmuz’da yaşananların tekrarlanabileceğine ilişkin endişeler, güvenlik personelinin görev başında bulunmasını sağlamak amacıyla olağanüstü önlemlerin alınmasına da yol açtı.</p>

<p>Sivil Muhafızlar, Ceuta ve Melilla’da görev yapan personel için yeni izin ve tatil taleplerinin onaylanmasını geçici olarak durdurdu. Ancak daha önce onaylanmış izinler bu karardan etkilenmeyecek.</p>

<p>Buna paralel olarak Ceuta Garnizonu da özerk şehirde görev yapan askerî personelin 13 Ağustos’tan itibaren ikinci bir emre kadar izinlerini iptal etti. Yalnızca istisnai durumlarda izin verilecek.</p>

<p>Alınan önlemler, benzeri görülmemiş kitlesel göçmen geçişinin üzerinden iki haftadan az süre geçmişken sınırdaki alarm seviyesinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Yetkililer şimdi yeni bir göç baskısı dalgasının Ceuta’nın hizmetlerini ve kaynaklarını bir kez daha sınırlarına kadar zorlamasını engellemeye çalışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/ceuta-yonetimi-gocmenler-icin-geri-gonderme-merkezleri-talep-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/10/gocmen.jpg" type="image/jpeg" length="22868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İtalya İspanya’dan gelenler için sınır kontrollerini yeniden başlattı: Neler değişiyor?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/italya-ispanyadan-gelenler-icin-sinir-kontrollerini-yeniden-baslatti-neler-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/italya-ispanyadan-gelenler-icin-sinir-kontrollerini-yeniden-baslatti-neler-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya, Ceuta krizinin ardından İspanya'dan gelen yolculara yönelik kontrolleri yeniden uygulamaya koydu. İtalyan limanlarında ve havalimanlarında AB üyesi olmayan ülke vatandaşları için kimlik kontrolleri yapılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya'nın Afrika'daki toprağı Ceuta'da yaşanan göç krizi, Roma ile Madrid arasında siyasi gerilime yol açtı. Binlerce göçmenin İspanya'nın eksklavına ulaştığı haberlerinin ardından Meloni hükümeti, İspanya'dan deniz ve hava yoluyla gelenlere yönelik sınır kontrollerinin sıkılaştırıldığını duyurdu.</p>

<p>Schengen'in askıya alınması: Neden konuşuluyor, ne anlama geliyor?</p>

<p>Cuma günü birçok medya kuruluşu, Başbakan Giorgia Meloni'nin X hesabından yaptığı "Hükümet, İspanya ile deniz ve hava bağlantılarında Schengen rejimi kapsamındaki serbest dolaşımı geçici olarak askıya almaya ve sınır kontrollerini yeniden uygulamaya koymaya karar vermiştir" paylaşımına dayanarak Roma'nın İspanya ile Schengen Anlaşması'nı askıya aldığını bildirdi.</p>

<p>Oysa Schengen Anlaşması, “kamu düzeni veya iç güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit halinde” kontrollerin yeniden devreye alınmasını zaten öngörüyor; İtalya, üçüncü ülke vatandaşları için Slovenya sınırında bir yılı aşkın süredir bu uygulamayı yürürlüğe koymuş durumda. İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ise bu tedbiri "önemli ancak önleyici bir adım" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Dolayısıyla İtalya, Schengen kurallarına istisna getirerek İspanya ile sınır kontrollerini yeniden başlattı. Zira hiçbir ülke, tek taraflı olarak başka bir ülkeyi serbest dolaşım bölgesinin dışına çıkaramaz.</p>

<p>İspanya'dan gelen yolcular için kontroller nasıl işleyecek?<br />
İçişleri Bakanı Piantedosi, İspanya ile deniz ve hava sınırlarında kontrollerin bir ay süreyle geçerli olacağını belirterek; bu tedbirin "özellikle AB dışı ülke vatandaşlarının Schengen bölgesi içindeki dolaşım düzenini izlemeyi amaçladığını" açıkladı.</p>

<p>Cumartesi sabahından itibaren havalimanı polisi, Roma Fiumicino, Milano Malpensa ve Milano Linate havalimanlarında rastgele kontroller gerçekleştirmeye başladı. AB vatandaşları için kimlik belgesi göstermek yeterliyken, AB dışı ülke vatandaşlarının kimlik belgesinin yanı sıra geçerli bir oturum izni veya vize ibraz etmesi gerekiyor.</p>

<p>Buna karşılık İtalya'dan İspanya'ya seyahat eden vatandaşlar için hiçbir şey değişmedi, bu kişiler ülkeye serbestçe girmeye devam ediyor.</p>

<p>Roma ile Madrid arasındaki gerilime AB de dâhil oldu<br />
Roma'nın kontrolleri geri getirme kararı, İspanyol makamlarının sert tepkisine yol açtı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez; Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e bir mektup göndererek, Brüksel'i İspanya'yı desteklemeye ve AB ülkelerini göç krizini dizginleme stratejilerinde yeniden ortak çizgiye getirmeye çağırdı.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Danimarka Lideri Mette Frederiksen ise 22 üye ülke liderinin de imzaladığı ortak mektubu Avrupa makamlarına ileterek düzensiz göçle mücadelede acil tedbirlerin görüşüleceği bir toplantı talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumartesi öğleden sonra sosyal medya hesabından bir açıklama yapan AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, Ceuta krizini görüşmek üzere Komiserler Brunner ve Suica ile temas kurduğunu belirterek bölgeye yasa dışı yollarla giren göçmenlerin çoğunun halihazırda sınır dışı edildiğini açıkladı.</p>

<p>Fas'tan gelen göçmenlerin hiçbirinin ana karadaki İspanya'ya veya diğer AB ülkelerine ulaşmadığını belirten Komisyon Başkanı, Avrupa'nın dayanıklılığını artırma gerekliliğini yineledi ve Avrupalı liderlerin talep ettiği video konferansa katılmaya hazır olduğunu ifade etti. Söz konusu toplantı, önümüzdeki Salı günü AB Konseyi Dönem Başkanı ve İrlanda Başbakanı (Taoiseach) Micheal Martin tarafından organize edilecek.</p>

<p>Meloni ve Frederiksen ise mektuplarında, "dış sınırların güçlendirilmesi, düzensiz göçle mücadele edilmesi, insan kaçakçılarıyla savaşılması, geri göndermelerin daha etkin hâle getirilmesi ve yeni yasa dışı girişleri teşvik edebilecek her türlü unsurun ortadan kaldırılması" için ortak eylem çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/italya-ispanyadan-gelenler-icin-sinir-kontrollerini-yeniden-baslatti-neler-degisiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/07/meloni.jpg" type="image/jpeg" length="84764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze barış anlaşmasının yol haritasında neler var?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/gazze-baris-anlasmasinin-yol-haritasinda-neler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/gazze-baris-anlasmasinin-yol-haritasinda-neler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas, Gazze'de silah bırakmasını öngören bir silahsızlanma planını kabul ettiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, bu kararı "kalıcı barış ve güvenliğe doğru atılmış tarihi bir adım" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>VİYANA-SNmedia.at/</strong>Hamas, müzakereleri "sorumlu ve olumlu" bir şekilde yürüttüğünü ve Filistinli gruplar arasında "ulusal uzlaşıya" varıldığını belirtti.</p>

<p dir="ltr">Hamas'ın silah bırakmaya gerçekten istekli olup olmadığı konusunda büyük şüpheleri bulunan İsrail ise bu gerçekleşene kadar Gazze'den çekilmeyeceğini söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">ABD öncülüğündeki Barış Kurulu tarafından yayımlanan 15 maddelik yol haritasına ek olarak BBC, Hamas'ın aşamalı olarak silahsızlandırılmasını ve İsrail'in kademeli biçimde Gazze'den çekilmesini öngören dört sayfalık bir planı da gördü.</p>

<h2 id="Plan-Hamasın-silah-bırakması-konusunda-ne-söylüyor" tabindex="-1">Plan, Hamas'ın silah bırakması konusunda ne söylüyor?</h2>

<p dir="ltr">Hamas'ın silahlarını bırakması, beklendiği gibi, Başkan Trump'ın Gazze'deki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan 20 maddelik planının ilerlemesinin önündeki başlıca anlaşmazlık konularından biri oldu.</p>

<p dir="ltr">Geçen yıl Eylül ayında açıklanan bu plan, anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek ve "Gazze'nin yeniden inşasının finansmanını yönetecek" Barış Kurulu'nun oluşturulmasını da içeriyordu.</p>

<p dir="ltr">Yol haritasındaki ilkeler ve BBC'nin gördüğü belgede şu ifadeler yer alıyor:</p>

<p dir="ltr">"Ağır silahların, askeri üretim tesislerinin, silah depolarının ve tünellerin envanterinin çıkarılması ve bunların güvenli alanlarda muhafaza edilmesi için bir süreç başlatılacaktır."</p>

<p dir="ltr">Belgede bunun, İsrail'in geçen yıl Ekim ayında varılan ilk ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi koşuluna bağlı olduğu belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu madde yine de önemli bir ilerleme gibi görünüyor.</p>

<p dir="ltr">Süreç, Hamas'ın yönetimi devretmeyi kabul ettiği bağımsız teknokratlardan oluşan Filistin Ulusal Komitesi tarafından denetlenecek.</p>

<p dir="ltr">Ayrıca Uluslararası İstikrar Gücü de Gazze'ye konuşlandırılacak.</p>

<p dir="ltr">Belgede yalnızca Hamas'tan değil, diğer Filistinli grupların da silahsızlanma sürecine katılmasından söz ediliyor.</p>

<p dir="ltr">Yol haritası belgeleri daha sonra bu süreci "İsrail'in aşamalı olarak geri çekilmesine" bağlıyor ve "hiçbir silahın İsrail'e veya Filistinli olmayan herhangi bir tarafa devredilmeyeceğini ya da teslim edilmeyeceğini" belirtiyor.</p>

<h2 id="Bu-plan-uygulanabilir-mi" tabindex="-1">Bu plan uygulanabilir mi?</h2>

<p dir="ltr">Silahların teslim edilmesinin tam olarak nasıl gerçekleştirileceği henüz net değil. Hamas'ın elinde kalan roketler de dahil olmak üzere tüm ağır silahların ve diğer askeri teçhizatın, Ulusal Komite tarafından yönetilen güvenli bir depolama alanına taşınacağı düşünülüyor.</p>

<p dir="ltr">Ancak komite henüz Gazze'ye girmiş değil. Çalışmalarını Kahire'den yürütüyor.</p>

<p dir="ltr">BBC'nin gördüğü belgede zaman çizelgesi konusunda yalnızca sürecin "14 gün içinde hazırlanacak uygulama takvimine göre, kademeli, sıralı ve belirli bir süre içinde" gerçekleştirileceği belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Hamas daha sonra yaptığı açıklamada ağır silahlarını bırakmasının, İsrail'in "her türlü saldırıya" son vermesine ve askerlerini Gazze'den çekmesine bağlı olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Grup, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sona erdirme taahhüdünün, anlaşmanın ilerleyebilmesi için "temel bir ön koşul" olduğunu belirtti.</p>

<p dir="ltr">Yer altındaki tünel ağlarının, silah depolarının ve silah üretim tesislerinin haritası çıkarılacak ve bunlar imha edilecek.</p>

<p dir="ltr">Elde kalan kişisel silahlar ile polis silahlarının da kayda geçirilmesi ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün denetimi altında görev yapacak yeni Filistin polis teşkilatına aşamalı olarak teslim edilmesi gerekecek.</p>

<p dir="ltr">Yüzlerce yeni Filistinli polis adayı şimdiden Mısır ve Ürdün'de eğitim aldı.</p>

<p dir="ltr">İsrail kabinesi kısa süre önce "dost ülkelerden" yaklaşık 200 uluslararası askerin, Uluslararası İstikrar Gücü kapsamında Gazze'ye girmesine onay verdi. Ancak güç henüz bölgeye konuşlandırılmadı.</p>

<p dir="ltr">Hamas ayrıca Gazze'deki İsrail yanlısı silahlı grupların dağıtılacağı ve onların da silahlarını bırakacağı konusunda güvence istiyor.</p>

<h2 id="İsrail-plan-hakkında-ne-düşünüyor" tabindex="-1">İsrail plan hakkında ne düşünüyor?</h2>

<p dir="ltr">İsrail, Hamas'ın silahlarını ya da Gazze'deki kontrolünü bırakmaya istekli olduğu konusunda büyük şüphe duyuyor.</p>

<p dir="ltr">Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada planın İsrail açısından "kabul edilemez" olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">İsrailli yetkililer, Hamas silahsızlandırılmadan, İsrail'in kontrol ettiği bölgenin sınırını belirleyen Sarı Hat'tan geri çekilme olmayacağını vurguluyor.</p>

<p dir="ltr">Durumu daha da belirsiz hâle getiren unsur ise İsrail'in şu anda, Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının şartlarına göre askerlerinin kalması öngörülen Gazze'nin yüzde 53'lük bölümünden daha geniş bir alanı kontrol etmesi.</p>

<p dir="ltr">BBC'nin yakın zamanda bildirdiğine göre Sarı Hat'tı belirleyen sarı beton bloklar batıya doğru taşındı ve bunun sonucunda İsrail, Gazze Şeridi'nin yüzde 60'tan fazlasını kontrol eder hâle geldi.</p>

<p dir="ltr">BBC'nin gördüğü belgenin bir bölümü ek niteliği taşıyor. Bu bölüm, İsrail hükümetinin planı onaylamasından sonraki "24 saat içinde" İsrail güçlerinin üzerinde uzlaşılan Sarı Hat'a çekilmesini öngörüyor.</p>

<p dir="ltr">Belgede, "Hamas anlaşmanın uygulanmasına uyduğu sürece" İsrail güçlerinin yeniden bu bölgelere dönmemesi gerektiği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/gazze-baris-anlasmasinin-yol-haritasinda-neler-var</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2023/12/gazzede-cocuk-doktoruyum-lutfen-bizi-bu-dehsetten-kurtarin-yjpg.png" type="image/jpeg" length="43743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırmacılar: 'Dünya nüfusu 2200 yılına kadar 4 milyara düşmeli']]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/arastirmacilar-dunya-nufusu-2200-yilina-kadar-4-milyara-dusmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/arastirmacilar-dunya-nufusu-2200-yilina-kadar-4-milyara-dusmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmanın yazarları, nüfus artışının zaman içinde yavaşlayıp tersine dönmesini "doğa dostu ve insan dostu" bir strateji olarak tanımlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VİYANA-SNmedia.at/</strong>Yeni bir bilimsel araştırma, dünya nüfusunun 2200 yılına kadar yaklaşık 4 milyara gerilemesinin hem doğa hem de insanlar açısından daha sürdürülebilir olabileceğini öne sürdü. Bugün küresel nüfus 8 milyarı aşmış durumda.</p>

<p>Öte yandan, araştırmacılar bunun zorlayıcı nüfus kontrolü politikalarıyla değil, kadınların aile planlaması hizmetlerine erişiminin artırılması, kız çocuklarının eğitim olanaklarının genişletilmesi ve tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesiyle mümkün olabileceğini savunuyor.</p>

<p>Çalışma, akademik dergi Sustainable Development'ta yayımlandı.</p>

<h2>'Hem doğa hem insanlar için daha iyi'</h2>

<p>Araştırmanın yazarları, nüfus artışının zaman içinde yavaşlayıp tersine dönmesini "doğa dostu ve insan dostu" bir strateji olarak tanımlıyor.</p>

<p>Araştırmacılara göre dünya nüfusunun kademeli biçimde yaklaşık 4 milyara gerilemesi; doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı azaltabilir, yüksek doğurganlık oranına sahip bölgelerde yoksulluğun azalmasına katkı sağlayabilir, kirliliği düşürebilir, kaynaklar ve göç nedeniyle yaşanan çatışmaları hafifletebilir, yoğun nüfuslu kentlerde yaşam kalitesini artırabilir, yaban hayatını, doğal yaşam alanlarını ve iklimi daha iyi koruyabilir.</p>

<h2>Zorla nüfus azaltmayı önermiyorlar</h2>

<p>Çalışma, nüfusun azaltılması için zorlayıcı uygulamalar, kitlesel nüfus azaltma ya da öjeni programları önermiyor.</p>

<p>Araştırmaya göre bunun en etkili yolları; sile planlaması hizmetlerinin yaygınlaştırılması, üreme sağlığı hizmetlerine erişimin artırılması ve özellikle kız çocuklarının eğitim olanaklarının geliştirilmesi.</p>

<h2>Bazı ülkeler örnek gösterildi</h2>

<p>Çalışmada, aile planlaması politikalarının uygulandığı ülkelerden örnekler de verildi.</p>

<p>Buna göre, İran'da doğurganlık oranı 1992'de kadın başına 4,08 çocukken, aile planlaması uygulamalarının ardından 2001'de 1,94'e düştü. Güney Kore'de bu oran 1972'de 4,07 iken 1984'te 1,93 oldu. Kosta Rika'da ise 1972'de 4,16 olan doğurganlık oranı 2009'da 1,98'e geriledi.</p>

<p>Araştırmacılar, bu değişimlerin baskıcı yöntemlerle değil, sağlık hizmetleri ve eğitim yatırımları sayesinde gerçekleştiğini belirtiyor.</p>

<h2>'Aşırı nüfus' tartışması</h2>

<p>Araştırma, aşırı nüfus tartışmalarının uzun yıllardır etik açıdan tartışmalı olduğuna da dikkat çekiyor.</p>

<p>Yazarlar, "aşırı nüfus" söyleminin zaman zaman çevre adına otoriter nüfus kontrolünü savunan ekofaşist yaklaşımlarla ilişkilendirildiğini hatırlatıyor.</p>

<p>Ayrıca modern tarihte zorunlu kısırlaştırma programları, tek çocuk politikaları ve yoksul toplumları kaynakların tükenmesinden sorumlu tutan sömürgeci söylemler gibi uygulamaların da "sağlıklı nüfus yönetimi" gerekçesiyle hayata geçirildiği vurgulanıyor.</p>

<p>Bu nedenle araştırmacılar, kendi önerilerinin bu tür politikalarla karıştırılmaması gerektiğini belirtiyor.</p>

<h2>Sorun yalnızca nüfus değil</h2>

<p>Çalışmada nüfus artışının tek başına çevre sorunlarının nedeni olmadığı da kabul ediliyor.</p>

<p>Bazı uzmanlara göre asıl sorun, mevcut kaynakların adil kullanılmaması ve hükümetler ile şirketlerin sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda yeterli adım atmaması.</p>

<p>Araştırmacılar da, dünyanın herkesi sürdürülebilir biçimde besleyebilecek kadar gıda üretebildiğine dair çalışmalar bulunduğunu, ancak bunun için kamu politikaları ve ekonomik önceliklerde büyük değişiklikler gerektiğini hatırlatıyor.</p>

<h2>'Sonsuz büyüme mümkün değil'</h2>

<p>Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer nokta ise ekonomik büyüme anlayışı.</p>

<p>Yazarlara göre sınırlı doğal kaynaklara sahip bir gezegende sürekli artan tüketim ve servet hedefi uzun vadede sürdürülebilir değil.</p>

<p>Araştırmada şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>"Sürekli artan nüfus ve kaynak tüketimi gelecek nesillerin yararına değil. Nüfus artışının zaman içinde doğal ve adil biçimde tersine dönmesine yardımcı olurken, kişi başına düşen kaynak tüketimini de azaltmak sürdürülebilir ve arzu edilen bir gelecek için en güçlü umutlarımızdan biri."</p>

<p>Araştırmacılar, çevresel sürdürülebilirliğin yalnızca nüfus dinamikleriyle değil, aynı zamanda tüketim alışkanlıklarının ve ekonomik büyüme anlayışının da yeniden değerlendirilmesiyle mümkün olabileceğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İnsanlık azalırsa yok olur mu?</h2>

<p>Öte yandan bilim dünyası nüfusun azalması gerektiği görüşünde ortaklaşmış değil.</p>

<p>Bir grup araştırmacı, çok hızlı nüfus azalmasının yaşlanma, iş gücü kaybı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından ciddi riskler oluşturduğunu düşünüyor. Diğer grup ise, asıl sorunun insan sayısı değil, tüketim biçimi ve kaynakların dağılımı olduğunu; daha küçük nüfusların uygun politikalarla hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir olabileceğini savunuyor.</p>

<p>Nüfusun azalmasına karşı çıkan bilim insanlarının en sık dile getirdiği sorun, yaşlı nüfusun hızla artması.</p>

<p>Doğurganlık uzun süre düşük kaldığında çalışma çağındaki nüfus küçülürken emekli nüfus büyüyor. Bunun sonucunda çalışan başına düşen emekli sayısı artarken, sağlık harcamaları yükselebilir, iş gücü açığı oluşabilir ve ekonomik büyüme yavaşlayabilir.</p>

<p>Bu nedenle, örneğin, Harvard Üniversitesi'nden demograf David Bloom gibi araştırmacılar, asıl sorunun nüfusun azalması veya artması değil, çok hızlı yaşlanması olduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/arastirmacilar-dunya-nufusu-2200-yilina-kadar-4-milyara-dusmeli</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2026/08/kalabalik-insan-hindistan.png" type="image/jpeg" length="97828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[49 bin göçmen yüzerek sınırı geçti, ordu devreye girdi. İspanya'da neler oluyor?]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/49-bin-gocmen-yuzerek-siniri-gecti-ordu-devreye-girdi-ispanyada-neler-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/49-bin-gocmen-yuzerek-siniri-gecti-ordu-devreye-girdi-ispanyada-neler-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fas'tan denize girerek İspanya'nın Kuzey Afrika'daki Ceuta kentine ulaşan yaklaşık 49 bin göçmen, bölgede göç krizini yeniden alevlendirdi. Madrid yönetimi bölgeye asker gönderme kararı aldı. Can kaybı 19'a yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>İSPANYA ORDUYU DEVREYE SOKTU</h2>

<p><strong>VİYANA-SNmedia.at/ </strong>İspanya, Fas'tan denizi aşarak Kuzey Afrika'daki Ceuta kentine ulaşan binlerce düzensiz göçmenin ardından güvenliği artırmak amacıyla bölgeye asker gönderme kararı aldı. İçişleri Bakanlığı, sınırı geçen göçmenlerin yaklaşık sayısının 49 bini bulduğunu açıkladı.</p>

<p></p>

<p>Ordunun Ceuta'da görev yapan birliklere destek vereceği ve kentte güvenliğin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınacağı belirtildi.</p>

<h2>CAN KAYBI 19'A YÜKSELDİ</h2>

<p>Binlerce göçmen, Kuzey Afrika'daki İspanya toprağına ulaşmak için Fas'tan yüzerek yola çıktı. İlk etapta en az 15 kişi boğularak yaşamını yitirdi.</p>

<p></p>

<p>31 Temmuz öğle saatlerindeyse olaylarda can kaybının 19'a yükseldiği bildirildi.</p>

<p></p>

<p>Yerel yetkililer, son günlerde artan girişimlei nedeniyle Madrid'den destek talep ettiklerini, ancak perşembe günü sınırdaki kontrol mekanizmasının fiilen çöktüğünü ifade etti.</p>

<h2>YARGI KARARI ETKİLİ OLDU</h2>

<p>İspanya Yüksek Mahkemesi'nin bu ay aldığı kararla, Ceuta ve Melilla'ya deniz yoluyla ulaşmaya çalışan göçmenlerin Fas'a hızlı şekilde iade edilmeyeceğine hükmedilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İçişleri Bakanlığı ise insan kaçakçılığı şebekelerinin bu kararı kullanarak düzensiz göçü teşvik ettiğini savundu.</p>

<h2>SANCHEZ AÇIKLADI, DENİZDE BARİYER KURULACAK</h2>

<p>Başbakan Pedro Sanchez'in bugün Ceuta'yı ziyaret ederek bölgedeki son durumu yerinde incelemesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Sanchez, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, hükümetin kentte güvenliği sağlamak için yeni önlemler alacağını duyurdu.</p>

<p></p>

<p>Sanchez, "Hükümet, Ceuta halkının güvenliğini garanti altına alacak ve kent sokaklarında Güvenlik Güçleri ile güvenlik birimlerinin varlığını artıracak." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Başbakan Sanchez, Anayasa Mahkemesi kararına uygun şekilde sınırdan geri göndermeleri kolaylaştırmak amacıyla denizde fiziksel bir bariyer kurulacağını da açıkladı.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca, düzensiz yollarla İspanya'ya gelen göçmenlere ilişkin geri gönderme işlemlerinin hızlandırılacağını belirten Sanchez, insan kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Fas makamlarıyla iş birliğinin sürdürüleceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/49-bin-gocmen-yuzerek-siniri-gecti-ordu-devreye-girdi-ispanyada-neler-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/03/abgocmen.jpg" type="image/jpeg" length="23608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binlerce göçmen İspanyayı işgal etti! İtalya, Schengen alanının İspanya'ya kapatılmasını istedi, Mad]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/binlerce-gocmen-ispanyayi-isgal-etti-italya-schengen-alaninin-ispanyaya-kapatilmasini-istedi-mad</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/binlerce-gocmen-ispanyayi-isgal-etti-italya-schengen-alaninin-ispanyaya-kapatilmasini-istedi-mad" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya hükümeti perşembe günü yaptığı açıklamada, çok sayıda göçmenin karaya ulaşmak için sınırın etrafından yüzerek geçtiği Ceuta'da güvenliği pekiştirmek amacıyla bölgeye asker sevk edeceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>VİYANA-SNmedia.at/</strong>Fas'tan yasa dışı yollarla gelen yüzlerce göçmenin yerel makamları çaresiz bırakmasının ardından İspanya, Ceuta'ya asker sevk etme kararı aldı, İtalya ise Schengen bölgesinin İspanya'ya kapatılması çağrısında bulundu.</p>

<p>İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Düzensiz ve kontrolsüz göçün ulusal güvenlik için bir tehdit oluşturduğunu" savunarak, serbest dolaşım bölgesinin İspanya'ya kapatılmasından "yana" olduğunu belirtti.</p>

<p>İspanya hükümetinin daha önce bazı belgesiz göçmenlere yasal statü verme adımına göndermede bulunan Tajani, "Ceuta'dan gelen görüntüler, Madrid hükümetinin 500 binden fazla düzensiz göçmene İspanya ve dolayısıyla Avrupa vatandaşlığı verme kararının son derece yanlış olduğunu ve insan kaçakçılığını teşvik ettiğini gösteriyor," ifadelerini kullandı.</p>

<p>İspanya Dışişleri Bakanı ise Tajani'nin bu "uygunsuz" açıklamaları nedeniyle İtalya'nın Madrid Büyükelçisi'ni bakanlığa çağırdığını duyurdu.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de başka bir sosyal medya paylaşımında Tajani'nin sözlerini yineleyerek, Roma'nın, "İspanya ile Schengen anlaşmasının askıya alınması da dâhil olmak üzere" İtalya sınırlarını korumak için "olağanüstü tedbirler" almaya hazır olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ceuta'ya ulaşmaya çalışırken 9 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Madrid yönetimi perşembe günü yaptığı açıklamada, güvenliği takviye etmek amacıyla Ceuta'ya asker sevk edeceğini bildirdi.</p>

<p>Bu adım, Ceuta'nın idari yöneticisi Juan Jesus Vivas'ın, yerel makamların yasa dışı geçişlerdeki patlama karşısında çaresiz kaldığı uyarısında bulunarak, Madrid'den ulusal acil durum ilan etmesini ve bölgedeki kontrolü üstlenmesini talep etmesinin ardından geldi.</p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı, ülkenin sivil koruma mevzuatının göç akışlarını Ulusal Sivil Koruma Sistemi kapsamında bir risk olarak sınıflandırmadığını belirterek, ilk etapta ulusal acil durum ilan edilmesini reddetmişti.</p>

<p>Muhalefetten gelen siyasi baskının artması üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in cuma günü Ceuta'ya gitmesi bekleniyor.</p>

<p>İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska da yerel yetkililerle görüşmek ve durumu değerlendirmek üzere Ceuta'ya gidecek.</p>

<p>Öte yandan, AB İçişleri ve Göçten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner, İspanyol makamlarıyla sürekli temas hâlinde olduğunu belirterek, AB'nin dış sınırlarını korumanın "yasa dışı göçle mücadele çabalarımızın hayati bir parçası" olduğunu vurguladı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu ise Frontex aracılığıyla operasyonel destek teklifinde bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bölgedeki görüntüler, 2 gün içinde yaklaşık 10 bin kişinin Ceuta'ya girdiği 2021 göç krizini akıllara getirdi. Fas, son gelen grubu yönetmek için İspanya ve AB ile iş birliği yaptığını söylese de, Rabat yönetimi geçmişte Avrupalı komşusuna siyasi baskı kurmak amacıyla göç akınlarını bir araç olarak kullanmakla suçlanmıştı.</p>

<h2>İspanya ve Fas iadeleri hızlandırma konusunda anlaştı</h2>

<p>İspanya ve Fas, iade süreçlerini hızlandıracak bir prosedür üzerinde anlaştıklarını açıklasa da takvime veya kişi sayılarına dair resmî bir ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>Sanchez, hükümetinin "Ceuta'daki duruma derhâl yanıt verme konusunda kararlı olduğunu" belirterek, "en kısa sürede normale dönülmesi amacıyla" Faslı makamlarla ortak çalışacaklarının sözünü verdi.</p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı, insan kaçakçılığı şebekelerinin düzensiz göçmenleri sınırı geçmeye teşvik etmek için son mahkeme kararlarından faydalanıyor olabileceğini aktardı. Sınır hattı kendi kolluk kuvvetleri tarafından da kontrol edilmesine rağmen Rabat yönetimi de suçu insan kaçakçılarına attı.</p>

<p>Faslı diplomatik kaynaklar, düzensiz geçişlerdeki artışın Rabat hükümetinin İspanya'ya dönük yasa dışı göçü kolaylaştırma veya teşvik etme yönünde bir niyeti olmadığını savundu.</p>

<p>Ancak İspanyol hükümetinin Fas ile iş birliğinin aktif şekilde sürdüğünü vurgulamasına karşın, Ceuta'daki Sivil Muhafız kaynakları Fas iş birliğinin seviyesini sorguladı. İspanyol kaynaklar, Fas Jandarması'ndan gelen desteğin son derece sınırlı kaldığını ve sınırdaki baskıyı hafifletmekte yetersiz olduğunu öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son 12 ay içinde söz konusu sınırı geçmeye çalışırken 60'tan fazla kişi hayatını kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/binlerce-gocmen-ispanyayi-isgal-etti-italya-schengen-alaninin-ispanyaya-kapatilmasini-istedi-mad</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/07/gocmenyunan.jpg" type="image/jpeg" length="73642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump, Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail'in Gazze'den çekilmesini öngören anlaşmayı duyurdu]]></title>
      <link>https://www.snmedia.at/trump-hamasin-silahsizlandirilmasi-ve-israilin-gazzeden-cekilmesini-ongoren-anlasmayi-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.snmedia.at/trump-hamasin-silahsizlandirilmasi-ve-israilin-gazzeden-cekilmesini-ongoren-anlasmayi-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, 20 maddelik barış planını ilerletmeyi amaçlayan anlaşmanın 'özenle yapılandırılmış aşamalar halinde' uygulanacağını söyledi ancak sürecin ne zaman tamamlanacağına ilişkin takvim açıklamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>VİYANA-SNmedia.at/</strong>ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, Barış Kurulu'nun Hamas ve diğer tüm silahlı grupların silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze'den çekilmesi konusunda "tarihi" olarak nitelediği bir anlaşmaya vardığını açıkladı. Ancak anlaşmanın şartları ve takvimine ilişkin soru işaretleri sürüyor.</p>

<p>Trump'ın Truth Social'daki paylaşımında "muazzam bir adım" olarak tanımladığı anlaşma, İsrail'in Gazze'ye yönelik iki yıl süren saldırılarını sona erdirmek amacıyla ABD arabuluculuğunda ateşkes imzalanmasından dokuz ay sonra geldi. Ateşkes, geçen yıl ekim ayında Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde imzalanmıştı.</p>

<p>Trump, "Bu anlaşma, Gazze'nin nihayet Filistin halkına yardım etmek için Barış Kurulu'yla yakın çalışacak yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesi yolunda kritik bir adım," diye yazdı.</p>

<p>ABD lideri, "Aynı zamanda Gazze'nin artık terör saldırıları için üs olarak kullanılmamasıyla İsrail de hak ettiği güvenliğe kavuşacak," ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı, anlaşmayla 20 maddelik barış planının "özenle yapılandırılmış aşamalar halinde" hayata geçirileceğini söyledi.</p>

<p>Trump'ın 20 maddelik ateşkes planı, Gazze merkezli Hamas'ın silahlarını teslim etmesini ve geniş tünel ağını imha etmesini öngörüyor. Plan ayrıca eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in başında olacağı yeni bir teknokrat Filistin hükümetinin kurulmasını ve bu yönetimin Gazze'nin yeniden inşa çalışmalarına öncülük etmesini içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump'a göre silahsızlanmanın tamamlanmasının ardından İsrail güçlerini Gazze'den çekecek ve güvenlik görevlerini yeni kurulacak "Uluslararası İstikrar Gücü"ne devredecek. Bu güç, Gazze'nin güvenliğini sağlamak üzere Filistin polisiyle birlikte çalışacak.</p>

<h2>Olası takvim</h2>

<p>Beyaz Saray'ın belirlediği kurallar uyarınca isimlerinin açıklanmaması koşuluyla gazetecilere konuşan ABD ve Barış Kurulu yetkilileri, anlaşmaya ilişkin son derece iyimser bir değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Yetkililer, Hamas ile Gazze'de faaliyet gösteren Filistin İslami Cihadı gibi diğer grupların silahsızlandırılması için net bir takvim veremedi. Ancak Gazze polis gücünün silahlarını önümüzdeki iki hafta içinde Barış Kurulu destekli teknokrat Gazze yönetimine teslim edeceğini söyledi.</p>

<p>Bununla birlikte Hamas militanlarının büyük çoğunluğu Gazze polis gücünün bünyesinde yer almıyor. Yetkililere göre ağır silahlar da anlaşmanın bu bölümünün kapsamına dahil değil.</p>

<p>Ağır silahların teslim edilmesi, Hamas'ın tünelleri ile diğer altyapısının kullanılamaz hale getirilmesi ise daha sonraki bir aşamada gerçekleşecek. Bir Barış Kurulu yetkilisi, bu sürecin 200 ila 350 gün sürebileceğini belirtti.</p>

<h2>İsrail şüpheyle yaklaşıyor</h2>

<p>Bir ABD'li yetkili, Hamas'ın silah bırakmaya veya Gazze üzerindeki perde arkası kontrolünden vazgeçmeye istekli olduğuna kuşkuyla yaklaşan İsrail'e müzakerelerin her aşamasında danışıldığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA</category>
      <guid>https://www.snmedia.at/trump-hamasin-silahsizlandirilmasi-ve-israilin-gazzeden-cekilmesini-ongoren-anlasmayi-duyurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://snmediaat.teimg.com/crop/1280x720/snmedia-at/uploads/2025/04/trumpp.jpg" type="image/jpeg" length="64582"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
